Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 02/02/2012 - 21:40
Ne Suriye muhalefeti içinde Batı işbirlikçisi grupların da yer alması Suriye halkının dikta rejimine karşı başkaldırısını haksız kılmaktadır, ne de Suriye halkının kanlı Baas rejimine karşı haklı başkaldırısı devrim sonrası riskleri ve yerel tağutun zulmünden kaçarken küresel tağutların sömürü ağlarına düşme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Bu konularda bize düşen, gerçekleri olduğu gibi görmek ve tutumlarımızı zihinlerimizdeki kurgulara göre değil gerçeklere göre belirlemektir.

“Ey iman edenler! Kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva(tutku)larınıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.” (Nisâ 4/135)

“Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.” (Nisâ 4/58)

“Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Âdil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”  (Mâide 5/8)

Fertler veya topluluklar, bir konu veya olaylar dizisi hakkında hüküm verirken ve tanıklıkta bulunurken temelde iki farklı tutum takınırlar:

1- Hakkında hüküm verilecek / tanıklıkta bulunulacak konuda hakkaniyetle hareket edip o konunun gerçek karşılığı neyse onu ortaya koymaya çalışmak.

2- Hüküm verilecek veya tanıklıkta bulunulacak konunun hakikatiyle ilgilenmek yerine, konuya önkabul ve önyargılarla yaklaşarak olan-biteni bu önyargıların kalıbına sığdırmaya çalışmak.

Bir yıla yaklaşan bir süredir Suriye’de devam eden halk ayaklanması karşısında Müslümanalr arasında ortaya konulan kimi yaklaşımları göz önüne aldığımızda, ikinci maddede zikrettiğimiz türden sorunlu bir tutumla karşı karşıya bulunduğumuzu belirtmemiz gerekir.

Suriye’de yaşanan olaylarla ilgili taban tabana zıt pozisyonlar alan iki farklı yaklaşım grubunun konuyla ilgili yaptığı yayınlara, ortaya koydukları söylemlere baktığımızda, birbirlerine olan taban tabana zıtlıklarına rağmen, hakkaniyeti gözetmeme, önyargılı ve kurgusal hareket etmekte maalesef adeta birbirleriyle yarıştıklarını görmekteyiz.

Bir taraf, İran’ın Suriye olaylarıyla ilgili “direniş cephesi” argümanı ekseninde aldığı pozisyonla eşgüdümlü olarak Suriye’deki halk ayaklanmasının Amerikan ve siyonist komplosu olduğunun ispatı peşinde. Suriyeli muhalifler çevrelerden gelen açıklamalardan, bu önyargıyı ispatlayacak (!) kanıtlar derleme peşinde. Fotoğrafın tamamını görmekten ve göstermekten özenle imtina eden bir tutum içerisinde.

Sözgelimi bu yaklaşım grubu, Suriye’de bir küçük grubun ellerinde çeşitli dövizler ve ABD bayrağıyla yaptığı bir gösteriyi haber yapıyor, fakat Humus’ta binlerce Müslümanın “Ne ABD ne Erdoğan, biz yalnız Allah’a güveniyoruz” şeklindeki haykırışlarını görmezden geliyor. Çünkü önceden alınan pozisyon bunu gerektiriyor. Gaye hakikatin ortaya çıkması, adil şahitlik değil de, önyargıların ve alınan pozisyonların doğruluğunu kanıtlamak olunca, bu hakkaniyet dışı yaklaşımlar kaçınılmaz oluyor.

Onlarca yıldır bir ailenin kanlı diktası altında zulüm altında yaşayan, Hama katliamını yaşamış ve hep onun intikamını alma bilinciyle bugünlere gelmiş bir halkın fırsatını bulduğunda ayağa kalkmasını, bölgesel dengeleri ileri sürerek tamamen komplolarla açıklamaya çalışmanın insanı götüreceği nokta bundan başkası olmazdı zaten.

Diğer yaklaşım grubuna gelince, orada da diğer uca savrulan bir hakkaniyet dışı pozisyon alış hemen göze çarpıyor. Bu yaklaşım grubunun da, Suriye halkının dikta rejimine karşı haklı ayaklanmasını bu yönüyle desteklemenin ötesine giderek bu ayaklanmaya tamamen İslami bir anlam yükleme çabası içerisine girdiği, fotoğrafın tamamı yerine diğer yaklaşım grubu gibi ancak kendi pozisyonlarına uygun düşen kısımları görüp kamuoyuna yansıtma gayreti içerisine girdiği müşahede ediliyor.

Suriyeli muhalif grupların (İhvan dahil) dillendirdiği “Başka yol kalmazsa yabancı müdahaleye evet” yönündeki açıklamaları, yukarıda örneğini verdiğimiz ABD bayraklı gösteri gibi Suriye’den yansıyan olumsuz haberler bu yaklaşım grubunca görmezden geliniyor.

Böylece bu yaklaşım gruplarını takip eden kamuoyları Suriye’de yaşanan hadiselerle ilgili ya tamamen karamsar ve olumsuz bir pozisyona itilmiş oluyor yahut da pembe tablolar ışığında İslami devrim beklentilerine sokuluyor. Her halükârda kamuoyu Baas sonrası ortaya çıkabilecek farklı tablolarla ilgili sağlıklı bir bakış açısına sahip olmaktan mahrum bırakılmış oluyor.

Oysa yazının başında paylaştığımız âyet-i kerimelerin de biz Müslümanlara vazife kıldığı üzere, bizler her konu ve olaya hakkaniyetle yaklaşmakla ve yeryüzünde âdil şahitler olarak söz söyleyip tavır almak ve pozisyon belirlemekle mükellefiz.

Suriye’de 42 yıldır Baas diktasının kanlı idaresi altında ezilmiş, katledilmiş olan insanlar bizim kardeşlerimiz. Üstelik mazlumun dini sorulmaz anlayışının sahipleriyiz biz. Bir mazlum halkın ayağa kalkmasını, tağutları alaşağı etmeye ant içişini reel politik mülahazalarla olumsuzlamak bize asla yakışmaz. Suriye halkı hem inancının hem de insan onurunun gereğini yapmıştır.

Bununla birlikte olan-biteni, kendi kurgularımızla değil, olduğu gibi değerlendirmek ve adil şahitlik yapmak zorunluluğumuz vardır. Yerel tağutlara ayaklanan halkların, döktükleri gözyaşı, alın teri ve temiz kanların üzerinden küresel tağutlarla pazarlık ve işbirliği arayışına giren yerli işbirlikçilerin kirli irtibat ve ittifakları konusunda her zaman gereken dikkati ve bilinçliliği göstermediği bilinmektedir.

Çanakkale’den tutalım da, “İstiklal Savaşı” şeklinde adlandırılan Anadolu halkının bağımsızlık arayışına kadar, yaşadığımız coğrafyanın insanları bu tecrübelere fazlasıyla sahiptir. “Arap Baharı” sürecinde Libya ve Tunus gibi ülkelerde Batı işbirlikçisi diktatörler yerine gelenlerin, küresel istikbarın merkezi Washington’a koşup oradan “NATO’yla işbirliğine önem veriyoruz” açıklamalarında bulunmaları diktatörlerin yıkılmasıyla her şeyin toz pembe olmayabileceği gerçeğini bir kere daha göstermiştir.

Suriye'deki halk ayaklanması sürecinde Baas rejiminin kurşunlarına hedef olarak yaralanan ve tedavi için Türkiye'ye gelen Ebu Hasan adlı Suriyeli direnişçinin geçtiğimiz ay Hay-Der'de katıldığı Suriye gündemi ile ilgili bir programda dile getirdiği şu cümleler, aslında fotoğrafın tamamına dair önemli veriler içermektedir:

"Tunus'taki gibi devrim sonrası Suriye için laik ve demokratik Türkiye devleti rol model olur mu bilemiyorum. Bu benim değil Suriye halkının vereceği bir karardır. Esed sonrası İslami  bir nizamın kesin olarak Suriye'ye gelebileceğini şimdiden söylemek imkânsız. Ancak halk tarafından sevilen saygın âlimler devrimden yanalar.  Devrime olan destek arttıkça, bu kişiler ön plana çıkacaklardır."

Görüldüğü gibi bu Suriyeli direnişçinin belirgin şekilde ortaya koyduğu fotoğraf, bazı Türkiyeli Müslümanların sunmaya çalıştığı kadar net değil. Bizzat direnişin içinden gelen bir Suriyeli bile Baas sonrası için net tablo çizmekten kaçınıp ihtimallerden söz ederken, bazı Türkiyeli Müslümanların buradan bakıp, bu flu tabloyu çok netmiş gibi takdim etme gayreti içerisine girmesi çok doğru olmasa gerek.

Kısacası, Suriye konusunda söz konusu ettiğimiz bu iki uç yaklaşımdan da uzak durmak gerekmektedir. Ne Suriye muhalefeti içinde Batı işbirlikçisi grupların da yer alması Suriye halkının dikta rejimine karşı başkaldırısını haksız kılmaktadır, ne de Suriye halkının kanlı Baas rejimine karşı haklı başkaldırısı devrim sonrası riskleri ve yerel tağutun zulmünden kaçarken küresel tağutların sömürü ağlarına düşme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Bu konularda bize düşen, gerçekleri olduğu gibi görmek ve tutumlarımızı zihinlerimizdeki kurgulara göre değil gerçeklere göre belirlemektir.

Her halükârda hakkaniyeti gözetmek ve yalnızca gerçeğe talip olmak, bizi kendi yalanlarımızın esiri olmaktan koruyacaktır.

Dolayısıyla özelde Suriye, genelde ise hakkında hüküm verdiğimiz ve tanıklıkta bulunduğumuz tüm konularda önyargılarımızı ve zihinsel kurgularımızı bir tarafa bırakarak Rabbimizin emri gereğince âdil şahitler olmaya çalışmamız gerekmektedir.

508
YORUM LİSTESİ
EBUBEKİR 17-02-2012, 21:17:09
Son zamanlarda Suriyede yaşanan olaylar(en az kırk yıldır devam edegelen,bugünse tüm açıklığıyla gözler önüne serilen zulüm,işkence,katliam,…) sonrasında Kendine Müslüman ismini yakıştıran birçok kişinin ilkesiz ve kaypakça yaklaşımlarının,münafıkça tutumlarının ve gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
Bunun ortaya çıkmasının beni sevindirdiğini hiç kimse düşünmesin.Bilakis müslümanı yaralayan,inciten,bunaltan…Müslüman olmadığını söyleyip açıkça islama savaş ilan edenden çok Müslüman olduğunu iddia ettiği halde müslümanca yaşamayıp,müslümanca düşünmeyerek hem kendine hem de başkalarına zulmedendir.
Öncelikle özellikle Mehmet abiye , genel anlamdada İlkav-İktibas-İslam ve Hayat gibi kuruluşlara ve yazarlara olaylara müslümanca yaklaşımlarından dolayı saygılarımı iletirim.
Müslüman olayları ve hayatı değerlendirirken başvurduğu en büyük refaransı iman ettiğini iddia ettiği Allah ın Vahyi ve peygamberin mütevatir öğretileridir.Hayatı bu şekilde okumaya gayret eden insanlar Allah ın izniyle hem bu dünyada hemde ebedi alemde zelil olmaz,horlanmaz ve itibarını kaybetmez.
Bizler hiçbir zaman tağuta tağut demekten imtina etmedik,onlara asla meyletmedik,yüceltmedik,zalimle(Amerika-İsrail-Nato…)ile ittifak etmenin batıllığını her zaman haykırdık,sadece Suriyede değil,Filistinde,Afganistanda,Çeçenistanda,Irakta…yaşanagelenlere ve en son Mısır,Libya,Tunus.. da yaşananlarada hep bu gözle baktık.(Zalime başkaldırılmasını onurlu ve desdeklenmeye değer bulurken emperyallerin hesaplarına karşı dikkatli olunmasını ne onlarla beraber hareket etmenin batıllığını her zaman dillendirdik)
Ancak olaylara dünyalık beklentileri doğrultusunda,sözde aydınlarının!sözde din adamlarının!,mezhepçi ve partici taasuplarının, ördüğü ağların arasından bakan insanlar hem bu alemde hemde ebedi alemde zelil olmaya mahkumdurlar.

Örneğin bizler Afganistanda türkiyenin natoyla beraber hareket etmesinin kafirlerle dost olmak demek olduğunu söylerken veya zalim esad rejimiyle Türkiyenin arasının iyi olduğu dönemlerde dahil Türkiyeyi tavrından dolayı kınayıp
Allah ın hükmüyle hükmetmemenin zalimlik olduğunu söylerken particilik yapanlar,veya partiye toz kondurmayanlar Suriye rejimi hakkında tek bir kelime etmezken şimdi sırf partileri Suriye rejimine karşı oldu diye Suriyeyi dillendirmeye onuda partinin söylemlerini hiçbir irdelemeden geçirmeden dillendirmeye başladılar.
Veya bizler Afganistanda türkiyenin natoyla beraber hareket etmesinin kafirlerle dost olmak demek olduğunu söylerken veya zalim esad rejimiyle Türkiyenin arasının iyi olduğu dönemlerde dahil Türkiyeyi tavrından dolayı kınayıp
Allah ın hükmüyle hükmetmemenin zalimlik olduğunu söydiğimizde mezhepçi taasupla konuşanlar bizi tekfircilikle suçlarken şimdi ise Suriyede yaşanan zulümlere,işkencelere ve katliamlara gözlerini kapatarak daha önce tağuta tağut demedikleri gibi şimdide zulme zulum diyemiyorlar ve parti hakkında olabildiğince hakaretlerde bulunuyorlar.

Geçekten çok acı ve zelil bir durum.Lütfen kafalarımızı ve kalplerimizi ören bu bağlardan kurtulalım ve özgür bir Müslüman olalım.Esad ve benzeri tüm zalimlerin zulmunun sona ermesi için Rabbimizden yardımını niyaz edelim ve tevhidin şahitliğini hakkıyla yerine getirelim.
 
necati türkoğlu 05-02-2012, 16:21:25
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ! ayetler ışığında olaylara nasıl bakılması konusun daki değerlendirmeniz olumlu, gayet mutedil bir çalışma oldu diye düşünüyorum. muslümanların yaşam tarzını düzenleyen kuran olmalı. Evet suriyedeki rejimin ve yöneticilerinin zalim olduğu konusunda hiçbir müslümanın itirazının olduğunu sanmıyorum, buna iran ve hizbullahda dahil. dünyanın dörtbir tarafında öldürülen müslüman, ve mazlum halklar gibi suriyedede insanlar katlediliyor zulmediliyor. evet bu zulmun biran önce durdurulması gerekir! suriyede bir taraftan ölümleri durdurun! diye çağrı yapılırken, bir taraftanda yangına körükle mudahele ediliyor. mudahele edenler belli ABD,AB TC ARAP BİRLİĞİ İSRAİL. en önemlisi iranı, israildende tehlikeli gören, suud'i islam anlayışı uzantıları konumundaki islamcı çevrelerin tutum ve davranışları. bu memlekette öyle bir hal aldıki iranı söz ve davranışlarıyla emperyalist güçlerin karşısında yıpratmak güçsüz duruma düşürmek onu alabildiğine yere vurmak pirim yapar hale geldi . Bu ne zaman oluştu! AKP yöneticilerinin, ABD den aldığı emirle suriyeyle bzuşmasından sonra hız kazandı. iran neden suriyedeki müslümanların yanında değilde esad zalimin yanında duruyor ilk bakışta gerçekten olmaması gereken bir durum( bu yüzeysel bakış açısı)ben inanıyorum ki iran islam devleti hep zulme uğrayanların yanın da olmuş suriyedede zulme uğrayanların yanında olduğunu düşünüyorum. ama neden ses çıkaramıyor veya ses çıkarmıyor, buraya kimse bakmıyor. iran devrimi olduğunda zor anlarında suriyeyle ortadoğu siyasetinde menfaatleri gereği bir takım anlaşmalar yapmışlar, iç işlerine karışmamak kaydı ile. birlikte israil ve emperyalistlere karşı mucadele etmişler etmekteler. beğenilir beğenilmez ikisi açısından, hareket alanlarını genişletme açısından haklılar. bu anlaşmalar gereği suriyenin iç işlerine pek karışmak istemiyor iran dolayısı ile mudahele etmiyor diye düşünüyorum .fazla uzattım galiba bu bir yorum değil yazı gibi oldu !







 
i.metin 04-02-2012, 09:16:13
Esat zalimi kalsın anlamında söylemiyorum. Aynı kaygımı libya konusundada söylemiştim sonuç ortada. Selametle
 
Ş. Hüseyinoğlu 04-02-2012, 07:23:13
Selamun aleykum

Öncelikle yorum yazan tüm kardeşlerimize ilgilerinden ötürü teşekkür ediyorum, dualarına mukabele ediyorum.
İki hususta yorum yazan kardeşlerimizle kısaca hasbihal etmek isterim:

1- Furkan Doğruer kardeşime/ağabeyime:
Dediğiniz ve gerek yaşadığımız coğrafyada gerekse küresel çapta hep özlemimiz olan hem küçük şeytanlara hem de Büyük Şeytan ve müttefiklerine Lâ diyebilecek topluluklara bir örneğe, Suriye'nin Humus şehrindeki büyük gösteride tanık olduk. Evet Suriye'deki muhalif gruplar arasında işbirlikçiler de var, fakat "Ne ABD ne Erdoğan, tek sahibimiz ve güvencemiz Rabbimiz" diyen mü'minler de var, hamdolsun.

2- İ. Metin ağabeyime: Müslümanlar olarak ölümün gösterilip sıtmaya razı edilişimiz özellikle de son birkaç yy'lık tarihimizin özeti olsa gerek. Bizler gerek Suriye'de gerekse coğrafyamızın haritaları emperyalistlerce çizilmiş diğer parçalarında "Ne ölüm ne sıtma" diyebilen mü'minlerin kıyamının yanında olmalıyız.
 
nuri 03-02-2012, 21:59:01
Yağmurdan kaçıp doluya tutulmanın yada; tağutun içinden tağut seçmenin yerine hakkı koyabilme, bulabilme veya sunabilmede aktifleşmenin olmadığını anlatan bu yazı, koskoca ortadoğu sürecini çok güzel özetlemiş. Allah razı olsun...
 
ADEMOĞLU 03-02-2012, 20:05:44
Baktığı şeylere vahiy penceresinden bakıp değerlendirme yapan kardeşim yüreğin Rahmetle dolsun. eyvallah.
 
i.metin 03-02-2012, 19:54:10
benim endişem esadtan sonra abd taşeronu ve israille uzlaşan bir yönetimin gelmesidir.
 
Furkan Doğruer 03-02-2012, 16:31:08
Kıymeli kardeşimin yazılarını zaman zaman takip ediyorum. Çok güzel yazılarına bugüne kadar bir çok defa şahit oldum. Allah kendilerinden razı olsun. Bu yazıdan net bir çıkarım yapabildin mi derseniz,açıkcası yapamadım diyebilirim. Evet olaylara bakışımızda müslümanlar olarak adil şahitler olmamız Rabbimizin emri. Amenna..Ancak Suriyede yaşanan olayların ne kadar açık anlaşılır olduğuna kendisi dahi kanaat getirememiş görünüyor. Bir tarafta zalim Esed ailesi diğer tarafta Büyük şeytan amerika ve uşakları. İki tarafada La... diyebilecek,Hüküm ancak Allah'ındır diyebilecek Müslümanlar nerede derseniz açıkcası cevap vermek gerçekten çok zor. Rabbim yar ve yardımcıları olsun, bizlerede basiret versin. Amin..
 
Hilal 03-02-2012, 13:10:08
Allah razı olsun. Bu konuda böylesi bir yazıya ihtiyaç vardı. duamızdasınız...
 
hikmet erturk 03-02-2012, 08:20:32
Bu itidalli bir okudarda tüm gerçekliği yasıtan yazınızdan dolayı Allah sizden razı olsun.Gerçektende bakılması gereken yerleri güzel tespit etmişsiniz.
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat