
"Ara" Arama Sonuçları
Japonya’nın yüz akı isimlerinden biri: Khawla Nakata Kaori
Paris’te eğitim gördüğü sırada İslam’la tanışıp, hayatını Japon toplumuna İslam’ın temel kaynaklarını kendi diliyle anlatmaya adayan Khawla Nakata Kaori, kitapları ve yayıncılık faaliyetleriyle Japonya’nın en önemli Müslüman isimlerinden biri olarak tarihe adını yazdırdı.
Direniş ve Teslimiyet Teolojisi Arasında Ehl-i Sünnet
Bugün Ehl-i Sünnet adına ahkâm kesenlerin, esip gürleyenlerin öncelikle yüzleşmeleri gereken nokta burası olsa gerektir. Ehl-i Sünnet çizgisinin, tarihsel süreçte saltanat rejimleri eliyle maruz bırakıldığı bu “esastan sapma” halinin ıslahı ve İmam Ebu Hanife’de zirvesine ulaşan teberri ve direniş bilincine yeniden kavuşturulması, ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.
Filistinli mahkumlara sistematik işkence
NYT gazetesi muhabiri Kristof tarafından yürütülen araştırma İsrailli askerlerin, Filistin topraklarını gasp eden yahudilerin ve gardiyanların Filistinli esirlere yönelik tecavüz ve çocuklara yönelik sistematik cinsel istismarını gözler önüne serdi.
Direniş ve İşbirlikçilik Arasında Gazze İmtihanımız (VİDEO)
Haftanın sohbeti: Direniş ve İşbirlikçilik Arasında Gazze İmtihanımız I Murat Kurtuldu I Kur'an Nesli İlim Merkezi
Harici Olmayalım, Fakat Mürcie De Olmayalım
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Müslümanlar, rahman ve rahîm olan Âlemlerin Rabbi Allah’ı adeta bir “gazap tanrısı” olarak algılayıp anlatan Haricî katılıkla, O’nun rahmetini her türlü ölçü ve hak edişten bağımsızlaştıran Mürcie laubaliliğinin arasına sıkıştırılmak istenmektedir.
Müslümanların Müslümanlaşması (VİDEO)
Haftanın sohbeti: Müslümanların Müslümanlaşması I Hüseyin Karabacak I Kur'an Nesli İlim Merkezi
Bir Erkek Egemen Kültür Olarak Modern Cahiliye (VİDEO)
Bir Erkek Egemen Kültür Olarak Modern Cahiliye I Şükrü Hüseyinoğlu
Batının İfsadı, Doğunun Tahakkümü Arasında Kadın ve İslam (VİDEO)
Cuma hutbesi: Batının İfsadı, Doğunun Tahakkümü Arasında Kadın ve İslam I Şükrü Hüseyinoğlu I Kur'an Nesli İlim Merkezi
Şiddet sarmalındaki gençlik ve sorumluluğumuz
Şiddet sarmalında kaybolan bir gençlik yerine; adaletin, merhametin ve hikmetin temsilcisi olan bir gençlik inşa etmek en temel görevimizdir. Bu ise ancak İslami sorumluluğun yeniden idrak edilmesiyle gerçekleşir. Unutulmamalıdır ki, bir toplumun geleceği gençliğin karakterinde saklıdır. Eğer gençlik ıslah olursa, toplum da ıslah olur; eğer gençlik savrulursa, toplum da savrulur.
İslamizasyon, Aşamalar Katediyor
Artık Türkiye beş vakit namaz kılan, cumalara giden cumhurbaşkanları dönemine girmişken, elbetteki mescitsiz hiçbir okulu, hastanesi, devlet dairesi ve bakanlığı da kalmayan bir ülke olmalıdır…
İktibas’ın Nisan sayısı: Hayber Savaşı Yeniden
İktibas Dergisi yeni sayısı “Hayber Savaşı Yeniden” manşeti ile çıktı. Mart ayı boyunca devam eden ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın özünde neyin kavgası olduğu derginin yorum sayfalarında işlendi.
Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
Çok garip ve anlaşılmaz bir şekilde, İran İsrail’in kuyruğuna bastıkça, ses, içimizdeki birtakım Sefillerden/sefîhlerden çıkmaktadır. Sünnet deyince akla öncelikle kâfirle yüzleşen, Mescid-i Aksâ’nın askeri olarak kâfirin karşısında dimdik duran, Allah'ın tayin ettiği mevsimi gelince de kâfirle hesaplaşan büyük bir yürek gelir. Ehli Sünnet de o, koca yürekli Rasûlullah'ın (sav) yolundan giderek bugünün kâfirleri olan ABD, İsrail ve vekilleriyle savaşan, izzeti Allah'ın, Rasûlünün ve müminlerin katında arayan adanmış müminler akla gelir.
Hevamızı Kur'an'a Arz Etmek
Cahiliyenin, Allah’ın dini karşısındaki tutumu geçmişten günümüze hep bu yönde olmuştur. Hevâya dayalı yönelim ve işleyişleri ortadan kaldırmak ve hevâları vahye tâbi kılmak için gelmiş olan ed-Din’i, bu temel niteliğinden uzaklaştırarak hevâya tâbi kılmaya çalışmak, hevâ ile ve hevâya dayalı işleyişlerle uzlaşmış bir payanda din haline dönüştürmeye çalışmaktır.
Siyonist zalime destek veren Avrupa’ya ağır eleştiriler
Avrupa’nın, Gazze’nin yeniden inşasını ‘silahsızlanma’ şartına bağlamasının, siyonist rejimin iki yılı aşkın süredir Gazze’de sürdürdüğü zulmün meşrulaştırılması anlamına geldiğini belirten Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), bunun uluslararası hukukun ihlali olduğunu açıkladı. Avrupa’nın 1948’de kabul ettiği ‘soykırımı önleme sözleşmesini’ hatırlattı, Avrupa’nın İsrail’e desteğinin, soykırım suçunun sürdürülmesine “yardım ve yataklık” sayılabileceğini vurguladı.
Oruç ve Ubudiyyet Bütünlüğü (VİDEO)
Ramazan sohbeti: Oruç ve Ubudiyyet Bütünlüğü I Hüseyin Karabacak - Şükrü Hüseyinoğlu I Gurbet24 Tv
Kürşad Atalar: İslami yönetim, “mümin kul” üzerine kuruludur (HABER-VİDEO)
Siyaset bilimi konusunda doktora sahibi yazar Kürşad Atalar, İktibas’ta verdiği konferansta, en iyi yönetim tarzının hangisi olduğu konusunda tarihin başından beri soruların sorulduğunu, filozofların buna kafa yorduğunu, çağdaş dönemde siyaset teorileri üretildiğini anlattı. Bu modellerin beklenen başarıyı sağlamadığını, İslam’ın insan modeli ve bu modele dayalı devlet düzeni ile “en iyi” olarak öne çıktığını vurguladı.
TARİHSEL PERSPEKTİFTEN BİR GÜNCEL OKUMA
İranlılar her ne kadar inanç planında Ali (r.a.) sonrası imamlar arasında tercih yapmasalar da, son süreç de gösterdi ki pratikte Hasan (r.a.) çizgisini değil Hüseyin (r.a.) çizgisini tercih ediyorlar. Bu yönüyle doğru mu yapıyorlar peki?
Kadim Dönem Firavunları mı Daha Azgın, Çağdaş Firavunlar mı?
Firavun bilindiği gibi bir isim değil ünvandır. Mısır’da M.Ö. 1550 ile M.Ö. 340 yılları arasında yönetimde bulunan Kıpti krallara verilen ünvandır. Tıpkı kral, padişah, kisra, necaşi ünvanları gibi.
Âtıf Hoca'yı asan rejim, halka şapkayı nasıl giydirdi
Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.
Söyleşi: Meal-Tefsir formu doğru mu?
Dolayısıyla mealler tercüme yerine geçmese de, tefsir gibi yoruma dayalı çalışmalar da değildir, olmamalıdır. Meallerden beklenen, okuyucuyu mümkün olduğunca Kur'an'daki lafızların yalın anlamlarıyla karşı karşıya bırakmaktır. Fakat 2000'li yıllardan sonra, “Yüce Allah’ın ne dediği” sorusundan yola çıkıp, mümkün olduğunca lâfzî çeviri yoluyla yalın şekilde bunu ortaya koymaya çalışan meallerin yerini, aslında tamamen tefsir mefhumunun alanını oluşturan “Yüce Allah’ın ne demek istediği” sorusunun karşılığı olan “maksat” eksenli yorumları öne çıkaran -tırnak içinde söylemek isterim- “mealler” aldı.
Makaleler
Hava Durumu





























































