Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
OLUMSUZ BAĞIŞIKLIKLAR
Hikmet ERTÜRK - 06/10/2011 - 09:22
Allah bizlerden hayatı imana göre biçimlendirmemizi istiyor. Yoksa sürekli geçmişimizde yaşadığımız anılarda hep kaybolur gideriz. Bizler zamanımıza inmek, zamanımızın yollarında yürümek zorundayız. Kendi içimize aynayı en güzel kendimiz tutabiliriz. Aynanın karşısına geçip imanımızla kazandığımız kimliğimize bakalım.

Bilgi maalesef her kişide aynı kabule dönüşmüyor. Alınan bilginin gereği yapılmıyorsa bu bizleri inançları askılıkta duran içi cansız elbise gibi gösteriyor. Yani ruhsuz yani ceset gibi. Aramızda tartışadurduğumuz tevhid gerçeği bir başkasına anlatırken ruhsuz, bir başkasından işittiğimizde kafa sallayarak tasdik ettiğimiz kuru bir gerçeğe dönüşüyor.

Hayatımıza yön verecek Allah’ın ayetleri yerini “Yemeğini şöyle yemelisin! Sofranda şunları bulundurmalısın! Şöyle giyinmelisin! Başörtünü şöyle bağlamalısın! Pantolonunun paçası, gömleğinin yakası şöyle olmalı! Mutfağın tasarımı, oturma odasının tefrişi böyle olmalı! Ancak şu marka otomobile binilmeli! şöyle kazanılmalı, böyle harcanmalı! üç günlük ömre dokuz günlük rızık hazırlanmalı! Sekiz saat çalışılmalı! şuralarda okunmalı! Şu şu bilgiler alınmalı! şu şu okullar bitirilmeli! Şu şu noktalara gelinmeli! Topluma ters düşülmemeli! Toplumun eğilimi neyse ona sahip çıkılmalı! Bir de eğer evine gelen misafir dindarsa dinden, imandan; faizciyse faizden, tüccarsa ticaretten bahsetmelisin!" safsataları gündemimizi sarmıştır.

Toplum olarak bu hale dönüşmemizin birçok sebebi var tabi ki… Bir nedeni yarınlarda yapılıp yaşanması gereken emirlere öncelik vererek bu emir ve hükümlerin hayatımız içerisinde yozlaşmasına sebep vermiş olmamızdır. Çünkü zamansız, mekânsız, yerli yerinde olmayan, sırası birbirine karıştırılmış, önceliği belli olmadan yaşanmaya çalışılan her amel biçimsiz ve ruhsuz kontrolsüz çabalarla heba olmuştur. Gündemimize aldığımız bu ve benzeri konular, amelsiz kıpırdamamıza sebep olmuşsa da zaman geçtikçe zihnimizde kuru ifadeler olarak şekillenmiştir. Çok önceleri bildiğimiz fakat yaşamadığımız kavramlara da "olumsuz bir bağışıklık kazanmışız."

Yapmamız gereken şeyleri doğru bir şekilde yapmadığımız sürece hep aynı şeylerle karşılaşacağız. Önce bizler daha öncesinde tevhid bilinci had safhada olan sonraları bu halinden kopuşlar yaşayan muhatabımıza bir şeyler anlatacağız. Fakat onlar, ağabeylerimiz o hep bildik edalarla bizleri umursamayacak, sonra bizler yaşlanacağız o kuşağın genç Müslümanları aynı şeyleri bizlere anlatacak bizlerde o bildik tavırlarla yine kulaklarımızı tıkayacağız. Çünkü geçmişinde yaşamaya devam eden herkes hep o anlatılanları biliyor olacak.

Bu konu ile ilgili güzel bir hikâye var.

Vaktiyle Osmanlı ordusundaki Mehter takımlarının davullarını develer taşırmış. Nitekim bu davulları yıllarca taşıyarak ihtiyarlayan bir deve azad edilmiş. Azad edilerek salıverilen bu deve, birisinin bostanına girip otlamaya başlamış. Devenin bostanda otladığını uzaktan gören bostancı, deveyi ürkütüp kaçırabilmek için eline aldığı küçük bir değnekle tencere kapağına vurmaya başlamış. Fakat devenin oralı olduğu yokmuş. Bostan sahibinin tencere kapağına devamlı olarak vurduğunu, devenin ise gayet sakin otlamaya devam ettiğini gören ve yaşlı deveyi Mehter takımından tanıyan komşusu seslenmiş:

—Ya hu komşu, boş yere hiç uğraşma! O deve yıllarca davul dinlemiş. Senin tencere kapağının tıngırtısı ona vız gelir...

Gülümsüyoruz ama hepimiz aynı sorunu çoğu kez farklı boyutlarda yaşıyoruz. O yüzden kazandığımız bu olumsuz bağışıklıktan kurtulmak zorundayız. Unutmayalım ki her insan kendi yaşadığı çevre ve zaman dilimi ile kendi kapasitesi doğrultusunda imtihandadır.

Zihnimizde, yüreğimizde, yaşamımızda Kur'an’ı tüketirsek bu aslında kendi tükenişimizdir. Gelin geleceğimizi “eski geçmiş” yapmak için yaşamayalım. Allah bizlerden hayatı imana göre biçimlendirmemizi istiyor. Yoksa sürekli geçmişimizde yaşadığımız anılarda hep kaybolur gideriz. Bizler zamanımıza inmek, zamanımızın yollarında yürümek zorundayız. Kendi içimize aynayı en güzel kendimiz tutabiliriz. Aynanın karşısına geçip imanımızla kazandığımız kimliğimize bakalım. Riyakârlık, iki yüzlülük, kibir, münafıklık girdabında nasılız? Rabbimizle ilişkilerimiz ne kadar sağlıklı? O halde Allah katında ne olduğumuzu tespit ederek kendimizi yeniden inşa edelim. 

824
YORUM LİSTESİ
taha 17-11-2011, 11:40:37
Allah razı olsun;kafamızı ellerimizin arasına alıp düşünmemiz lazım neye iman ediyoruz,idrak ettiğini sandığımız din ile yaşadığımız dinin muhasebesini yapmamız gerekir, aynanın yansıttıklarını iyi görmek gerekir,
 
asöz 18-10-2011, 19:27:16
eski alışkanlıklar kolayca değişmesi zor ama imkansız değil
 
musab 13-10-2011, 20:52:46
s.a allah razı olsun.
 
ali 09-10-2011, 21:48:00
insanlar tağutu ve şirki hayatlarında yaşattıkları bedavadan karşılığını vermeden inandık demeleri ile cennete kavuşacaklarını zanneddikleri sürece; Zihninde, yüreğinde, yaşantısında neden yer ayırsın ki Kur'an'a ?
 
nuri 08-10-2011, 22:09:27
İçerisinde barındırılan sıkıntıların, bu şekil ile aktarıldığında bile, yorum fikirleri bize göremediklerimizi gösteriyor. Farkındalığın sıfırlandığı bir toplumun uyanışı, bu gerçeği kabüllenmesi ile başlıyacağını umarım. Allah razı olsun...
 
yusuf 08-10-2011, 19:51:26
aslında insanlar alışageldikleri hayatı bir kazanım olarak görmektedirler.aslolan kalbinden ve beyninden çıkan islamın hareketlerine yansımasıdır.kalpte ve beyinde ölen düşünce hareketler de umursamazlık olarak karşımıza çıkıyor.rabbim kafamızı şişiren kardeşlerimizi yanımızdan eksik etmesin.tabi bunun bizim hayrımıza olduğunu anlayana dek allah razı olsun.
 
fatma 06-10-2011, 10:21:30
Allah razı olsun.
Öncelikler yaşantıyı oluşturur ya! Sanırsam dini algılayışta ; Allahu Teala'nın öncelikli olarak esas tutulması gereken temeli anlayamamış olmak ve Hz.peygamberi de olaylar karşısında neyi öncelediği ve nasıl tavır aldığını da idrak edememiş olmak tüm bu bahsettiğiniz olumsuz sonuçlara sebebiyet vermiş kanaatimce.Yani tabiri caizse herkes kafasına göre bir öncelik sırası ve takva unsuru şablonu belirlemiş ve çevresindeki herkesi bu şablonla çizmeye çalışmış.Şunu giyme! bunu okuma! oraya gitme! anlamsız öncelemelerine bir süre sonra artık tahammül edemeyen ahali bu sefer tevhide karşı bile isyanları oynamış ve de oynuyor.
Bu noktada en çok yapıldığını tesbit ettiğim yanlış ise , yine bir bilgiyi yanlış yerde kullanarak ve yine "takva" adına; tüm bunların üzerinin örtülmeye çalışılması ve "müslüman kardeşinin kusurunu örtme" sığınmasıyla sessiz kalışlar..."Kusur" denen şeyi bile idrak edememenin ürünü olsa gerek.Yani yine önceleme hatası!
Bence bu konunun üzerinde daha sık durulmalı.Tekrar Allah razı olsun.Saygılar.
 
DİĞER YAZILARI

20/04/2012 - 15:51 MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK

14/03/2012 - 07:17 SINAVA DÂHİL OLMAK

14/02/2012 - 08:11 AŞK, SEVGİ, "SEVGİLİLER GÜNÜ"

12/01/2012 - 23:27 İNFAK: EN SEVDİKLERİMİZDEN

17/11/2011 - 21:26 AMERİKAN BAHARI

06/10/2011 - 09:22 OLUMSUZ BAĞIŞIKLIKLAR

15/09/2011 - 08:31 KISKANÇLIK/HASET

20/07/2011 - 23:11 KENDİNİ BEĞENMİŞLİK

17/06/2011 - 11:17 İKİYÜZLÜLÜK

11/05/2011 - 11:18 BÜYÜKLENMEK

11/04/2011 - 13:10 DÜNYA SEVGİSİ

08/03/2011 - 01:10 "KAZA" VE "KADER"

06/02/2011 - 13:48 TUNUS VE MISIR AYAKLANMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

01/02/2011 - 19:25 DÜRÜST ADAM, HIRSIZ ÜLKE

11/01/2011 - 22:29 İktibas Dergisi'nin 31. Yılı

16/12/2010 - 23:02 O gün

29/11/2010 - 19:13 SULANDIRILAN KAVRAMLARIMIZ VE GÜNDEMİMİZ

12/11/2010 - 11:59 KURBAN BAYRAMINDA İSLAM COĞRAFYALARI

19/10/2010 - 18:21 TEK DİN İSLAM

20/09/2010 - 14:19 MÜSLÜMAN OLMAM NEYİ GEREKTİRİR?

23/08/2010 - 12:20 UMRE İZLENİMLERİ

27/07/2010 - 12:09 RAB VE İLAH KAVRAMLARINI YENİDEN HATIRLAMAK

25/06/2010 - 10:28 İLK GÜNKÜ GİBİ OLABİLMEK

26/05/2010 - 10:29 AZ KALSIN MÜSLÜMAN KALAMAYACAKLARDI…

29/04/2010 - 11:51 MECNUN’UN DEVESİ

12/04/2010 - 10:58 "ESKİLERİN MASALLARI"

25/03/2010 - 11:43 GÖKYÜZÜNÜN ERİMİŞ MADEN GİBİ OLACAĞI GÜN

03/03/2010 - 17:24 KAVGAYI GÖRMEK GEREK

22/02/2010 - 08:15 GERÇEK TAKVA SAHİPLERİ

25/01/2010 - 15:04 DOĞRU DİN BİRDİR, DEĞİŞMEZ!

05/01/2010 - 10:39 İMANIN HAKİKATİ

15/12/2009 - 11:36 KÖKTEKİ BİLİNÇ

01/12/2009 - 10:22 HİCRET

30/10/2009 - 13:44 AHDE VEFA

04/10/2009 - 15:45 İÇİMİZDEKİ 'BEN'

08/09/2009 - 09:51 ORUÇ, "GIYBET"İ YOK ETMELİ

13/08/2009 - 17:52 RAMAZAN AYI KUR’AN AYIDIR

14/07/2009 - 00:05 ALLAH'IN İSİMLERİNİ EZBERLEMEK

18/06/2009 - 12:32 NUH'UN GEMİSİ

19/05/2009 - 22:37 EBU LEHEB’İN ELLERİ KURUSUN!

21/04/2009 - 00:19 SAHİPLİĞİ DEĞİL ŞAHİTLİĞİ OMUZLAMAK

14/04/2009 - 11:43 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM–2

24/03/2009 - 09:44 YOL AYRIMI

16/03/2009 - 09:34 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM

26/02/2009 - 12:09 28 ŞUBAT TAMAM, YA İÇİMİZDEKİ 28 ŞUBATLAR

08/02/2009 - 21:07 MÜNAFIKLAR HAKKINDA…

14/01/2009 - 10:44 ŞEHİD GAZZE

22/12/2008 - 22:00 SABIR GÜNLERİ

29/11/2008 - 12:45 ÖZGÜVEN İÇERİSİNDE YOL ALMAK

10/11/2008 - 12:29 YUSUF KISSASI VE DAVET METODU
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat