Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Şanlıurfa’da “Sessiz mi kalacağız? Suriye konferansı   |   Lübnan'da yükselen tansiyona Nasrallah'tan itidal çağrısı   |   Bakan Şahin'den Uludere olayı hakkında ilginç açıklamalar   |   NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
HAL-i PÜRMELALİMİZE DAİR HASBİHAL
Mehmed MAKSUT - 03/03/2011 - 06:42
Bizim insanımız yeterince kendisini adamıyor veya adayamıyor. Maalesef bugün bizi elzem durumda bekleyen topluma yeterli derecede inemiyor, insanları farkında bile olmadıkları kölelikten hürriyete götürecek yol olan ilahi yolu anlatamıyoruz. Sebep ne peki. Bizi yeterince ve hakkıyla görevimizi yapmaktan alıkoyan ne? diye soruyorum kendi kendime. Cevap: Dünyevi kaygılar, rahata düşkünlük, mazeretlerden bir dünya kurup oralara sığınıp yaşama, istikrasız ve programsız bir hayat sürme ve daha nice sebepler… Lakin hiçbiri de kayda değer değil.

Hayatın çok hızlı akıp tüketildiği bir süreci kimimiz yaşıyor, kimimiz seyrediyor, kimimiz de bu duruma mevcudiyetiyle müdahil olmaya çalışıyor. Hayat bu üç seçenekten ibaret bir şekilde seyr-u sefer edip duruyor. Oysaki hayatın amacı ve nasıl yaşanılacağı yüce Rabbimiz tarafından belirtilmişken, gidişata müdahil olma sorumluluğu olan mü’minlerin gerekli sorumluluk ve gayreti gösterememelerinden dolayı hayatın tüketimi daha da bir yaygınlaşarak bizleri kuşatacak seviyeye geliyor.

Zamanımızın insanı bin bir kuşatmanın içerisinde özgürlük kelimelerini ezberleyen ama gönüllerindeki, zihinlerindeki, evlerindeki, ceplerindeki, bilgilerindeki, ellerindeki ve ayaklarındaki esaret prangalarını gör(e)meyen insanlara döndürülmüş durumda. Bu duruma öyle bir alıştırılmış ki insan artık gerçek hürriyetin bile ne olduğunu bilemiyor hatta bilmek istese de öğrenemiyor. Yıllarca kafeste kalan kuşların daha sonra uçma özelliklerini kaybettikleri gibi insanımızda bunca esaret süreciyle birlikte hürriyetsizliğe alıştı ve esareti hürriyet, görece iyileştirmeleri adalet, zilleti izzet, ilkesizliği günceli yakalama olarak belirledi.

Üstad Şehid Seyyid Kutub’un yıllar önce hapishanedeyken kız kardeşine yazdığı bir mektuptaki ifade meramımızı en iyi ifade edecektir sanırım. Şehit üstad zindanın zemheri soğuğunda kız kardeşine şöyle bir hakikati söylemiştir: “Gün gelir kölelik özgürlük diye empoze edilir insanlara.”  Üstad Kutub, bu sözlerle tarihin gerçek kölelerini ve köleliğin diğer yüzünü ifşa etmiştir.

Üstadın ifade ettiği veciz hakikati bizler günümüz modern çağında daha çok anlamaktayız. Özellikle batının özgürlük söylemleriyle gençlik üzerinden köleliği yayması insan istismarının bir başka yüzüdür. Tabii bu istismarı görmek için hayata hangi pencereden batkımız çok çok önemlidir.

Tarih boyunca insanlar hakiki kullukla hürriyeti, Allah'tan uzaklaşıp başka şeylere yönelmekle de esareti yaşamıştır. Yani batının dediği gibi Allaha bağlılık esareti, ezilmişliği getirmemiştir. Aksine Allah'a bağlılık hürriyeti ve yücelmeyi sağlamıştır insanlara. Hürriyet ve esaretin ölçüsü bu anlamda sadece özgürce dolaşmak, rahatça konuşmak, sınırsızca tüketmek ve kuralsız yaşamak değildir. Bu dediklerimizin hepsi batının insan ve hürriyet algısıdır. Ve bu algı er geç hakiki hürriyet olan Allaha bağlılıkla tükenecektir. Goethe’nin dediği gibi batı öyle ya da böyle bir gün İslam’ın evrensel mesajlarıyla yüzleşip kabul edecektir.

Biz Müslümanlar hayatımıza ve kararlarımıza Allah’ı karıştırırken her şeyi Allah'a göre tarif edip şekillendirirken batılılar bunun tam tersini uygulamaktadır. Onlar her şeyden Allah’ı soyutlamakta, güncele ve yaşantıya Allah’ı karıştırmamaktadır. Bu iki yapı tarih boyunca var ola gelmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir.

Biz Müslümanlar Allah'a iman ediyorsak onunla her şeyi anlamlandıracağız. Onunla her şeyi anlayacağız ve her şeyi onun kriterlerine göre düzenleyeceğiz. Bu ne olursa olsun fark etmez. Hürriyet kavramımızı da onunla anlamlandıracağız. Dini ilkelerimizi, yaşantımızın olmazsa olmazı haline getirmemiz ve onlarla bütünleşip hemhal olmamız bizim Müslümanlığımızın bir gereğidir. Hayatımız ölümümüz ve diğer tüm fiiliyatlarımız alemlerin Rabbi olan Allah içindir düsturuyla hareket edeceğiz. Rabbimizin hiçbir eksik bırakmadığı ve kemale erdirdiği bir hayat nizamını bırakarak veya kendimizce yetersiz görerek batılı kavram ve tanımlamalara yönelmemeliyiz. Bu tür bir komplekse girerek kendimizi düşürmemeliyiz. Bu kompleks beraberinde bir zilleti ve savrulmayı getirecektir. Müslümanlar olarak bizim yaranacağımız bir merci vardır. O da yüce Allah. Bu mercinin ötesinde sırf birilerine şirin görünmek için takla atmak, tarif yapmak, tavır ortaya koymak Müslümanlara yakışmaz.

Her gün duyduğumuz ancak sağlamasını ilahi vahy ile sağlıklı yapmadığımız veya yapamadığımız birçok mesele vardır: Daha çok hümanizm, daha çok özgürlük, daha çok demokrasi, daha çok insan hakları, daha çok refah, daha çok eşitlik, daha çok hak vb söylemleri uzatıp gidebiliriz. Tüm bu istekler günümüzde özellikle toplumu yönlendiren kesimlerin dilinde kim olursa olsun pelesenk olmuştur. İşin acı tarafı bu tür söylem ve istekler artık tevhidi dediğimiz birçok ağabeyimizin dilinden düşmüyor.

Bu isteklere baktığımızda yöneticilerin nasıl bir dünya ve gelecek tasarlandığı ortaya çıkar. Hiç İslami ve ilahi bir istek ve talep yok.  Allahsız bir dünya ve vahiysiz bir gelecek… Ve bunu ancak yaparsak biz yaparız diyen sözde Müslüman olan yöneticiler… Evet, bunun başka anlamı yok. Maalesef tüm bu istekler bizim dilimize pelesenk gibi yapıştırılıyor. İlahi vahyin eğitiminden uzaklaştırılan insanlar geleneksel dine yapışarak batıdan korunmaya çalıştı. Daha sonradan gelen cumhuriyet geleneksel İslami yaşantıya bile müsaade etmeyerek onları baskıyla şekillendirmeye çalıştı. Daha sonrada yukarıdaki sözlerden oluşan dünyayı görmeleri için onlar uykuya daldırıldı. Onlarda zaten yorgun olduklarından ve oynanan oyunun farkında olmadıklarından dolayı kolay kandılar söylenen ninnilere.

Bu ninnileri söyleyenler ve söyletenler çok önemlidir. Söyletenleri biliyoruz da maalesef bir türlü kabullenmek istemiyor. Maalesef şimdilerde bizi kardeşlerimizin diliyle halk zalim sisteme karşı uyutturuluyor. Günümüzde tevhidi Müslümanların sayısı giderek azalmakta. Birçok tevhidi kardeşimizde maalesef biraz daha demokrasiyle, biraz daha özgürlükle, biraz daha insan haklarıyla sürece katılmakta. Ve yıllarca halkı kandırma aracı olarak kullanılan söylemleri onlarda söylemeye başlamış ve gündemleştirmiş durumda.

Bu yukarıdaki durum sadece bizim dönemin manzarası değildir. Tarihsel süreçte aynı durumu peygamberler de yaşamıştır. Firavun'un korku imparatorluğuna başkaldırarak insanları vahiyle uyaran ve uyandıran Musa (a.s.) fitneci ilan edilmiştir. Cahiliyenin esaretinde, putların önünde birkaç mütref insanın menfaati için kurban edilmiş olan bir toplum. Ve bu toplumun uyanışına vesile olan hakikatler. Hakikatleri insanlara ulaştıran insanlar ve bu insanlardaki samimiyet, ciddiyet, tavizsizlik ve gayret.

Yukarıda beyan ettiğimiz gibi maalesef peygamberlerle durumlar noktasında bazı benzerlikleri bizlerde yaşıyoruz. Ama olaylara ve kötü gidişata karşı takındığımız tavır ve bunların kaldırması için ortaya koyduğumuz gayret maalesef ilk neslin ki kadar samimi ve net değil. Durumlar aynı olduğu halde gayret ve netlik aynı olmadığı için bir türlü iki yakamız bir araya gelemiyor.

Bizim insanımız yeterince kendisini adamıyor veya adayamıyor. Maalesef bugün bizi elzem durumda bekleyen topluma yeterli derecede inemiyor, insanları farkında bile olmadıkları kölelikten hürriyete götürecek yol olan ilahi yolu anlatamıyoruz. Sebep ne peki. Bizi yeterince ve hakkıyla görevimizi yapmaktan alıkoyan ne? diye soruyorum kendi kendime. Cevap: Dünyevi kaygılar, rahata düşkünlük, mazeretlerden bir dünya kurup oralara sığınıp yaşama, istikrasız ve programsız bir hayat sürme ve daha nice sebepler… Lakin hiçbiri de kayda değer değil.

Özelikle Müslümanların bir an önce Allah'ın katında geçerliliği olmayan mazeretler dünyasını yıkması gerekiyor. İşi başlamadan binlerce mazeret sunup görevi başkalara havale etmek nebevi ahlakta olmayan bir şey iken günümüzde bu hal almış başını gidiyor. Umarım bu halin ömrü kısa olur. Ve bir an önce yapay mazeretler dünyamızı yıkıp asli tebliğ görevlerimizi üstlenmek için bir gayret seferberliği başlatırız.

Akibet muttakilerindir.

Tekrardan istenilen adayış / adanış ruhunu ve cehdini yakalama duasıyla…         

1570
YORUM LİSTESİ
vahted33 28-03-2011, 13:21:46
allah razı olsun kardeş
 
urfadan bedir 27-03-2011, 19:48:52
allah razı olsun maksut abi
 
urfadan sıvacı ayhan 26-03-2011, 20:44:44
ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM.OĞLUM MUHAMMED'İN SELAMI VAR.
 
T.A 24-03-2011, 10:47:48
S.A SEVGİLİ KARDEŞİM MAKSUT BİRÇOK ŞEYİ (SORUNU VE SEBEBİNİ)DİLE GETİRMİŞSİN ALLAH RAZI OLSUN BİZLER ACABA BU HATALARA NEDEN DÜŞÜYORUZ TABİKİ İSLAMİ.TAKVAİ. TEVHİDİ ..VB BİLİNÇ EKSİKLİĞİNDEN PEKİ BUNU BİZLER NASIL BERTARAF EDERİZ ? BUNA VERİLECEK BİRÇOK SSEÇENEKTEN OLUŞAN CEVAPLAR KARŞIMIZA ÇIKABİLLİR . AMA BUNLAR ARASINDA EN ÖNEMLİ VE ETKİLİ REÇETE AİLE BİLİNCİ AİLENİN BİLİNÇLİ OLMASIDIR ÇUNKU ÇOCUK HER ANLAMDA İLK ETAPTA AİLEDEN BESLENİR VE AİLLEDEN ALMIŞ OLDUĞU BU BİLİNCİ KOLAY KOLAY ZİHNİNDEN VE TUTUMLARINDAN ATAMAZ . VELHASILKELAM İNSAN YETİŞTİRMEK İHSAN YETİŞTİRMEKTİR VE AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR KAVRAMLARI BU MİSALİMİZİ ÖRNEKLENDİRİR SON OLARAK HZ EBUBEKİR'İN ŞU SÖZÜYLE BİTİRMEK İSTİYORUM "ALLAH'A BAĞLANKİ ÖZGÜR OLASIN" .....VESELAM
 
a.mecit 10-03-2011, 10:37:13
Bizim insanımız kendisini fazlasıyla adamış ve hala adamaktadır da lakin kendilerini;mal-mülk kulluğuna,kendi arzu ve heveslerinin klluğuna,şeytan kulluğuna adamışlardır.Gerçek özgürlüğümüz olan "ALLAH'A KULLUK"a bırakın kendimizi adamayı,onun bilincine varmayı dahi başaramıyoruz.
Böyle güzel bir kulluğu sizin gibi hatırlatmaya çalışan herkese, ALLAH'a kul olma dileğiyle selamun aleykum
 
Hilal 09-03-2011, 12:47:49
RABBİM SİZİ ÇOK SEVSİN... YAZILARINIZIN DEVAMINI BEKLİYORUZ.
 
M.EMİN DEMİR 07-03-2011, 10:30:48
ALLAH SENDEN RAZI OLSUN.KARDEŞ ALLAHU TEALA HAKKI HAK BİLİP HAKKA YÜRÜMEYİ BATILI BATIL BİLİP BATILDAN SAKINANLARDAN EYLESİN. ÜSTAD SEYYİT KUTUBADA ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUZ...ONUN GİBİ YİGİTLERİ HAKKIYLA DAVALARINI ANLAYANLARDAN EYLESİN RABBİM BİZİ......SELAMETLE
 
bir garip 06-03-2011, 22:19:22
Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. Mücadele/19

 
urfadan ali 06-03-2011, 11:57:03
s.a kardeş allah razı olsun rabbim ilmini,fikrini, irfanını arttırsın...inş.
 
urfadan ismail 06-03-2011, 10:20:58
allah razı olsun kardeşim.
 
nuri 06-03-2011, 00:17:13
ALLAH razı olsun mehmet bey.sabreden toplumun Asr suresindede geçtiği gibi hüsranda olmayacağını Allah bizlere belirtmişti.İnşallah dünya hayatının oyununda oynayanlardan olmayız...
 
i.metin 03-03-2011, 17:24:42
nice dag kaya gibi muvahhidler akp degirmeninde kireç odular mucur oldular.
güzel yazınız için Rabbimiz razı gelsin kardeşim
 
hikmet erturk 03-03-2011, 10:13:44
Allah razı olsun.Yazılarınız hayatın içerisinden oluşan samimi dertlerle samimi ne yapabilirimlerle dolu.İnşallah bu samimiyet birilerine tesir eder.Tekrar Allah razı olsun.
 
alper 03-03-2011, 09:57:20
toplumsal halimizi ve buna karşı Müslümanların durumu iyi tahlil eden bir yazı olmuş. Allah razı olsun kardeşim."Gün gelir kölelik özgürlük diye empoze edilir insanlara.” üstadın aslında bu sözü bizlere bir çok şey anlatıyor.ewet günümüz insanı esaret denizinde boğulmuş durumda. ve maalesef bunun farkında değil. işte bu günün ve halin esaret oldugu idrakini verecek olan yüce ve kerim olan kuran'dır. insanlar kurandan bi-haber yaşadıkça ve onun anla dünyasındaki insan ve toplum profilini yakalamadıkça sömürülmeye müsait durumadır ve hep öyle kalacaktır da. lakin esareti tanımak ve ona karşı mücadele etmek görevini kulluk şuuruyla yapmayan Müslümanlar maalesef gereken mücadeleyi veremedikleri için kendileri de buna maruz kalmaktadır.onun için mücadele her boyutuyla verilmeli. ve öncelikli olarak imam humeynini yaptığı gibi emperyalistlerin ve sömürgecilerin gerçek yüzü ve sinsi planları halka idrak ettirilmelidir. bu yapılmadan ne insanımız esaretten ne biz görevlerimizi yerine getirmiş oluruz.
 
DİĞER YAZILARI

12/05/2012 - 08:16 GEZİ VE MUHASEBE

19/04/2012 - 03:11 KUTLU DAVADAN KUTLU DOĞUMA

15/03/2012 - 07:14 NEFES ALMANIN ÖLÜM OLDUĞU YER: HALEPÇE

10/03/2012 - 06:30 ANNEME MEKTUP – PEPÛKÂ DAYÎKAN -I-

26/02/2012 - 07:31 İRAN’IN DIŞ SİYASETİ ve SURİYE’DEKİ OLAYLARA BAKIŞI

15/02/2012 - 19:50 İRAN İZLENİMLERİ -2-

09/02/2012 - 12:12 İRAN İZLENİMLERİ -1-

15/01/2012 - 00:13 MOLLA MANSUR GÜZELSOY'UN ARDINDAN...

09/01/2012 - 08:19 LÂ TURKİYYE, LÂ KURDİYYE, İSLÂMİYYE, İSLÂMİYYE!

30/12/2011 - 00:52 KATIRLARIN SIRTINDA UMUD'A KAN, TOPRAĞA CAN DÜŞTÜ...

20/12/2011 - 22:44 HURAFE- BİDAT’İN VAHİY VE AKILLA MÜCADELESİ

30/11/2011 - 21:59 BU NE DUYARSIZLIK, BU NE TUTARSIZLIK...

19/11/2011 - 12:35 ŞAHISLARI KUTSALLAŞTIRMA HASTALIĞI VE ELEŞTİRİ

06/11/2011 - 15:44 SENSİZLİK VE SESSİZLİK

03/11/2011 - 07:31 DEPREM GÜNLÜĞÜ -SON-

31/10/2011 - 21:44 DEPREM GÜNLÜĞÜ -3-

30/10/2011 - 09:09 DEPREM GÜNLÜĞÜ - 2

28/10/2011 - 10:27 DEPREM GÜNLÜĞÜ -1-

17/10/2011 - 08:31 DİN ADINA DİN ÜRETME SORUNU

13/09/2011 - 23:49 BİR RİSALE-İ NUR DERSİ İZLENİMLERİ

08/09/2011 - 23:10 KAYIP BİR FİDAN

02/09/2011 - 10:50 UMUDUN GÜCÜ

20/08/2011 - 04:53 KÜRESEL SALDIRILAR KARŞISINDA MÜSLÜMANLAR

12/08/2011 - 12:20 KUR'AN, RAMAZAN VE SAMİMİYET SINAVI

12/07/2011 - 22:55 ÜNİVERSİTEYE YÖNELİK İSLAMİ ÇALIŞMALARIN GEREKLİLİĞİ

23/06/2011 - 23:00 MÜSLÜMANLAR GENÇLERE SAHİP ÇIKMALI

11/06/2011 - 16:46 İSLAMİ KİTLELERİ AMACINDAN SAPTIRMA SİLAHI: DEMOKRASİ

31/05/2011 - 06:14 İZZET GÖMLEĞİNİ GİYMEK

08/05/2011 - 13:33 KÜRTLER, MUSTAZAF-DER, PKK VE SON OLAYLAR

25/04/2011 - 19:49 MİLLİYETÇİLİK TÜRLERİ VE TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK

12/04/2011 - 23:21 ÇOCUK VE TAŞ (ŞİİR)

02/04/2011 - 00:55 SORUN - SORU - SORUMLULUK ÜÇGENİ

03/03/2011 - 06:42 HAL-i PÜRMELALİMİZE DAİR HASBİHAL

02/02/2011 - 19:12 ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR...

28/12/2010 - 22:40 Dâvâ gençliksiz olmaz

09/12/2010 - 22:11 UZLAŞMA TEKLİFLERİ KARŞISINDA MUHAMMEDİ TAVIR

09/11/2010 - 12:38 İSLAMİ MÜCADELE ÜMİTSİZLİK GİRDABINA MAHKÛM EDİLMEMELİ

21/10/2010 - 16:29 SAVRULMALARIN SEBEBİ: SABIR EKSİKLİĞİ

01/10/2010 - 17:45 ÜNİVERSİTELERDEKİ İSLAMİ ÇABALAR ÜZERİNE HASBİHAL

11/09/2010 - 12:26 SABRA DAVET

26/08/2010 - 15:19 MESAJ KIVILCIMLARI

03/08/2010 - 20:09 LOKMAN (A.S.)'IN ÖĞÜTLERİNE KULAK VERMEK

08/07/2010 - 19:40 KİMLİĞİN İNŞASI

28/06/2010 - 09:48 YOL KONTROLU

10/06/2010 - 18:03 FİRAVUNİ BASKILARA KARŞI İHMAL ETTİĞİMİZ SIĞINAKLARIMIZ

20/05/2010 - 10:48 ALLAH KİMLERİ SEVMEZ?

02/05/2010 - 15:24 MARUFUN İNŞASI, MÜNKERİN İMHASI İÇİN

17/04/2010 - 11:33 KURTULUŞ FAKAT NASIL?

30/03/2010 - 18:25 OKU: HAYATI YENİDEN İNŞA İÇİN

11/03/2010 - 10:15 İSTİKAMETİ ŞAŞMAMAK

24/02/2010 - 13:22 KAYBIN EN BÜYÜĞÜNDEN SAKINMAK İÇİN

10/02/2010 - 14:23 KURTULUŞUMUZ DAVETİ DİRİLTMEKTE

29/01/2010 - 18:43 BİLEBİLMELİYİZ…

19/01/2010 - 12:13 GENÇLER EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZDİR

31/12/2009 - 16:50 BİRAZ DA KENDİMİZİ KONUŞALIM!

19/12/2009 - 10:15 BİZ VE SORUMLULUKLARIMIZA DAİR
YAZARLAR
Sabiha ATEŞ ALPAT
HAYAT BİR İMTİHANDIR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat