Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
YÜKSELENLER / ALÇALANLAR
Mükerrem BULUT - 26/01/2012 - 13:12
Bu din sadece Peygamberlerin yaşaması gereken veya belli insanların tekelinde olan bir din değildir. Allah (c), sadece Peygamberlerin yaşayacağı bir din inzal etmemiştir. Bir başka açıdan bakacak olursak şayet, dini yaşamakla yükümlü olmayan insanlar olsaydı onlar için uyarıcı olarak Peygamberler gönderilmesine de gerek yoktu.

Yoktan var edici olan Rabbimiz, bizi Müslüman ismiyle şereflendirmiş; anlamını,yüklendiği misyonu,yapması ve yapmaması gerekenleri, sorumlu olduklarımızı ve olmadıklarımızı bir bir sıralamıştır. 

Kur’an-ı Kerim de Müslüman ifadesinin altı kalın çizgilerle çizilmiş, insanların beyinlerine nakşedercesine sınırlar    belirlenmiştir. Ne hazindir ki, buna rağmen yaşadığımız coğrafyada ve hatta dünya üzerinde Müslüman başlığı altında bir alt başlık daha oluşmuştur ki oda yürek yakan bir olaydır.    

“Müslüman” gibi bir isimle taçlandırılan insan oğluna sadece bu isim yeterli gelmemiş olmalı ki, farklı arayışlara girişmiş.Yaratıcı olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı, yol gösterici olarak ta Rasulullah’ı  seçmiş bir insan neden bunlardan gayrı bir arayışa girer? Adı da soy adı da Müslüman olmayan bir birey Kur’anın neresinde kendine yer bulur?

Hizipçilikle, kişi endeksli din telakkisiyle, vahyin şekillendirdiği Müslümanlığı sadece Peygamber ve ashabına  atfedip bambaşka bir kimlik arayışıyla daha doğrusu gökler dini ile yeryüzü dini diye ayırarak nereye gidilebilir?

Bu din sadece Peygamberlerin yaşaması gereken veya belli insanların tekelinde olan bir din değildir. Allah (c), sadece Peygamberlerin yaşayacağı bir din inzal etmemiştir. Bir başka açıdan bakacak olursak şayet, dini yaşamakla yükümlü olmayan insanlar olsaydı onlar için uyarıcı olarak Peygamberler gönderilmesine de gerek yoktu.

Peygamberler, sahabi ve Allah’ın velileri gibi olmak,onlar gibi yaşama; bu söylem hepimizin dilinde marş olmuştur.Ama  hayatımızın işleyişinde yavaş yavaş yitirmeye başladığımız bu güzide örnekler şekil değiştirerek karşımıza çıkmaktadır.Yitirdiğimiz, kaybettiğimiz bu değerler hakkında çok şeyler yazıldı, konuşuldu. Bu gerçekler kimi zaman da Müslüman olmakla beraber, akademisyen, entelektüel bakış açısıyla, bazen de yürek devletini kurmuş Muvahhid gönüllerce ortaya konulmuştur. Pratik hayatımızda ki söylemlerimiz de Peygamber gibi, ashab gibi olmaktan bahseder dururuz.

Yaptıklarımızı ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızı, duruşumuzu, bu özlenen belki de tekrar beklenen güzide insanlarla karşılaştırıp onlarla düşünce ve eylem birlikteliğimizi yaşamaya çalışırız. Onlar gibi olmak, onlar gibi yaşamak adına ayakları havada, hayatın gerçeklerinden fersah fersah uzaklaşmış nice din adına anlayışlar ortaya koymuşuz. Kumdan kaleler yapmışız sahillerde.Ve bu sahillerin denizinde peynirden gemilerimizi yürütmüşüz habire.

Belki de sadece BEN merkezli düşünmüşüz. Ben varsam herkes orada olmalı demişiz. ”Ben varsam orası en doğru yer”  diyerek taraf yapmışız kendimizi. Beşeri ilişkilerimizde kendimizi kilitlemiş ,hem de çevremizde ki Muvahhid kardeşlerimizi küstürmüşüz kendimize.Onlar gibi olmak adına onların asla yapmayacağı şeyleri yapmışız sürekli.

Akademik bilgiyle donanmışız. Ama salt bilgi Vahyin pratize edilmesi için yeterli değilmiş buna da şahit olmuşuz.

Bilgiyi kemiğe, eylemi ete benzetirsek, ete bürünmeyen kemiğin deforme olduğunu da görmüşüz.Tüm eylemlerimizde duygu, ruh gerekliliğini, bilgilerimizin, duygularımızı harekete geçirmesinin önemini ve gerekliliğini göz ardı etmişiz. Sahabinin Allah’ın ayetleri okunurken gözyaşlarına hakim olamamaları hatta ayetler okunurken ölen sahabilerin varlığını okumuşuz ütopya hikaye gibi. Yine Allah Rasulunün “Beni Hud Suresi ihtiyarlattı” ifadesini hiç düşünüyor muyuz?

Vahyin, bizi ihtiyarlatma noktasında hayatımızdaki yeri ne?

Vahiy, yüreğimize, azalarımıza, duygularımıza, yaşantımıza ne kadar hükmediyor? Ne kadar etki ediyor iç dünyamıza ve eylemlerimize?

Rabbimizle diyalog yolları arayarak, bu sürece girip Kur’an ile bağlarımızı kuvvetlendirseydik şayet, bireysel ve toplumsal duruşumuz değişecekti mutlaka.

Kur’anı okumak, onu tefekkür etmek,yaşantıda Kur’anı konuşturup  hakim kılmak, kulun Rabbi ile en güzel diyaloğudur.

Oysa din adına ortaya çıkanlarda nelere şahit olduk?

Kur’an seviyesine çıkanlara, (ki bunlar az evvel bahsettiğimiz Müslümanlardır)

Kur’anı kendi seviyelerine indirenlere,

Bir kaşık suda yüzdüğünü zannederek yüzme hocası kesilenlere,

Derin okyanuslara gerek duymadan bir kaşık suda boğuluverenlere,

Ticaretine dalıp mal üstüne mal yığanlara,

Çalışanlarının hak,hukukuna tecavüz edenlere,

Marka ve gösteriş girdabına dalanlara,

Uzlaştıkça uzaklaşanlara,

Velhasıl, bu dipsiz kuyuya daldıkça dalanlara..

artık kendi konumuzu belirlememizin vakti geldi.

Vakti geldi artık dik bir duruş sergilememizin.

Vakti geldi emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmamızın.

Vakti geldi  yaşantımızı Vahiy süzgecinden geçirmemizin.

Uyumamak üzere uyanmanın vakti geldi.

Karar vermemizin vakti geldi

Şimdi düşünmeden yoksun kafalarımızı,iki elimizin arasına alıp düşünelim.

Durumumuzu,duruşumuzu,konumumuzu gözden geçirip soralım kendimize.

Biz, Kur’an seviyesine yükselenlerden mi,

Yoksa Kur’anı kendi seviyelerine indirenlerden miyiz..? 

501
YORUM LİSTESİ
sevdanur 27-01-2012, 21:09:54
Güzel ablacığım.Hatırlatmaların ve dikkat çektiğin konulardan ötürü tşk.ederim. Ablacığım herbir cümleni özenle okuyorum ve diyorumki ben bu satırların sahibini görmeliyim ve ona sarılmalıyım diyorum. inşallah nasip olur.
 
m. emin demri 27-01-2012, 18:47:17
allah razı olsun abla yüreginize saglık.
 
ilyas metin 26-01-2012, 20:32:57
Allah,kurana çağıranları kuranı yaşayanları kuranla haşretsin.
kurana çağıran herkesten Rabbimiz razı olsun
 
DİĞER YAZILARI

16/05/2012 - 10:30 DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?

21/03/2012 - 23:18 PUTLARIMIZ VE PUTÇUKLARIMIZ!..

17/02/2012 - 05:52 AVUÇLARIMIZ KÜÇÜK AMA,ALLAH’IN RAHMETİ BÜYÜK

08/02/2012 - 17:02 AYAKKABILAR!

26/01/2012 - 13:12 YÜKSELENLER / ALÇALANLAR

17/01/2012 - 22:57 KUR’AN'IN MUHAFIZLARI OLABİLMEK!

05/01/2012 - 23:17 HİÇ VAKTİMİZ YOK!

29/12/2011 - 01:02 KALEM Mİ, KELAM MI?

21/12/2011 - 23:33 BİRAZ DA KENDİMİZE GELELİM

11/03/2009 - 23:23 PEYGAMBER TASAVVURUNU VAHİYDEN ALMAK

09/03/2009 - 23:20 OY VERENLER, KOYVERENLER!

28/11/2008 - 10:13 YÜREKLERİNE SU SERPİLENLER!

18/11/2008 - 08:06 YÜRÜMEK

21/07/2008 - 09:13 BİLGİSAYARLAŞMIŞ İNSANLAR

29/04/2008 - 10:26 SAHTE AĞAÇ HAKİKİ MEYVE VERMEZ

06/03/2008 - 14:21 RADİKAL AYNA

28/01/2008 - 16:30 ŞEHİDİM

24/12/2007 - 10:16 GEVŞEMEYİNİZ!

24/11/2007 - 18:42 DİRİLT BİZİ EY KUR’AN!

27/10/2007 - 11:53 URVETÜL VUSKA

17/09/2007 - 13:02 KALB SEVMEKTEN YORULMAZ!
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat