Müslümanların namazda yöneldikleri Kâbe’nin örtüsünde ve kapısında bakın neler yazıyor:
“Mekke’yi Mükerreme’deki şerefli Kâbe’nin örtüsü Hadimül Haremeynişşerifeyn Abdullah Bin Abdülaziz bin Es-Suudi tarafından yapılmıştır.’’
“Bu kapı Halid bin Abdülaziz tarafından yapılmıştır.’’
Heyecanlı ve güzel ama insanı hüzne boğan bir umre ibadetinin ardından bu yazıyı kaleme alma gereği duydum. İslam ümmeti için en önemli yerlerin başında gelen o kutlu şehrin, Mekke’nin tarihi dokusu tamamıyla değişiyor. Geçmiş göz göre göre yok ediliyor. Mekke’ye varınca bir anda aklınız dumura uğruyor neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Kâbe’ye doğru ilerlerken her tarafta inşaatlar vinçler çalışıyor yüksek yüksek binalar göze çarpıyor. Kâbe diğer bir adıyla Beytullah adeta çepeçevre kuşatılmış, yüksek binalarla etrafı sarılmış. Çevresindeki tüm tarihi doku yok edilmiş, insanlara geçmişi hatırlatmaya ve yaşatmaya dair hiçbir şey bırakılmamış. Peygamberimize ait olduğu rivayet edilen ev tamamıyla harabe vaziyette, bakımsız yıkık dökük bir halde... İslam dünyası uyumaya devam edecek olursa muhtemelen yakın bir zamanda onu da yıkacaklardır.
Suudi Krallığı Ebu Kubeys tepesinde bulunan Ebu Kubeys Camii’nin yerine dev bir saray yaptırmış. Kâbe’ye bitişik saray Beytullah’a tepeden bakıyor. Yeryüzünde tevazu örneği olan Kâbe’nin başında kibir ve saltanat abidesi Suudi sarayı dikili.
Sordukça öğreniyoruz ki, Peygamberimizin birçok yakınının evi de, kabri de geçmiş yıllarda yıkılmış, üzerine ya bir gökdelen ya da bir alışveriş merkezi dikilmiş. Osmanlı’ya ait eserlerin başında gelen 350 yıllık Ecyad Kalesi de 2001’de yıkılıp yerine oteller ve alışveriş merkezleri yapılmış. Eğer böyle giderse Kâbe’nin çevresine Osmanlı tarafından yapılan ilk çepeçevre sütunlar ve mescit bölümleri de ileriki yıllarda yıkılacak gibi. Çünkü Suudilerin sonradan yaptırdığı bölümler, Osmanlı döneminde yapılan bölümlerle ayrı ve bağlantısız olarak tasarlanmış, dikkatli incelenince hemen göze çarpıyor, muhtemelen Kâbe’nin iç bölümünü genişletmek adına böyle bir işe de adım atacaklar diye düşünüyorum. Tabi bunu zaman gösterecek, ama bugüne kadar yaptıkları icraatlar buna işaret ediyor.
Yapılan yüksek binalar içinde Bin Laden gurubunun yaptığı Zam Zam Tower, yüksekliği ve ihtişamıyla dikkat çekiyor, yüz katlı olacağı söylenen bina daha tamamlanmamış haliyle bile Kâbe’yi gölgesinde bırakıyor ne yazık ki. Birçok zengin Müslümanın Zam Zam Tower’den şimdiden yirmi ve otuz yıllığına yer kiraladıklarını öğreniyoruz. Bunlar arasında maalesef Türkler de var.
Kâbe’nin etrafını yüksek otellerle çeviren Suudi Krallığı, bu otellerin daha uygun yerlere yapılması için yer gösterebilirdi. İstimlâk ettikleri birçok alanı Kâbe’ye katıp, Kâbe’nin kullanım alanını genişletip, hacıların daha rahat ve birbirini ezmeden ibadet etmelerini sağlayabilirdi.
Mekke’de hacıların Kabe’ye ulaşımı kolaylaştıracak dairesel şekilde metro ya da benzeri raylı sistemler yaptırabilirdi. Ama bu konuda hiçbir adım dahi atmadıkları görülüyor. Medine’de de durum bundan farksız, Novenpicler, Hiltonlar, Mescidi Nebevi’yi maalesef gölgede bırakıyorlar.
Bunca binaları, gökdelenleri yaptıran Suudiler, ilk vahyin inmiş olduğu Hira Nur Dağı’na çıkılmasından bile rahatsızlık duyuyorlar. Beytullah’ın çevresine alışveriş merkezleri ve oteller yaptıran Suudiler, Hira’ya çıkılmasını istemedikleri için yol ya da herhangi bir vasıta yaptırmamışlar. Sağlıklı bir insan ortalama 45 dakika sarp bir yokuşu çıktıktan sonra Hira mağarasına varabiliyor, inişi de çıkışı gibi insanı bayağı zorluyor.
Marketlere girdiğiniz zaman Amerikan emperyalizminin Pepsi’sini, Coca Cola’sını ve daha birçok ABD ve İngiliz ürünlerini reyonlarda ilk sıralarda görebilirsiniz, adeta Suudiamerika haline getirilmiş kutsal topraklar maalesef.
Suudilerin ürettikleri bir kibrit çöpü bile yok. Mekke ve Medine’ye her şey dışardan geliyor. Burası, Amerika, Çin ve Avrupa ülkelerinin pazarı, gelir kaynağı haline gelmiş. Suudiler ise geçimlerini batılılarla yaptıkları anlaşmalar gereği petrolden, dünya Müslümanlarının ziyaret ettiği Mekke ve Medine şehirlerinden sağlıyorlar. Her ay gelen ziyaretçilerle büyük miktarlarda para bu şehirlere akıyor. Anlayacağınız Suudi ailesi, Mekke ve Medine’den geçiniyor. Birçok İslam ülkesi işgal altındayken, Müslümanlar işkence görüp yurtlarından sürülürken Suudiler zevki sefa sürüyorlar.
Bunca olup bitene karşı Müslümanların bilinçsizliği ve duyarsızlığı ayrı bir dert.
Kâbe’nin içinde dikkatimi çekti, bir aile yemek yiyor, yanında da içecek olarak Coca Cola var.
Müezzinlerin bulunduğu kısmın altında bir aile daha baba-anne ve iki çocukları yemek yiyorlar, içecek olarak yanlarında Pepsi. Dayanamadık kalkıp babayı hemen uyardık, gerçi derdimizi anlatmakta biraz güçlük çektik ama bizi anladı sanırım, Pepsi’yi gizleyerek içtiler!
Kuran’ın dışında kitaplar getirip tavafta okuyanlar bile vardı. Ümmetin temel kaynağı Kuran’ı bir kenara bırakmış adam cemaatinin hoca efendisinin kitabını getirmiş tavafta dönüyor dönüyor okuyor. İlahiyat okumuş, nasıl dua edeceğini bilmiyor, Allah’tan ne isteyeceğini, nasıl isteyeceğini bilmiyor! Ne Kuran’daki dua ayetlerinden, ne de Peygamberimizin duasından haberdar?!..
Gel gelelim başka bir soruna (skandal da diyebiliriz). Müslümanların namazda yöneldikleri Kâbe’nin örtüsünde ve kapısında bakın neler yazıyor:
“Mekke’yi Mükerreme’deki şerefli Kâbe’nin örtüsü Hadimül Haremeynişşerifeyn Abdullah Bin Abdülaziz bin Es-Suudi tarafından yapılmıştır.’’
“Bu kapı Halid bin Abdülaziz tarafından yapılmıştır.’’
Kapıda bu isimler haricinde üç isim daha yazıyor. Örtüsünde tek isim yazılı. Kâbe’nin kapısının olduğu tarafta, örtünün sağ üst köşesinde ki yaldızlı yazının tercümesidir bu. Müslümanlar ise o kapıya ellerini sürebilmek için bir birlerini eziyorlar! Tavaf ettikleri Kâbe’nin kapısında ve örtüsünde ne yazıyor diye merak edip okumuyorlar. Evet, Kâbe tavaf ediliyor ama aynı zamanda kralların isimleri de tavaf ediliyor!
Hangi akıl ve mantıkla Kâbe’nin kapısına ve örtüsüne isimlerini yazdırıyor bu zihniyet? Allah’ın beytine Allah’ın ayetlerinden başka ne yakışabilir, tabi ki hiçbir şey yakışmaz. Hiçbir kişi ve kurum, ümmetin kalbi, Allah’ın evi olan Kâbe’ye adını yazma kibrinde bulunamaz, ama Suudiler yapmış bunu maalesef. İşlerine gelmeyeni bidat ya da haram deyip yerle bir eden, yok eden, işlerine geleni helal kılan Suudilere karşı ümmet niye hala susuyor?
Bugün Amerika’nın, İslam’ın emanet ve mirasını yok etmeye dönük saldırılarıyla, Suudilerin Mekke ve Medine’de yaptıkları yıkımlar ve tahribatlar aynı paraleldedir. Bugün Beytullah’ın hem vizyonuna hem de misyonuna dönük bir tahribat söz konusudur.
Bunları hiçbir duyarlı Müslüman görmezden gelemez.
Bugün Siyonistlerin, Mescid-i Aksa’yı yıkma çabaları bizi ne kadar tedirgin ediyorsa, Mekke ve Medine’de olup bitenler de bizi tedirgin etmeli, rahatsız etmeli.
Suudilerin bugüne kadar yaptığı uygulamalar, Mekke ve Medine’nin, keyfi bir yönetim biçimi olan Krallık tarafından yönetilmesinin ilerde daha büyük sorunları beraberinde getireceğine işaret etmektedir. Bu konuda acilen bir şeyler yapılması gerekir diye düşünüyorum.
Yapılması gerekenler konusunda düşüncelerimi paylaşmayı yerinde buluyorum:
Müslümanlar, Mekke ve Medine’nin önemi ve idari yapısıyla ilgili konferanslar ve paneller düzenlemeliler.
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Mekke ve Medine komisyonları kurup rapor hazırlatıp acilen adımlar atmalı, yaptırım gücüne sahip olmalı.
Mekke ve Medine şehirlerinin idaresi, aşama aşama Suudi Krallığı tekelinden çıkarılıp, Müslümanların ortak idaresine geçilmeli.
Şehirdeki yerleşim, Kâbe’nin çevresinden, belli bir mesafenin dışına taşınmalı.
Şehrin ulaşımı, yerüstü ve yeraltı olmak üzere dairesel şekilde aktif bir raylı sistem ile sağlanmalı.
Ebu Kubeys Tepesi’ndeki Suudi kralının sarayı yıkılmalı. ·Siyonizm destekçisi ABD ürünlerinin (Coca Cola, Pepsi gibi) kutsal topraklarda satışı yasaklanmalı.
Ve daha birçok madde sıralanabilir bu konu üzerine.
NOT: Biliyorum biraz moralinizi bozdum, ama kendi bahçemizde temizlik yapmamız gerekiyor. Bir sonraki yazımda Mekke ve Medine’de yaşamış olduğum güzelliklerden bahsedeceğim inşaallah.
tefrik edici özelliği ön planda olan gerçekten lüzumsuz olmuş bu yazı.
EDİTÖRÜN NOTU: Sayın okurumuz siizn düşüncenize saygımız var, fakat biz çok yerinde ve gerekli bir yazı olarak değerlendiriyoruz ve şimdiye kadar gelen okur tepkilerine bakıldığında çoğu Müslüman da böyle değerlendiriyor bu yazıyı.
kamilkemalguller
21-11-2011, 17:44:34
my name is abdul waahid frommasjid almunawar gonaives haiti how are you may allah bless you and your communitty.
fazıl
07-09-2011, 18:08:14
bu adamlar ümmetim nanumusunu şerefeni ayaklar altına alanlarla dost,mücahidlerle düşman olmuş sizlerin burada tartıştığınız konuya bakın, sizler kanseri bırakmış,belirtilerini konuşuyorsunuz
evren
30-06-2011, 21:51:22
Haremeyn'in paragöz suudilerden mutlaka tahliyesi gerekmektedir. Ve resimlerden birisinde müslümanların önünde görülen Kola aslında son derece sembolik ve acı verici:
Filistin resmen işgal altında, Kutsal Topraklar ise dolaylı olarak.
Ve Gülşah Hanım, makaleyi anlamamışsınız galiba. Lütfen bir daha okuyunuz.
gülşah vanlı
29-05-2011, 20:38:37
allah bütün müslümanlara cümlemize mekkeye gitmeyi nasip eylesin amin
lale
19-04-2011, 09:28:24
yazdıklarınıza aynen katılıyorum bizler yüce rabbime inanan ve seven kullar olarak rabbimin bize lutfettiği sevgili peygamberimize ve getirdiklerine sahip çıkmalıyız
kamil kemal guller
06-07-2010, 12:41:42
maalesef kabenin dışına çıkınca içim karardı.1 ay evvel umre için mekkede idim Kabenin çevresindeki korkunc binalara nasıl musade edildi akıl almaz birde umre yaparken bir elinde kamera tavaf eden kişiler vardı ibadetmi ediyor film mi cekiyor belli degil.ummet dunya uzerinde bedel oduyor farkında degiliz.Allah islah eylesin.selametle
kemal
serhat
18-06-2010, 01:48:50
Evet makaleyi okudum çok güzel hazırlanmış ve tamamen kabe hakkındaki sıkıntılarımız dile getirilmiş.Fakat makale doğru zamanda ve doğru yerde yazılmamış.Neden mi?Ya bu güzelim duygu yüklü anlam içeren dilek ve istekler neden facebookta veya insanların sürekli ziyaret ettiği sitelerde yayınlanmıyor.
Aşağıda bir link göremedim paylaşmak için halbuki facebookta paylaşmak isterdim yazıyı.Sorunumuz sesimizi duyuramamak.Sorunumuz ilgisiz kalmak.Sorunumuz birlik olamamak.Şimdi ben bu yazıyı facebookta kopyalayıp yine yayınlarım fakat telif hakları bana ait değil,izin almak gerekir...
emine
08-03-2010, 20:48:39
Kabenin dibindeki markette satılan alkolsüz biralara,şampanya görüntülü üzüm sularına ne diyorsunuz?Her görüşte içim sızlıyor.Ne olur birileri bir şeyler yapsın artık.
Necmeddin
11-10-2008, 11:48:18
Kasımcım, kabeye hizmet eden insanların bunu oraya yazdırmış olmaları elbette çokça enaniyet kokuyor ama, o yazılar orda diye bizim kabeye, onun kapısına bakışımız değişmemeli. Önemli olan Kabenin anlam ve önemi! Sonuçta kabe insan eliyle yapılmış bir bina, defalarca da tamirat geçirmiş.
Mevlana bu durumu şöyle dizelerine taşımış:
Dil be-dest avur ki hacc-ı ekberest.
Ez herarân Ka’be yek dîl bihterest.
Ka’be bünyâd-i Halîl-i Azerest
Dîl nazargâh-ı Celîl-i ekberest.
"Gönül almaya bak, zira en büyük hac budur. Bir gönül bin Kabe’den iyidir. Kabe Azer’in oğlu İbrahim’in yaptığı bir binadır. Gönül ise Hak Teala’nın nazar ettiği bir yerdir."
fatma
04-09-2008, 13:15:33
bana nasip olmadı resul diyarı medineye gitmek ziyaret etmek gidenler orda medinede kalanlar kıymetini bilsinler RESULÜMÜZÜNyurdu oldunu hi.ç bir zaman unutmayalım ....halende vaz geçmiş deilim bu medine sevdamdan rabbim nasip ette gideyim ömrümde bir kere. resule selatu selam olsun selametle
fatma
04-09-2008, 13:08:48
sa ismail arkadaş haklı bir olup sahip çıksak kabemize allahın izniyle inşlh duyarsızlık yapıyoruz görmezden geliyoruz .allah yardımcımız olsun
ismail
17-07-2008, 15:52:41
bende daha yeni umreden geldim arabistanda zate hep pepsi ve kokokola tüketiliyor ona yapacak bişemiz yok ama kabeye sahip çıkmamız gerekir
muharrem baykul
21-09-2007, 21:19:11
Bayram hocam aylar geçti yazınızın devamını beklemekteyim. İnş. en kısa zamanda yazmak nasip olur.
muhammed balaban
19-09-2007, 22:41:52
allahın hükmüne göre hüküm etmeyenler kafirdir. esaret vesömürüye başkaldırmayanlarında sonu hesapgünü zalimlerle aynıdır.Allah tüm milleti ibrahime hanifen diyenlerin yardımcısı olsun.
kuhdar zana
05-09-2007, 21:41:17
2005/2006 da haca gıtmiştim hakikatan bir tavaf yapıyordum rüknü şamiden rüknü yamani hizasına geldiğimde aynı hislere kapıldm hatta yanımdaki arkadaşıma da aynı şeyleri söyledi Tesbitlerinize katılıyorum. ALLAH Umrenizi kabul etsin.
Ahmet
25-08-2007, 16:13:42
S.A Öncelikle Bayram abiye teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten güzel tesbitler yapmış ama ben şahsen en sonunda sunduğu çözüm önerilerini tam olarak doğru bulmuyorum.
Çünkü oradaki çözüm islam konferasının yapacağı bir çözüm değildir.Çünkü onların gerçek görevi Terorist ülke Amerikaya uşaklık yapmaktan başka bir şey değildir.Onları dikkate alıp sözümüze konu etmek bizzat çözümsüzlüğün kendisidir.
Çözüm tüm dünya müslümanlarının birleşip filistinde olduğu gibi kutsal toraklarımızı kurtarmak için mücadele vermemiz gerekmektedir.
Artık o zaman ne uygunsa onu yaparız.Selam ve dua ile
Bilgi TATLIGIL
19-08-2007, 18:31:24
s.a yazinizi; sonuna kadar heyecan bir o kadar da dikkat ve üzüntüyle okudum,
ben de 9-12 agustos tarihlerinde KUDÜSteydim .Mübarek mirac gecesini gittigim tur arkadaslarimla ihya ettik.Ancak benzer sIkIntIlari orada ben de gördum. mubarek mescide girmek icin işgalci israil askerinin kontrolundan sonra girebilmeniz cabasi, Ama daha da kotusu mescdin bahcesinden girdiginiz anda pislik had safhada bir de ortaya yayilan copler bu kutsal mescidin sahipsizligi sadece beni degil de istanbuldan giden butun herkesi uzdu, hep kendi kendime sizin de serzeniste bulundugunuz gibi zengin musluman ulkeler nerdeler niye musluman zengin kisiler sahip cikmiyor dedim. siradan biri olarak ancak rabbime siginip duami ediyorum.biliyorum ki yeryuzunun bu iki mescidini rabbim koruyor. Selam ve dua ile Allah a emanet olun. Bilgi TATLIGIL
qurannesli@yahoogroups.com
MİZGİNA_İSLAM_
15-08-2007, 23:39:24
GÜRÜŞLERİNE KATILIYORUM KARDEŞİM ALLAH RAZİ OLSUN
CİHADYOLU.COM
glint
13-08-2007, 02:23:35
daha öncede pek çok kez dillendirilen gerçekleri yazıya dökmüş bayram kardeş. tebrik ederim çok güzel bir yazı.devamı var demişsiniz çok merak ettim onuda.
anlamadığım putlaştırmayalım eski mabedleri diyorlarsa mübarek tarihi bir camiiiyi yıkıyorsun (ki taraf diilim yanlış anlaşılmasın) yerine kendince doğru olduğunu düşündüğün 7 mızrak boyunda camii yap. yerine 5 yıldızlı otel dikmenin alemi ne? hem o zamanlar evlerde çok katlı diildi. mekke'deki bütün evleri yık hepsini tek katlı yap:)
yanlış bir şeyi dillendiren kardeşimizi anlama yoluna gitmeyen diyolog (bu kelimede mimlendi artık)çabasında bulunmayan kardeşlerimizede Allah'tan derin bir anlayış, kavrama diliyorum.
ey iman edenler iman ediniz!
Abdulehad Erk Kahya
09-08-2007, 19:51:59
Kimi kimden kurtarıyorsun, sen neyin ehlisin, ülkendeki rezalete bakmadan kimin neyini düzeltmeye çalışıyorsun, bir eleştiri yaparken dayanakların nedir? Zahiri olarak neye itaat ediyorsun? Gizli hallerinin hesabını sormadan neyi temsilen nereyi feth edip ne yaptırımları uygulatacaksın?
"Yapılması gerekenler konusunda düşüncelerimi paylaşmayı yerinde buluyorum:
Müslümanlar, Mekke ve Medine’nin önemi ve idari yapısıyla ilgili konferanslar ve paneller düzenlemeliler.
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Mekke ve Medine komisyonları kurup rapor hazırlatıp acilen adımlar atmalı, yaptırım gücüne sahip olmalı.
Mekke ve Medine şehirlerinin idaresi, aşama aşama Suudi Krallığı tekelinden çıkarılıp, Müslümanların ortak idaresine geçilmeli.
Şehirdeki yerleşim, Kâbe’nin çevresinden, belli bir mesafenin dışına taşınmalı.
Şehrin ulaşımı, yerüstü ve yeraltı olmak üzere dairesel şekilde aktif bir raylı sistem ile sağlanmalı.
Ebu Kubeys Tepesi’ndeki Suudi kralının sarayı yıkılmalı.
· Siyonizm destekçisi ABD ürünlerinin (Coca Cola, Pepsi gibi) kutsal topraklarda satışı yasaklanmalı.
Ve daha birçok madde sıralanabilir bu konu üzerine."
Örgütler senin verdiğin bu kararları uygulatmak için toplanacaklar ya. Bu heybetli insanın kimliği merak edilir. Hangi şanlı devletin başında bulunuyor?
Bir iddiada bulunmak için bazı cevaplar vermek gereklidir. Ki hanım dırdırından öteye gidebilsin.
Ben elimin hamuruyla uğraşıyorum sizi bu kadar heycana sevk edicek yıkılması kararı aldığınız suud hükümetini savunsam ne olur savunmasam. Bu kadar telaşa luzum yok. Sadece bu altın günü muhabbetine katılıyım biraz dedikodu yapıyım dedim.
kadır
09-08-2007, 17:53:14
sevgili kardesim yazmıs oldugun yorumu okudum haklı oldugun yerler mevcut fakat öyle öfke dolusun ki bu ınsanların dunya Müslümanlarının çektiği sıkıntılara naslı kulagını tıkadıgını görmezden geliyorsun. Hele american hayranlığı . ustad bu ınsanlarda bu zihniyet oldugu sürece ben bu insanların yaptığı her şeyi sorgularım. Mekke ve Medine zıyareti yaparken isterim ki o eski havayı teneffüs edeyim. ama sen yıkmıssın heryerı yapmıssın sarayları. Allah Rasulu yaptırır mıydı sana bu sarayları. Bayram'a paylasımı için tşk.
AHMED
08-08-2007, 16:48:11
Artık o aynı zamanda kendini kibirli bir ev sahibi zannetmektedir. Bunlar muhkibler ve iddiacılara yamanırlar. Aklı evvellu asalağın yamandığı sofrada ev sahibi olması iddiacıların bir oyunudur. Asalağın kendine dahi bu şaka gibi bir şey gelmektedir. Ama asalaklık hoyratlığıyla bunun nasıl olabildiğini düşünmek yerine çalakaşık yemeklere saldırmaktadır. er.
KENDİ DURUMUNU VE TARİHİN AKIŞINDA NE HALE GELDİĞİNİ NE GÜZELDE ANLATMIŞSIN KENDİ KENDİNE ERK KAHYA
AHMED
08-08-2007, 16:38:09
Sözüm üstteki yorumu yapana ve aynı doğrultuda düşünenlere. Evet yapın bakalım rahat yaşamak için elinizden gelen neyse yapın ve satın herşeyinizi merak etmeyin bir gün sıra her şeyinizede gelecek. Yıkabildiğiniz kadar yıkın tarihin çöplüğü dediğiniz yapmaya petrolünüzle bile güç yetiremediğiniz yapıları, yetiremezsiniz çünkü onlar parayla değil yürekle yapılır. Parası olan her adama memleketinin her yerinde heleki bu dünyanın en kutsal yerinde sırf parası var diye yapacağı her şeyi hoş göreür hale gelmişsiniz.. Değer verdiğinz bir tane şey var mı sizin? Var ben biliyorum: Dolar. Eminim onun icin KABE'yi bile yıktırırsınız siz. Yaşadığınız hayatın hesabını verme zamanı geldiğinde ne yapacağınızı cok merak ediyorum. O zamanda saraylarınızı satarsınız
Bülent Şahin Erdeğer
07-08-2007, 18:33:42
Abdulehad Erk Kahya isimli beyefendi Suudi Amerika Kralını ve onun Amerikan hizmetindeki Krallığını savunmak için iyi çaba sarfetmiş. Bunu yaparken de Yazarı batıcılıkla itham etmiş. Eğer batıcılıktan bahsedeceksek o iğrenç beton yığınlarını sırf dini yapı olmadığı için onaylanan (dini olmayan yapı da ne demekse! sanırım batıcı laik bilinçaaltından kaynaklanıyor) Batının renksiz ruhsuz kapitalist mabedlerini o rezil otelleri dikenlerden bahsetmeliyiz.
Amerikanın gölgesinde sefahat sürenler bidat diyerek tarihi yani Müslümanların ortak hafızasını tahrib etme küstahlığını gösteriyor. En büyük bidatin Zalimlerle iş tutmak olduğunu unutuyoruz galiba. Bugünün Firavunlarıyla sarmaş dolaş olanların Sünnetten bahsetmeleri ancak Samiri tavrıdır.
Sünnet dediğiniz zahiren bir iki hadisi uygulamak değildir. Sünnet Allahın dini için zalimlere karşı Dini ikame etmektir
Kralcıların selefiliği naylon selefiliktir Bidatle mücadele adına şekillere takılan ama en büyük bidatleri işleyen bu harami çetesi ile kendi döneminin emperyalistleri olan Moğollara karşı cihad eden İbni Teymiyye'nin hiç bir alakası yoktur. Batı karşıtlığı ve Kutsalın Sadece Allaha has kılınması meselesi ise gerçekten içleracısı gidin de bir bakın bakalım Suud ailesinin hangi takva ölçüleri içinde (!)yaşadıklarını.
Haccda Amerika ve Siyonizmi protesto etme suçunu(!) işledikleri için katledilen 200 Hacı yerine onları katleden Bush Dostlarını Sünnet ve hadis adına savunuyor olmak ancak sizi şu ayetle muhatap kılar:
وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
Hud 113. Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!
O zaman kediler de kurtaramaz sizi...
Abdulehad Erk Kahya
06-08-2007, 16:30:46
batılı hassasiyete tepki; kimi kimden kurtarıyorsun, sen neyin ehlisin, ülkendeki rezalete bakmadan kimin neyini düzeltmeye çalışıyorsun, bir eleştiri yaparken dayanakların nedir?
Tufeyliler: Çağrılmadığı bir meclise giden demektir. Tafel kelimesinden türemiş bu kelime; gecenin karanlığıyla gündüze yönelmesi manasına gelir. Sanki anılan; durumu o topluluk açısından karanlık olan,kimin çağırdığını, aralarına nasıl girdiğini bilmedikleri birisidir. Asalak manasına da gelir. Bu asalağın yamandığı sofrada ev sahibi olması iddiacıların bir oyunudur. Asalağın kendine dahi bu şaka gibi bir şey gelmektedir. Ama asalaklık hoyratlığıyla bunun nasıl olabildiğini düşünmek yerine çalakaşık yemeklere saldırmaktadır. Artık o aynı zamanda kendini kibirli bir ev sahibi zannetmektedir. Bunlar muhkibler ve iddiacılara yamanırlar. Aklı evveller.
dindar hiristiyan bir avrupalı kimliğiyle konuşuyorsun sanki. Tarihsel doku için endişeleniyor, ibadethanelerin heybetini kaybetmesinde gamlanıyor, doğru çevre düzenlemesi yapılmadığı için hira dağına çıkarken güzel ayaklarının incinmesinden dolayı sıkıntı çekiyorsun. Bunlar senin için büyük skandallar. Müslümanların 3 bin yıllık buda heykelini yıktıklarında avrupalıların gözterdiği tepkilere benzer tepkiler gösteriyorsun. Artık kaleler savaşlarda bi işe mi yarıyor tarihin çöplüğü niye bu saçmalıkları kutsuyorsun. İslamda ibadethenelerin hiristiyanlardaki gibi bir şeyi imgelemediklerinden haberin yok mu. (Fıkhı olarak 7 mızraktan yüksek olması ve işlemeli olması doğru değildir) Tarihte Allah'ın kutsamadığı hiç bir şeyi kutsama yetkisine sahip değildir. Adamların paraları var, istediği kadar yüksek, istediği kadar şekilsiz ikame edilecek bir bina yaparlar, dinen bir sorun yok. İbadethane yaparlarsa bu şekilde bu tartışılır. Ama zaten uzun zamandan beri uygulamalrıyla fıkhın ve icmanın denetimi altında olduklarını ispatladılar. Dinen tehlikeli bir bidat ortaya çıkmasın diye (ki ülkemizdeki bu bidatlerin bini bib paradır.) Efendimizin (S.A.V) in evini sizin batılı ölçülerinize uygun bir şekilde makyajlıyamıyorlar. Gerekirse yıkarlar da. Orası bir sergi salonu, sizin dramatik duyarlılığınızı okşasın diye ikame edilmiş bir yer değil. Bir kökten yoksun damarlarınızı bir batı geleneği olan retronun süzgecinden geçirip sizin için varsayılan bir hissediş kurguluycak kadar edepsiz bir yer de değil. Paris Roma gibi yerlerin aradığınız sergi salonu olabileceğini dramatik yapınız bozulmadan ve yabancılık çekmeden turluyacağınız yerler olduğunu düşünüyorum.
"Müellif der ki: Bir gün onu önünde siyah bir kediyle gördüm. Ona sürünüyor, o da onun gözlerinin arasını okşuyordu. Kedinin gözlerinden her kedide olduğu gibi yaşlar akıyordu, adam da hüngür hüngür ağlıyordu. Ona ‘Neden ağlıyorsun?’ diye sordum. Bana ‘Yazıklar olsun sana!’ dedi, ‘Şu kediyi görmüyor musun, onu okşadığımda ağlıyor. Bu benim annem! Bana olan hasretinden ağlıyor.’ Sonra onunla anlıyormuşçasına konuşmaya başladı. Kedi de ara ara miyavlıyordu. Ona ‘Söylediklerini anlıyor mu?’ dedim. ‘Evet’ dedi. ‘Peki onun miyavlamasından sen anlıyor musun?’ dedim. ‘Hayır’ dedi. Ben ‘Öyleyse’ dedim ‘Sen sureti döndürülmüş bir hayvansın, O ise insan!..
Ebu Hasan Ali b. Nazif
fariq
04-08-2007, 13:35:40
Allah razı olsun kardeşim, tespitlerine ve önerilerine tamamen katılıyorum. Allah yardımcımız olsun. Selam ve dua ile...
Yunus Emre Tozal
04-08-2007, 08:21:44
Esselam...
Yazıyı ilk okuduğumda insan inanamıyor, hayretini gizleyemiyor... Bayram abiye kaç defa "gerçekten mi?", veya "ciddi misin?" sorularını sorduğumu hatırlayamıyorum...
Dejenerasyon Beytullahımıza kadar gelmiş, bizim haberimiz yok! İsrail tanklarına maddi yardımlar yapan Cola Cola haremimize girmiş, farkında bile değiliz!
Sorun bu değil aslında. Sorun çok daha büyük; gayesizlik, hedefsizlik, yönsüzlük, ümitsizlik, salıvermişlik... Ramazan Kayan gençlerin sorunlarını, ümmetin sorunlarını dile getirirken belirtmişti. Seküler düşünceye kendimizi öylesine kaptırmışız ki aklımızı, yüreğimizi; ümmetin yetim çocuklarının feryatlarını, mazlumlarını duymuyoruz artık, duyduğumuz an geçiştiriyoruz...
Cola içmek veya içmemek değil, göğsümüzde bir madalyon gibi taşımamız gereken dinimizi/değerlerimizi kaybettik! Ali Şeriati'nin belirttiği üzere artık;
Av avcıya tutkun!
Batıya tutkun olmuş bir ümmetin mahremine Cola Cola girmesine şaşırmamak gerektiğini anladım...
Sancımızı tekrar duymadıkça, Filistinde atılan her bir mermerin sesi yüreğimizde yankılanmadıkça, amelimize dökülmedikçe, dualarımıza tekrar girmedikçe Mustafa İslamoğlu'nun bahsettiği üzere "pasif iyi" olarak kalacağız Allah korusun... Ve pasif iyilik Mustafa İslamoğlu'nun kendi deyimiyle;