
DİYANETİN "AŞIRILIK" KONUSUNDAKİ HUTBESİNE DAİR
Diyanet, yeryüzündeki en büyük ve üstelik egemen aşırılık olan ve yaşadığımız coğrafyanın da mevcut gerçekliği durumunda bulunan laisizm tuğyanını hutbelerinde hiç gündem etmiş midir mesela?
20-01-2026

Emperyalizm ve siyonizmin Gazze direnişini marjinalize etmek üzere "aşırılık" söylemine başvurduğunu biliyoruz.Bu söyleme göre, bir ülkeyi işgal ve bir halkı topraklarından tehcir ve soykırım politikaları normal olanı temsil ederken, bu işgale karşı direniş "aşırılık" oluyormuş.Söz konusu kelimeye en son Diyanet'in hutbesinde tanıklık ettik.Diyanet, tabi farklı bir bağlamda, Türkiye'deki kimi gruplar bağlamında "aşırılıktan" ve aşırılık yanlılarından söz ediyor.Aşırılık diye bir gerçeklik var mı, evet var. Nitekim Rabbimiz de biz mü'minlerden aşırılıktan sakınmamızı istemektedir, Bakara 190 ve Hud 112 gibi ayetlerde.İslam uğrunda mücadele edeceğim deyip de İslam'ın ölçülerini gözetmemek evet aşırı gitmektir ve müminler bundan men edilmiştir.Bu yönüyle DEAŞ gibi gruplar için bu eleştirinin yapılması yerindedir.Lakin Diyanet'in meseleyi salt ölçüsüz tekfir ve ölçüsüz şiddet yaklaşımları boyutuyla ele almış olması üzerinde durmak gerekir.Her şeyden önce, herhangi bir konuyu efradını câmi olarak değil, politik bir ihtiyaca binaen salt seçilmiş bir boyutuyla ele almak, "doğrunun yarısını söylemek en büyük yalandır" gerçeği açısından baktığımızda büyük bir problemdir.Ölçüsüz tekfir ve şiddet aşırılıktır da, mesela Diyanet'in temsil ettiği "statüko dininde" tağutların, küfrünü alenen ortaya koymuş ve hatta hayatı İslami değerlerle savaşmakla geçmiş figürlerin, fâcir ve fâsıkların ölünce cami önlerinde musallaya konup ayet ve hadislerle süslenmiş taltif edici konuşmalar ve şahitliklerle Müslüman yapılması (!) ve cennete gönderilmesi (!) aşırılık değil midir?Diyanet, yeryüzündeki en büyük ve üstelik egemen aşırılık olan ve yaşadığımız coğrafyanın da mevcut gerçekliği durumunda bulunan laisizm tuğyanını hutbelerinde hiç gündem etmiş midir mesela?Âlemlerin Rabbi'nin insanlar için belirlediği sınırlara (Hududullah) riayet etmek yerine, kalkıp bir de O'na ve dinine sınır çizme hadsizliğini ifade eden laisizm ve laik rejimler yeryüzündeki en temel aşırılığı temsil etmektedir.Ki emperyalizm ve siyonizm gibi insanlık düşmanı ideolojilerin kaynağı da, herhangi bir aşkın değer ve dolayısıyla ahlaki sınır tanımama sonucunu doğuran laisizmdir. Geçmişte nazizm ve faşizm örneklerinde olduğu gibi.Dolayısıyla aşırılıktan söz eden bir hutbenin bu hususa temas bile etmemiş olması, "hakkı ketmetmek" noktasında açık bir aşırılık, ifrata karşılık tefrittir.(Şükrü Hüseyinoğlu / İslam ve Hayat)
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
İlginizi çekebilecek diğer haberler
DİYANETİN "AŞIRILIK" KONUSUNDAKİ HUTBESİNE DAİR
Ümmetin Aziz Şehidi Seyyid Kutub, Tağutları ve Belamlarını Rahatsız Etmeye Devam Ediyor
CAHİLİYE TEBERRUCU VE PERDESİZ EVLER
Bozacı Yılmaz Özdil'in Şahidi Şıracı Yaşar Nuri
YIL BAŞINDAN ÖNCE YIL SONU VAR
"Kürt Kökenli" İfadesi Üzerine Birkaç Kelam
Kadim Cahiliye’de ve Güncel Cahiliye’de “Garantörlük”
FUTBOLİZMİN RAHİPLERİNİN "TEMİZ FUTBOL" SÖYLEMİ ÜZERİNE
Makaleler
Hava Durumu






























































