Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
HANGİ YENİ UFUKLAR?
Ahmet ÖRS - 14/05/2011 - 22:42
“Büyük Türkiye” vizyonunda İsrail’in meşru bir devlet olarak Ortadoğu halklarına kabul ettirilmesi vardır. Bu politika bahsettiğimiz gibi “yeni ufuklar” olarak pazarlanabiliyor. Ortadoğu devrimleri pazarlanan bu politikaları iflas ettiren tarihi bir gelişmedir. Hükümet her ne hikmetse, halklarına zulmeden diktatörlerle tamamen pragmatik ilişkiler kurmuş, bölgesel ekonomik ilişkileri ilke gözetmeden ilerletmiştir.

Dış politikada önemli adımlar atıldığına, Davutoğlu ile başka ufuklar çizildiğine dair İslami çevrelerde ve genel kamuda bir kanaat var ve bu kanaat esasen bir şehir efsanesine dönmüş görünüyor.

Özellikle Ortadoğu üzerinde bir “abilik” misyonu Türkiye’ye yükleniyordu. Hükümet diplomatik nezaket gereği elbette bu iddiayı reddediyor ancak halkın bu kanaatte olmasına taban çalışmaları aracılığıyla gayret ediyordu.

Ortadoğu devrimleri, dış politikadaki şehir efsanesinin aslını, esasını göstermiş olmalıdır. Türkiye’yi “yeniden büyük Türkiye” yapma ideali Milli Görüş çizgisinin temel propagandalarındandır. AKP iktidarı da aynı geleneğe değen tarafları tevarüs ederek büyük Osmanlı ideali de diyebileceğimiz bir amaca odaklanmış olmalı ancak Tunus’tan başlayıp diğer ülkelere yayılan halk hareketleri hükümetin bu misyonunu ciddi anlamda yaraladı, hatta yok etti, temelsizliğini gösterdi.

“Van minüt” çıkışı, Türkiye’nin mağlup İslamcıları ile üç yüz yıldır batı karşısında alınan mağlubiyetlerden özgüvenini yitirmiş halkımız için “Avrupa Avrupa duy sesimizi” tezahüratları benzerliğinde algılandı. Bu süreç, hâl-i pür melâlimizin orta yere serildiği bir tablodur doğrusu. Bu çıkış, Türkiye dış politikasının zirvesi sayıldı.

Filistin-İsrail barışına kendini adayan hükümetin kendi girişimini tabiri caizse takmayan İsrail’e bozuk çalmasıydı “van minüt”. İsrail’in tanınması, direniş hareketlerinin de bu tanınmaya paralel olarak direnişten vazgeçirilmesine dayalı bir barış planı zaten halklara açık ihanettir, Kudüs’e, Aksâ’ya açık ihanettir, en utanılası dış politikadır. Türkiye’deki geniş dindar kesimlerin oylarıyla İsrail’i bölgede meşrulaştıracak bir dış politikanın duygusal çıkışlar yüzünden görülmemesi ya da görülmek istenmemesi durumun vahametini göstermektedir.

“Büyük Türkiye” vizyonunda İsrail’in meşru bir devlet olarak Ortadoğu halklarına kabul ettirilmesi vardır. Bu politika bahsettiğimiz gibi “yeni ufuklar” olarak pazarlanabiliyor. Ortadoğu devrimleri pazarlanan bu politikaları iflas ettiren tarihi bir gelişmedir. Hükümet her ne hikmetse, halklarına zulmeden diktatörlerle tamamen pragmatik ilişkiler kurmuş, bölgesel ekonomik ilişkileri ilke gözetmeden ilerletmiştir.

Zalim Kaddafi’ye karşı ayaklanan Libya halkını, Libya’daki menfaatlerini öne sürerek uzun süre desteklemeyen iktidarın dış politikasının mahiyeti ortaya çıkmıştır. NATO’ya diklenerek Libya’da NATO’ya yer ve gerek olmadığını söyleyen başbakan, batılı ortakları kendilerini çağırmadıkları toplantılar düzenleyip Türkiye’den habersizce Libya’yı bombalamaya başladıktan sonra NATO operasyonuna cevaz vermiş, hatta İzmir’i üs kabul etmiştir. Aslında bu olay bile dış politikadaki şehir efsanesini alenen mat etmeye yeterlidir.

Mısır ve Tunus’ta da benzer süreçlerde benzer refleksler gösteren hükümet için asıl yıkım Suriye üzerinden gerçekleşmiştir. Suriye diktatörü biraderi Beşşar’a karşı ayaklanan Suriye halkının yanında yer alamayan başbakan bir kez daha dış politikada, ilkede sınıfta kalmıştır. “Paranın dini imanı olmaz” diyecek kadar ilkesizleşen iktidar, dış politikayı da tamamen çıkar üzerine oturtmuştur. Dindar kitlelerin oylarının tahvil edildiği bu tablo utanç verici bir tablodur.

İsrail’in Gazze saldırıları sırasında halkın hükümete dönük olarak İsrail’le ilişkilerin kesilmesi çağrılarına “bakkal dükkânı yönetmiyoruz”la cevap vermişti başbakan. Hemen her kritik konuda aynı gerekçeyi öne sürerek temel kriterini ortaya koyan, gözü paradan başka bir şey görmeyen bir hükümetin özellikle İslami çevreler tarafından dış politikasının efsaneleştirilmesi akıl tutulmasından başka bir şey olamaz.

“Oyun kurucu olduk” sözüyle dış politikasını öven başbakana yönelteceğimiz soru basit ve açık: Neden oyun kuruyorsunuz ve kime karşı? Irak işgalinden önce tezkereyi geçirmeye çalışan iktidarın, NATO’nun Libya saldırısında gemileri gönderip peşinden tezkereyi çıkarması efsanevi dış politikanın yerlerde sürünen seviyesini görmek için yeter de artar bile. Bu durumda “sanıkların idamına, tanıkların bilahare dinlemesine” diyen İstiklal Mahkemelerini hatırlamamak imkânsız. NATO’yla birlikte her gün Afganistan’da, Libya’da “oyun” ve katliamın içinde yer alan Türkiye’nin yeni ufuklara açılan dış politikasının niteliği artık layıkıyla anlaşılmalıdır.

Yemen’de BOP eşbaşkanı Salih’e karşı halk aylardır isyan halinde. Başbakan, ellerinden doktora unvanını alıp aynı Kabe’nin Rabbine inandıklarını söyleyerek kendilerini överken Suudlar, Bahreyn halkının isyanını bastırmak için Bahreyn’e giriyordu. Peki, tekrar soruyoruz, bu nasıl bir dış politika, abilik vizyonu? Hangi yeni ufuklar?

Bu işte bir yanlışlık var!

 

699
YORUM LİSTESİ
beytullah emrah 17-05-2011, 08:56:30
seçim dönemine girilmiş olması ak parti'yi rahatlatmış görünüyor. böylece ufukta abd'yi gören akp iktidarı çelişkilerini gizleme imkanı bulabiliyor.

ne suriye ne bahreyn çelişkisi gündem olmuyor.

oysaki hükümet'in romantik söylemleri, islami hassasiyetleri istismar eden terkipleri vs. halkın devrim için ayaklandığı süreçlerde nasıl da tel tel dökülüyor.

iç işlerinde kendisini bayındırlık faaliyetlerine adayan hükümet, dış işlerinde de abd ekseninin dışında olmadığını ortaya koyuyor.

abd'nin bugüne kadar aralık bıraktığı arka koridorlarda siyaset üreterek ve mevcut dengeleri bozacak adımlardan sakınarak yürüyen "sıfır sorun" politikası,halkların denkleme girmesiyle birlikte sıfırlanma riskini yaşıyor.

keşke bu çelişkileri gösterip, siyasal olarak analiz edecek daha çok islamcı yazarımız çıksa da anlatsa...

hükümet'i aklamaktan iflahı kesildi herkesin. bakalım vebali nasıl ödenecek?

 
Cemil Arslan 16-05-2011, 21:28:43
Kendi siyaset algısını sahih kimliğe göre yenilemeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, hep kendi saplantıları/saçmalıkları doğrultusunda hareket eden, "padişahım çok yaşa" yağdanlığını, yamukluğunu kendine düstur edinenler kesinlikle şahsiyetli bir kimlik olgusu ortaya koyamazlar, daha doğrusu gerçek anlamda hiç birşey ifade edemezler.
 
matav 16-05-2011, 11:12:38
Bu tarz isabetli yazıların akabinde, özellikle bizim piyasada moda olan bir soru geliyor akla hemen: "Peki, sizin alternatifiniz ne?"..Dikkat et Ahmet kardeşim, ben sormuyorum!
 
muradi 15-05-2011, 21:55:30
AKP Laik rejimin yıllardan beri uyguladığı dine karşı din politikasının yeni bir versiyonudur.Tevhide dayalı İslamın hakim olmasındansa şirke dayalı sağcı-muhafazakar anlayışın egemen olması rejim için biçilmez kaftan olmuştur.Ancak bazı müslümanların bu yapıyı desteklemek için çeşitli bahaneler ileri sürmeleri zulme bulaşmaktan başka bir anlam taşımıyor.
 
i.metin 15-05-2011, 13:58:33
bunlardan dogru şeyler beklemek onlara meşruluk kazandırmazmı ahmet kardeş.selamlar
 
Cengiz Sırtıkara 14-05-2011, 23:03:54
Hükümetin uyguladığı dış politikadan temel ilkesi kendince (uluıs devletolarak)Türkiye'nin çıkarlarıdır. İnsani ve islami ilkeler 2.-3. sırada yer bulabilirse iyidir.
İslam coğrafyasındaki halk ayaklanmaları ve devrimler Davutoğlu'nun Stratejik Derinlik kitabında çerçevesini çizmiş olduğu dış politikayı iflas ettirmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan gelişmeler kitaba uymamış ve hükümet bir politika geliştirmekte zorlanmıştır, başarısız olmuştur.
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat