29-04-2008 14:08

Peygamberlerin misyon ve mücadelelerini gündem etmeliyiz

`Bugün bize düşen Hz. Musa’nın kim olduğundan, hayatından, mucizelerinden, mucizelerinin gerçek olup olmadığından daha çok, onun kişiliğinden, misyonundan ve mücadelesinden haberdar olmaktır. Tüm elçileri böyle ele almak ve onların bu yönlerini örnek almaktır.

Peygamberlerin misyon ve mücadelelerini gündem etmeliyiz

Özgür-Der Çorum Şubesi'nin "Müstezaf –Müstekbir Çatışması ve Musa (.a.s) Örneği” başlıklı seminerinde konuşan Lokman Örskaya, dünyadaki gelir adaletsizliği ve bunun sebep olduğu sefaleti istatistik bilgileri vererek gözler önüne sererek, “Mü'minler şu Kur'ani gerçeği çok iyi bilmelidirler ki, zulme karşı mücadele etmemek, umursamaz bir tavır takınıp sessiz kalmak; zulme ortak olmak, zalimlere destek olmak ve azmalarına neden olmaktır. Bu nedenle mü'minler, küfre karşı hiçbir şekilde sessiz kalamazlar ve her vesile ile zalimleri ve onların destekçilerini iman etmeye davet ederler" diye konuştu.

 

Yeryüzünde kendi egemenliğini mü'minlerin eliyle tesis etmek isteyen ve insanı (iman etmiş insanı) yeryüzünün halifesi kılan yüce Allah'ın (c.c.) iman edenlerden topluca kendi ipine sarılmalarını (3/103), aralarında sırdaşlık (9/16) ve velayet hukukunu oluşturmalarını (9/71), bölünüp parçalanmamalarını istediğini ifade eden Örskaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çünkü bölünüp parçalanmaları halinde zayıflayıp güçlerinin gideceğini ve böylece korkuya kapılacaklarını (8/46), mü'minlerin sorunlarını kendi aralarında halletmelerini ve sorunlarını Kur'an ve peygamberi örnekliğe/ sünnete götürüp çözmelerini (4/59) böylece topluca hareket edip yeryüzünde din tamamen Allah'a ait olup fitneden eser kalmayıncaya kadar mücadele etmelerini (2/193) istemiştir. Vahye uygun davranma şartı, Peygamberler için bağlayıcılığı esas olduğu gibi bu bağlayıcılık aynı zamanda Müslüman şahsiyetleri de kapsar. Bu nedenle Müslümanlar, Peygamberleri model alarak,  onlar gibi hareket etmek zorundadırlar. Bu hareket, Müslüman şahsiyetlerin dünya hayatını kurtardığı gibi ahiret hayatını da kurtarmaktadır. Müslüman şahsiyetler hedefe ulaşmak için her yol mubahtır anlayışıyla hareket edemezler yani takiyye yapamazlar. Çünkü emrolundukları gibi dosdoğru hareket etmek zorundadırlar. Müslümanlar, çağımızdaki zulüm ve diktatörlüğe karşı bu İbrahim’i tavrı kuşanmalı, Musa vari mücadelesini sürdürmelidir. Aksi halde hem zulme karşı bir başarı elde edemezler, hem zulüm altında hayatları boyunca inlerler, hem de yüce Allah (.c.c) indinde hesaplarını veremezler."

 

Örskaya şöyle devam etti: "Bugün bize düşen Hz. Musa’nın kim olduğundan, hayatından, mucizelerinden daha çok onun kişiliğinden, misyonundan ve mücadelesinden haberdar olmaktır. Mucizelerden ve mücadelesinden ne anladığımızı sorgulamaktır. Sadece Hz. Musa için değil tüm elçileri böyle ele almak ve onların bu yönlerini örnek almaktır. Zira bize ne bir elçi ne de mucize gelecektir. Ne yapacağız o zaman? O elçilerin yaşadıkları durum başımıza geldiğinde neler yapacağız? İşte bunların cevabı için o mucizelerden ve mücadelelerinden bir sonuç çıkarıp uygulamaya koyabilmeliyiz. Ne yapıyordu Firavun? Büyücülerine büyüler sihirbazlıklar yaptırarak halkını korku ile baskı altına alıyor onları kendine kul köle yapıyordu. Bu gün bizler nice sihirbazların iliz yon gösterilerine şaşırıp kalmıyor muyuz?

Bütün sorunların çözümü için tek bir adresi vardır.  Bu adres, her şeyi en iyi programlayan ve her şeye en mükemmel yol haritası hazırlayan, Âlemlerin Rabb’i olan Yüce Allah ve O’nun vaz ettiği İslam dinidir ve bunun kaynağı ise tartışmasız Kur’an-ı Mubin’dir.”

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !