Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK
Ahmet ÖRS - 04/08/2007 - 12:33
Müslümanların diri, kendine güvenen bir duruşla bu problemli zamana alternatifler üretmeleri gerekiyor. Ancak tarihten devraldığımız anlayışlarımızı yeterince sorgulayamamak bizim elimizi kolumuzu bağlıyor. İslam’ın insanlığa bir umut ışığı sunması gerekiyor. Modern insanın bireysel ve toplumsal çıkmazlarına cevap vermesi gerekiyor.

İslam düşüncesinin günümüzde yaşadığı zafiyetlerin tarih içinde ortaya çıkan problemlerden bağımsız olmadığını görüyoruz. Tarihi kutsallaştırarak bir “tarih zindanı” oluşturan ve kendini bu zindana hapseden müslümanların günümüzde yaşadıkları problemlerden kurtulabilmelerinin yolu öncelikle kendi zindanlarıyla hesaplaşabilmekten geçmektedir.
 İslam düşüncesini Kur’an ve sahih sünnet damarından beslenerek oluşturamamanın bedelini bugün siyasi ve sosyal mahkumiyetlerle ödemekteyiz. Bazıları için son derece gereksiz ayrıntılardan ibaret olan bu alan esasında bizi hayatta tutacak ve diri kılacak yegâne tercihtir.
 Bizleri tanımlayan “müslüman” ismini bize vahiy vermektedir. Vahiyden kopuk olmamız, ondan bağımsız bir din anlayışı inşa etmemiz müslüman kavramını kökeninden koparmak demektir. Vahyi tam manasıyla tanımayan, onda eksiltme ve çoğaltma yapan anlayışların hem kendilerini tanımlamalarında hem de Kur’an anlayışlarında sıkıntılar olacaktır ve bu sıkıntılar da siyasi ve sosyal sonuçları kendiliğinden doğuracaktır.
 Modern zamanlarda geleneksel zafiyetleri de aşan sorunlar yumağıyla mücadele etmek zorundayız. Bugün müslümanlar yeni bir sıçrama yapma zorunluluğu ile karşı karşıyadırlar. İnsanlık bütün değerleriyle tükenmiştir. Cahiliye hemen bütün dünyayı egemenliği altına almıştır ve insanlığı her geçen gün biraz daha boğmaktadır. Batı formatına bürünmüş yaşam tarzı en ufak bir noktayı bile ihmal etmemek bilinciyle hareket etmekte ve muhalif potansiyelleri yatağında boğmaya çalışmaktadır. İslam dünyasının yanında birçok memleket işgal ve sömürü batağında çırpınıp durmakta, gelecek kuşaklar büyük bir tehdidin içine atılmaktadır.
 Müslümanların diri, kendine güvenen bir duruşla bu problemli zamana alternatifler üretmeleri gerekiyor. Ancak tarihten devraldığımız anlayışlarımızı yeterince sorgulayamamak bizim elimizi kolumuzu bağlıyor. İslam’ın insanlığa bir umut ışığı sunması gerekiyor. Modern insanın bireysel ve toplumsal çıkmazlarına cevap vermesi gerekiyor. Ama tarihin hemen hemen aynı gerekçelerle boğmaya çalıştığı, insanların zihninde sadece ‘yüreklerde taşınan bir inanç’ bağlamına indirgediği, özgürlüğün yolunu göstermeyen sahte bir İslam anlayışı modern insana bir şey sunamıyor, ezilen halkların özgürlük mücadelesine bayrak olamıyor.
 Aslında tarih içinde hep olumsuzluklar üretilmedi. Aziz İslam’ın bağlıları birçok dönemde yüksek düşünsel faaliyetlere, siyasi ve sosyal çalışmalara imza attılar ama o zaman da müstekbirlerin gazabına uğradılar. Egemen ideolojiler vahyin sosyal alanlardaki somutlaşmış taleplerine, yönlendirmelerine gem vurmaya çalıştılar, güç kullanarak ya da saptırmalarla o büyük yönelişleri kurutmaya çalıştılar. Tartışmalı yanlarına rağmen Mutezile gibi düşünce ve inanç akımları bahsettiğimiz gerekçelerle yok edildi. Bugün de İslam dünyasında cesur düşünce ve inanç akımlarına ihtiyaç vardır. Bu akımların somut etkileri toplumlarımıza ulaşmadıkça bahse mevzu problemlerin giderilmesine imkan olmayacaktır.
 İslam tarihindeki cesur, vahye dayanan hareketlere ve çalışmalara baktığımızda bizim bütün bu birikimin varisleri olmamıza rağmen son derece edilgen bir çizgide yürüdüğümüzü söylemek gerekiyor. Modern ve tarihi imkanlar elimizin altında olmasına rağmen yeterli bir kıpırdanış maalesef ki görülemiyor. İnsanlığın ve tarihin tek şansı olan vahiyle buluşmak ancak bizim elimizle olacaktır. Bunun için de gerekli çabaların ortaya konulması ertelenemez bir önceliğe sahip olmalıdır.
 Sağlıklı bir Kur’an ve Sünnet anlayışı zorunludur. Bu alandaki vurgu ve ısrar dünya durdukça sürecektir, sürmelidir. Kur’an’dan beslenmeyen hiçbir sosyal hareket insanlık için kurtuluş reçeteleri üretemeyecektir. Cahiliyenin bütün insanlığı kuşattığı bir vasatta tek kurtuluş olan vahyî anlayışı modern ve geleneksel kirlerden arındırmak öncelikli tercih olmalıdır. Müslümanların içinde sarsıcı, yapıcı tartışma ve üretimlerde bulunulmalıdır. Tekrardan yoğun okumalara yönelmek zorundayız. Kendimizi kandırmaktan vazgeçmedikçe belimizi doğrultma imkanımız yoktur. Vahye ve Peygambere ve onların bireysel ve sosyal hayattaki tesirlerine dair bildiklerimizi kökten sorgulamalıyız. Herhangi bir kompleks bizden uzak olmalıdır. Bugün birtakım siyasi hareketlere, onların İslamla bağlarına hemen hemen hiç bakmaksızın çözüm ve kurtuluşları havale etmek ancak bir tembellik ve teslimiyetin sonucudur. İnsanlığın uzun yürüyüşünde her şeyi ucuz siyasi söylemlerin çözüm(süzlük) gücüne teslim etmek vahiyle irtibatlı olduğunu söyleyen insanlara yakışmaz. Sadece yaşadığımız beş on yıla değil bütün asırlara karşı sorumlu olduğumuz unutulmamalıdır. İslami sorumluluklarımız bunu gerektirmektedir. Sadece yaşadığımız ülkeye değil bütün coğrafyaya, bütün insanlığa karşı sorumluyuz. İletişimin her yeri yakın ettiği bir zamanda gözlerimizi ve kulaklarımızı kapayıp cehennemî bir uçurumun kenarına kadar gelip duran insanlığın yakıcı sorunlarını görmezden gelemeyiz.
 Küresel ısınmanın ayrım yapmadan bütün insanların kapısını çaldığı, modern cahiliyenin coğrafya gözetmeden bütün insanlığı tehdit ettiği bir çağda sorumluluklarımız önceki çağlarda yaşayan müslümanlardan daha çoktur. Bu gerçeklerin psikolojik  sonuçlarını da hatırda tutarak vahye daha sıkı bir şekilde sarılmalıyız. Özgürlük ve adalet çağrımızı, inancımızı kirlerden arındırarak yinelemeliyiz. Kafası karışık müslümanları cesur ve kararlı bir şekilde aynı çizgide buluşmaya davet etmeli, sorgulamaksızın yaşanan hayatları radikal uyarılarla uykulardan uyandırmalıyız.    

3317
YORUM LİSTESİ
gülbin 17-08-2007, 16:23:31
banada anlatırmısınız nasıl kurtaracagız bana anlatırmısınız herkapalı kapalı degil ben ismek e gidiyorum hiç biri dogru dürüst kapalı degil ve namaz kılmıyorlar. ben yeni kapandım 4 yıl oluyor allah rızası için kapandım onlar dar açık etekleri yırtmaçlı saçları azda olsa gözüküyor ve cahil insanlarımız var toplumda hiç beyenmiyorum onları
 
alaattin uras 13-08-2007, 17:33:15
Yaşantısıyla hemen her alanda yeniyi ölçüt alan insan,konu düşünsel,zihinsel alanlara gelince kendisini hemen tarihe(eskiye) izafe eder.Ne de olsa birileri hep onun yerine düşünmüştür ve yaşamıştır.Bu tam bir ironik.Bu tam bir anakronik.Bana göre müslümanların hayat formlarını geçmişteki anlayışlarla sahih bir düzeye sıçratmak imkansız.Bu sünnetullaha da terstir.Bu anlamda vahyi günümüz değerleriyle,ruhuyla yeniden anlamaya,tanımlamaya çalışmalıyız ve hemen yaşantıya dökmeliyiz.
 
Emine Şimşek 07-08-2007, 15:51:44
Çıkmaz sokaklara dayanınca yol, küsleri oynamak yerine diri tutmak gerek öfkeyi. Kendimize zindan kıldığımız hayatı yaşamaktan başka gayemiz kalmıyor! Ahmet Örs'ün deyimiyle bu yolda öncelikle kendi zindanlarımızla hesaplaşmalıyız.
''Cesaretin ölçüsü ölmek değil; yaşamaktır.''
Hayat iki hecenin ötesinde bir çağlayansa, kalbimize gitmenin vaktidir!
'Suskunluk sarmalı'nı çığlık çığlık parçalamalıyız.
Rab sizinle...!
 
Halit Şimşek 06-08-2007, 14:06:40
Çok doğru tepitlerle yazarımız önemli bir konuya parmak basmış. Gerçekten tarihi tarih felsefesi olmadan anlamaya çalışırsak sonuç "180 kere bina okumak " gibi bir şey olur. Önemli olan tarihi tarih felsefesi yani çağlardan günümüze gelen hak -batıl tevhid adalet şuuru ile zülüm -şirk ve küfre karşı savaşın hiç bitmeyeceği gerçeği ile anlamak esas olmalıdır. Bu hatayı kimi zaman ben, sen, o herkes yapmıştır. Fakat ibret ve öğüt alınacak yer yine tarihtir.
 
MUSTAFA KIYAK 05-08-2007, 13:42:58
Bugün geleneksel düşüncenin hangi alanında bir karşı duruş sergilenirse sergilensin aslında bu alanın bütününü hedef aldığından çok büyük tepkilerle karşılanmakta. Çünkü inanılan bütün değerler sistemi tersyüz olup tutunacak bir dal kalmamaktadır. Her geçen gün ölüme yaklaştığımız ifsat edilmiş dünyada vahye dönmek yeni bir başlangıç yapmak gerçekten çok önemli. "Şimdiye kadar ki bütün alimler bunları bilmiyordu siz yeni mi keşfettiniz" yahut "sen falanca alimden daha mı iyi biliyorsun" dan başka bir eleştiri noktası getirmeyen anlayışın tasfiyesi şart. Aslında düşünce tarzlarının, yaşam felsefelerinin Kurana arzı ve ayıklanması büyük önem taşıyor. Başkaları farklı düşünüyor diye hakikatı dillendirmekten çekkinmemeliyiz. Allah razı olsun önemli ve yol gösterici yeni yazılarınızı bekliyoruz. Allaha emanet olunuz...
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat