İslam ve Hayat
Putların hakkı devirilmektir, ıslah edilmek değil!   |   TOKAD'dan Ece Nur'a plaket   |   "İslam Mekke'de önce kavram üstünlüğünü kurmuştu"   |   Mavi Marmara aktivistleri iftarda buluştu    |   Pakistan'da açlıktan ölümler başladı   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
KADITÖR
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Başörtüsü Zulmü Nasıl Son Bulur?

Seçenekler
Ak Parti çözer
Saadet Partisi çözer
Tek çözüm sivil direniştir
Çözülemez

Sonuçları Göster

 
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Bünyamin ZERAN - 04/02/2009 - 11:01
Küresel canavar konjöktöre göre yeni senaryolar yazarmış. Hatta yıllarca köle diye yüzüne haykırdığı adamları bile yeri gelir kral yaparmış. Ama bu köle kral olduktan sonra kendisine köle muamelesi yapanları cezalandırmak şöyle dursun minnetle onlara hizmet etmek için çabalar da çabalarmış.

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber imiş. Ola ki bir zaman içinde küresel güç diye bir canavar yaşarmış. Öyle obur öyle gözü doymazmış ki dünyayı parmağına takıp çevirirmiş. Her şeyi kendisinin sayar, her şeyi gasbetmekte sınır tanımazmış. Kanla beslenir, gözyaşlarıyla susuzluğunu dindirirmiş. Küresel güç canavarının dünyanın dört bir yanında adamları varmış. Dünyayı bölgelere, bölgeleri şehirlere ayırırmış. Bir sınırdan öte sınıra geçmek bu küresel güç canavarının emriyle olurmuş. Herkes ondan korkar herkes ona itaat edermiş. Ama bir güç varmış ki ondan korkmazmış tüm insanlık bu gücü bilir ama küresel canavarın korkusundan sahip çıkmak istemezmiş. Bu gücün adı İslam’mış. Ona sahip çıkıp, onu korkusuzca savunanlara da Müslüman denirmiş. Ama Müslümanlar güçsüz, takatsiz ve küresel canavara boyun eğdirecek ne altyapıya ne de bir üst yapıya sahipmiş. Onun için İslam suskun, onun için mahzunmuş. Küresel canavar onun bu mahzun halinden bile ürkermiş, ama kendi gücünün ve İslam’ın çaresizliğinin farkında olduğu için onun gıdalanmasını, gelişmesini sağlayacak her şeyin önüne geçmek için çabalarmış.

Birçok hinlik varmış onda. Mesela İslam’ın kılığına girer, Müslümanları kendi etrafında toplayarak radikal unsurları budarmış kimi zaman. Kimi zaman tavrını net belli eder yüklenirmiş de yüklenirmiş gariban Müslümanlara. Bunu her zaman kendi eliyle yapmayıp dünyanın dört bir yanındaki işbirlikçileriyle yaparmış çoğu zaman. Müslümanların içinden bir adamı temsilcisi yapar! O ülke senin bu ülke benim gezdirir. Müslümanlar adına o ülkeye afra bu ülkeye tafra yaptırır, böylece Müslümanlar nazarında adamının güven kazanmasını sağlarmış. Derken ona güvenmeye başlayan Müslümanlar küresel canavarın dişlerinin arasına girer ve kutsallarını bu adama teslim ederlermiş.

Bu adam rolünü o kadar iyi yaparmış ki Müslümanların en radikal unsuru olarak göze çarpan grupları bile tüm dünyaya rağmen savunurmuş. Yeni bir din anlayışı gelirmiş bu adam eliyle. İslam cihat mantığından uzaklaşır, küresel gücün projeleri bu adamın eş başkanlığıyla yürürmüş. Bu projelerin içinde öncelikli hedef Müslümanların tüm dünya üzerindeki ıslah hareketinden vazgeçmesi, otoritenin Allah’a değil küresel canavarlara devredilmesi varmış.

Küresel canavarın Müslümanlar için seçtiği bu esas adam bu projelerin hayata geçirilmesi için çok yetenekliymiş. Çıkar, İslam karşıtlarına herkesin gözü önünde bağırıp çağırırmış. Ama ülkesinde küresel gücün hegemonyasını artıracak silah anlaşmaları, eğitim anlaşmaları, modernizasyon anlaşmaları yapar onlara güçlerini pekiştirecek yeni üsler bile verirmiş. Ama Müslümanların büyük bir kısmı bunları görmez İslam’ın düşmanlarına şöyle göstermelik bağırıp çağırmasından nasılda keyif alırlarmış bir bilseniz. Çok safmışlar hemen de inanırlarmış böyle şeylere. Hatta o bölgenin dışındaki başka bölgelere ait İslam’a mensup insanlarda gurur duyarlarmış bu yeni esas adamın tavırlarından. Her ne kadar onlarda kabilecilik baskında olsa yinede küresel gücün bu işi yönettiğini çakmazlarmış.

Bu bölgede ayrıca bir grup daha varmış ki onlarda İslam’mış. Ama onların İslam’ı diğerlerinden farklı ve daha cesurcaymış. Aslında küresel gücün dertlerinden biri de o grubu sindirmek ve başka bölgelere bu grubun etkin olmasını önleyerek o grubu bölgede yalnızlaştırmakmış. Müslümanlar böylesi bir oyunu fark edemedikleri için birbirlerine omuz vermek yerine aralarındaki farklı düşünmelere takarak birbirlerine hasımlıklarını bilerlermiş. Bu farklılıklarını da çatışma unsuru yapan yine küresel canavarmış. Küresel canavar projelerini yalnızca bu esas adamla yapamayacağını biliyormuş. Bu esas adam işin bir yönünü halledebilirmiş ama diğer yandan işin dini önderlik boyutunu yapacak başka bir esas adama ihtiyaç varmış. Bu adam öyle radikal şeylerden konuşmayacak, geleneği din olarak karıştırıp biraz elçinin sözünden biraz kendi nefsinden katacakmış. Böylelikle ortaya buzağının böğürmesi kadar enteresan, garip, ucube bir din çıkacakmış.

Herkesin bu dine inandırılması için çaba sarfedilecekmiş. Bu adamın kullandığı argümanlar daha çok sevgi, hoşgörü ve insan hakları olacakmış. Oysa bu adamın küresel canavarın bombaları altında, küresel canavarın oluşturduğu kıtlık içinde müslümanlar ölürken sesi hiç çıkmayacak, çıkarsa da cihada teşvik etmeden sabrı ve kabullenmeyi salık verecek cümlelerle konuşacakmış. Dünyanın dört bir yanına eğitim kurumları açarak bu rolünü eksiksiz yerine getirecekmiş. Küresel canavar bu adamı o kadar tutarmış o kadar severmiş ki kendi sofrasında yedirir, kendi yatağında uyutur kendi ülkesinde yaşatırmış. Bu iki esas adam rollerini eksiksiz yerine getirdikleri için topluma model olarak sunulurmuş.

Küresel canavar konjöktöre göre yeni senaryolar yazarmış. Hatta yıllarca köle diye yüzüne haykırdığı adamları bile yeri gelir kral yaparmış. Ama bu köle kral olduktan sonra kendisine köle muamelesi yapanları cezalandırmak şöyle dursun minnetle onlara hizmet etmek için çabalar da çabalarmış.

Gelin görün ki dünyada köleleştirilmiş diğer halklar köleden kral oldu diye umutlanıp her yerde bayramlar yaparlarmış. Davullar, zurnalar çalınır, kurbanlar kesilir, hediyeler takdim edilirmiş bu yeni krala. Ama köleler pek düşünmezlermiş bir işin önünü sonunu. Günü birlik hayal kurar, günü birlik mutlu olurlarmış. Hele ki bir adamı tuttular mı köleliklerini unutur, kendilerine yapılan zulmü unutur şevkle, istekle köleliğe devam ederlermiş. Küresel canavar keyifle en yüce tahtına oturur ben bu alemin tanrısıyım der gerim gerim gerilirmiş. Ama küresel canavar bir türlü huzurlu olamazmış. Sanki tahtı ateş altında da sabah akşam ateş ona sunuluyormuş. Her an kaybetme korkusu her an mağlubiyet endişesiyle yaşarmış. Onun için dünyanın dört bir tarafını karıştırmaktan geri durmaz, öfkesiyle herkesi acılar içinde yaşatırmış.

Bu hikayenin içinde başka kimseler de varmış. Küresel canavarın hiç hesaba katmadığı akli selim müminler varmış. Bunlar çok azmış ama az oldukları kadar da dolu doluymuş. Kendilerini donatmakla uğraşırlar yaşamlarıyla örnek olurlarmış. Pek fark edilmezlermiş. Ancak bu şahsiyetleri gören kimileri bunlardan etkilenir mesaja kulak verirlermiş. Bir kalburun üzerindeki taneler gibilermiş. Kalbur sallanır taneler düşermiş. Elene elene sağlam tohumlar kalırmış. Bu tohumlar dünyanın dört bir yanına rüzgarla dağılır ve toprağa karışırmış. Dünyanın dört bir yanında yeni fidanlar yeşerirmiş. Tıpkı ayrıksı otlar gibi pek fark edilmez fark edildiklerinde ise küresel canavarın vahşi köpeklerince ya katledilir ya da vahşi gardiyanlarınca tutsak edilirmiş. Ama yinede tohumlar dağılır yeni tohumlar toprakla bütünleşirmiş. Küresel canavar anlayamazmış bu olanları.

“Ben öldürdükçe onlar çoğalıyor, ben hapsettikçe onlara ilgi artıyor neden böyle oluyor” diye hayıflanırmış. Oysa küresel canavar Allah’ı hiç hesaba katmazmış. Oysa Allah küresel canavara şöyle dermiş “onlar bir tuzak kuruyorsa Allah’ta bir tuzak kuruyor…” bunu o rüzgarla bereketlenen tohumlar bildiği için umutla ve sevinçle karışırlarmış toprağa. Her yeni ölüm yeni bir doğummuş onlara. Her yeni doğum umutmuş dünyaya. Bu hikaye Müminlerin elleriyle küresel canavarların cezalandırılacağı güne kadar böyle devam edecekmiş.

684
YORUM LİSTESİ
Döndü Palabıyık oğlu Mücahit Palabıyık 07-06-2009, 00:28:59
Esselamu Aleykum ve Rahmetullah ve Berekatuh

Rahman ve Rahim Allah Adına:
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
(Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."
(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin."
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi.
(Allah:) "Sen gözlenip-ertelenenlerdensin" dedi.
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım." (A'RAF SURESİ 11 ila 18. ayetler)


Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız). (MUHAMMED SURESİ / 31)


Muhammed Allah'ın elçisidir ve onun safında olanlar, hakkı inkâr edenlere karşı kararlı ve ödünsüz, birbirlerine karşı ise çok merhametldirler. Onları hep rükû ve secde halinde Allah'ın kerem ve rızasını ararken görürsün; onların nişanları yüzlerindeki secde izeridir. Bu onların Tevratta ki temsilidir. Bir de onların İncil deki temsili var: Onlar filiz vermiş tohum gibidir; derken ( Allah) o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin. Böylece o, hakkı inkâr edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur. ( Ne ki) Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler ortaya koyanlara limitsiz bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir. ( Fetih Suresi 29. ayet )

Yazınız o kadar güzel, düşündürücü ve aydınlatıcı ki, anne oğul olarak yazınız karşılığında bu ayetleri göndermek istedik. Rabbimiz tüm sağduyu sahiplerine ilâhî vahyi ile hayat bulmayı, bilinçli olarak yaşayıp ölmeyi nasip etsin.



 
hakan altun 06-02-2009, 00:30:13
enteresan bir kurgu demek istiyorum. ama gerçeklikten hiçte uzak değil. belli ki masal çok daha genişlemeye müsait ama yazar kısa kesmiş. ben anlamlı buldum. yazılanları süzerek okumak gerek. belliki bu memleketin 2 esas adamı hakkında söylenenler birilerini rahatsız edecek. ama davosta yaşananları ülkenin tanzimattan bu yana olan siyasi çalkantılarını ve bugün yaşanan rejim yaklaşımını da göz önüne alarak değerlendirdiğimizde anlatılanları onaylamak mümkün gözüküyor. umarım. ferasetli bir şekilde olayları tahlil eder ve kendi gündemlerimizden başka gündemlere takılmayız. bu yazı bizim kendi gündemimize dönmemiz husunda bir ışık tutuyor diye düşünüyorum. teşekkürler.
 
DİĞER YAZILARI

23/08/2010 - 12:12 KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM

31/07/2010 - 10:40 ÇOCUKLAR NEYİN MİRASÇISIDIR?

15/07/2010 - 10:59 ZAMANIN FIRTINALARINDAN KORUNMAK GEREK

05/07/2010 - 11:53 NİTELİK Mİ NİCELİK Mİ?

21/06/2010 - 08:37 GÜNDEMLER GÜNDEM OLA

07/06/2010 - 17:55 GELİŞİM Mİ, BAŞKALAŞIM MI?

25/05/2010 - 12:37 MÜSLÜMAN OLMAK TARAF OLMAKTIR

11/05/2010 - 11:39 SALİH AMEL KÂFİRLERİ NİÇİN ÖFKELENDİRMELİDİR?

25/04/2010 - 21:44 NUH’UN GEMİSİNE BİNMEK

14/04/2010 - 12:50 SORULAR VE SORUMLULUKLARIMIZ

30/03/2010 - 18:30 DOKUNULMAZLIKLARIMIZI KALDIRALIM

18/03/2010 - 12:14 HAYATA HİKMETLE DOKUNABİLMEK GEREK

25/02/2010 - 19:09 BİZ HANGİ SINIRLARIN ADAMIYIZ?

13/02/2010 - 19:56 BEN DEĞİŞMEDEN DÜNYA NE KADAR DEĞİŞİR?

05/02/2010 - 18:52 AÇILIMDAN YANA MIYIZ HİCRETTEN YANA MI?

01/02/2010 - 08:47 AHLAK, İNSANIN KENDİNE YABANCILAŞMASINA ENGELDİR

17/01/2010 - 22:30 BİLİNCİME SAHİP MİYİM!

07/01/2010 - 18:52 FARK EDEBİLİYOR MUYUZ?

22/12/2009 - 10:55 UZUN BİR YOLCULUĞUN İMGELERİ

31/07/2009 - 15:29 İÇE DÖNÜK ŞAHİTLİK VE BİREY OLGUSU

04/02/2009 - 11:01 BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

18/01/2009 - 11:36 KUŞANMAK YA DA SLOGANLARLA DEŞARZ OLMAK

31/12/2008 - 19:46 GAZZE’DE GÖZÜ YAŞLI ÇOCUKLAR

29/11/2008 - 13:59 YAŞAMAYA DAİR...

16/11/2008 - 14:33 AYNADA KENDİMİZİ SEYRETMEK

03/11/2008 - 11:25 ŞEHADET ANCAK ŞAHİTLİK YAPANLARINDIR

07/10/2008 - 12:01 "VE SİZLER ÜÇ SINIF OLDUĞUNUZ ZAMAN..."

05/09/2008 - 10:29 KUR'AN "AYKIRI" BİR MESAJDIR
YAZARLAR
Mustafa ÖMEROĞLU
(K)OYVERİN GİTSİN!
Çetin YILDIRIM
DİRENEREK BURADAYIZ!
Coşkun UZUN
REFERANDUMA BAKIŞ
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK
Mehmed MAKSUT
MESAJ KIVILCIMLARI
Hikmet ERTÜRK
UMRE İZLENİMLERİ
Bünyamin ZERAN
KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM
Hamza ER
NİÇİN REFERANDUM ÇAĞRISININ TARAFI OLMAMALIYIZ?
Ahmed KALKAN
ADALET, ALLAH'IN İNDİRDİĞİYLE HÜKMETMEKTİR -I-
Ahmet ÖRS
SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?
Yakup DÖĞER
AKTİF DESTEK KARARI ÜZERİNE
Hüseyin ALAN
KİFAYETSİZ TERCİHLER
Said ALİOĞLU
DUGİN'İN ENTELEKTÜEL FAŞİZMİ VE YENİ AVRASYACILIK
Ziyahan ALBENİZ
BU SORULAR CEVAP BEKLİYOR
Hatice TÜFEKÇİ
MAVİ MARMARA'YA AĞIT
Bayram KÜÇÜK
GEMİ VE TARİHİN SEYRİ
Şaban ENTEROĞLU
İSLAMİ AİLE
Yasin AYDOĞAN
ÂLEMLERE RAHMET BİR DİN
Muhammed Enes ÇINAR
ÜMMET VE ZİLLET
Orhan ALBAYRAK
FARKLIDIR RAMAZAN İKLİMİ

(K)OYVERİN GİTSİN!
03/09/2010 - 15:29

ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
RADİKAL AYNA
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
NEYİ ANLATACAĞIZ?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
CANLI YAYINLAR
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat