Nida Dergisi 208. sayısıyla okuyucuyla buluştu

208. Sayısında Nida Dergisi ‘Meşruluk ve Meşruluğun Görünümleri' konusunu ele alıyor. Arka kapakta Weal Hallaq’tan bir alıntıyla konuya dikkat çekiyor: “ Meşruiyet, dinin, ilmin, takvanın ahlaki faziletin varlığına; kısacası Peygamber ve selef-i salihinin(kurucu ümmet)örnekliği hakkında derin bilgi sahibi olan ve yaşamalarını buna göre tanzim eden kişilere dayanıyordu..”

18-05-2022


208. Sayısında Nida Dergisi ‘Meşruluk ve Meşruluğun Görünümleri' konusunu ele alıyor. Arka kapakta Weal Hallaq’tan bir alıntıyla konuya dikkat çekiyor: “ Meşruiyet, dinin, ilmin, takvanın ahlaki faziletin varlığına; kısacası Peygamber ve selef-i salihinin(kurucu ümmet)örnekliği hakkında derin bilgi sahibi olan ve yaşamalarını buna göre tanzim eden kişilere dayanıyordu..”
 
Dergi 208. sayısı sunuş metninde niyetini şu şekilde açıklıyor: 
 
İnsan kendisi için koyduğu veya konulan yasaklarla/ haramlarla/ yanlışları bilmesi ve onlara uymasıyla insandır, aslında serbesttir; yani başı bağlı; yani güvende... 
Meşruiyyet/ meşruluğu konuşurken aslında 'gayri meşruluğu' konuşmak önceliklidir. Zira 'eşyada asıl olan ibaha/ mübahlıktır'. Hakkında pis, yanlış ve haram hükmü konmamış mubah kabul edilmiştir. 
Bu sayımızda 'meşruluk'un sınırlarını, ne olduğunu, kimin koyduğuna dair bazı satırlarda temrin, bazı satırlarda tefkîr, bazı satırlarda tezkîr, bazı satırlardaysa tecdîd bulacaksınız... 
Çoğu yazıda değerli okura şunun hatırlatılacağı bir gerçek: İnsan güven ve eminlikte yaşaması için (gayri meşruiyet) sınırlılıklarına muhtaç. Bu sınırlılıkları kendisine, kendisi gibi sınırlılıkları bol bir varlık mutlak manada koymaktan acizdir. Her ne kadar tekebbür etse de, muktedir zannetse de, bilgi ilim sahibi olsa da, kendini müstağni görse de... O da hangi mevkide olursa olsun gayri meşruiyyet sınırlılıklarını bilmeye ve uymaya ödevlidir. Kendini değil kendinden görülen görülmeyen alemlere bu sınırlılıkları koyanın hitabından kendini mezun sayan, sahrada yolunu kaybetmiş bir yolcu gibi, devesi (sahip oldukları) ne kadar dayanıklı olursa olsun, deveye de bir ömür biçilmiştir.