Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
BİR ÖNERİ
Yakup DÖĞER - 27/03/2011 - 23:23
Yeni tağuti anayasada, mevcut hükümet, geniş bir mutabakat sağlamak ve toplumun her kesiminin görüşünü almak için heyetler oluşturacak, toplantılar yapacak, İlahi olandan uzak, beşeri olan ne kadar düşünce, görüş, fikir varsa, Kemalistinden laikine, liberalinden sosyalistine, kim varsa Allah’ın hükmüne bayrak açmış, hepsiyle görüşecek. Görüşmeyeceği bir kesim var o da Tevhidi duyarlılık sahibi Müslüman kesim. Asla onlara gelinmeyecek, düşünceleri sorulmayacak, “siz ne istiyorsunuz” diye de bir teklifte bulunulmayacak. Çünkü isteklerimiz ve önerilerimiz hiçbir şekilde hoşlarına gitmeyecektir.

Yazılı ve görsel basından gördüğümüz kadarı ile, önümüzde ki  günler de yeni bir anayasa çalışmaları başlayacak ve buna paralel yeni tartışmaları da başlatacak. Yirmi kusur maddenin değişmesinde yaşanan fırtınaları göz önünde bulunduracak olursak  böyle külliyen değişecek bir anayasa çalışmalarında neler yaşanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

 

Üç-beş lüzumsuz maddenin değişmesi, eskisine nazaran biraz yerinden oynaması bile fırtınaları koparmaya yetmiş, en önemli ve olumsuz etkisi de, yılların Tevhidi düşünce mimarlarını kendi safına çekmesi olmuştu. Uzun tartışmaların atışmaların yaşandığı günlerin etkisinden ve üzüntüsünden henüz kurtulmuş değiliz.

 

Neyse diyelim, şimdi gelecek günlerin bize neler getirebileceğine bizimde neler yapabileceğimize bakalım.

 

Yeni tağuti anayasada, mevcut hükümet, geniş bir mutabakat sağlamak ve toplumun her kesiminin görüşünü almak için heyetler oluşturacak, toplantılar yapacak, İlahi olandan uzak, beşeri olan ne kadar düşünce, görüş, fikir varsa, Kemalistinden laikine, liberalinden sosyalistine, kim varsa Allah’ın hükmüne bayrak açmış, hepsiyle görüşecek. Görüşmeyeceği bir kesim var o da Tevhidi duyarlılık sahibi Müslüman kesim. Asla onlara gelinmeyecek, düşünceleri sorulmayacak, “siz ne istiyorsunuz” diye de bir teklifte bulunulmayacak. Çünkü isteklerimiz ve önerilerimiz hiçbir şekilde hoşlarına gitmeyecektir. Bunun ötesinde bizler de böyle bir uzlaşma tekliflerini kabul edecek de değiliz. Gelseler de,söylenecekler bellidir.

 

Bu ortamda yapabileceklerimiz dahilinde olarak düşündüğüm, insanlara görece özgürlükler verecek  ve her kesimi kuşatma havasına girecek olanlar bu çalışmalarını yaparken, bizler de Tağuti Anayasaya alternatif olarak kendi Anayasamızı oluşturup, temel prensiplerde yazılı hale getirebilir, bunu gerekli mercilere gönderebiliriz.

 

Onların anayasasında yazan “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ibaresinin üstünü çizerek “Yaratmak da, hükmetmek de Allah’a aittir” diyerek değiştirebiliriz. Mevcut olanı ve yenisi yapılacak olanı zaten inancımız gereği beşeri olması hasebiyle ret ediyoruz. Bu reddiyemizi kendimize ait olanla pekiştirebiliriz. Nasılsa demokratik bir ülkede yaşamıyor muyuz?! Düşüncelerimizi özgürce ifade etme gibi bir hakkımız var, bunu değerlendirebiliriz. Toplumda her kesim kendi değerlerini gündeme getirebiliyorsa, fikrini söyleyebiliyorsa, özgürlük adına bütün olumsuzlukları talep edebiliyorsa, biz Müslümanlar neden asli hakkımız olan inancımız gereği yaşamayı talep etmeyelim?

 

İslam’ı hakim kılma adına bir siyasi oluşuma müsaade edilmiyor, suç sayılıyor, terörist muamelesi yapılıyor. Rahmetli Ercüment Özkan bunu denedi, demokratların iki yüzlü olduklarını ispatladı geçmişte.

 

Beşeri anayasaların üstünde İslami bir anayasa hazırlamak değerli alimlerimizin işi olacak, temel hatlarıyla da olsa yazılı bir teklif sunulmasının Müslüman halkı da tercihe iteceği kanaatindeyim.

 

Referandumda beşeri olanın peşine takılan kardeşlerimiz de böylece kendi inançlarına mahsus bir çalışmaya katkıda bulunmak adına, gayretle bu anayasa hazırlığına yardımcı olabilirler. Bu çalışmanın kabul edilmeyeceğini bilerek dahi olsa gündeme getirilmesinin yararlı olabileceğini düşünüyorum. Gerçek özgürlüğün, adaletin, hakkın, Allah’ın ve Rasulünün izinde olduğunu insanoğluna haykırmalıyız. Bir hocamız da demişti geçen günlerde nasılsa, “Kur’an ve sünnet referans alındığı müddetçe…”diye. Kur’an  ve sünnetin referans alındığı  bir anayasa düzenlemesine toplumun her kesiminden ilgi geleceğini tahmin etmek zor değildir.

 

Bütün ezilmiş mustazaflar, kimsesizler, despotizimden bıkmış, Kemalist faşizme muhatap kalmış halk kitleleri İslam’ın aydınlık geleceğine taraf olacaklardır.

 

Elimizdeki yazılı anayasayla, yeryüzünde fitne ve fesadın kalkacağını, kimsenin ezilmeyeceğini, ezilenlerin haklarını alabileceğini, ekinin ve neslin sıhhate kavuşacağını, yeryüzünün İlahi adaletle tekrar mamur olarak kurulacağını, bütün zalimlerin gereken cezaya muhatap olacağını ilanen duyurabiliriz.

 

Unutmayalım ki, insanlığın, canlı ve cansız bütün yaratılmışların  kendini bulacağı tek sistem Allah’ın sistemidir, bütün yaratılmışlar fıtraten buna eğilimlidir. Başarı Allah’a aittir, kul için asıl olan gereğince mücadele etmenin gayretini vermektir. Her kesimin kendi dinini yeryüzüne hakim kılmanın mücadelesini verdiği bir  dünyada, bizlerde kendi dinimizin hakimiyeti için elimizden gelen çalışmaları yapmalı, sürekli bir birini eleştiren ama bir yere varamayan konumundan  kurtulmalıyız.

 

Safların netleşmesi, Hakk-batıl ayrımını net olarak ortaya çıkması  açısından, yapılabilecek olanlar neyse yapmanın yollarını aramalıyız. Uzun zamandır  kan kaybeden, sıkıntı yaşayan, sürekli birbiriyle çekişen kitle olmak içimizdeki sıkıntıları daha da artırmış, üzüntülerimizi katlamıştır. Şimdi, böyle bir olasılığı değerlendirmek için bir araya gelmenin gayreti verilebilir. Basit dünyevi çıkarlar hiçbir zaman bizi gerçek görevimizden geri bırakmamalıdır.

 

Acizane bir düşüncedir, ağabeylerimiz, hocalarımız kardeşlerimiz ne değerlendirmede bulunur bilmem. İnsanlara giderken “İslam iktidara geldiğinde işte böyle adilce yönetileceksiniz” diyebilmeliyiz. Nüsha nüsha çoğaltıp dağıtabiliriz, Allah’ın hükümlerinin sığınılacak yegane mercii olduğunu okutarak anlatabiliriz.

 

Bu konuyu bir düşünsek diyorum.

 

Selam ve dua ile.

700
YORUM LİSTESİ
necati türkoğlu 02-04-2011, 19:00:17
yakup kardeş, yaşca küçük olduğunuzu düşünerek kardeş dedim ağabide olabilirsiniz.öncelikle selamlar hüsniniyetinize saygılar . tağuttan ,batıldan, küfürden,islam adına bir talepte bulunulmaz bunların tamamı reddedilir ne anayasalarına katkıda bulunulur nede bende musaade edersiniz müslüman olarak böyle yaşamak istiyorum diye talepte bulunulur. bizim örneğimiz hz muhammeddir resüllerdir. şu andada müslümanların insanlara sunacağı anayasada yazılmaz diye düşünüyorum.kuran vardır, şu an müslümanlar bir cemaat oluşturamamışken anayasa hazırlamak doğru olmaz kardeşim. allaha emanet olun
 
m.emim demir 29-03-2011, 13:51:51
Allah razı olsun
 
i.metin 28-03-2011, 18:00:27
yakup kardeşim söylediklerin bence düşünmeden uygulamaya geçirilmeli bu talebin tüm müslümanlar için bir sorumluluktur diyorum
selametle
 
Selahattin&Baybars 28-03-2011, 14:55:10
DENEMEMİZ GEREKİR.
ALLAH RAZI OLSUN

Yeni tağuti anayasada, mevcut hükümet, geniş bir mutabakat sağlamak ve toplumun her kesiminin görüşünü almak için heyetler oluşturacak, toplantılar yapacak, İlahi olandan uzak, beşeri olan ne kadar düşünce, görüş, fikir varsa, Kemalistinden laikine, liberalinden sosyalistine, kim varsa Allah’ın hükmüne bayrak açmış, hepsiyle görüşecek. Görüşmeyeceği bir kesim var o da Tevhidi duyarlılık sahibi Müslüman kesim. Asla onlara gelinmeyecek, düşünceleri sorulmayacak, “siz ne istiyorsunuz” diye de bir teklifte bulunulmayacak. Çünkü isteklerimiz ve önerilerimiz hiçbir şekilde hoşlarına gitmeyecektir. Bunun ötesinde bizler de böyle bir uzlaşma tekliflerini kabul edecek de değiliz. Gelseler de,söylenecekler bellidir.

Bu ortamda yapabileceklerimiz dahilinde olarak düşündüğüm, insanlara görece özgürlükler verecek ve her kesimi kuşatma havasına girecek olanlar bu çalışmalarını yaparken, bizler de Tağuti Anayasaya alternatif olarak kendi Anayasamızı oluşturup, temel prensiplerde yazılı hale getirebilir, bunu gerekli mercilere gönderebiliriz.

Onların anayasasında yazan “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ibaresinin üstünü çizerek “Yaratmak da, hükmetmek de Allah’a aittir” diyerek değiştirebiliriz. Mevcut olanı ve yenisi yapılacak olanı zaten inancımız gereği beşeri olması hasebiyle ret ediyoruz. Bu reddiyemizi kendimize ait olanla pekiştirebiliriz. Nasılsa demokratik bir ülkede yaşamıyor muyuz?! Düşüncelerimizi özgürce ifade etme gibi bir hakkımız var, bunu değerlendirebiliriz. Toplumda her kesim kendi değerlerini gündeme getirebiliyorsa, fikrini söyleyebiliyorsa, özgürlük adına bütün olumsuzlukları talep edebiliyorsa, biz Müslümanlar neden asli hakkımız olan inancımız gereği yaşamayı talep etmeyelim
 
DİĞER YAZILARI

05/01/2012 - 00:07 DEĞİL Mİ? (ŞİİR)

27/03/2011 - 23:23 BİR ÖNERİ

26/01/2011 - 11:18 İDEOLOJİLERDEN ADALET BEKLENİR Mİ?

01/11/2010 - 09:06 YENİDEN KARDEŞ OLALIM

16/08/2010 - 15:13 AKTİF DESTEK KARARI ÜZERİNE

02/06/2010 - 11:56 BİZİM ÖYLE BİR İLAHIMIZ VAR Kİ

11/05/2010 - 12:21 İSLAMİ DÜŞÜNCEDE BEŞERİ SAPMA
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat