Direniş ve Teslimiyet Teolojisi Arasında Ehl-i Sünnet
Bugün Ehl-i Sünnet adına ahkâm kesenlerin, esip gürleyenlerin öncelikle yüzleşmeleri gereken nokta burası olsa gerektir. Ehl-i Sünnet çizgisinin, tarihsel süreçte saltanat rejimleri eliyle maruz bırakıldığı bu “esastan sapma” halinin ıslahı ve İmam Ebu Hanife’de zirvesine ulaşan teberri ve direniş bilincine yeniden kavuşturulması, ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.

Evet, zalim ve fâsık sultanlara karşı muhalefetle başlayan ve bu yolda bedeller ödeyen bir çizgi, süreç içerisinde “zalim ve fâsık idarecilere itaati” dinin şartı gören “iliştirilmiş” bir çizgi haline getirilmiştir.
Bugün Ehl-i Sünnet adına ahkâm kesenlerin, esip gürleyenlerin öncelikle yüzleşmeleri gereken nokta burası olsa gerektir. Ehl-i Sünnet çizgisinin, tarihsel süreçte saltanat rejimleri eliyle maruz bırakıldığı bu “esastan sapma” halinin ıslahı ve İmam Ebu Hanife’de zirvesine ulaşan teberri ve direniş bilincine yeniden kavuşturulması, ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.



