Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
Süleyman DİLMEN - 22/08/2007 - 13:07
Tevhid olmadan iman olmayacağı gibi, çok yaygın olan Şirk bulaşmış iman ise, kişiyi, tevbe etmediği taktirde kesinlikle kurtuluşa götürmez.

Çok merhametli ve en iyi koruyucu Allah adına.
Kur’an'da en çok önemsenen ve bahsedilen konu Tevhid ve Şirktir. Tevhid olmadan iman olmayacağı gibi, çok yaygın olan Şirk bulaşmış iman ise, kişiyi, tevbe etmediği taktirde kesinlikle kurtuluşa götürmez. (Bkz. 12/Yusuf 106 , 16/Nahl 51, 4/Nisa 48, 4/Nisa 116, 3/Ali imran 151ve İhlas suresi.)
Tevhid şirkin tam anlamıyla zıttıdır. Ancak gizli şirk bulaşmış birçok imanın varlığından bahseden ayetler mevcuttur ki Kur’an’ı musiki ve ölülere bağışlanan bir kitap gibi görüp manasına tenezzül etmeyen ( Hak/ gerçek doğru yol rehberinin ne dediğini merak etmeyen)ler maalesef bu ayetlerin varlığından habersizdirler.
Bu ayetlere rağmen klasik islami anlayışlar tevhidi: kelime-i tevhid cümlesini ikrar (söylem) ile sınırlamışlardır. Çünkü sürekli Allah’ın yaratıcı sıfatını insanlara anlatmaya çalışıyorlar. Halbuki, Kur’an’ın üzerinde durduğu durum hiç mi hiç bu değildir.
Kur’an Mekke müşrikleri ve önceki dönem müşriklerinin çoğunun Allah’a inanma problemlerinin olmadığını, ancak Allah’a doğru iman problemlerinin olduğu için Şeksiz ve Şirksiz İmanın zorunlu varlığının üzerinde çok fazla durmaktadır. Lakin birçok illam ülkesinde; bilhassa ülkemizde abdesti bozan konuların işlenmesi çok öneme haizken, tevhidi bozan şirk unsurları(açık, gizli, küçük, büyük şirkler) nerdeyse hiç anılmıyor. Sanki hiç şirk problemimiz yokmuş gibi hareket eden bu taklitçi/ gelenekçi zihniyetin ıslahının Kur’an’a doğru iman ile söz konusu olduğu malumunuzdur.
Tabii ki şirk’i yanlış anlayan ve pardesülerdeki vatkanın varlığının, şeyhe bağlanmamanın, onunla rabıta etmemenin tevhidi bozan şirk unsurları olduğunu iddia eden, kalabalık cemaatlere sahip, birbirlerinden el alarak kutsal silsile(!) şeyhleri olanlar nasıl ve niye dursun, Kuran’a, Allah’a, Peygamber’e, cennet-cehenneme vs. doğru iman üzerinde. Hele bu silsile zatlarının sadece isimlerini sayarak sevaplar kazanacağına inanıyorlar ki, bunun üzerinde durmaya gerek yok herhalde.
Önce Kur’anda geçen ve maalesef geleneğimizde –Kur’an genelde anlaşılmak maksadıyla okunmadığı için, yani ayetler üzerine tefekkür edilmediği için- neredeyse hiç mi hiç anlaşılmayan bazı çevrelerce bilerek doğru anlaşılması istenmeyen kavramların tanımı üzerinde kısaca duralım. Bu tanımlar için faydalandığım en temel eserler Mevdudi’nin “Kur’an’a Göre Dört Terim” ve Yusuf El Kardavi’nin “Tevhidin Hakikati” adlı eserleridir.
İlah: Otorite sahibi, kanun koyan, hayat tarzı öneren, ibadet edilen, ihtiyaç duyulan, yol gösterici olan, en fazla sevilen.
Rab: Eğiten, besleyen, yönetici, yönlendirici, efendi, sahip.
İbadet: (Herhangi bir kimse, nesne, güç vs’ye) kul olmak, boyun eğmek, itaat etmek, bağlanmak, yönelmek.
Din: Yol, ceza/hesap, kural, kanun, otorite, şeriat.
Tağut: isyan eden, baş kaldıran: Kur’anda şeytan ve adamları için kullanılır.
Zulüm: Hakkı hak sahibine eksik vermek ya da başkasına vermek.
Tevhid: Birlemek, tekleştirmek manalarına gelir. Başka bir deyişle Allah’ı zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde tek kabul etmek, eşi ve benzeri olmadığına iman edip ibadet ile de O’nu birlemektir. Yani ibadeti ondan başkasına yapmamak ve yalnız ona has kılmaktır.
Şirk: Ortak koşmak manasına gelir. Başka bir deyişle Allah’ı zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde ortak kabul etmek manasına gelir. Kısaca şirk: Allah’a ait herhangi bir özelliği/sıfatı başka birine ister Allah ile birlikte ister ondan bağımsız olarak her hangi bir şahıs, rejim, simge, ideoloji, şeytani bir güç , nesne, soyut kavramlara vs. az ya da çok oranda vermektir.
Kelime-i Tevhid: La ilahe illallah: Allah’ın dışındaki ilahlara hayır, sadece Allah’a evet manasına gelir. Yani diğer ilahların hiçbir ilahi özelliğni kabul etmemek ve onlara ona göre davranmak manasına gelir. Bir müslüman diğer ilahlardan inancımızı temizlemeden Allah’a doğru iman gerçekleşemez. [Muhammedur Rasulullah (Muhammed, Allah’ın rasuludur) ifadesine de iman etmek Kur’an’a göre farzdır.]
İlah üzerine: Sahte ilahlar aslında dinimize göre ilah değildir, ama sahte/batıl dinlere tabi olanlar onları ilah gibi görürler. Kur’an’a göre birçok ilah vardır. İnsan’ın nefsi bile ilah olabiliyor.
Ayetler:
19/ Meryem 81: Çünkü böyleleri, kendilerine güç ve statü olurlar diye, Allah'tan başka varlıkları ilahlar edinirler.
46/ Ahkaf 5: Allah'ı bırakıp onlara ne şimdi, ne de Kıyamet Günü cevap veremeyecek olan ve kendilerine yalvarıldığının bile farkında olmayan (ilah)lara yalvarıp yakarandan (dua, rabıta vs. ile onu/onları çağıran’dan) daha sapık kim olabilir? (Fatiha da günde en az 17 kez Allah’ım yalnız senden yardım isteyeceğiz diye söz veriyoruz, ama bazıları inatla başkalarını Allah’a yaklaşmak için vesile ediyor, kabirlerden vs. medet umuyor.)
16/ Nahl 20-22: Allah'tan başka o yalvarıp yakardıklarınıza gelince -bunların kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre- hiçbir şey yaratamazlar;hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Sizin ilahınız Tek İlahtır; ne var ki, ahirete inanmayanların kalpleri bunu, boş bir kibir yüzünden, kabule yanaşmıyor.
Mevdudi’den bir tefsir: “Buradan açıkça anlaşılıyor ki sahte ilahlardan maksat ölmüş insanlardır. Çünkü melekler hep diridir. Ağaç ve taştan putlar isezaten canlı olmadığı için tekrar dirilmesi söz konusu değildir.”
Halbuki bazı insanlara aşırı tazim gösterip herşeylerini ona teslim edenler (ör: bir şeyh’e bağlılık şarttır, düşüncesinde olanlar) bu ayetlerdeki ilahları hep taştan put saymış ve bu ayetlere dikket kesilmemişler, şirklerini meşrulaştırmaya çalışmışlardır. Hristiyanlar Hz. İsa’ya ve rahiplerine, yahudiler hahamlarına ve Uzeyr’e, tarikatçılar ise şeyhlerine ve ğavs diye nitelendirdikleri evliyalara (!) ilahlık özellikleri vermişlerdir: Duayı ölü de diri de olsa işitme, duayı uzakta ya da yakında olsa da işitme, hata yapmama, ihtiyaçları giderme, kanun koyma, şefaat etme, ayetlere ve sahih hadislere açıkça ters konuşma tasarrufu özellikleri ile tarikatçiların çoğu böyle inanarak onları ilah edinmişlerdir. [veli kavramı için şu ayete dikkatle yoğunlaşalım:
7/ A'râf, 3: "Rabbinizden size indirilen Kitab’a uyun; ondan başka velilere de uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz.” (İlah kavramı için ayrıca: 2/165, 9/31, 25/43, 23/91, 42/21, 16/51, 43/84, 13/30 ayetlerine lütfen bakınız)
Rab üzerine: Kur’an’a göre: İnsanları terbiye eden, ihtiyaçlarını gideren, dualarına icabet eden, yönelinilmesi gereken, itaat edilmesi gereken sadece ama sadece Allahtır.
Ayetler:
73/ Müzzemmil 9: (O'dur) doğunun ve batının Rabbi; O'ndan başka ilahlara hayır (deyiniz): öyleyse, kaderini belirleme gücünü yalnız O'na izafe et
(Rabb kavramı için ayrıca: 26/77-80, 7/85, 23/84-90 ayetlerine lütfen bakınız)
İbadet üzerine: Kur’an’a göre ibadet/kulluk yalnız Allah’a olmalıdır. En fazla kimi/ neyi sever, sayarsak ona ibade etmiş oluruz Allah korusun. Yalnız Allah’ın karşılayacağı birşeyi-arkadaşım kalemini verir misin gibi basit istekler hariç- Allahtan başkasından istrersek ibadet etmiş ve şirke düşmüş oluruz Allah korusun.
Ayetler:
2/ Fatiha 5: Yalnız Sana ibadet eder; ve yalnız senden yardım dileriz/ istiane de bulunuruz.
72/ Cin 18: Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).
-Bu apaçık ayaetlere rağmen, birçok tasavvufçuya göre kutup ve gavs oldukları iddia edilen kişilerden gaybi anlamda yardım istenebilir: İsmailağa Cemaati Nakşibendi şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Ruhul Furkan adlı tefsirinde (c.2, sh. 82) bakınız ne yazıyor: “İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabirlerdeki ölülerden yardım isteyin.”
(İbadet kavramı için ayrıca: 36/60, 6/102, 77197, 11/23 ayetlerine lütfen bakınız)
Din üzerine: Kur’an’a göre çok çeşitli dinler/yollar vardır. Hak din ise sadece İslamdır. Yahudilik ve hıristiyanlık ise önceki dönemlerde peygamberlerin tebliğ ettiği islamın tamamlanmamış hali olan haniflik dininin bozumuş halleri olup muharref din olarak bilinirler. Aynı zamanda bu dinler batıldır. Her dinin kendine has faydalı faydasız ölçüsü vardır. İslam dinine alternatif birçok gizli dinler mevcuttur. Bunlara gizli dememin nedeni batıl oldukları ve kabul edilmeyecekleri halde müslüman okumamış (Kur’an cahili) halk tarafındandin olarak bilinmemeleridir. Halbuki islam, tamamen ve sadece Allah’a teslim olmaktır, diğer tüm ilahları reddetmektir. Sahte ilahlar Alah’a rağmen kanun koymaktadır. Ör: Satanizm, Ateizm gibi sonu –izm, -lık, -lik ile biten ideolojiler kendilerine göre faydalı- faydasız ölçüleri olan/ kanunlar koyan İslam’a alternatif birer dindir. Bu dinleri ortaya koyan ise sahte bir ilahtır. Bu kanunları kabul edip uygulayan kişi ise o sahte ilahı, ilah kabul etmiş ve ona ibadet etmiş, müşrik biridir. 
Ayetler:
3/ Ali imran 83: Onlar Allah'a imandan başka bir din/ itikat mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yeryüzünde olan her şey isteyerek veya istemeyerek O'na boyun eğer, çünkü her şey (sonunda) O'na dönecektir.
(Din kavramı için ayrıca: 8/39, 39/2-3, 16/52, 10/105, 109/6 ayetlerine lütfen bakınız) 
Şirk üzerine: Kur’an’a göre şirk, tevbe edilmezse/gönülden pişman olunup tamamen terk edilmezse yüce Allah’ın kesinlikle affetmeyeceği en büyük zulümdür. O yüzden tüm şirk çeşitleri iyi öğrenilmelidir. Mesela; üfürükçülük, müneccimlik, kahinlik, uğursuzluk düşüncesi, cincilik, muskacılık, heykelcilik, büyücülük, falcılık ve türleri, Allah’a ölü/diri bir kimseyle tevessül, Rabıta, Allah’tan başkası adına yemin etmek/ kurban kesmek, nazar boncuğu vs. şirk türlerindendir. Bunlara sevgi ve ilgi beslemek de şirktir. (Bu konuda günümüzün en büyük alimlerinden Yusuf El Kardavi’nin Tevhidin Hakikati eseri mutlaka okunmalıdır.)
Ayetler:
12/ Yusuf 106: Ve onların(insanların) çoğu imanlarına şirk bulaştırmaksızın Allah'a inanmazlar.
39/ Zümer 36: ALLAH kuluna yeterli değil mi? Ama seni, O'ndan başka (kulluk yaptıkları sahte ilah)ları ile korkutuyorlar! Allah kimi saptırırsa artık onu yola getiren bulunmaz.
(Şirk kavramı için ayrıca: 22/12, 22/31, 22/62, 22/74-75, 31/20-21, 16/20-21, 2/254 ayetlerine lütfen bakınız) 
Tevhid ve Şirk üzerine faydalandığım ve okunmasını tavsiye ettiğim eserler:
1. KUR’ANI KERİM MEAL VE TEFSİRİ- MUHAMMED ESED- İşaret yay.
2. Açıklamalı KUR’ANI KERİM ve Meali- MEVDUDİ- İnkılap yay.
3. Kur’anı Kerim Tefsiri 10 Cilt -Seyyid Kutub- Dünya Yay.
4. 
www.islamvehayat.com sitesi Akaid bölümü
5. Tevhidin hakikati- Yusuf El Kardavi- Özgün yay.
6. Kur’an Kavramları CD’leri 1-2 - Ahmed Kalkan- Kalemder Derneği ve Özel Fm
7. İslam ve Dört terim- Ali Karlıbayır - Dünya yay.
8. İman ve Bilinç- Şükrü Hüseyinoğlu - İtidal yay.
9. İman risalesi- Mustafa İslamoğlu - Düşün yay.
10. Kur’an Işığında Tarikatçılığa Bakış - Prof.Dr. Abdülaziz Bayındır- Süleymaniye Vakfı yay.
11. Müslümanın Akaidi - Ahmed Kalkan - Rağbet yay.
12. İslam İnancı- Muhammed Kutup - Risale yay.
13. Kur’an Işığında Aracılık ve Şirk - İ.Ü İlahiyat’tan Prof.Dr. Abdülaziz Bayındır- Süleymaniye vakfı yay.
14. Sünnetten Çağa Elli İki Mesaj- M.Hayri Kırbaşoğlu- İlahiyat yay.
15. Tarikatta Rabıta – Nakşibendi şeyhi İken Kur’an’a yönelip şeyhliği terk eden Ferid Aydın - Süleymaniye Vakfı yay.
16.  Tasavvuf ve İslam- İbrahim Sarmış- Ekin yay.
17. İslami Kavramlar- Mevdudi- Pınar yay.
18. Vahiyden Kültüre- Celaleddin Vatandaş- Pınar yay.
19. Kur’an’a Göre Dört terim- Mevdudi- Pınar yay.
Not1: Bu çalışmamız Tevhid ve Şirk üzerine sadece doğru ön fikir vermek için kaleme alınmıştır. Kapsayıcı bilgiler içermez. Özellikle az ve öz bilgiler içeren 5. Ve 6. Tavsiye eserler mutlaka  edinilmelidir. Not2: Ben inşaallah sadece Rasulullah’ın sünnetini ıslah niyetiyle yola çıkıyorum, Kur’an’ın apaçık ayetlerini kalabalık cemaatler kırılmasın diye terk edemem. Zaten Kur’an’a göre çokluk doğruluk ile orantılı değildir. (Bkz. 6/116) Hatalarımı, doğru halini sunarak lütfen bildirin. Rabbim hakkın anlaşılması ve hidayette sabit kadem kalmamız için hepimize yardım etsin inşaallah. Yapıcı eleştirilerinizi beklerim. Esselamu aleykum ve rahmetullah (e-mail:
sdilmen@gmail.com )

8500
YORUM LİSTESİ
zülküf Arslan 13-02-2012, 19:30:49
Demir bey türkiyede tevhidin anlaşıldığınıda nerden çıkarıyorsunuz,tevhidin olduğu yerde vahdette olur ,kendini tevhid ehli zannedenleri bir araya topla bak nasılda hepsi ayrı telden çalıyor,bir defa yeryüzünde islam ümmeti,cemaati,islam coğrafyası diye bi tanımlama yok şimlidk,çünkü islam cemaati,coğrafyası haytının her alanını Allahın hükmünden Alan topluluktur.Ayrıca islam iki temel ayağa bağlıdır.1. Topluca Allahın dinine sarılmak,2.Ayrılığa düşmemek..Ayrıca Allah adına hüküm veren kim sadece Allahın hükmünü beyan etmişim..yani her tevhid ehliyim diyenin TEVHİD TANIMIDA,FARKLI...Ben türkiyede tevhidin anlaşılmdığının kanaatindeyim..Bi önceki yorumumda ismini verdiğim ravi yazarlar,kendileri için demokrasi şirk,bilmiyene göre değil diyorlar,bu bile onların tevhidi anlamadıklarının belirtisidir...islamda metod Allahındır,kulların değil ve tebliğdeki metodda rabbani olmadıkça,nebevide olamaz...zihindeki tevhidi değişim olmadan,fiili bi tevhidi yaşamak imkansızdır..
 
muratbey 15-12-2011, 09:14:44
"Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sahipleridir." (Zümer 18)
 
DEMİRBEY 27-11-2011, 21:45:06
Sayın Zülküf bey yazı harika bunu sende anlamışsın ama bir kaç alıntı nedeniyle itiraz da bulunuyorsun.İtiraz ettiğin kiş iler islama ve tevhide kafa yoran ve bilgili zeki insanlar. İslam şimdiye kadar kafası çalışmayan daha doğrusu çalıştırılmayan tekelcilerin elinde oyuncak yapıldığı için bak bütün islam mensupları yerde sürünüyor. Ayağa kalkabilmemiz ancak, tevhit inancının, kafası çalışan kardeşlerimizin araştırma ve izahları ile saf bir şekilde ortaya konması, hurafe ve menkıbe anlayışından uzaklaşmamız ile mümkündür.Allah diyeni koruyup yanlışı varsa ikaz etmek gerek, dışlamak yada Allah adına hüküm vererek suçlu ilan etmek değil.
 
Zülküf arslan 13-07-2011, 19:38:49
İlah: Otorite sahibi, kanun koyan, hayat tarzı öneren, ibadet edilen, ihtiyaç duyulan, yol gösterici olan, en fazla sevilen.
YAZIDAN ALINTI DIR...

Tamamda güzel arkadaşım bi yandan bu tür açaıklamalara yer veriyor ve doğru tespitte bulunduktan sonra HİÇTE BU YÖNDE AÇIKLAMALARI OLMAYAN,yusuf el kardavi,mustafa islamoğlu vb,tağutun seçmenlğini hiçte itikadi görmeyen aksine SEÇMENLİK YAPMAYANLARIDA,ZALİM[KAFİR] likle itham edenlerden nasıl nakiller veriyorsunuz hayret...Ayrıca askerliği ve askerde ölenleri şehid dirler diyen abdulaziz bayındır ve demokrasiyi bilenler için şirk batıl bi din bilmeyenler içinde MAZARET KABUL EDEN AHMED KALKAN lardan nasılda nakil yapıyorsunuz BU NASIL Bİ TEVHİD ANLAYIŞIDIR Kİ KÜFRÜ KÜFÜR GÖRMİYENLERİ KAFİR OLMADIKLARINI SAVUNANLARDAN NAKİL YAPIYORSUNUZ....Biraz düşünmek lazım TEVHİDİNİ ALLAHA GÖRE YAPANLAR,İTİKATTE SAKAT FİKİRLERİN SAHİPLERİNDEN NAKİLDE YAPMALARI İSLAM DIŞIDIR..

TEVHİDİ HALKA GÖRE DEĞİL HAKKA GÖRE OLANLARIN ALİMLERİDE İTİKATTE SAPMIŞ FİKİR SAHİPLERİNDEN OLAMAZLAR VE TEVHİDİ HAKKA GÖRE OLANLAR HAKKI VE BATILI APAÇIK AYIRD EDEMEYENLERDEN NAKİLLERDE YAPAMAZLAR...Yukarda isimlerini zikrettiğim yazarlar maalesef HAYATINDA ŞİRK OLAN ATALARININ DİNİ ÜZERİNDE OLANLARI VE ÜLKELERİDE MÜSLÜMAN GÖRMEKTELER HATTA YAZIYI YAZAN KİŞİDE TÜRKİYE VE BU ŞEKİLDE Kİ İSLAMİ ÜLKELER GİBİ Bİ TANIM KULLANMIŞ BUDA HAKKI BATILLA KARIŞTIRMAKTIR...ALLAHIN HÜKMÜYLE HÜKMETMEYEN TOPLUMLAR KAFİR TOPLUMLARDIR İÇLERİNDE FERDİ MÜSLÜMANLAR OLSALARDA VE kafir toplumlarada Allah hidayet vermez maide 67... YUKARDA İSMİNİ ZİKRETTİĞİM YAZARLAR BİLMEMEYİDE MAZARET GÖRENLERDİR VE BU YÖDE KİŞİ ŞİRKİ BİLMİYORSA BİZİM MÜSLÜMAN KARDEŞİMİZDİR BİLE DİYE BİLİYORLAR VE BU YÖNDEKİ VİDEOLARIDA AÇIKLAMALARI MEVCUT....
 
ADEMOĞLU 15-06-2010, 19:42:21
Allah ın rahmeti üzerinize olsun.
Tevhit ve şirk kavramına kurani bakışınız safların ayrılmasına güzel bir örnek olmuş zaten islami anlayışı şekle bicimlere ayıranlar konuya kurani bakışla değilde ıslamda yeri olayan ayrılıkçı fikirlerin bakışıyla inananlar var.
Öyleki kitabı sadece arapca okuyup mealine bakmayı yanlış sayanlar,,risale ve lemalar okuyup kitabın hayat üzerine hakikatını beşeri fikirleri ilahlaştıranlar var.
Bunlar kendilerine islam olarak baktıkları için gerçek kuran islamını görmemekte,göremedikleri içn yaşayamamakta yaşayamadıkları için müşriklerle aralarında hiçbir fark kalmıyor.
 
Uğur Berk 09-02-2010, 01:11:48
Yazar Süleyman kardeşimizin bu nev'i güzel yazılarını yeniden görmek düşüncesiyle...
Zira kendisinin uzun zamandır yazılarını göremiyoruz.Ondan nice böyle güzel yazılar görmeyi bekleriz.Sevgilerle...
 
Uğur Berk 04-02-2010, 01:14:14
Hakan arkadaş konuyu çok yanlış yerlere çekmiş. Tabiat olaylarındaki şartların oluşması ile insanın eylemleri arasında ilgi kurman çok tutarsız ve yanlış olmuş.
Ne alaka yani !!!!
Müslüman ,Allah'ın emrettiği gibi ibadetini
yapmak zorundadır.Öyle kafana göre vesile edinemezsin.Ayrıca Peygamberlik vazifesini bu konu ile ilgilendirmen de çok yanlış. Peygamberler, bize hiç bir zaman tasavvufçuların yaptığını öğretmemişlerdir.
Öyle kafanızdan şeyler ekleyip bunları da tabiat olayları ya da Nübüvvet gibi konularla kıyaslamaya kalkmanız çok yanlış.
Biz buna fıkıhta "batıl kıyas" diyoruz.
 
hakan 24-09-2008, 15:48:16
Herşeyin oluşumu için bir vesilenin varlığını inkar etmek olaylara yüzeysel bakmayı gerektirir bence ...Çünkü yağmurun yağışı , suyun ısınması , mevsimlerin oluşu gibi tabiatta meydana gelen olaylarda bir takım şartların oluşması gibi ,insanlarında eylerm ve söylemlerinde sebepler , vesilelerin oluşu, bunun şirk ile ifade edilişini gerektirmez.Zor bir iş yaparken bir insandan yardım dilemen , hasta olduğun zaman şifa için doktordan medet umman vs şirk değildir , şirk olan bunların Allahın kudretinden bağımsız olarak telakki etmektir. Yusuf (a.s) hadisesinde Yakup (a.s)ın gözlerinin gönderilen gömlek parçasıyla iyileşmesi vesile değil mi , Allah gömlek olmadan buna kadir değil mi ? İbni Abbas' ın 2. halife döneminde kurak hava şartları nedeni ile yağmur duasına götürülmesi , yine ayetlerde peygambere (s.a.a) hitaben çevresinde bulunanlar için bağışlanma dileme isteğinde bulunulması ...vs Tevhid , ubudiyeti ,uluhiyeti ve rububiyeti Sadece Allah a has kılmaktır , bir insanın bir büyük önderi vesile kılması bu cihetten değidir , bunu yapan o insana ilahlık vasfetmediği gibi ona ibadette etmiyor ki Allahu Teala rivayetlere göre 124 bin nebi insanlık için görevlendirmiştir, bu kadar insana ne gerek vardı ki Allah direk insana hitap edemezmiydi? Ki bu anlayışa göre dünyada müslüman kalmaz ki ehli sünnet bu anlayışa inanıyor , ehli beyt mektebi , tasavvuf , irfan ehli hepsi inanıyor , bu konuları hep aynı düşünce etrafında toplanan ,öncekileri tekrardan başka bir şey olmayan kişilerin dışında , bunu savunanlarıda okumak lazım , örneğin ehlibeyt mektebinin bu meseleyi savunmasının gerekçesini okuyabiliriz , tasavvufun bu konudaki gerekçesini okuyabiliriz. Bunların tezatlarını okuyarak ne derece hakikate ulaşabiliriz vesselam
 
Uğur 19-07-2008, 23:17:09
Çok güzel bir yazı.Ellerine sağlık.
 
tiryandafil 30-12-2007, 21:48:13
Allah akıl fikir versin ne diyeyim...Allah hidayet nasip eder insallah...
 
salih 15-09-2007, 15:38:20
selamun aleykum kardeş yazını okudum hakikaten emek verdiğin belli oluyor allah yolunu açık etsin inşallah bu başlangıç daha iyi noktalara gelir
 
iskicap 15-09-2007, 12:00:16
Selam ' Tevhid önemi kavranabilinmiş olsa , bu kadar hadis ortalıkta dolaşırmı sizce ? Takvim yapraklarında farklı kişi isimleri fakat genellikle aynı yayın evlerinin ticari manevrası halinde bir çok eve giriyor. çalışmalarınızda insanları bilgi ile karşılaştırmanızdan memnun 'um. saygılar ..
 
erhan 11-09-2007, 10:31:22
Selamun Aleykum öncelikle yazıyı yazan arkadaşım için Rabbime dua ediyorum inşaAllah ilmi dahada artsın. Müslümanlar vefatından sonra gidip Resulullah kabri başında dua etmemiştir. Yani ondan ne himmet ne yardım istemiştir. Zira bu şirktir. Eğer öyle bir kavram islam dini terimleri arasında olsaydı Allah'ın(c.c) resulünden (a.s) himmet istenirdi. Fatiha Suresini namazlarımızda boşa okumuyoruz: "Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz Rabbimiz" diyoruz. İnşallah düşünen, kafa yoran kimseler olalım. sadece alimler anlar deyip Kur'an'dan uzaklaşan kullar olmayalım ...
 
hasan basri 10-09-2007, 23:14:55
yazılarınızı çok faydalı buluyorum.






























































































 
MUHLİS AKARSU 10-09-2007, 00:24:12
TASAVVUF DEYİP GEÇMEYELİM TASAVVUF GÜZEL BİR KAVRAMDIR .İSLAMİ BİR KAVRAM OLMAMASINA RAĞMEN ÇOK GÜZEL BİR ANLAMI VAR .İNSANIN İÇSEL MANADA OLGUNLUĞA ERİŞMESİDİR. İNSANI KAMİL OLMANIN TEKAMÜL ETMESİDİR.
 
alper 09-09-2007, 15:48:30
İRFAN MEKTEBİ KARDEŞİM MESELENİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ KAVRAMIŞ. TÜRKİYEMİZDE YENİ YENİ İSLAMLA TANIŞIRKEN ZANNEDİLDİ Kİ ÜLKEMİZDE HEMEN HER ŞEY DEĞİŞECEK. AMA ÖZ YOKTU. MÜSLÜMANLAR BİR ARAYA GELDİ Mİ BİRBİRLERİ İLE HEMEN TARTIŞMAYA VE AHLAKİ OLMAYAN TAVIRLAR SERGİLEMEYE BAŞLAR KENDİNİ İLLA İSPATI BEN DEMEKLE OLURDU. SONRA HÖT DEYİNCE KİMSE KALMADI. NEDEN Mİ? HERKESE GÖRE BİR DİN VARDI VE ÖZ YOKTU. DİN SADECE 2 DÜNYANIN SAADETİ İDİ(ELBETTE ÖYLEDİR) AMA İMTİHAN SIRRINDAN ÖTE İDİ. MÜSLÜMANLARA KURANI RASULLAH ÖĞRETMİŞ VE ONUN REHBERLİĞİ İLE ANLAMIŞLARDI ARDINDAN KENDİ VASİSİNİ TAYİN ETMİŞTİ. O YOLU TAKİPM ETMEYEN GEMİYE BİNMEYEN BİR YÜZÜCÜ HALİNE GELİR VESSELAM
 
eftal 08-09-2007, 22:02:21
Oncelikle gunumuzde tabu niteligi kazanmıs olan ve kimsenin bırakın elestirmeyi uzerinde dusumeye bile cesaret edemedigi bir alan uzerine yazınız ne yazık ki .İslam kesinlikle Allah'ın tek ilah oldugunu ve dolayısıyla da hayatımızdaki tek hukum koyucu oldugunu vurgular.(BKZ:Seyyid Kutub İslam Dusuncesi)Hal boyle iken de ne şeyhlerin, ne cemaat liderlerinin, ne de tasavvuf ehillerinin hayatımızda bir yeri yoktur artık.
 
murat eraslan 08-09-2007, 21:50:07
Bismillahirrahmanirrahim
12/ YUSUF 2: Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümsersiniz. -Tevrat ve İncil Arapça değildi-
41:44 Eğer bu (ilahî kelâmın) Arapça dışında bir dilde (indirilmiş) bir hitabe olmasını dileseydik, onlar, (şimdi onu reddedenler,) bu defa, "Neden onun mesajları anlaşılır bir şekilde ifade edilmemiş? Hayret! Arapça dışında bir dil(de indirilmiş bir mesaj bu) ve (tebliğ eden de) bir Arap (elçi)?" diyeceklerdi. De ki: "Bu (ilahî kelâm,) iman edenler için bir rehber ve bir şifa kaynağıdır; ona inanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir sağırlık var ve bundan dolayı (Kur’an) onlara kapalı, anlaşılmaz gelir: onlar çok uzaklardan seslenilen (insanlar gibi)ler".
bu kadar apaçık ayetlere rağmen
İnsanlar niye meal düşmanı olur anlamam.
herhalde hakkın anlaşılmasını istemiyorlar.
hakkı öğrenmek için Kur'andan başka hangi kaynağn anlamını okursak sorun yok! Sadece kur'an'a gelince sorun var! Allah Rasulu (a.s) "Kurtuluş kur'andadır"(Tirmizi) buyurdu. Ama bizim her kafadan bir sesin çıktığı, herkesin hak bende dediği, fırkalaşmanın maksim haline geldiği bu zamanda hakkı ogrenmek için Kuranı anlamayacağız, aklımızı kullanmayacağız! sadece bize atalarımızın ovdugu meshur sahsiyetlerin, Kur'ana açıkça aykırı sozler soylemesine rağmen peşlerinden gideceğiz. Öyle mi? Peki bizi Allah'ın azabından onlar mı kurtaracak?
10/ Tevbe 100: ... (Allah) pisliği (rezilliği) aklını kullanmayanlara verir.
İtikadını Kur'an'dan öğrenen, sahih sunnetin yolunda yürüyenlere selam olsun

 
İRFAN MEKTEBİ 07-09-2007, 16:14:31
İNANCINDA İTİKADINDA SAMİMİ OLANLARA SELAM OLSUN.
ÖNCELİKLE ŞUNU İFADE ETMEK İSTİYORUM . MEVLANA VE MUHYİDDİNİ ARABİ HAKKINDA YAPMIŞ OLDUĞUNUZ ALINTI VE SİZE AİT OLAN YORUMLARINIZ SADECE SİZİ BAĞLAR . BU ŞEKİLDE Kİ YAKLAŞIMINIZ HAKİKATIN KENDİSİ OLMAMAKLA BİRLİKTE SADECE RASYONEL BİR YAKLAŞIMDIR .OYSA KURANA VE PEYGAMBERE RASYONEL BAKILDIĞINDA GEÇMİŞİMİZİDE GÖZ ÖNÜNE ALARAK HEP YANILDIK, ŞUNA HURAFE BUNA HURAFE BU TOPLUMDA CUMA BAYRAM KILINMAZ DEDİK . KANDİL GECELERİ BİDAT . TÜRKİYE DARUL- HARB .V.B ÖRNEKLERİ ÇOĞALTABİLİRİZ. SÜREKLİ İNSANLARLA GEÇİMSİZ OLDUK ,TOPLUMDAN TECRİD EDİLDİK .28 ŞUBAT GİBİ DÜŞÜNCEYE PRANGA VURMAYA ÇALIŞAN ENGELLEMELERLE MÜSLÜMANLAR SİNDİRİLDİ VE KENDİ KABUKLARINA ÇEKİLDİLER , EKONOMİK AİLEVİ V.B NEDENLERLE ÇEŞİTLİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA KALDILAR .KODESE ATILDILAR GÖZETİM ALTINDA TUTULDULAR .İNANCINI VE İMANINI ÖZGÜRCE YAŞAMA NOKTASINDA ÖZGÜRLÜKLERİ ELLERİNDEN ALINDI ,BENDE BU İNSANLARDAN BİRİ OLARAK 20 YIL GİBİ BİR ZAMANDAN BU YANA DEĞİŞİK BADİRELER ATLATTIM ÇOK KONUŞTUK ÇOK YAZDIK ÇOK ÇALIŞTIĞIMIZI İDDİA EDİYORUZ DOĞRU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZÜ VE HADDİDE AŞARAK HAKİKATIN KENDİSİNİN BİZATİHİ KENDİMİZİN OLDUĞUNU ZANNEDİYORUZ . AMA MAALESEF ÇOKK .......... BÜYÜK YANILGI İÇİNDE OLDUĞUMUZU HALA ANLAYAMADIK EN AZINDAN BEN KENDİ ADIMA GEÇMİŞİMDE YANILGI İÇİNDE OLDUĞUMU . TABİ BU ALLAHA TESLİMİYYET NOKTASINDA DEĞİL ,YANILGI KURAN VE PEYGAMBER YORUMU YANİ KURANI VE PEYGAMBERİ YANLIŞ ANLADIK BİZİM BU GÜN DÜŞTÜĞÜMÜZ BU YANILGIYA SADECE BİZ DEĞİL RESULULLAHIN VEFATINDAN BUYANA TÜM ÜMMET DÜŞTÜ .MESELA İMAM ALİYYİ MURTEZANIN DÖNEMİNE Bİ BAKALIM . DİNİ İNKAR EDEN VARMI HERKES MÜSLÜMAN .HARİCİLERİ RİVAYETLERE GÖRE SECDE ETMEKTEN ALINLARI NASIR BAĞLAMIŞTI İBADET NOKTASINDA ÇOK ABİT İNSANLARDI FAKAT HAKİKATIN İMAM ALİNİN YANINDA OLDUĞUNU ANLAYAMIYORLARDI NİYE BİLİYORMUSUNUZ .AYETLERE YAKLAŞIMLARI ÇOK SAKATTI .AYETTEN NE ANLIYORLARSA HEMEN UYGULAMAYA ÇALIŞIYORLARDI TABİ DOĞRU OLANI UYGULAYACAKSIN AMA ONLAR DOĞRU ADINA KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLANIYORLARDI SORGULAMA DÜŞÜNME TEFEKKÜR DELİL KAYNAK ARAMIYORLARDI YANİ İMAM ALİNİN TABİRİ İLE KABA SABA İNSANLARDI .KUSURA BAKMAYIN AMA SİZİN YAPMIŞ OLDUĞUNUZ YORUMDAN ANLADIĞIM KADARIYLA BİRAZCIKTA OLSA HARİCİ BİR YAKLAŞIMINIZ VAR KURANDA ŞÖYLE BİR KAVRAM VAR HİÇ DUYMADINIZMI (HİKMET) .HİKMET MÜMİNİ N YİTİK MALIDIR ONU NEREDE BULURSANIZ ALIN. SİZ BİRDE MEVLANA VE MUHYİDDİNİ ARABİYE BİLGİ VE HİKMET AÇISINDAN BAKIN YANILDIĞINIZI ANLAYACAKSINIZ. SİZ BÖYLE AYETLERİ HADİSLERİ SIRA SIRA YAZMAKLA BENİ VEYA Bİ BAŞKASINI KANDIRAMAZSINIZ . KARDEŞİM TÜRKİYEDE VE DÜNYADA RADİKALİZM BİTTİ ÖTESİ YOK MEALCİ BİR RUH GELİP GEÇİCİ BİR RÜZGARDIR .BEN SİZİN GİBİLERİNİ ÇOK GÖRDÜM NE RADİKAL HEYECANLI HAMASİ DUYGULARA SAHİP İNSANLAR GÖRDÜM AMA ŞU AN HİÇBİRİ YOK . BAKIN DÜNYANIN HERYERİNİ BATI KÜLTÜRÜ DENİLEN BİR KÜLTÜR KASIP KAVURUYOR . BİZ BU KÜLTÜRLE NASIL MÜCADELE EDECEĞİZ TABİKİ TOPLUMUN MEŞRU OLAN GELENEKLERİYLE .EĞER DİNLE GİDERSEK İTİBAR GÖRMEYİZ..HAKKINIZI HELAL EDİN . VESSELAM
 
KUR’AN VE SAHİH SÜNNET EHLİ: RUKİYE DİLMEN 06-09-2007, 15:29:34
Esselamu aleykum, öncelikle bu yazının yayımlanmasından dolayı Mevlana/Mevlamız olan Allah’a hamd ediyorum. (Bkz. 2/ Bakara 286) Yazının yayımlanmasında emeği geçenlerden de Allah razı olsun. Ben bu yazının, Hak din olan İslam dininin Hidayet kılavuzu olan Kur’an ışığında yazılmış olduğunu fark ettim. Tasavvuf ehli olarak kendini tanımlayan yorum sahibi, muhtemelen bu yazıda geçmeyen bahsettiği isimler hakkında yazarın görüşünü de biliyor görünüyor.
Bir hadiste Rasulallah (a.s.) “ Kişi sevdiğiyle beraberdir.” buyuruyor. Bir ayette Mevlana/Mevlamız olan yüce Allah: 60/ Mümtehine 1: "SİZ EY imana ermiş olanlar! Size gelmiş olan bütün hakikatleri inkar eden ve (yalnızca) Rabbiniz Allah'a inandığınız için Elçi'yi ve sizi (yurtlarınızdan) süren düşmanlarımı -ki onlar aynı zamanda sizin de düşmanlarınızdır- sevgi/ şefkat göstererek dost edinmeyin!" buyuruyor. Ayrıca güzel davetçi olmak için sevgi yetmez herhalde.
Celaleddin-i Rumi VE Muhyiddini Arabi kendilerini nasıl tanıttılarsa öyledirler. Bizim derdimiz onlar değil. Onların takipçileri tarafından ayetlere ters bile olsa “bir hikmeti vardır” diye savunulan görüşleridir.
Tasavvuf ve Felsefe ehli olanların Mevlası olan Celaleddin-i Rumi’yi Salih niyetle tanımaya kalktığımda bir de ne göreyim: Bu zat kendini yazıdaki tanımlara göre İlah ve Rab ilan ediyor. Sözü Mesnevisine bırakalım: “Bu, Mesnevi kitabıdır, O, ulaşma ve kesin bilme sırlarını açıklamada dinin asıllarının asıllarının asıllarıdır. O, Allah’ın en büyük fıkhıdır, Allah’ın en aydınlık yoludur ve Allah’ın en açık delilidir. “Işığının hâli, içinde kandil bulunan kandillik gibidir.” (Kur’an ile kıyas için bkz. 24/ Nur 3) Rızıkları genişletir ve ahlakı güzelleştirir. Kerem sahibi ve salih yazıcıların elleriyle yazılmıştır. (Kur’an ile kıyas için bkz. 80/Abese 15-16) Temiz kişilerden başkasının ona dokunmasını menederler. Âlemlerin Rabbinden indirilmedir. (Kur’an ile kıyas için bkz. Vakıa, 56/79- 80) Batıl ona önünden ve arkasından gelmez. (Kur’an ile kıyas için bkz. 41/ Fussilet 42) Allah gözetir ve korur. O, en iyi koruyucudur ve merhametlilerin en merhametlisidir. (Kur’an ile kıyas için bkz. 12/ Yusuf 64)...” (Kaynak: Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi, 1/36- çeviri ve hazırlama, Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, Ankara, Kasım 2004 Yeni Şafak kültür armağanı. )
Dinin aslı, vahyin kendisidir, yani Kur’an’dır. Dinin bunun dışında bir aslı yoktur ve hiçbir beşerin sözü dinin aslı olamaz. Peygamber bu aslın tebliğcisi ve uygulayıcısıdır. “dinin asıllarının asıllarının asıllarıdır” sözünün, dinin aslı olarak aklınıza ne kadar şey gelirse gelsin, bu Kitap/Mesnevi, hepsinden de asıldır ve ilk kaynaktır, anlamından başka ne anlamı olabilir?! (Hak olan İslam )Dininin, Vahiyden/ Kur’an’dan başka bir aslının olduğunu söylemek, acaba İslam’ın hangi öğretisiyle bağdaşır?

