MİLLİYETÇİLİK, KURTULUŞ DEĞİL GİRDAPTIR

Mehmed MAKSUT

29-08-2025 06:55


"Kürt Sorunu" bölgede yaşanan gelişmeler ekseninde sıcaklığını koruyan en önemli meseledir. Milliyet, kültürel, ekonomik, sosyal ve siyasal temelli bir sorunu salt etnik temelde konuşmak bir çözüm getirmeyecektir. Kürt sorununun çok nedenli bir sorun olsa da bunun en başat nedenleri arasında  mazlumiyet, haksızlık, inkar ve asimilasyon vardır.  Bu meseleye etnik ve ideolojik yaklaşanların varlığı bizi asla ve asla bu mazlumiyete duyarsız kalmaya sürükleyemez...

Biz müslümanlar olarak yüzyılların getirdiği bilinç kaybından ve güç zaaflarından dolayı kendi modelimizi inşa edemediğimiz için çağın getirdiği modellerle meseleleri konuşuyoruz. Bu bilinç kaybından ve olayların girift girdabından dolayı mevcut sunulan modellerle meselemizi geçici çözebiliriz lakin esas olanı inşa etmiş olmayız. Esas olan inşa edilmedikçe sorunlar her zaman tezahür edecektir. 

Bugün esas olan bir milliyetçi yapıya  karşı başka bir milliyetçi yapı  inşa etmek değil; mevcut milliyetci düşünceleri, İslam toplumları üzerindeki belirleyiciliğini bertaraf etmektir. Kimi  sebep olan, kimi sonuç olan bu milliyetçi ilişki, Ortadoğu toplumlarının merkezine Avrupa'dan yerleştirilmiş sancılı bir düşüncedir.

Bu düşüncenin bertaraf edilmesi için bilinçli Müslümanlar mücadelelerini ortaya koyup mevcut milliyetçi aklı ve ahlakı geriletmeye dönük çaba sarf etmesi gerekirken, maalesef bu kesimlerde bazı tarihsel olaylardan ve yaşanan çatışmalardan dolayı kendini bir başka milliyetin savunucusu olmaktan alıkoyamamaktadır. Özellikle Ak parti iktidarında ortaya çıkan muhafazakarlığın yogun milliyetçi duygular barındırması İslami camialarda derin biliçsel yaralar açmıştır. Milli olan herşeyi İslami, İslami olan herşeyi millilikle özdeşleştirmeye kadar süreç gitmiştir. 

Eger milliyet, kavim ve farklılık olgusu islami düzlemde ve ilahi olandan kopmadan kendi içerisinde bir yönetime dönüşmüş olsaydı belki bugün bunlar küresel şartlardan ve hayatın pratiğinden dolayı mazur ve makul karşılanabilirdi. Fakat gelişen süreç birbirini tanımaya, tamamlamaya ve ilahi olanda bütünleşmede değil çatışmada, ötekileştirmede, çıkarda işliyor.

Öteki ve çatışma üzerinden kurgulananlar, mevcut büyümeden sonra tekrar bir başka öteki ve çatışmaya sebebiyet verecektir. Özünde bencil olan milliyetçilik kendisine hak gördüğünü bir başkasına hak görmeyecektir. İster muktedir milliyetçilikler olsun, ister mazlum milliyetçilikler olsun özünde tahripkardır. 

Müslüman aydınlar öncelikli olarak İslam coğrafyasındaki mevcut milliyetçi akılları, güçleri, sembolleri geriletmenin mücadelesini vermelidir. Bu mücadeleyi vermeden, milliyetçi değerler ve söylemler üzerine kendisini inşa etmiş sistemlere bir şey demeden, bunların zulmü sonucu kendisini bir başka milliyetçi devlet kurmaya mecbur görenlere sürekli yönelmeleri doğru değildir. Mevcut hataları geriletmeden o hatalardan yola çıkarak kendini doğuran yeni hataları önleyemezsiniz.

Çağımız İslami düşünce aydınlarının ve mücadele adamlarının kendi ülkelerinden başlamak üzere Ortadoğu'yu kan ve ölüm tarlasına sürükleyen, özünde iktidar olup görüntüde milliyet ve mezhep olan tüm akım ve akılları geriletecek bir sürecin öncüsü olmalılar. Oynanan oyunları görmek ve bozmak istiyorsak bunu becebilmeliyiz. Aksi takdirde asla ve asla kendimiz olamayız, bölgemizdeki savaşları durduramayız.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN