
Yasakçılara boyun eğmeyin!
Sakarya’daki 263. başörtüsü eyleminde okulların ve kampüslerin hâlâ yasaklı alanlar olması “Bir kadını dinî vecibesini yerine getirmekten alıkoymak büyük bir zulümdür.” ifadeleriyle eleştirildi
25-09-2010

İslam ve Hayat
Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 263. basın açıklamasını, şehir merkezindeki Bulvar AKM önünde gerçekleştirdi. Her Cumartesi, saat 12.30’da yapılan eylemde platform adına basın açıklamasını bu hafta İlim ve Hikmet Vakfı’ndan Nihat Bülbül okudu.
Nihat Bülbül, istisnalar dışında birçok alanda başörtüsü yasağının devam ettiğine dikkat çekerek “Bir kadını dinî vecibesini yerine getirmekten alıkoymak büyük bir zulümdür. "Benimle uzlaş, benim onayımı al, ya da benim istediğim şekilde örtün" deme cesaretini nereden alıyorlar? Kim bir başkasının eğitim hakkını gasp edebilir? Kim birini, eğitimini aldığı bir mesleği yerine getirmekten mahrum edebilir? Kim bir kadını, inancına aykırı kıyafet giymeye zorlayabilir, onun ruhunun zedelenmesine sebebiyet verir? Bu yasağı koyanlar, başörtüsünü ve çarşafı ayaklarının altına alıp gösteri yapanlar kendilerinde bu hakkı nasıl görüyorlar? Zulme ” ifadelerine yer verdi.
Yasakçılara boyun eğmeyin!
SAGİR Başörtüsü Platformu adına yaptığı açıklamada Nihat Bülbül, öğrencilere de seslenerek “Özgür düşünceye en fazla sahip çıkması gereken üniversitelerimizde, bu yasağın halen uygulanabilmesini anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. Anlamakta ve kabul etmekte zorlandığımız diğer bir husus ta, bu yasağın direkt muhatabı ve mağduru olan başörtülü kızlarımızın, yasağı fiilen kabullenmiş görüntüleri ve yasağa karşı direniş ruhlarını tamamen yitirmiş olmalarıdır.
Üniversite kapısından girerken, hiçbir direniş ve tepki göstermeden başörtülerini çıkaran ya da peruk takan öğrenci kardeşlerimizden, artık üzerlerindeki bu ölü toprağını atmalarını bekliyoruz. Kendi iradeleriyle yaptıkları tercihe saygı göstermeyenlere karşı, saygı göstermek ya da tepkisiz kalmak nasıl kabul edilebilir?” dedi.
Allah'ın emriyle savaşanlar kaybeder
Basın açıklaması “Bilinmelidir ki; başörtüsü meselesi sadece "bir insan hakları veya kadın hakları" sorunu değildir. Kadınların başlarını örtmesini emreden Allah'tır. Dolayısıyla bir kadını başını örtmekten engellemek, İslam’ın emrine savaş açmaktır. Allah’a karşı savaş açanlar ise, kaybetmeye mahkûmdurlar. Zulüm ve haksızlıklara karşı sesimizi yükseltmek için, haftaya yine buradayız.” ifadeleriyle son buldu.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
VİCDAN VE AHLAK MEFHUMLARI ÇERÇEVESİNDE SEKÜLERİZM VE SEKÜLER BİR DİN OLARAK FUTBOLİZM
İRAN SEVR'E BOYUN EĞMEDİĞİ GİBİ, LOZAN'A DA BOYUN EĞMİYOR
15 TEMMUZ ANLATILARI ÇERÇEVESİNDE, "İSLAMİ" ÇEVRELERE DAİR DEĞERLENDİRME
Yezidperver Sünnilik (!)
NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirgesi tam metni
Emperyalizmin Küresel Gücü NATO
Kapitalizmin 1, İslam’ın 365 Günü Babalar Günü
Makaleler
Hava Durumu

































































