İÇİMİZDEKİ AMERİKAYLA MÜCADELE VE İMTİHAN

Mehmed MAKSUT

20-07-2026 12:16


Katil Amerikan ile İran arasındaki mücadele kızıştıkça algı ve manipulasyonlarda artıyor. Adeta Amerika'nın kazanması için tüm sorunlar İran'a yükleniyor. İran tüm sorgulamaların merkezine yerleştiriliyor. Yalan, yanlı ve eksik bilgilerle yargılanıp düşmanlaştırılıyor. İran yıkılsa Amerika amacına ulaşsa Ortadoğu'da sorunlar çözülecek gibi bir intiba oluşturuluyor. 

İran, Amerika ve etrafındaki İşbirlikçi devletlerle kuşatılıp bombalanırken sosyal medya alanında da kuşatılıp düşmanlaştırılmaktadır. Eski dosyalar, eksik ve kesik videolar, tarihsel ihtilaflar pişirilip pişirilip sunuluyor.  

İran'ın etrafındaki devletler ülkelerini ve imkanlarını Amerika'ya peşkeş cekip tamamen Amerika usleriyle kuşatılmış durumda. Amerika uslerinin varlığı bağımsızlığa ve bütünlüğe aykırı bir durum iken maalesef bölge ülkelerini kendilerini düşmanlarına teslim edecek kadar ruhsuzlaşmışlardır. Kendi düşmanlarını kendi elleriyle kendi topraklarında besliyorlar. Bu üslerle hem kendi evlerini hemde komşularını tehlikeye attıklarını ne zaman anlayacaklar. 

Bu üslerden İran'a her türlü saldırı yapılıyorken İran'ın bu üsleri vurması neden "Amerika'nın vurulması" olarak değilde sürekli bölgenin İran tarafından vurulması olarak lanse ediliyor. 

Amerika kendi kıtasında değil bizim içimizde iken "içimizdeki Amerika'yı" vurmak neden bu kadar zorumuza gidiyor. İçimizdeki Amerika'nın tehlikelerini ve tehditlerini görecek kadar iradeye sahip olamamak içinde bulundugumuz sömürünün seviyesini de göstermektedir. 

İran'ın bölgemizdeki Amerika'yı vurmasını bu kadar sorgulamak yerine Amerika'nın bu kadar içimizde yer almasını neden sorgulamıyoruz? Neden içimizden Amerika'ya karşı direnen bir İran daha çıkmıyor? diye sorgulanması gerekirken herkes güçlüden yana İran'a karşı algı operasyonunda. 

İran; bölgedeki halkları ve toprakları vurmuyor içimizdeki Amerika'yı vuruyor. Buna bölge halkları açısından üzülmek yerine sevinmeyiliz. Amerikan emperyalizmin bölgede zayıflaması adına destek vermeliyiz. Amerika'nın bölge halklarını karşı karşıya getirme politikalarını ve kardeşleri birbirine kırdırma senaryolarını görmeliyiz. 

Bombalarla İran yıpranırken ve Amerikanın imajı ve gücü zayıflamış iken biz dilimizle, duamızla, davranışlarımızla ve paylaşımlarımızla kimlere katkı sunuyoruz sorgulamalıyız. 

Son bir haftadır İran'ın Kürdistan bölgesindeki Erbil, Süleymaniye bölgesindeki AMERİKA ÜSLERİNİ, MUHİMMATLARINI VE PJAK vurması üzerinden yeniden "İran Kürtleri vuruyor; İsrail'i-Amerika'yı vurmayan İran Kürdistan'a saldırıyor" diyerek milliyetçi refleksler harekete geçiriliyor. 

Oysa İran Kürdistan'ı ve Kürtleri değil Amerika'nın üslerini ve mühimmatını vuruyor. Peki bu durum sadece Kürdistan'da mı uygulanıyor? Hayır. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn, Kuveyt gibi Amerika üsleri olan her yeri vuruyor. Yani etnik unsur fark etmeksizin meselenin Amerika üsleriyle ilgili olduğunu sahada zaten ispatlıyor. Daha önce Azerbaycan bile vurulmuş idi. 

Bir taraftan Kürt milliyetçileri çarpıtılan bilgiler üzerinden İran'a düşmanlaştırıl iken diğer yandan Türk milliyetçileri ise "İran yıllardır PKK'yi destekliyor." yalanıyla düşmanlaştırılıyor. Peki gerçekten İran PKK'yı destekliyor mu? Eğer PKK'yı destekliyor ise neden PKK'nın İran'daki uzantısı PJAK ile yıllardır mücadele ediyor? Eğer PKK'yı destekliyor ise neden bugün Türkiye'de PKK taraftarları veya sempatizanları bu kadar İran'a düşman? İran'ı seven veya destekleyen bir PKK'lı veya sempatizanı neden çıkmıyor?

Milliyetçi kesimlere farklı bilgi, yaklaşım ve yalanlar, mezhepçi kesimlere farklı bilgi, yaklaşım ve yalanlar ile gidilerek İran düşmanlığı büyütülüyor. Amerikan varlığı ve katliamları göz ardı ediliyor. Amerika savaşında silah ne ise medya da o dur. Topyekûn bir savaş içindeki İran'a yönelik düşmanlaştırıcı söylemleri bir tarafa bırakmak yerine sürekli gündeme getirmek neye ve kime yarayacak? 

Tarih boyunca işbirlikçiler düşmanlardan daha fazla zararlı olmuştur ve bu işbirlikçilerle mücadele etmenin imtihanı her zaman daha zordur. İran bugün hem işbirlikçilerle hem de en zalimane düşmanlarla mücadele ediyor ve imtihan ediliyor. 

Amerika ve İsrail Ortadoğu'da ahtapot gibi her yere nüfuz etmişken en büyük tehdit olarak birileri sürekli İran ve Hizbullah üzerinde bir algı oluşturuyor. İran düşmanlaştırması o kadar paranoyak bir hal almış ki Amerika'nın bölgedeki varlığına bunca darbe vurulmasına rağmen hala sorgulanmıyor. 

Oysa müslümanlar olarak en büyük tehdit ve düşman Amerika ve İsraildir. Bu tehdit ve düşmanı gözümüzden uzaklaştıran, küçük düşüren her söyleme karşı dikkatli olmalıyız.

İsrail'e karşı savaşması gereken bölge ülkeleri İsrail'le savaşanlara karşı savaşıyor. 

Yemen'de Ensarullah İsrail'i vururken Suudi Arabistan ise Ensarullah'ı vuruyor. 

Lübnan'da Hizbullah İsrail'i vururken Suriye'de İsrail'e karşı kullanılan lojistik silahlar alıkonuluyor.  El konulan sevkiyatta Hizbullah'ın son zamanlarda İsrail'e karşı etkin bir şekilde kullandığı yüzlerce FPV Dron, uzun menzilli füzeler ve zırhlı araçlara karşı ateşlenen güdümlü füze sistemi ATGM’ler mevcut. Şimdi bu hamleler kimin iradesiyle oluyor. Ve neye hizmet ediyor. 

İsrail'in Suriye'ye yönelik askeri operasyonlarına engel olamayan Suriye yönetimi, İsrail'e karşı direnen Hizbullah'a giden mühimmatları engellemeyi başarı olarak medyaya yansıtıyor. 

İsrail'in bir türlü engelleyemedigi Hizbullah'ı Suriye ile zayıflamaya çalışması Amerika aklının ürünüdür. Hizbullah'ın silahlarına engel olmak İsrail'i memnun edecektir. Amerika, İsraili koruma görevinin kendi güdümüne aldıkları bağımlı devletler eliyle yürütüyor. 

Yazık oluyor. İsrail'e ve Amerikaya yardımcı olacak her hamle kayıptır. Bugün Amerika'nın Suriyedeki yaptırımları kaldırmaya karşılık yapılan bu hamleler daha büyük tavizlere yol açar. 

Tavizlerle asla Amerika'yı memnun edemezsiniz.

Trump körfezi koruma adı altında yeni haraç tarifeleri talep ediyor. Yıllardır kurdukları köle efendi ilişkisinin doğal sonucu daha çok kölelik olacaktır. 

Aslında kurdukları ilişkilerle birçok Körfez ülkesi Trump gibi bir namussuzun bu muamelelerini üzülerek ifade edelim ki hak ediyor. 

ABD'nin tecavüzünü aşk ilan ederseniz olacağı budur.  Kölelik ilişkisinden efendilik çıkmaz.

Amerika dünyanın öbür ucundan gelip her tarafı haraca bağlıyor. Her şeyi kendi hakkı olarak görüyor. Sonra birileri bunlara karşı çıkınca terörist ilan ediliyorlar, şeytanlaştırılıyorlar, suçlanıyorlar. 

Yeniden İran'ı kuşatmaya başladılar. Yeniden inşallah yenilmeleri için dua edelim, destek olalım. 

Bunların algılarına, yalanlarına alet olmayalım. 

Rabb'im nusretinle bu zalimleri, kibir abidelerini yenmeyi nasip eyle...

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN