

ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINDA KÖLELEŞME
Hasan TAŞTEKİN
30-06-2026 11:31
Modern insanın en çok kullandığı kavramlardan biri özgürlüktür. Siyasi özgürlükler, ekonomik özgürlükler, bireysel özgürlükler ve düşünce özgürlükleri çağımızın en önemli sloganları arasındadır. İnsanlık tarihine bakıldığında gerçekten de birçok baskıcı sistemin yıkıldığı, birçok insanın temel haklara kavuştuğu görülmektedir. Ancak burada sorulması gereken önemli bir soru vardır:
İnsan gerçekten özgürleşmiş midir?
Yoksa sadece eski efendilerini bırakıp yeni efendiler mi edinmiştir?
Kur'an'ın ortaya koyduğu insan tasavvuruna göre insan mutlaka bir şeye bağlanır, bir şeye teslim olur ve bir şeyi merkeze alır. Mesele, kime veya neye kul olunduğudur.
Yüce Allah şöyle buyurur:
أَفَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَٰهَهُ هَوَاهُ
"İlahını kendi hevâ ve hevesi edineni gördün mü?" (Câsiye, 23)
Bu ayet, çağımızın insanını anlamak için adeta bir anahtar niteliğindedir. Çünkü modern insan putları reddettiğini söylerken çoğu zaman kendi arzularını putlaştırmaktadır.
Hevânın Esiri Olan İnsan
İslam'a göre insanın en büyük düşmanlarından biri kontrolsüz arzularıdır.
Bugün insanlık tarihinin belki de en büyük özgürlük söylemlerinin yaşandığı dönemdeyiz. Fakat aynı zamanda arzuların ve nefsin hâkimiyetinin de en yoğun yaşandığı dönemdeyiz.
Kur'an şöyle buyurur:
وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ
"Hevâya uyma; sonra seni Allah'ın yolundan saptırır." (Sâd, 26)
Modern kültür insana sürekli şu mesajı vermektedir:
"İstediğini yap."
"Canının çektiğini yaşa."
"Kalbinin sesini dinle."
Oysa İslam şu soruyu sorar:
"İstediğin şey doğru mu?"
Çünkü nefis her zaman hakikati istemez. Kimi zaman kolay olanı, haz vereni ve kısa vadeli menfaati ister.
Sosyal Medyanın Görünmez Zincirleri
Modern insanın yeni efendilerinden biri de dijital dünyadır.
Milyonlarca insan güne telefonuyla başlamakta ve günü telefonuyla bitirmektedir. Bir paylaşımın kaç beğeni aldığı kişinin ruh hâlini belirleyebilmektedir.
Eskiden insanlar toplum içinde itibar kazanmak için çabalıyordu; bugün ise sanal dünyada görünür olmak için mücadele ediyor.
Bu durum insanı farkında olmadan insanların kölesi hâline getirebilmektedir.
Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
تَعِسَ عَبْدُ الدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ وَالْخَمِيصَةِ
"Altının, gümüşün ve lüks elbisenin kulu olan kimse helâk olsun." (Buhârî)
Hadiste geçen dinar ve dirhem sadece para değildir. İnsan kalbini neye bağlamışsa onun kuludur.
Bugün bu listeye şunlar da eklenebilir:
- Takipçi sayısı
- Beğeni sayısı
- Marka tutkusu
- Şöhret arzusu
- Kariyer bağımlılığı
Tüketim Toplumunun Köleleri
Kapitalist sistemin temel mantığı insanı sürekli tüketmeye teşvik etmektir.
İnsan artık ihtiyaçlarını karşılamak için değil, kimlik oluşturmak için alışveriş yapmaktadır.
Araba sadece ulaşım aracı değildir.
Telefon sadece iletişim aracı değildir.
Ev sadece barınak değildir.
Bunlar artık statü göstergesi hâline gelmiştir.
Kur'an bu hastalığa şöyle dikkat çeker:
أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ حَتَّىٰ زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ
"Çokluk yarışı sizi oyaladı; ta ki kabirleri ziyaret edinceye kadar." (Tekâsür 1-2)
Bugünün insanı daha fazla kazanmak, daha fazla sahip olmak ve daha fazla görünmek için yarışırken ömrünün nasıl tükendiğini fark edememektedir.
Cemaatlerin, Liderlerin ve İdeolojilerin Kölesi Olmak
İnsan sadece mala değil, fikirlere ve şahıslara da köle olabilir.
Kur'an müşriklerin şu sözünü aktarır:
إِنَّا وَجَدْنَا آبَاءَنَا عَلَىٰ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰ آثَارِهِم مُّقْتَدُونَ
"Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk; biz de onların izinden gidiyoruz." (Zuhruf, 23)
Hakikati araştırmak yerine sadece bağlı olduğu grubun doğrularını savunan insan da özgür değildir.
Bazı insanlar düşünmeyi bırakıp başkalarının düşünceleriyle yaşamaya başlar.
Bazıları hocasının,
bazıları liderinin,
bazıları şeyhinin,
bazıları ideolojisinin konuşan kopyası hâline gelir.
Oysa Kur'an sürekli olarak insanı akletmeye çağırır:
أَفَلَا تَعْقِلُونَ
"Hâlâ akletmeyecek misiniz?"
Bu soru Kur'an'da defalarca tekrarlanır.
Modern insan özgürlük ararken yeni esaretler üretmiştir. Zincirler görünmez hâle gelmiş, fakat etkileri daha da derinleşmiştir.
Nefsinin kölesi olan özgür değildir.
Paranın kölesi olan özgür değildir.
Şöhretin kölesi olan özgür değildir.
Toplumun alkışına mahkûm olan özgür değildir.
Liderlerin ve grupların düşünmeyen takipçisi olan özgür değildir.
Gerçek özgürlük, Allah'tan başka hiçbir otoriteye mutlak teslim olmamaktır.
Kur'an'ın çağrısı budur:
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
"Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyât, 56)
Allah'a kul olan, dünyanın bütün sahte ilahlarından kurtulur. Nefsine hâkim olan insan gerçek özgürlüğü elde eder. Çünkü insanın en büyük zaferi başkalarını değil, önce kendi nefsini yenmesidir.
İşte çağımızın en büyük paradoksu budur: İnsan özgür olmak için Allah'tan uzaklaştığını zannederken, aslında sayısız efendinin kölesi hâline gelmektedir.
- 30-06-2026 ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINDA KÖLELEŞME
- 16-06-2025 MEZHEPÇÎ KAFALARDAN UZAK DURALIM!
- 22-07-2023 BİR ZAMANLAR SOFİYDİM!
- 01-04-2023 HER MÜSLÜMANIN GÖREVİ: ÜMMETİN VAHDETİ İÇİN ÇALIŞMAK!
- 22-03-2023 RAMAZAN AYI İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİM!
- 15-03-2023 İSLAM EKSİKSİZ BİR DİN'DİR! EKSİK OLAN BİZİZ!
- 21-10-2022 NE İZZET KALDI NE DE ŞEREF!
- 14-09-2022 ANADOLU ZİYARETLERİMİZDEN İZLENİMLER!
- 28-06-2022 GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?
- 05-05-2022 MÜSLÜMANLARA TEKLİFİMDİR
Makaleler
Hava Durumu
































































