

DİJİTAL HİCRET, FAKAT NASIL?
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
17-04-2026 06:47
Dijital teknolojilerin ve “sosyal medya” ağlarının tüm insanlığı, kuşatmanın ötesinde esaret altına aldığı bir tarihsel süreçten geçiyoruz. Tabi bu süreçten geçecek miyiz, yoksa insanlık olarak, kıyameti bu esarete mahkûm dijital köleler olarak mı karşılayacağız o da ayrı bir sorudur.
“İnsanların hesaba çekilecekleri gün yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde yüz çeviriyorlar.” (Enbiyâ, 21/1) ayet-i kerimesi açısından baktığımızda bu konuda çok vaktimiz olmadığını da söylememiz gerekir.
Önce televizyon ve ardından dijital teknolojilerin insanlık üzerindeki vesayeti ve sosyal medya bağımlılığı gibi konular söz konusu olduğunda aklıma evvelen, Kanadalı iletişimci Marshall McLuhan’ın 1964 yılında yazdığı “Medyayı Anlamak” adlı kitabında televizyonun o günlerde yaygınlaşan etkisi üzerinden yaptığı “dünyanın giderek global/küresel bir köy haline geleceği ve bu global köyün hâkim kültürünün de Amerikan pop kültürü olacağı” tesbiti gelir.
Nitekim televizyonun etkisiyle kısa süre içinde belli nisbette gerçekleşen bu öngörü, internetin icadı ve dünya üzerinde yaygınlaşmasıyla ve hassaten “akıllı telefonlar” ve sosyal medya ağlarının etkisiyle gerçek bir durum halini almış bulunuyor.
Evet, bugün dünya global bir köydür ve evet bu fareli köyün kavalcısı Amerikan emperyalizmidir. Onun süfli ve müfsid kültürüdür, bu global köyün egemen kültürü.
Bu açıdan baktığımızda şunu söylemek gerekir: Dünya evet bir global köy olsun, lakin bu köyün kavalcısı çağın Firavunu Amerikan emperyalizmi değil, İslam ümmeti olsun. Bu köydeki egemen kültür Amerikan pop kültürü değil, İslam’ın hayat nizamı olsun.
Bu bağlamda, yıllar önce Vuslat’ın, teknolojiye bakışımız nasıl olmalıdır konusu çerçevesindeki özel sayısına yazdığım makalenin başlığını bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: “Teknoloji: Ne Mahrumiyet, Ne Mahkûmiyet”.
Evet, mahkûm olursak, teknolojinin, dijital araçların ve onlarla birlikte yaygınlaştırılan müfsid batı kültürünün nesnesi oluruz. Mahrum olursak ise, artık bu araçların insanların gündemini belirlediği, insanlara yön tayin ettiği bir tarihsel kesitte kendi kendimizi tarihin dışında bırakmış oluruz.
Dışarıda ifsad var diye, mescidlere çekilip ilim ve ibadetle meşgul olmak da bir tercihtir tabi, lakin unutmamak gerekir ki İslam, bir mescid/mâbed dini (mescide/mâbede mahkûm bir din) değil, bilakis Rabbimiz tarafından bize yeryüzünü mescid kılmak için bildirilmiş bir tevhidi egemenlik öğretisidir.
Yeryüzünü mescid kılmak, yani yeryüzünü yalnızca Âlemlerin Rabbi’ne secde edilen, sadece O’na ibadet / mutlak anlamda itaat edilen, yalnızca O’nun hükmüne râzı olunup boyun eğilen bir cennet vahasına dönüştürmek…
Nitekim Câbir b. Abdullah (r.a.)’tan rivayete göre, Rasulullah (a.s.) “Yeryüzü benim için mescid ve temiz kılınmıştır. Ümmetimden kim nerede namaz vaktine ulaşırsa orada namazını ikame etsin”[1] buyurmuştur.
Bu anlamda yeryüzünü mescid kılma dâvâsı olan İslami mücadele, hayatın içinde, şehirlerin meydanlarında, egemenlik kavgasının tam ortasında olmayı gerektirir. Değil mi Rabbimiz, Nebilerini (a.s.) tevhid mesajıyla merkezi şehirlere göndermiştir. Değil mi ki son Rabbani dâvetin, kıyamete kadar geçerli olacak nihâi risaletin kalbi olan Mekke “ummu’l-kura”dır, şehirlerin anasıdır.[2]
Değil mi ki Rabbimiz, Nebilerini (a.s.) doğrudan tâğutlara göndermiş, onları inzarla görevlendirmiştir: “Firavun’a git, çünkü o tuğyan etti.” (Nâziat, 79/17)
İslam, temelde bir hicret öğretisidir. Bâtıldan hakka, dalâletten hidâyete, kula ve eşyaya kulluktan yalnız Âlemlerin Rabbi’ne kulluğa, tuğyan ve fısktan takvaya, ifsaddan ıslaha hicret… Nitekim Rabbimiz Kitab-ı Keriminde ilk inzal olan ayet gruplarından olan Müddessir sûresi 5 ve Müzzemmil sûresi 10. ayetlerde hicret mükellefiyetini Rasulullah (a.s.) ve beraberindeki ilk halkanın gündemine dâhil etmiştir.
Söz konusu iki ayet-i kerimede bildirilen hicretin mekânsal hicret olmadığı açıktır. İslam’ın toplum ve devlet inşasında ilk merhale olan, cahiliyeden ilkesel ve kurumsal ayrışmayı ifade etmektedir bu ayetlerdeki hicret emirleri. Yerleşik cahiliyenin akidevi/ideolojik kabulleri ve bunlar üzere işlemekte olan nâdiyesinden/meclisinden (Dar’un Nedve’den) hicret/ayrışma ve Dar’ul Erkam’daki inşa sürecinin başlatılması…
Mekânsal hicrete ve oradan da İslami toplum ve devlet düzeninin inşa ve ikamesine gidecek yol işte bu temelde atılmıştır.
Biz bugün küresel cahiliye ve onun bir uydusu olarak yerel cahiliyenin akidevi/ideolojik ve kültürel hegemonyasından ve bunu toplumların kılcal damarlarına kadar etkili hale getiren dijital vesayetten söz ediyor ve bu hegemonya ve vesayetten nasıl hicret edeceğimizin yollarını arıyorsak, Kur’an’ın kurucu ilkeleri mesabesinde olan ilk emirleri ve Rasulullah (a.s.) ile beraberindeki ilk neslin (r.a.) bu ilkeler çerçevesindeki müşahhas örnekliğini esas almak durumundayız.
Evet, hicret fakat nasıl?
Hicret, Bir Egemenlik Eylemidir
“Sözlükte ‘terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek’ anlamına gelen hecr (hicrân) masdarından isim olan hicret, ‘kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisânen veya kalben ayrılıp uzaklaşması’ demektir; ancak kelime daha çok ‘bir yerin terkedilerek başka bir yere göç edilmesi’ anlamında kullanılır.”[3]
Tanımdan da anlaşılacağı ve bizim de yukarıda iki ayet-i kerime bağlamında zikretmeye çalıştığımız üzere hicret mefhumu, genelde anlaşıldığı gibi salt mekân değiştirme ameliyesiyle sınırlı bir mükellefiyet değildir. Allah için, Allah’ın dinini yaşamak ve egemen kılmak için bir beldeden ayrılıp başka bir beldeye gitmek anlamındaki coğrafi hicret, onun öncesinde yerine getirilmesi gereken hicret mükellefiyetlerinin bir neticesi, son merhalesidir ancak.
Rabbimiz, Müddessir sûresi 5. ayette “Ve ruczdan hicret et” buyurmaktadır. Rucz; her türlü şirki, tuğyanı, fısk-fücuru ifade eden bir kavramdır. Rabbimiz, akidevi nitelik taşıyan bu emirle mü’minlerden; bâtıl akide, anlayış ve yönelişlerden akidevi temelde kesin bir teberri ile hicretlerini/kopuşlarını gerçekleştirmelerini istemektedir.
Nitekim ilk Kur’an neslinin, İslam dâvetine muhatap oldukları ve Rasulullah’a ittiba ettikleri ilk günden itibaren Mekke’deki cahilî inanış ve anlayışlardan akidevi hicretlerini gerçekleştirdiklerini görmekteyiz.
Demek ki, İslam’a giriş, hicretle mümkün olmaktadır. Yani hicret, İslam’a girişin ilk aşamasıdır. Kelime-i tevhidin “Lâ ilahe” kısmı câhiliyeden teberriyi/hicreti, “İllallah” kısmı ise Hakka ittibayı ifade etmektedir. Bu anlamda her mü’min muhacirdir, muhacir olmadan mü’min olmak imkânı yoktur zira.
Vahyin ilk inzal sürecinde hicret emrinin yer aldığı diğer ayet olan Müzzemmil sûresi 10. ayette ise Rabbimiz, “Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzelce ayrıl (vehcurhum hecrân cemîla)” buyurmaktadır. Bu hicreti, “siyasal/kurumsal hicret” olarak nitelemek mümkündür.
Allah’ın yol göstericiliğine, ölçülerine dayanmayan ilişki ve işleyişlerden hicret edip uzaklaşmaları ve yeni bir toplumsallık üretmeye matuf olarak Allah’ın dini üzere ilişki ve işleyişler inşa etmeye koyulmaları istenmektedir mü’minlerden.
Nitekim, Ebubekir (r.a.) ve Ömer (r.a.) gibi sahabîler İslam dâvetini kabul ettiklerinde, üyesi oldukları Dar’un Nedve’den ayrılmışlar ve böylece siyasal/kurumsal hicretlerini gerçekleştirmişlerdir. İslam’ın tevhid çağrısına tâbi olan Mekkeliler, ayetteki hicret emri gereğince, kabile asabiyetine dayalı mevcut toplumsal algı ve ilişkilerini terk ederek, iman temelli toplumsal algı ve ilişkilere yöneliyorlardı.
Müzzemmil 10. ayetteki bu hicret emrinde dikkat çeken bir husus da, hicretin/ayrışmanın “güzellikle” yapılması vurgusudur. Yani kırıp dökmeden, insani köprüleri atmadan, patırtısız kütürtüsüz olarak, mü’min vakarına ve dâvetçi olgunluğuna yakışır şekilde güzellikle ayrışılması istenmektedir, ki insani ilişkiler devam edebilsin, dâvet imkânı kaybedilmesin. Şu ayet-i kerimeler de aynı mesajı vermektedir:
“Şimdi sen onlardan yüz çevir ve ‘Selam' de. Onlar yakında bileceklerdir.” (Zuhruf, 43/89)
“Rahman'ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler ve cahiller kendilerine laf attıklarında ‘Selam’ derler.” (Furkan, 25/63)
İslam dâvâsı, dini (itaat ve egemenliği) Âlemlerin Rabbi’ne has kılma ve O’nun ahkâmını yeryüzünde egemen kılma dâvâsıdır. Böyle olunca hicret mükellefiyeti de, bu temel iddia ve hedef çerçevesinde şekillenecektir, şekillenmiştir.
Bu noktada, Rasulullah (a.s.)’ın Mekke’de risaletin 5. yılından itibaren bir kısım mü’mine Habeşistan’a hicret emri verirken, kendisinin niçin bu seçeneği düşünmediği ve dahası, sonraki süreçte kimi kabilelerden gelen kendi yurtlarına yerleşmesi tekliflerini kabul etmediği husus üzerinde düşünmek gerekir.
Rasulullah’ın bunun yerine Taif ve sonrasında Yesrib (Medine) seçenekleri üzerinde durduğu görülmektedir. Bu tercihin temelinde, bir şehir ve kabileye sığınmak tercihi yerine, İslam’ın egemenliğinin merkezi yapılabilecek bir şehir ve bu egemenliğe boyun eğip paydaşlık yapacak bir toplum arayışı seçeneğini görüyoruz.
Zira İslam, mahiyeti gereği herhangi bir egemenlik biçiminin tâbisi, sığıntısı, paydaşı olmayı kabullenmesi söz konusu olmayan, “yegâne hak din”[4] olarak kendi egemenliğini ikame etmeyi hedefleyen bir dindir.
İşte dijital vesayet ve bu çerçevede telefon ve sosyal medya bağımlılıkları karşısında nasıl bir çözüm arayacağımız, bu vesayet ve bağımlılıklardan hicretimiz nasıl olmalıdır sorularına cevap ararken, İslam’ın ve onun hicret öğretisinin bu mahiyetini dikkate almak durumundayız.
Rasulullah (a.s.), Dar’un Nedve rejiminin o boğucu baskısı ve türlü plan ve tehditleri altında sabır ve sebatla dâvetine, dâvâsına alan açmaya çalışmak yerine gidip Habeşistan otoritesine sığınsaydı ne olurdu?
Bu sorunun cevabı bellidir. İslam, yeryüzünü mescid kılma dâvâsı olmak yerine bir mescid/mâbed dini olurdu, ferdi ve dar anlamda bir topluluğun arınma çabasından ibaret kalırdı. Oysa İslam, sadece kirliliklerden arınma değil, o kirlilikleri yok etmeyi de hedefleyen “ofansif” niteliğiyle sahada, meydanda olmayı esas alan ed-Din’dir, “dinlerden bir din” olmayı asla kabullenmemektedir.
O sebeple biz, Pensilvanya’daki Amiş topluluğu gibi olma seçeneğine sahip değiliz. Fitne kalkıp din (egemenlik) ancak Âlemlerin Rabbi’ne has kılıncaya kadar mücadele etmekle mükellefiz. Bu mücadelenin bir cephesi, alanı da bugün dijital araçlar ve mecralardır.
Adına dünya dediğimiz global fareli köyün kavalı, bugün geleneksel medya araçlarından daha çok dijital araç ve mecralardır. Dolayısıyla bu köye bir sözümüz varsa şayet, ki Müslümanlar olarak yegâne hak sözün temsilcileriyiz, o halde bu kavala bizim hükmetmemiz, bu kavalda küresel tuğyanizm yerine küresel takvanın sesinin egemen olması için stratejiler belirleyip çaba göstermemiz gerekir.
“Alternatif” mecraların oluşturulması ve mevcut mecralarda kolektif bir bilinç ve çaba ile İslam’ın sözünün baskın kılınması noktasında, bu kolektif bilinç, perspektif ve stratejiyi oluşturacak ilmi çalışmalar gerçekleştirebilmeliyiz.
Dijital mecralar İslam’ın ve Müslümanların insiyatifinde olduğunda, fert ve kitleleri dijital kölelere dönüştüren, iletişim araçlarını kullanan özne olmaktan uzaklaştırıp o araçların nesnesi haline getiren mevcut vesayet, kuşatma ve bağımlılık nitelikleri yerine, fert ve kitlelerin hizmetinde olan birer araç, enstrüman olarak yeniden tanımlanıp konumlandırılacaktır, ki kurumsal anlamda dijital hicretin ikamesi bu şekilde gerçekleştirilmiş olacaktır.
Makro planda olması gereken bu dijital hicreti asli bir hedef olarak belirlesek de, mevcut durumda mikro planda bir dijital hicret ihtiyacının aciliyeti ortadadır.
Bu noktada da, boş işlerden uzak durmak, başta zaman israfı olmak üzere her türlü israftan kaçınmak, gözlerimizi ve gönüllerimizi harama kapalı tutmak, fısk-fücura yaklaşmaktan titizlikle kaçınmak, ferdi, ailevi ve içtimai sorumluluklarımızı her daim hatırda tutmak, bizi Allah’ı anmaktan ve namazı zamanında ve gereğince ikame etmekten alıkoyacak her türlü meşgaleyi şeytan işi birer pislik olarak görmek gibi, İslam’ın bize talim ettiği Rabbani ilke ve ölçüleri unutmayıp, dijital araç ve mecralarla bu ölçü ve ilkeler düzleminde irtibat kurduğumuzda, dijital hicretin mikro boyutunu başarma imkânı bulmuş olacağız.
Söz konusu dijital araç ve mecralarla irtibatımızın niteliği konusunda, Rasulullah (a.s.)’ın cahiliye Mekkesi civarında kurulan Ukaz ve Zulmecaz gibi panayırlarla ilgili tutumu bizim için güzel bir model teşkil etmektedir. Rasulullah, söz konusu panayırları İslam dâvetini daha fazla insana duyurmak için işlevsel alanlar olarak görüp bu açıdan değerlendirmiş ve fakat o panayırlarda kaybolmamıştır. Yani bu imkânı, ölçülü ve ilkeli bir şekilde kullanmakla yetinmiştir.
Lotus Yiyenler Adası’nda Kaybolmamak
Sözün burasında, antik Yunan mitolojisinde yer alan “Lotus Yiyenler Adası” efsanesine atıfta bulunmayı faydalı görüyorum. Zira dijital mecralar, tam olarak bugünün birer “Lotus Yiyenler Adası” durumundadırlar.
İlk olarak, yazar Furkan Aydıner’in internet ve hassaten sosyal medya bağımlılığı sorunu çerçevesinde gündeme getirdiği “Odessa Efsanesi”nden dikkat çekici söz konusu bölümü paylaşmak istiyorum:
“Odessa efsanesinin başkahramanı Odysseus, Eski Yunan’da İtaka şehrinin kralıdır. Güzel bir kadınla mutlu bir evlilik gerçekleştirir. Çok geçmeden bir erkek evlatları olur. Her şey güllük gülistanlık iken çok uzaklarda, Çanakkale Boğazı yakınlarındaki Troy kentinde Trojan savaşı patlak verir.
Odysseus, diğer Yunan krallarıyla birlikte Troy kralına zamanında verdikleri sözün gereği olarak bu savaşa gitmeye mecbur olur. Ancak o, canı kadar sevdiği eşinden ve oğlundan ayrılmamak için savaşa gitmek istemez. Fakat delilik numarası dahil, denediği hiçbir şey onu savaşa gitmekten alıkoyamaz. Sonunda on gemi dolusu askerle yola çıkar. Ancak gözü hep arkada kalır.
Sürekli eşini ve oğlunu düşünür. Her gün onlara kavuşma rüyasıyla uyanır. Odysseus, uzun ve çok sıkıntılı bir seferden sonra Troy kentine ulaşır. Birkaç ay sonra dönerim ümidiyle gittiği savaş tam on yıl sürer. Sonuçta düşmanı mağlup eden büyük bir kahraman olarak, askerleriyle beraber evinin yolunu tutar...
Savaştan dönerken Odysseus ve mürettebatı, dokuz gün devam eden dalgalı ve fırtınalı deniz seferinden sonra kendilerini zar zor küçük bir adaya atarlar. Bu adadaki herkes Lotus isimli bir çiçeği yedikleri için, ada ‘Lotus Yiyenler Adası’ ismiyle bilinir. Bu çiçeği yiyenler müthiş bir haz duygusunu yaşıyorlar. Ancak öyle bir haz ki, bir defa tadına bakan bir daha bağımlısı olurmuş. Bir ömür boyu adada yaşayıp bu mis kokulu çiçekten yemek istermiş. Lotus yiyenler, müthiş bir haz alırken, mücadele azmini kaybedermiş. Zevkkolik olup, bir ömür boyu adada yaşarmış.
Odysseus, kendilerine takdim edilen lotus çiçeğinin bu etkilerini öğrenince yıllardır hasretiyle yandığı eşini ve oğlunu hatırlar. Bir zevk uğruna yolculuğunu yarıda bırakıp bu adada ölmeyi kendine yedirmez. Ancak adamları gibi, onun lotus çiçeğine iştahı kabarır. Kendi nefsine güvenmez.
Çareyi adayı hemen terk etmekte bulur. Gerçi bazı arkadaşları çiçeği yiyip, kendilerinden geçmeye başlamışlar bile. Odysseus hiç vakit kaybetmeden adamlarını toplayıp gemilere geri götürür…”
Bu efsanede söz konusu edilen ve insanları hayattan ve ailevi, içtimai bağ ve sorumluluklarından alıkoyup bir adada bağımlı olarak yaşamaya mahkûm eden “lotus çiçeği”nin bugünün dünyasında nelere tekabül ettiği çok açıktır.
Bugün özellikle dijital araçlar ve mecraların ölçüsüz kullanımı neticesinde içerisine düşülen bağımlılıklar, efsanede anlatılan “Lotus Yiyenler Adası”nda yaşananlardan çok farklı değildir.
Efsanedeki lotus çiçeği yiyenler nasıl hayattaki sorumluluklarından uzaklaşıp bir adaya mahkûm oluyorlarsa, bugün de dijital ağlarının büyüsüne kapılan milyonlarca insan, hayatı internette inşa ettikleri veya dahil oldukları sanal odalardan ibaret zannetmekte ve o odalara mahkûm olmaktadırlar.
Büyüsüne kapılan insanları esip alıp asosyalleştiren ve tedaviye muhtaç birer bağımlı haline getiren dijital araçlar ve mecraların, bu çağın en etkili “lotus çiçekleri” olduğunda kuşku yoktur. Bu “lotus çiçekleri”ne kendisini kaptıran insanların, ferdi, ailevi, içtimai sorumluluklarını ihmal edip nasıl birer dijital köleye dönüştüklerini, nasıl bir dijital tutsaklığa mahkûm olduklarını hep gözlemliyor, okuyor, işitiyoruz.
Odessa efsanesindeki komutan, kendisini o adaya mahkûm edecek olan lotus çiçeği bağımlılığına kapılmaktan, ailesini ve aile mutluluğunu hatırlayıp öylece kurtulmuştu.
Bizler de bugünün “lotus yiyenler adaları” olan söz konusu dijital mecralar ve bağımlıklardan, Rabbimizin ölçülerini hatırda tutarak ve bu çerçevedeki İslami (ferdi, ailevi, içtimai) yükümlüklerimizi yerine getirme cehdi üzere yaşayarak uzak durmuş oluruz.
Kitab-ı Kerim başta olmak üzere kitapla irtibatımızı zayıflatmak yerine daha da güçlendirmekle, sosyal etkinlik ve etkileşimlerle, meşru dairedeki sportif faaliyetlerle, aile içi iletişim ve etkileşimi, ortak faaliyetleri daha da artırmakla, akraba ve komşu ziyaretlerini ziyadeleştirmekle, İslami eğitimin temeli olan ders halkalarını genişletip zenginleştirmekle vs de dijital kuşatma ve vesayete direnmek gayet mümkündür.
Alak sûresi, 19. ayetindeki “Hayır hayır, o tâğiye itaat etme. Rabbine secde et ve O’na yakınlaş” mesajıyla noktalanır.
Bugünün mevcut bâtıl batı tandanslı internet kültürü ve dijital mecralardaki işleyişe baktığımızda, hükmî anlamda bir tâğilikten, tâğutluktan söz etmemiz gerekir. İşte bu dijital tâğuti kültür ve işleyişe tâbi olmamak, ona itaat etmeyip, bu araç ve mecralarla İslam’ın ölçüleri üzere bir ilişki/irtibat kurma çabası göstermek, dijital hicretin temelini oluşturacaktır.
Bu araç ve mecralarla İslami bilinç ve ölçüler üzere irtibat kurmak, bu yönüyle Rabbimize secde edip O’na yakınlaşmak anlamına gelecektir.
[1] Nesâi, Mesâcid, 42
[2] “İşte bu Kur'an, önündekileri tasdik eden ve şehirlerin anası Mekke ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz mübârek Kitaptır. Âhirete iman edenler buna iman ederler. Onlar namazlarını koruyanlardır.” (En’am, 6/92)
[3] TDV İslam Ansiklopedisi, “Hicret” Maddesi, Ahmet Önal
[4] Bkz: Âl-i İmran , 19
(Not: Bu makale, Vuslat Dergisi'nin Mart 2026 sayısında yayınlanmıştır.)
YORUMLARHenüz Yorum Yok !Diğer Yazıları
- 17-04-2026 DİJİTAL HİCRET, FAKAT NASIL?
- 12-04-2026 BUGÜNÜN İKİ MEZHEBİ: AMERİKAN HASIMLIĞI - AMERİKAN HISIMLIĞI
- 29-03-2026 HEVAMIZI KUR'AN'A ARZ ETMEK
- 14-02-2026 KADİM DÖNEM FİRAVUNLARI MI DAHA AZGIN, ÇAĞDAŞ FİRAVUNLAR MI?
- 08-01-2026 KİRLENMEK KÖTÜDÜR
- 12-12-2025 KADİM CAHİLİYE’DE VE GÜNCEL CAHİLİYE’DE “GARANTÖRLÜK”
- 13-11-2025 DERDİ OLANIN DERGİSİ OLUR, PEKİ YA DERGİ FUARININ MÜŞTERİSİ?
- 15-10-2025 İSLAM BİNASININ KESİLEN KOLONLARI
- 07-10-2025 MODERN MİTLERİ YIKAN, PUTLARI KIRAN, ÜMMETİ UYANDIRAN MÜBAREK CİHAD: AKSA TUFANI
- 11-09-2025 BOYKOTU VE ÖNEMİNİ BİZ DAHİ KAVRAYAMADIK
- 08-08-2025 BUGÜNÜN KUFELİLERİ OLMAK VEYA OLMAMAK
- 12-07-2025 ÜMMETLEŞME Mİ, ULUSLAŞMA VE APARATLAŞMA MI?
- 01-06-2025 PKK MESELESİ TAMAM, DARISI KÜRT MESELESİNE
- 17-05-2025 AKP SÜRECİNE MÂİDE SÛRESİ 105. AYETTEN BAKMAK
- 06-05-2025 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BÜYÜK BİR YANILGI: BEDELSİZ CENNET
- 09-04-2025 GAZZE, ULUSAL SINIRLARIN KURBANIDIR
- 06-03-2025 ÂDETTEN İBADETE: “SADE RAMAZAN” ÇAĞRISI
- 12-02-2025 GÜNCEL SURİYE VE GAZZE DERSLERİ
- 04-01-2025 SURİYE’DE DEVRİM İNKILABA DÖNÜŞECEK Mİ?
- 23-04-2024 ÂHİR ZAMANDA ERDEMLİ OLMAK VE ERDEMLİ KALMAK
- 08-02-2024 5816’YA KARŞI HAK VE HUKUK SAVUNMASI
- 19-01-2024 MÜSLÜMANLAR OLARAK BİR “BAYBURT DÂVÂMIZ” OLMALI
- 06-01-2024 KİTAB’IN ORTASINDAN KONUŞANLARA KULAK VERMEK
- 13-12-2023 ZULME VE ZALİME TUFAN GEREK!
- 26-10-2023 TERÖR NE? TERÖRİST KİM?
- 12-09-2023 SELAMUN ALEYKUM ARAPÇA, GÜNAYDIN TÜRKÇE Mİ?
- 27-08-2023 MEDYANIN GÜCÜ MÜ, GÜCÜN MEDYASI MI?
- 10-08-2023 KADİM BİR PUT OLARAK “GAVS” İNANCI
- 25-07-2023 DEĞİŞİM, ZORUNLU BİR İSTİKAMET MİDİR?
- 26-06-2023 DİYANET NİÇİN KURULDU, MEVCUT DURUMDA İŞLEVİ NEDİR?
- 10-06-2023 ZOR BİR SINAV ALANI: İKTİDAR AHLAKI -III-
- 13-05-2023 ZOR BİR SINAV ALANI: İKTİDAR AHLAKI -II-
- 13-04-2023 İYİ YAZMAK
- 23-03-2023 ZOR BİR SINAV ALANI: İKTİDAR AHLAKI
- 07-03-2023 İZLENİMLER... DEPREM DEĞİL KIYAMET
- 10-01-2023 TESETTÜRÜN EVRENSELLİĞİNDEN, ÇIPLAKLIĞIN EVRENSELLİĞİNE
- 08-12-2022 "TEVHİDİ" TARİKATLAR
- 11-11-2022 SEYYİD KUTUB BAĞLAMINDA DURUM TESBİTİ
- 15-10-2022 MODERN İNSAN, BİZ MÜSLÜMANLAR VE “HAYVAN HAKLARI”
- 09-09-2022 "BÜYÜK İKRAMİYE" HEP DÜZENE!
- 17-08-2022 KOMPLO TEORİLERİ VE SAVRULMALAR ARASINDA 15 TEMMUZ MUHASEBESİ
- 22-07-2022 KERVAN MI, ORDU MU?
- 20-06-2022 POLİTİK VE EKONOMİK BİR ENSTRÜMAN OLARAK “HOLOKOST” KAVRAMI
- 17-05-2022 TRİBÜNLERE OYNAMAK!
- 11-04-2022 MÂBED DİLİ, SİYASAL DİL, DÂVET DİLİ
- 15-03-2022 FARKLI BOYUTLARI VE MERHALELERİYLE “HİCRET” KAVRAMI
- 10-02-2022 YAŞANAN İSTİKAMET KRİZİ SÜRECİ VE “MERHALE FIKHI” SÖYLEMİ ÜZERİNE
- 12-01-2022 MUTAFFİFÎN DÜZENİ OLARAK KAPİTALİZM
- 18-12-2021 İBRAHİM (A.S.)’IN, MUSA (A.S.)’IN, MUHAMMED (A.S.)’IN RABBİNE İMAN ETMEK
- 08-12-2021 DİYARBAKIR İZLENİMLERİ
- 16-11-2021 KADİM VE GÜNCEL BOYUTLARIYLA “CÂHİLİYE”
- 06-11-2021 HATIRALARLA, AHMED KALKAN HOCAYA TANIKLIĞIM
- 11-10-2021 ALLAH’A İMAN ETMEK NE DEMEKTİR?
- 25-09-2021 POST-MODERN BİR İĞVA BİÇİMİ OLARAK “KUR’AN’IN GÖRECELİLİĞİ” İDDİASI
- 15-09-2021 RABBİMİZİ, KUR’AN’DAKİ İSİM VE SIFATLARIYLA TANIMAK, BİZİ KULA KULLUĞUN HER TÜRÜNDEN KORUR
- 06-09-2021 AFGANİSTAN’DA BATI VE DOĞU EMPERYALİZMİ ARASINDA İSTİKRAR ARAYIŞI VE TALİBAN'IN DÖNÜŞÜ
- 22-08-2021 ULÛHİYYET, RUBÛBİYYET VE İSİM-SIFAT TEVHİDİ TASNİFİ NE ANLAMA GELİYOR?
- 20-07-2021 TEVHİDİN İKAMESİNDE TEBERRİ VE HAMD KAVRAMLARININ ÖNEMİ
- 07-07-2021 BAŞÖĞRETMEN
- 11-06-2021 TEVHİD ESMÂSI VE ŞİRK ESMÂSI
- 11-05-2021 AKİDEMİZİ GELENEKSEL, MODERN VE POST-MODERN HURAFELERDEN ESMÂ İLE SELİM KILMAK
- 14-04-2021 TEMEL İMAN İLKELERİNİ, KUR’AN’DAKİ ESMÂ İLE KAVRAMAK -I-
- 11-03-2021 KAPİTALİST-MODERNİST TUĞYANA TEOLOJİK HİZMETTE SON ZIRVA: "BAŞÖRTÜSÜZ TESETTÜR"
- 02-02-2021 ÜMNİYYE/EMANİYYE KAVRAMI
- 09-01-2021 KAPİTALİZME TEOLOJİK HİZMETE MÛTİ, “PROTESTAN PAPAZLIĞI” HEVESLİLERİ -II-
- 11-12-2020 KAPİTALİZME TEOLOJİK HİZMETE MÛTİ, “PROTESTAN PAPAZLIĞI” HEVESLİLERİ
- 14-11-2020 DİRİLERE MENKIBE, ÖLÜLERE KISSA!
- 11-10-2020 LAİK DÜZENDE HUTBE VE KILIÇ!
- 16-09-2020 SİYER Mİ KUR'AN'A TÂBİDİR, KUR'AN MI SİYER'E? -V-
- 08-09-2020 İKTİDARIN EMPERYALİZM KARŞITLIĞI (!) GÖZ DOLDURUYOR
- 15-08-2020 SİYER Mİ KUR'AN'A TÂBİDİR, KUR'AN MI SİYER'E? -IV-
- 26-07-2020 HACCIMIZ, KURBANIMIZ, NAMAZIMIZ BİR SON DEĞİL BAŞLANGIÇTIR
- 10-07-2020 SİYER Mİ KUR'AN'A TÂBİDİR, KUR'AN MI SİYER'E? -III-
- 09-06-2020 SİYER Mİ KUR'AN'A TÂBİDİR, KUR'AN MI SİYER'E? -II-
- 14-05-2020 SİYER Mİ KUR'AN'A TÂBİDİR, KUR'AN MI SİYER'E? -I-
- 01-05-2020 DİYANET BAŞKANI'NIN ÇIKIŞI, TEPKİLER VE HİÇ EKSİK OLMAYAN MASALLAR
- 17-03-2020 İP
- 10-02-2020 LAİK DÜZENİN TOKİ’Sİ, LAİK DÜZENİN BANKASI, LAİK DÜZENİN DİYANET’İ
- 09-01-2020 SANDALYELER KALDIRILINCA CÂMİLER ASLINA DÖNMÜŞ OLDU MU?
- 11-12-2019 AFRİN İZLENİMLERİ
- 19-11-2019 CÂHİL DOSTLARI VE AZGIN DÜŞMANLARI KISKACINDA PANODAKİ AYET
- 04-11-2019 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR KISA KISA
- 10-10-2019 MODERNLEŞME POLİTİKALARININ NESNESİ VE DOLAYISIYLA MAĞDURU OLARAK KADIN
- 12-09-2019 “ATALAR DİNİ”NE HAYIR, “ATA DİNİ”NE EVET Mİ?
- 08-08-2019 KURBAN İÇİN, BIÇAĞINDAN ÖNCE BİLİNCİNİ BİLE!
- 10-07-2019 TARAF OLAN BERTARAF OLUR!
- 03-07-2019 İLİM HAKLA BÂTILI AYIRMAK, ÂLİM YAŞADIĞI ÇAĞDA HAKLA BÂTILI AYIRANDIR
- 23-06-2019 SON BİRKAÇ AYIN GÜNCELİNE VE SÂBİTELERE DAİR KISA KISA
- 08-06-2019 ASIRLARDIR “SEMBOLİK KRAL” MUAMELESİ YAPILAN KUR’AN’I, YENİDEN KAYNAK EDİNMELİYİZ
- 11-05-2019 TÜM MESELE, “TEMEL KAYNAĞIN” NE OLDUĞU
- 10-04-2019 SELEFİYYE, HURAFELERE KARŞI SAHİH İSLAM SÖYLEMİNDE NE KADAR TUTARLI?
- 24-03-2019 SON BİRKAÇ AYIN GÜNCELİNE VE SÂBİTELERE DAİR KISA KISA
- 08-02-2019 YAŞAR NURİLEŞME TEMAYÜLÜ
- 01-01-2019 BÜYÜ, NAZAR, RUKYE VE CİNLERLE ETKİLEŞİM KONULARINA GİRİŞ
- 10-12-2018 SON AYLARIN GÜNCELİNE VE SÂBİTELERİMİZE DAİR KISA KISA
- 10-11-2018 KEMALİSTLERİN ANDI, BİZİMSE AKİDEMİZ VAR!
- 09-10-2018 AVM VE STADYUM ARASI “MESCİD”, CAHİLİYE ARASI “İSLAM”
- 09-09-2018 İSLAM COĞRAFYASINDAKİ İKTİDARLARIN ALLAH’I OLSAYDI, ONLARIN DOLARI OLMAZDI
- 28-08-2018 RASULULLAH (A.S.) YERLİ VE MİLLİ MİYDİ?
- 08-08-2018 KUTSAL DEVLET OLUR MU?
- 07-07-2018 MUHAFAZAKÂR CENAHTA YÜKSELEN TREND: LAİKLİKTEN LAİKLİK BEĞENMEK
- 19-06-2018 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR
- 07-06-2018 DÜNYEVİLEŞME SADECE “TEK DÜNYALILAR”IN SORUNU MU?
- 22-05-2018 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR KISA KISA
- 11-05-2018 İSLAM DÂVÂSININ/DÂVETİNİN İLK AŞAMASI: HAKLA BÂTILIN AYRIŞTIRILMASI
- 27-04-2018 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR
- 09-04-2018 MÜ'MİN İLE MÜRİD FARKI
- 30-03-2018 ÇİFTLİK BANK OLAYI, KUR'AN'I KABİRLERDE OKUYUN FERMANI VS
- 13-03-2018 MEYDANI DİN HAKKINDA AHKÂM KESENLERE BIRAKMIYORUZ!
- 06-03-2018 “YENİ TÜRKİYE”DE “ESKİ TÜRKİYE”LEŞME TEMAYÜLLERİ
- 12-02-2018 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR TESBİTLERİM
- 27-01-2018 CAHİLİYEYE İSLAM AŞISI BİD’ATI
- 04-01-2018 HAYAT: İKİ “İKRA” EMRİ ARASI
- 22-12-2017 EMANİYYEDEN/KURUNTULARDAN İLME, ÜMMİLİKTEN KİTABİLİĞE
- 16-12-2017 KUDÜS GÜNDEMİNE DAİR
- 27-11-2017 KERKÜK'ÜN DİLİ OLSA
- 15-11-2017 SON KURTARICILAR KEMALİZMLE BÜTÜNLEŞİRKEN…
- 05-11-2017 KADINLARIN, KOCALARININ İSTİKAMETSİZLİĞİ İLE İMTİHANI
- 17-10-2017 DİNDARLAŞMA TRENDİNDEN, DİN(İ)DARLAŞMA TRENDİNE
- 08-10-2017 SUS PAYLARINA RÂZI OLMAK VEYA OLMAMAK
- 19-09-2017 İSLAM YOLUNUN, KRALLARI DEĞİL KURALLARI VARDIR
- 31-08-2017 KURBAN ETİ "DİN"LENDİRİLMELİ
- 13-07-2017 KUR’AN’DA “DAMAL SİLUET ŞENLİKLERİ”
- 02-07-2017 SÂBİTELERE VE GÜNCELE DAİR (HAZİRAN)
- 02-07-2017 SÂBİTELERE VE GÜNCELE DAİR (MAYIS)
- 30-05-2017 TARİHTEN İKİ ÖRNEK OLAY IŞIĞINDA GÜNCEL ŞAHİTLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZ
- 21-05-2017 KADINLARA AÇIK MEKTUP
- 26-04-2017 GÜNCELE VE SÂBİTELERE DAİR KISA KISA
- 13-04-2017 GÜNCELE DAİR KISA KISA
- 13-03-2017 “KUTSAL DEVLET” ANLAYIŞI ZULÜM ÜRETİYOR
- 08-03-2017 LÂ DEMEK VE FAKAT İLLALLAH DİYEMEMEK!
- 30-01-2017 KUR’AN’I NİHAİ BAŞVURU, HÜKÜM VE ÇÖZÜM MERCİİ OLMAKTAN ÇIKARMAK
- 22-12-2016 HALEP, ŞEHİD ŞEHİRLER KERVANINA KATILIRKEN…
- 10-11-2016 ERDOĞAN’IN “MÜSLÜMAN SİYASETİ" SÖZÜNE DAİR
- 03-10-2016 STK'DAN CEMAATE, KİLİSE FORMUNDAN MESCİDE
- 24-09-2016 SÖZ KONUSU OLAN İSLAM İSE, HİÇBİR ŞEY TEFERRUAT DEĞİLDİR
- 17-09-2016 KURBAN VE HACC, BİR SON MUYDU, BAŞLANGIÇ MI?
- 20-07-2016 YALNIZ DARBEYE DEĞİL, DEMOKRASİYE DE TEKBİRLE DİRENMELİ
- 07-07-2016 İSLAMİ ŞAHSİYETİN, ETKİSİZLEŞTİRİLEN YAPITAŞLARI –II-
- 22-06-2016 İSLAMİ ŞAHSİYETİN, ETKİSİZLEŞTİRİLEN YAPITAŞLARI –I-
- 29-05-2016 PARÇALANAN BEDENLERİMİZ VE PARÇALANAN AKİDEMİZ
- 26-04-2016 YENİ TÜRKİYE ve LAİKLİK
- 07-03-2016 MUHAFAZAKÂR KESİMDE PERİNÇEKLEŞME SENDROMU
- 24-02-2016 SELEFİLİĞİN, KUR’ANİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ -I-
- 05-02-2016 ŞAPKAYI NASIL GİYDİRDİLER?
- 31-12-2015 ALLAH’A KARŞI TAŞKINLIK, HALKA KARŞI TAŞKINLIK
- 04-12-2015 SEKÜLERLEŞEN DİL
- 15-11-2015 İKİ ÖLÇÜSÜZLÜK: İŞGALCİYE GÜL, HALKINA BOMBA
- 27-10-2015 “NAZAR” VAR MI?
- 19-09-2015 NAMAZIMIZ, HACCIMIZ, KURBANIMIZ BİR SON DEĞİL BAŞLANGIÇTIR
- 28-07-2015 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR
- 22-06-2015 ALLAH’TAN BAŞKALARIYLA KORKUTULMAK
- 21-05-2015 “DİNDAR” KELİMESİ HANGİ BOŞLUĞU DOLDURUYOR?
- 31-03-2015 İNSANIN HAKKI, ALLAH’IN HAKKI
- 18-02-2015 “LAİKLİĞE VEDA” MI?
- 13-01-2015 MÜSLÜMAN DUYGUYLA DEĞİL, ÖLÇÜYLE HAREKET EDER
- 17-12-2014 DEVLETİN PARALELİ, DİKEYİ
- 18-10-2014 İSLAM'A TESLİM OLMAK MI, İSLAM'I TESLİM ALMAK MI?
- 03-10-2014 ALAN HÂKİMİYETİ VERSUS BÖLGESEL VE KÜRESEL HÂKİMİYET
- 16-09-2014 "ESKİ TÜRKİYE" - "YENİ TÜRKİYE" FARKI
- 27-08-2014 GAZZE HALKI İZZETİ ÖĞRETİYOR
- 03-08-2014 RİVAYET KÜLTÜRÜYLE HESAPLAŞILMADAN, IŞİD’E KARŞI ÇIKMAK MÜMKÜN MÜ?
- 19-07-2014 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE
- 23-05-2014 TEKASÛR SORUNU ve SOMA FACİASI
- 30-04-2014 HİRA SONRASINA AİT BİR DURUŞA SAHİP OLMALIYIZ
- 01-04-2014 KUR'AN KISSALARI IŞIĞINDA MÜCÂDELE FIKHI -IV-
- 05-03-2014 MÜSLÜMANLARIN KURUMSALLAŞMAKLA İMTİHANI
- 27-02-2014 PAKİSTANLI ÇOCUKLARA 10. YIL MARŞI OKUTAN "HİZMET"
- 11-02-2014 FİRAVUN'UN SARAYINDA İMANINI GİZLEYEN MÜ'MİN KISSASI BİZE NE DİYOR?
- 11-01-2014 BU NEYİN KAVGASI?
- 12-12-2013 KUR'AN KISSALARI IŞIĞINDA MÜCÂDELE FIKHI -III-
- 28-11-2013 KUR'AN KISSALARI IŞIĞINDA MÜCÂDELE FIKHI -II-
- 17-11-2013 KUR'AN KISSALARI IŞIĞINDA MÜCÂDELE FIKHI -I-
- 12-11-2013 İKİ ÖLÇÜSÜZLÜK: İŞGALCİYE GÜL, HALKINA BOMBA
- 11-10-2013 CAMİ AVLUSUNDAKİ LAİK REJİM
- 06-10-2013 CAMİ–CEMEVİ VE CAMİ-AVM
- 27-09-2013 DEĞİŞEN MEDYA DÜZENİ, DEĞİŞMEYEN MEDYA ALIŞKANLIKLARI
- 17-09-2013 BİR KÖYDE İKİ MUHTAR OLMAZ
- 25-08-2013 MURSİ'YE YAKIŞAN, MISIR'IN SARAYI MI ZİNDANI MI?
- 11-08-2013 ERGENEKON VE İKİ MAĞARANIN TANIKLIĞI
- 19-07-2013 BATI PUTUNU, MÜSLÜMANLAR İLKELERİNİ YİYOR
- 08-07-2013 DEMOKRASİNİN SINIRLARI
- 04-07-2013 KAVRAM TÜKETİCİLİĞİ
- 22-06-2013 MÜSLÜMANIN İSTİKAMETİNİ KONJONKTÜR DEĞİL İLKELER BELİRLER
- 16-06-2013 PEYGAMBERLERE İMAN, ALLAH'IN HAYATA MÜDAHİL OLUŞUNA İMANDIR
- 08-06-2013 MAHKÛM DEĞİL, HÂKİM OLAN ALLAH'A İMAN ETMEK
- 31-05-2013 YEREL ERGENEKON MU, KÜRESEL ERGENEKON MU?
- 20-05-2013 MAVİ MARMARA ÜZERİNDEN SİYONİST REJİMİ MEŞRULAŞTIRMAK
- 28-04-2013 BİR MUHASEBE DENEMESİ VE İSTİKAMET HATIRLATMASI
- 22-04-2013 KUR'AN KISSALARINDA TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN İLKELERİ
- 12-04-2013 "ANKARA'DA KIRK BEŞ YIL" KİTABI ÜZERİNE
- 06-04-2013 "SOSYAL MEDYA" VEYA ÇAĞIN LOTUS ÇİÇEKLERİ
- 22-03-2013 “ÖZGÜR SURİYE” Mİ, “İSLAMİ SURİYE” Mİ?
- 17-03-2013 BÖYLE BİR CİHAD ANLAYIŞI OLUR MU?
- 28-02-2013 AKP'NİN YAPTIĞI "KİMLİK SİYASETİ" DEĞİL Mİ?
- 12-02-2013 MÜNKERLE BARIŞIK MÜSLÜMANLIK!
- 20-01-2013 "İSLAMİ KAPİTALİZM" SAPTIRMASI
- 10-01-2013 GANNUŞİ’DEN DEMOKRASİ VAAZI DİNLEMEK
- 28-12-2012 TASAVVUF NEDİR, NE DEĞİLDİR?
- 12-12-2012 SİYASETİ AKİDEDEN BAĞIMSIZLAŞTIRMAK
- 06-12-2012 NEO-MÜRCÎLİK VE NEO-HARİCİLİK ARASINDA
- 30-11-2012 BİZİM "SANDY KASIRGAMIZ"
- 15-11-2012 HAKLA BÂTIL BİRBİRİNE KARILIRKEN MÜSLÜMANLAR NE YAPIYOR?
- 09-11-2012 PEYGAMBER KISSALARINDA İSLAMİ MÜCÂDELENİN İLKELERİ
- 01-11-2012 YARIM KALAN DUA
- 20-10-2012 BU NEYİN REKABETİ?
- 15-10-2012 KUR'AN KARŞISINDA BİR POSTMODERN GÜRÜLTÜ: GÖRECELİLİK İDDİASI
- 08-10-2012 KOMPLOCULUK?
- 01-10-2012 ALLAH'IN DİNİ PAYANDALAŞTIRILIRKEN SESİZ KALMAK
- 16-09-2012 TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLARA ÇAĞRI
- 09-09-2012 "ŞAM'IN FAZİLETLERİ" RİVAYETLERİ ÜZERİNE
- 02-09-2012 K. ALPAY VE A. DURSUNOĞLU: GERÇEĞİN İKİ YARISI
- 25-07-2012 SURİYE DİRENİŞİNE BAKIŞIMIZ
- 12-07-2012 RAMAZAN AYI VE BİR FARKINDALIĞI ŞAHİTLİĞE DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞUMUZ
- 12-06-2012 "HARAMEYN DÅVAMIZ" DA OLMALI
- 08-06-2012 HARAMEYN VE ACI GERÇEKLER
- 28-05-2012 "ANAYASA" İÇİN SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ BU MU?
- 23-05-2012 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
- 07-05-2012 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
- 21-04-2012 KULLANAN - KULLANILAN!
- 01-04-2012 FE EYNE TEZHEBÛN!
- 23-03-2012 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?
- 18-02-2012 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM
- 02-02-2012 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU
- 14-01-2012 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS
- 30-12-2011 "KORSAN" VE "KAÇAKÇI" NİTELEMELERİ ÜZERİNE
- 23-12-2011 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI
- 13-12-2011 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO
- 03-12-2011 FETVA
- 18-11-2011 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK
- 23-10-2011 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR
- 12-10-2011 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?
- 21-09-2011 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR
- 16-09-2011 BİLGİ FETİŞİZMİ
- 19-08-2011 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE
- 16-08-2011 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?
- 25-07-2011 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE
- 20-07-2011 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR
- 07-07-2011 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK
- 30-06-2011 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA
- 22-06-2011 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM
- 13-06-2011 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!
- 02-06-2011 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?
- 27-05-2011 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?
- 10-05-2011 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?
- 01-05-2011 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK
- 15-04-2011 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?
- 10-04-2011 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!
- 25-03-2011 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!
- 05-03-2011 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?
- 28-02-2011 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM
- 18-02-2011 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK
- 12-02-2011 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ
- 31-01-2011 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına
- 21-01-2011 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?
- 07-01-2011 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ
- 11-12-2010 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ
- 27-11-2010 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?
- 10-11-2010 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE
- 26-10-2010 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?
- 23-10-2010 DANİEL BEBEK
- 12-10-2010 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR
- 24-09-2010 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?
- 13-09-2010 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ
- 07-09-2010 SON OLARAK...
- 28-08-2010 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK
- 23-08-2010 PRAGMATİZM ÇIKMAZI
- 13-08-2010 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI
- 06-08-2010 HANGİ KÜRT MESELESİ?
- 16-07-2010 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK
- 07-07-2010 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?
- 21-06-2010 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ
- 11-06-2010 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK
- 03-06-2010 KAHROLUYORUM
- 21-05-2010 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI
- 15-05-2010 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN
- 27-04-2010 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ
- 21-04-2010 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"
- 19-04-2010 TERÖRİZMİ KINAMAK
- 12-04-2010 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET
- 10-04-2010 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI
- 30-03-2010 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...
- 26-03-2010 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?
- 12-03-2010 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"
- 02-03-2010 MİNBERLER VE MİHRABLAR
- 19-02-2010 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?
- 14-02-2010 SORGULANMAYAN VESAYET
- 06-02-2010 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME
- 25-01-2010 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ
- 19-01-2010 İSLAM RESTLEŞMEDİR!
- 09-01-2010 ÜÇ TARZ-I SİYASET
- 28-12-2009 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI
- 17-12-2009 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE
- 10-12-2009 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ
- 02-12-2009 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ
- 26-11-2009 KURBAN
- 14-11-2009 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK
- 08-11-2009 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET
- 31-10-2009 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ
- 22-10-2009 İSTİKRAR
- 10-10-2009 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ
- 24-09-2009 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU
- 06-09-2009 HANGİ EHL-İ SÜNNET?
- 26-08-2009 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?
- 10-08-2009 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?
- 15-07-2009 SEN DE Mİ ADEM!
- 01-07-2009 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR
- 16-06-2009 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"
- 30-05-2009 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK
- 16-05-2009 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR
- 04-05-2009 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK
- 19-04-2009 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?
- 03-04-2009 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI
- 26-03-2009 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ
- 19-03-2009 PUTİN RUSYASI ve İSLAM
- 11-03-2009 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM
- 28-02-2009 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?
- 19-02-2009 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?
- 13-02-2009 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR
- 30-01-2009 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN
- 18-01-2009 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU
- 05-01-2009 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE
- 11-12-2008 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ
- 28-11-2008 KURBAN ORTAKLIĞI
- 20-11-2008 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER
- 08-11-2008 OBAMA KİMİ KURTARACAK?
- 08-10-2008 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?
- 18-09-2008 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR
- 07-09-2008 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!
- 27-08-2008 RAMAZAN DENİNCE
- 19-08-2008 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI
- 03-08-2008 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!
- 17-07-2008 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!
- 08-07-2008 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!
- 29-06-2008 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?
- 20-06-2008 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE
- 03-06-2008 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?
- 24-05-2008 YANGINDA İLK KURTARILACAK
- 14-05-2008 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER
- 03-05-2008 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?
- 19-04-2008 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!
- 05-04-2008 HATİM KAMPANYALARI
- 11-03-2008 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?
- 01-03-2008 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!
- 23-02-2008 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR
- 07-02-2008 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI
- 26-01-2008 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?
- 20-01-2008 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?
- 06-01-2008 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM
- 25-12-2007 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ
- 04-12-2007 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?
- 19-11-2007 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI
- 01-11-2007 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER
- 08-10-2007 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?
- 01-10-2007 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK
- 11-09-2007 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!
- 01-09-2007 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!
- 07-08-2007 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK
- 27-07-2007 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!
- 23-07-2007 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!
- 12-07-2007 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?
- 02-07-2007 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK
- 14-06-2007 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ
- 05-06-2007 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ
- 25-05-2007 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
- 12-05-2007 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR
- 01-05-2007 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"
- 27-04-2007 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR
- 18-04-2007 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?
- 11-04-2007 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR
- 30-03-2007 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
- 22-03-2007 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI
- 12-03-2007 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT
- 23-02-2007 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE
- 07-02-2007 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU
- 22-01-2007 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
Makaleler
Hava Durumu
































