MUHYİDDİNİ İBNİ ARABİ’ ye gelince o Kur’an’ın tamamıyla şirkle dolu olduğunu iddia edecek kadar Vahdeti Vücudçudur. Birkaç sözüne bakalım: “Kur’an yaratan-yaratılan ayırımı yapmaktadır. Halbuki Bir’den başkasının varlığını kabul Şirktir. (Kaynak: Nicholson, 74 ve Vahiyden Kültüre, 194- 201- Pınar yay.) Ayrıca kendisi 3/ Ali İmran 191 ayetini “ Sen bunları(n hiç birini) anlamsız ve amaçsız yaratmadın…” ayetini de Vahdeti Vücud inancına uymuyor düşüncesiyle reddederek “ Kendisinden başka bir şey yaratmamıştır, eğer Hakk/Tanrı’nın dışında bir şey yaratmışsa batıldır… (Kaynak: Cerrahoğlu 2/9) Bu sözleri Vahiy medresesinin öğrencisi olan ve aklını kullanan bir kimse kesinlikle kabul edemez.
Aklını Vahiy/Kur’an dışında kimseye veya başka bir düşünceye teslim etmeyen ve delilsiz konuşmayanlara selam olsun. 10/ Tevbe 100: ... (Allah) pisliği (rezilliği) aklını kullanmayanlara verir. (Ayrıca bkz. 31/ Lukman 20-21) Ayrıca Vahdeti Vücud inancının Hıristiyanlığın temel düşüncesi olduğunu görmek için bkz. 10/ Yuhanna 38 ve açıklama için: Kur’an Işığında doğru bildiğimiz yanlışlar, 23-28 Prof.Dr. Abdülaziz Bayındır- Süleymaniye vakfı yay.
Tasavvuf yolu/dininin kaynakları’nın, Şamanizm, Hinduizm, Hermetizm, Yahudilik, Hıristiyanlık, Antik Yunan/Aristo Felsefesi vs. bir sürü inanç ve ritüeller olduğunu görmek için, kendisine aşağıdaki eserleri ısrarla tavsiye ediyorum.
• Hz. Muhammedi Doğru Anlamak - İbrahim Sarmış- Ekin yay.
• Vahiyden Kültüre- Celaleddin Vatandaş- Pınar yay.
• Tasavvuf ve İslam- İbrahim Sarmış- Ekin yay.
 
TASAFFUF EHLİ 03-09-2007, 16:00:16
MEVLANA DERKİ SEN İYİ OLURSAN HERKESLE İYİ OLURSUN İNSANLARI SEVİN ÇÜNKÜ HİÇBİR ŞEY ALLAHIN VERMİŞ OLDUĞU SORUMLULUĞU ALMAYA YANAŞMADI FAKAT İNSAN O SORUMLULUĞU ALMAYA YANAŞTI .O YÜZDEN İNSANLARI SEVMEK LAZIM .EĞER BUNU BAŞARIRSAK GÜZEL BİR DAVETÇİ DE OLABİLİRİZ..MEVLANA VE MUHYİDDİNİ ARABİ GİBİ FEYLESOFLARINDA DERİN İLMŞİNDEN FAYDALANMAK LAZIM. HEMEN HURAFE DEYİP KESTİRİP ATMAMAK LAZIM . KUŞATICI OLMAK LAZIM VESSELAM
 
aziz 02-09-2007, 22:22:23
çok güzel ve yararlı bir konuya değinmişsin.bu yazılarla bizleri aydınlattığın için teşekkürler süleyman bey.yazılarınızın devamını dilerim allah yar ve yardımcınız olsun.
 
tarık 01-09-2007, 15:12:14
Delili ayetlerden olan bir yazi. Ender rastlaniyor artik boyle calismalara.
Çok yaygin olduğu halde, münferit dediğimiz, görmezden geldiğimiz, önemli konulara değinmişsiniz.
Hata vardir hata denir gecilir, hata vardir bırakın yapanı susanı da vebal altında bırakır. Konusu iman olan hatalar hesabı verilemeyecek hatalardandır.
İstifade ettim, Allah razı olsun, istifade edenleri de artırsın...
 
Bünyamin 31-08-2007, 10:23:17
Özet bir çalışma olmasına rağmen son derece bilgilendirici ve konunun ehemmiyeti itibari ile mutlaka üzerinde durulması gereken bir sorunu ele almışsın. Güzel bir çalışma kardeşim, Allah senden razı olsun, cümlemizi hak yolda sabit kılsın.
 
DİĞER YAZILARI

11/03/2010 - 10:07 ULULAŞTIRILARAK MİSYONU TERK EDİLEN RASULULLAH

22/08/2009 - 12:15 MUHYİDDİN İBN ARABÎ'Yİ TANIMAK

19/05/2009 - 22:33 FUHŞİYYATA KARŞI MÜCADELE SORUMLULUĞU

26/06/2008 - 10:13 KIZLARIMIZIN TESETTÜRÜ

24/05/2008 - 11:40 FUHŞİYYAT YAYILIYOR, MÜCADELE ETMELİYİZ

05/02/2008 - 10:03 İSLAMİ DAVETİN YÖNTEMİ

25/09/2007 - 12:02 DAVETİN ÖNEMİ ÜZERİNE

22/08/2007 - 13:07 TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE

14/07/2007 - 20:30 OKUMAK ÜZERİNE

28/06/2007 - 14:11 ERTELEME HASTALIĞI VE KURTULUŞA DAVET

22/05/2007 - 14:01 HİDAYET REHBERİMİZ KUR'AN'A DAİR
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat