
"R." Arama Sonuçları
Sistem-İçi / Sistem-Dışı Mücadele
Hiç unutmamamız gereken bir husus daha var. Tüm peygamberler ve özellikle son Peygamberimizin, kendilerini çepeçevre saran egemen sistem karşısındaki tutumlarının çerçevesini belirleyen vahiydir. Bu örneklikler bizler için de stratejik işaret taşları, en güzel örnekliklerdir. Nitekim peygamberimiz ilk ayetlerle birlikte, hitap ettiği toplumu ve cahili sistemi tevhidi ilkelere çağırmış ve cahili sistemi felsefesi, ilkeleri, değerleriyle kökten reddeden bu duruşunu, mücadelesi boyunca hep korumuştur. Tevhidi ilkelerin açıkça ve tavizsizce beyanı, egemen güçlerin itikadî eleştirisi ve reddi, Allah’ın hükümleriyle hükmetmeyenlere itaat edilmeyeceği ilahi emrine tavizsizce uyması bizler için en güzel örnekliktir. Bu uzlaşmaz net tavır, onların cahili sistemin hâkim olduğu bir yapıda yaşamalarına, egemen sistemin bazı imkân ve geleneksel kurumlarından yararlanmalarına (bir pazarlık, itikadi bir uzlaşma dayatmaları olmaksızın) engel olmamıştır.
İRAN SEVR'E BOYUN EĞMEDİĞİ GİBİ, LOZAN'A DA BOYUN EĞMİYOR
Kısacası İran, emperyalizm ve onun bölgedeki aparatı siyonizm tarafından savaş öncesi dayatılan "Sevr'e" razı olmayıp boyun eğmediği gibi, muzaffer çıktığı savaş sonrası dayatılan "Lozan'a" da razı olmamış ve boyun eğmemiştir.
15 TEMMUZ ANLATILARI ÇERÇEVESİNDE, "İSLAMİ" ÇEVRELERE DAİR DEĞERLENDİRME
Söz konusu çevrelerin 15 Temmuz okumalarının da iktidarla aynı düzlemde olması da bu açıdan şaşırtıcı değil. 15 Temmuz me'şum darbe girişiminin bastırılmasını sanki bâtıl zail hakkın hakim kılındığı İslam'ın zaferi olarak dillendirebiliyorlar ve bunu yaparken de maalesef Allah'tan hiç korkmuyorlar.
Yezidperver Sünnilik (!)
Ehl-i Sünnet’in tarih ve takabat eserlerini okuyup, Muaviye ve Yezid’in bu kitaplarda anlatılan cürümlerine muttali olup da Emevicilik yapabilmek, ancak izansızlık ve vicdansızlıkla mümkündür.
BASIN AÇIKLAMASI: NATO ZÜLMÜ!
NATO zirvesinin Ankara'da yapılacak olması sebebiyle "Eylem yapabilirler" gerekçesi öne sürülerek sitemizin yazarı; Yazar, Şükrü Hüseyinoğlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda Müslüman hukuksuzca tutuklanmıştır.
Emperyalizmin Küresel Gücü NATO
Bu zararlı ve İslam düşmanı örgütün geçmişine bakarak, 7-8 Temmuz’da Ankara’da 36. kez yapılacak olan NATO zirvesi güzellemelerinde geçmişine göre değişen bir şey yok desek yalan olur. Değişen çok şey var gibi. Örgütün kurucuları dahi örgütün varlığını tartışmaya açarken Türkiye Cumhuriyeti söz konusu örgüte daha bir sahiplenmeye çalışmaktadır.
Kur’an ve Sünnet
Ercümend Özkan yazdı: Peygamberi Kur’an’dan ayırmak mümkün değildir. Zira peygamberin son nefesine kadar görevi Kur’an’ı anlamak ve uygulamak olmuştur. Kur’an’ı kabul ederiz ama peygamberi saf dışı bırakırız anlayışı ne akla ne de nakle uygun değildir.
Kapitalizmin 1, İslam’ın 365 Günü Babalar Günü
Kapitalist batı cahiliyesi ile İslam her konuda taban tabana zıt yönelimler. Anne-baba sevgisi konusunda da böyle. İslam’a göre her gün anneler günü, her gün babalar günü.
Musallanın sessiz vaazı
Etrafımıza bir bakalım; her gün sosyal medyada, televizyonda, gazete manşetlerinde ölüm haberleri akıp gidiyor. Mezarlıklar, bizden önce bu dünyayı ebedi sananların sessiz çığlıklarıyla dolu.
Direniş ve Teslimiyet Teolojisi Arasında Ehl-i Sünnet
Bugün Ehl-i Sünnet adına ahkâm kesenlerin, esip gürleyenlerin öncelikle yüzleşmeleri gereken nokta burası olsa gerektir. Ehl-i Sünnet çizgisinin, tarihsel süreçte saltanat rejimleri eliyle maruz bırakıldığı bu “esastan sapma” halinin ıslahı ve İmam Ebu Hanife’de zirvesine ulaşan teberri ve direniş bilincine yeniden kavuşturulması, ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.
KÜRT KADINININ İFFETİ, KARUN ŞIMARIKLIK VE EDEPSİZLİĞİ
Koç ailesi, Kur'an'ın kapitalizm ve kapitalist tanımındaki "mutrefîn" nitelemesi ve Karun isimlendirilmesinin günümüz Türkiyesi'ndeki başat temsilcisi durumundadır.
Yaşanmaya Değer Hayat İdeali Nedir? Ne Olmalıdır? (HABER-VİDEO)
Prof. Dr. Mehmet Münir Dedeoğlu, İktibas Dergisi’ndeki sohbetinde, önce insan nedir sorusunun ardından hayatın manası nedir sorularının yanıtlanması gerektiğini belirtti, önde gelen felsefecilerin bu konudaki yaklaşımları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dedeoğlu’nun yaklaşık bir saat süren konuşmasının videosu şöyle:
Mehmed Ali Durmuş’un Siyer Çalışması Yakında Okuyucusu ile buluşacak…
İktibas dergisi, Venhar Haber ve sitemiz yazarlarından Mehmed Ali Durmuş'un yaklaşık dokuz yıllık titiz çalışmasının ürünü olan ve Kur'an merkezli bir bakış açısı ile kaleme aldığı "Kur'an'da Râsulallah" isimli siyer çalışması, çok yakında okuyucusu ile buluşuyor. Bu vesile ile yazarımızı çalışmasından dolayı tebrik ediyor, Rabbimizin dünya ve ahirette çalışmalarının karşılığını kendisine kurtuluş vesilesi kılmasını ve bereketlendirmesini niyaz ediyoruz.
Harici Olmayalım, Fakat Mürcie De Olmayalım
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Müslümanlar, rahman ve rahîm olan Âlemlerin Rabbi Allah’ı adeta bir “gazap tanrısı” olarak algılayıp anlatan Haricî katılıkla, O’nun rahmetini her türlü ölçü ve hak edişten bağımsızlaştıran Mürcie laubaliliğinin arasına sıkıştırılmak istenmektedir.
Şiddet sarmalındaki gençlik ve sorumluluğumuz
Şiddet sarmalında kaybolan bir gençlik yerine; adaletin, merhametin ve hikmetin temsilcisi olan bir gençlik inşa etmek en temel görevimizdir. Bu ise ancak İslami sorumluluğun yeniden idrak edilmesiyle gerçekleşir. Unutulmamalıdır ki, bir toplumun geleceği gençliğin karakterinde saklıdır. Eğer gençlik ıslah olursa, toplum da ıslah olur; eğer gençlik savrulursa, toplum da savrulur.
Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
Çok garip ve anlaşılmaz bir şekilde, İran İsrail’in kuyruğuna bastıkça, ses, içimizdeki birtakım Sefillerden/sefîhlerden çıkmaktadır. Sünnet deyince akla öncelikle kâfirle yüzleşen, Mescid-i Aksâ’nın askeri olarak kâfirin karşısında dimdik duran, Allah'ın tayin ettiği mevsimi gelince de kâfirle hesaplaşan büyük bir yürek gelir. Ehli Sünnet de o, koca yürekli Rasûlullah'ın (sav) yolundan giderek bugünün kâfirleri olan ABD, İsrail ve vekilleriyle savaşan, izzeti Allah'ın, Rasûlünün ve müminlerin katında arayan adanmış müminler akla gelir.
Hevamızı Kur'an'a Arz Etmek
Cahiliyenin, Allah’ın dini karşısındaki tutumu geçmişten günümüze hep bu yönde olmuştur. Hevâya dayalı yönelim ve işleyişleri ortadan kaldırmak ve hevâları vahye tâbi kılmak için gelmiş olan ed-Din’i, bu temel niteliğinden uzaklaştırarak hevâya tâbi kılmaya çalışmak, hevâ ile ve hevâya dayalı işleyişlerle uzlaşmış bir payanda din haline dönüştürmeye çalışmaktır.
Makaleler
Hava Durumu

































































