Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
"TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 01/05/2011 - 13:20
Başından beri bu toplumdan, İslam’ın tevhid ve adalet eksenli bütüncül bir hayat nizamı olduğu gerçeği esirgendiği ve aksine hep sistemin projelendirdiği şekilde, ulus kurgusuna eklemlenmiş, üretilmiş ulusal “kutsallıklar”la çatışmak bir yana onların hizmetine alınmış bir din anlayışına muhatap kılındığı içindir ki, İslam’ın toplum hayatındaki yeri hep “kutsallardan bir kutsal" olarak kalmıştır.

Törenler Cumhuriyeti”nde geçtiğimiz iki hafta içerisinde üst üste gelen iki resmî kutlamaya tanıklık ettik. Bunlardan biri “dini”, diğeri ise “milli” kutlamalardı. Malumdur ki , “Törenler Cumhuriyeti”nin takviminde iki tür bayramdan söz edilmektedir: “Dini Bayramlar” ve “Milli Bayramlar”…

Din ve millet kavramları ve dolayısıyla bu kavramların türevleri olan “dini” ve “milli” sözcükleri temelde aynı şeyi, insanların üzerinde bulunduğu inanç ve yaşayış biçimini (din) ifade etse de, ulus kurgusu üzerine bina edilmiş olan mevcut “Törenler Cumhuriyeti”, “millet” kavramını İslam’dan çalarak “ulus” karşılığı kullanmaya başlamıştır. Dolayısıyla sistemin jargonunda “milli”, ulusal / ulusa ait anlamında kullanılmaktadır.   

Osmanlı bakiyesi Anadolu topraklarında Türk etnik kimliğine dayalı tek tip bir ulus inşasını temel hedef belirleyen Cumhuriyet rejimi, bir hayat nizamı olarak kamusal alandan dışladığı ve başından itibaren baskı altına aldığı İslam’ı, ulusun harcında bir dolgu malzemesi olarak gördü. İslam’ın kimi kavram ve değerleri bu yönde istismar edildi.

İslam’ın toplumsal ve siyasal nizama dair ölçü ve değerleri irtica olarak yaftalanıp hedef tahtasına konulurken, toplum hayatından silinmesi imkânsız görülen ibâdetler ve İslami şiarlar, vücuda getirilen Diyanet teşkilatı aracılığıyla sistemin işleyişine entegre edildi ve bu yolla “ehlileştirildi”.

Böylece, ulus kurgusu önündeki en büyük engel olan İslam devre dışı bırakıldığı gibi, daha da ötesi, İslam’ın kimi kavram ve şiarları anlamından saptırılarak ulus kurgusunun dolgu malzemesi haline getirildi.

Sistem adına büyük bir toplumsal mühendislik örneği olarak nitelenebilecek bu operasyonlar neticesinde gerçekte uzlaşmaları, bir arada bulunmaları imkân dahilinde olmayan “dini” şiarlarla “ulusal” şiarlar, toplum dimağında birbirini tamamlayan, birbirinin olmazsa olmazı olarak görülmeye başlandı.

İslam’ı, sistemin ürettiği ulusal sembol ve değerlerden ayrıştıran ve İslami kavram ve şiarlar üzerinde oluşturulmuş bulunan ulusal vesayeti reddeden tevhidi bilinç sahipleri bu toplumda ne yazık ki epey azınlık durumdadır. Genel anlamda toplumun din anlayışı, imal edilmiş ulusal “kutsallıklar”ın kuşatması altındadır.

Başından beri bu toplumdan, İslam’ın tevhid ve adalet eksenli bütüncül bir hayat nizamı olduğu gerçeği esirgendiği ve aksine hep sistemin projelendirdiği şekilde, ulus kurgusuna eklemlenmiş, üretilmiş ulusal “kutsallıklar”la çatışmak bir yana onların hizmetine alınmış bir din anlayışına muhatap kılındığı içindir ki, İslam’ın toplum hayatındaki yeri hep “kutsallardan bir kutsal" olarak kalmıştır.

İslam’ı vesayet altında tutmaya yönelik “resmî din” politikaları ve bu çerçevede Diyanet marifetiyle yaygın şekilde sürdürülen propagandaların yanında, topluma öncülük etme iddiasıyla ortaya çıkan cemaat ve tarikat gibi oluşumların din anlayışlarının da söz konusu çok kimliklilik  ve “çok kutsallılık” haliyle uyumlu olduğu ve bu durumu beslediği görülmektedir.

Tevhidi bilinçten mahrum olunduğu için, toplum fertlerinin camiden çıkıp, modern bir ritüel şeklinde tasarlanmış olan 23 Nisan, 19 Mayıs gibi ulusal kutlama törenlerine veya alternatif bir “kutsallık” olarak modern zamanlarda toplumların hayatına sokulan profesyonel futbol maçlarını izlemek için bir kahvehaneye koşturması şaşırtıcı olmamaktadır.

Tıpkı, yazının başında işaret ettiğimiz ve geçtiğimiz iki hafta içerisinde resmî düzeyde üst üste kutlanan “Kutlu Doğum” organizasyonuyla, “23 Nisan” törenlerinde ortaya çıkan manzara gibi. Diyanet teşkilatı tarafından 14 Nisan günü, İstanbul’da tertip edilen “Kutlu Doğum 2011” programında bir araya gelen ve sırayla kürsüye çıkıp Hz. Peygamber’in örnekliğinden söz eden iktidar ve ana muhalefet partisi başkanlarının, 23 Nisan günü yine omuz omuza Anıtkabir’e çıkıp bir ölünün huzurunda seremoni halinde saygı duruşunda bulunmaları şaşırtıcı olmuyor!

Ne laik medyadan, ne de muhafazakâr medyadan biri çıkıp da bu iki tören arasındaki çelişkiye değiniyor, şaşkınlığını dile getiriyor. Tüm bu çok kimliklilik ve çok “kutsallılık” görüntüleri sıradan ve doğal karşılanıyor.

Bunun gibi, iktidarın bir taraftan Ankara’da Türkiye’nin en büyük camii projelerinden birini yürütürken, diğer taraftan İstanbul’a devasa bir futbol stadı dikmesi de garip karşılanmıyor, tartışılmıyor. Gerçekte iki ayrı kutsallık anlayışını ve yaşayış biçimini temsil eden cami ile profesyonel futbol “arena”sının aynı anda yükseltilmesini kimse yadırgamıyor.

Yusuf Kaplan’ın “Futbolun büyüsü, cazibesi ve gücü, din-dışı bir kutsallık, coşku, trans hali, pagan ve barbar aidiyet biçimleri üretebilmesinde gizli…” cümlesiyle ifade ettiği üzere, bir tapınma biçimi olarak ortaya çıkan futbolizmin en görkemli mabedlerinin mevcut “dindar kadrolar” eliyle inşa edilmekte olması aslında söz konusu “dindar kadrolar”ın nasıl bir din anlayışının dindarı olduğunu açık eder niteliktedir. Çok kimliklilik ve çok “kutsallılık”tan arınamamış, İslam’ın yanında farklı kutsallıkların da bünyesinde hayat bulduğu eklektik bir dindarlık…

Seyyid Kutub’un 20. yy’da yeniden Müslümanların gündemine taşıdığı temel Kur’ani yükümlülüklerden biri olan “cahiliyeden ayrışma” perspektifiyle bu eklektik dindarlık anlayışından koparak tevhidi kimliğe yönelen İslami uyanış kadroları arasında son dönemde gerçekleşen farklılaşmalar bu çerçevede ciddi olarak sorgulanmaya muhtaçtır.

Despotizmin geriletilmesi sürecini ve bu süreçte elde edildiği düşünülen kazanımları öne sürerek, kimi politik mülahazalarla “cahiliyeden ayrışma” perspektifini gündemden düşüren ve eklektik kimlikle malul muhafazakâr siyasetle aynı siyasal eksende hareket ettiği görüntüsü veren İslami uyanış kadrolarının bir an önce bu bulanıklığa son vermeleri ve durumlarını netleştirmeleri gerekmektedir.

İçerisinde yaşadığımız toplumun, Müslümanlar için yegâne kutsalın, İslami değer ve şiarlar olduğunu, onun dışındaki tüm “kutsal”ların üretilmiş yalanlardan ibaret olduğunu kendisine anlatacak ve topluma şefkat kanatlarını gererek hikmet üzere İslami değerlerin tanıklığını yapacak muvahhid öncülere çok ihtiyacı vardır. Tevhidi uyanış kadroları, bu öncülük görevine talip olmalı ve enerjilerini bu yönde yoğunlaştırmalıdırlar. 

762
YORUM LİSTESİ
necati türkoğlu 08-05-2011, 20:20:20
“Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyâmet günü de, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, her şeyi bilen (Allâh) gibi gerçekleri haber veremez.” (Fatır, 14)

Size, Hz. İbrahim (as)’ın babasına söylediği ifadeleri ile sesleniyorum. O, babasına şöyle demişti.

“Babasına demişti ki: ‘Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?" (Meryem, 42)

Siz, sizi işitmeyen, görmeyen, kendisini yüce Allah’ın azabından kurtarmayan üstelik ölü olan bir Allah düşmanının putu önünde duruyor ve ona, tıpkı Müslümanların yüce Allah’a dua ettikleri gibi dua edip sesleniyorsunuz. Hem de her kelimesi küfür olan sözlerle ilah edinip tapındığınız puta sesleniyorsunuz. Şu kullandığınız sözlerinize bakın:

“Halkımızın siyaset kurumuna güveninin kaybolmaya yüz tuttuğu böyle bir dönemde AK Parti'nin genç ve güzide kadroları, bu kuruma yeniden itibar kazandırmak ve halkın geleceğe umutla bakmasını sağlamak için iddialı bir misyon yüklenmiştir. Bu güzide kadro, Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçek anlamda demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olması için üzerine düşeni yapmaya azimlidir. Ruhun şad olsun, büyük kurucu." (14 Ağustos 2002)

“Büyük Önder, hedef gösterdiğin muasır medeniyet seviyesine ulaşmak yegane emelimizdir. Siyasi çizgimizin mihenk taşı olan 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' düsturundan bir an bile ayrılmayacağız.

Büyük Atatürk, Türk milletinin geleceği için büyük eserinin sonuna kadar takipçisiyiz.

Eşsiz Önder, milletin emanet ettiğin cumhuriyeti sonuna kadar koruyacak, Türkiye Büyük Millet Meclisi ise yüksek sorumluluk duygusuyla görevini sürdürecektir.
Müsterih ol, rahat uyu. Eserlerin ve emanetin emin ellerdedir. Bu vesileyle 8. kuruluş yıl dönümümüzde manevi huzurunda bir kez daha şükranla eğiliyoruz. Ruhun şad olsun."

Müsterih ol, rahat uyu. Eserlerin ve emanetin emin ellerdedir. Bu vesileyle 8. kuruluş yıl dönümümüzde manevi huzurunda bir kez daha şükranla eğiliyoruz. Ruhun şad olsun." (AK Parti'nin 8. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla.)

Puthaneyi her ziyaret edişinizde bu sözleri ya da benzerlerini kullanıyorsunuz. Kullandığınız şu sözlerinizin her kelimesi küfür ve şirktir. şu ifadelerinize bakınız; Bu güzide kadro, Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçek anlamda demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olması için üzerine düşeni yapmaya azimlidir. BAŞBAKAN ın putunun önünde saygıyla eğilerek yazmış olduğu sözlerden bir demet . kurani mucahede.

 
AS.ÖZ 07-05-2011, 21:44:57
S.A
kutsallar her yerde malesef, her şey oluruna bırakılıyor.bir çok pagan din çıkmış ortaya ve müslümanın çocuklarına din kültür dersi şeklinde verilmekte ve rejim bunu istemekte , 23 nisanlarda ,19 mayıslarda ,10 kasımlarda, 29 ekimlerde vesayet rejimi kendine kutsansınlar diye belirli gün ve geceleri atfetmiş ,birde dini bayramları da unutmamış ,bu hassasiyetleride kullanmış, böyle herkes mutlu bir şekilde kendi heva ve heveslerinin peşinden koşup gitmekte ve yol almaktadır.
 
polat 05-05-2011, 14:37:57
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Diyorlar ki Tevhid’den çokça bahsediyorsunuz, bir türlü geçemediniz. Evet bahsediyoruz, hep bahsedeceğiz, sizler anlayacağınız zamana kadar.

Namaz kılanlar anlamadılar ki, Tevhidi kafirler anlasın. Müslümanım diyenler Kafirlerin Tağutların, nasılda sözcüleri durumuna düşüyorlar. Bir Müslümanın, hemde geç ömrünü cihadla geçiren, malını o yolda harcayan bir insan şehadete kavuşuyor, birileri kalkıp memnun oldum diyebiliyor, namazda kılıyorlar, birileri su testisi su yolunda kırılır diyor, namazda kılıyor vs yazıklar olsun diyorum.

Referanduma evet diyenler kendilerini iyi sorgulasınlar, neye evet dediklerini her şey bir noktada kalmıyor. Evetiniz sistemin bütün uygulamalarına şamildir.
cendereye düşenler, ağabeylerinin efendilerinin uzattıkları mikrofona konuşurlar edeple saygıyla. Hani biz söz vermiştik başkasına kulluk yapmayacağımıza, bizlere neler oldu Demokrasi nasıl da bizleri değiştirdi.
 
i.metin 01-05-2011, 19:58:03
çok iyi söylersinde kardeşim,malasef çogunluk ne yaptıgını bilmez durumda.
kutsallar Allah tarafındandır insan merkezli hiç ama hibir şey kulsal degildir.
selametle
 
necati türkoğlu 01-05-2011, 14:51:23
selamun aleykum hüseyin kardeş:

2:257 - Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat