Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
TUNUS VE MISIR DENKLEMİ
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 12/02/2011 - 08:56
Öncelikle toplumsal hadiselerin, birçok değişkenin rol oynadığı dinamik süreçler olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür gelişmelerin muhtemel sonuçları üzerinde analizler ve yorumlar yapmak tabii ki mümkündür fakat peşinen mutlak sonuçlara ulaşmak doğru olmasa gerektir. Neticeleri öngörmek adına kurulan denklem ne kadar sağlıklıysa analizin de o kadar sağlıklı olacağını söylemek mümkün olsa da, bu tür dinamik süreçlerde hiç kimsenin denklemi eksiksiz kurabileceğini düşünmüyorum.

Türkiye Müslümanları arasında, Tunus’ta ve ardından Mısır’da birbiri ardına patlak veren toplumsal olaylar ve bu olayların muhtemel sonuçları üzerinde birbirinden çok farklı yorumlar yapılmakta olduğunu görüyoruz. Bu yorum farklılıklarında, İslam-siyaset ilişkisi ve çağdaş kavram ve düzenler konusunda bir süredir iyice belirginleşen yaklaşım farklarının etkili olduğu müşahade edilmekte.

 

Kısacası herkes olayları, kendi durduğu yerden anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor ki, bu da kendi başına yadırganacak bir durum değil. Fakat hadiseleri sahip olunan bakış açısına göre anlamaya ve yorumlamaya çalışmakla, subjektif kurgularla değerlendirmek apayrı şeyler olsa gerektir. 

 

Yaşanan süreçlerle ilgili şu iki yaklaşımın öne çıktığı görülüyor:

 

1 - Tunus ve Mısır’da yaşanan isyanlar ve ardından gelişmesi muhtemel süreçlerin, İslami mücadele açısından önemli bir aşama olduğunu ve Müslümanlar açısından tamamen olumlu sonuçlar doğuracağını düşünenler. Ki bu yaklaşım sahipleri, Tunus ve Mısır’daki “İslamcı güçlerin” gelişen yeni süreçte mevcut ulusal-laik sistemler içerisinde siyasi rol alacaklarını varsaymakta ve süreci tamamen olumlayan yorumlarını bu varsayım üzerine bina etmektedirler.

 

Bu konuda daha da ileri gidip, bölgede yaşananların ve bu süreçte En Nahda ve İhvan’ın “Türkiye modeli” ekseninde ortaya koyduğu çizginin Müslümanlar açısından bir zihniyet devrimine yol açacağını, ufuk açıcı ve öğretici sonuçlar doğuracağını düşünenler de var.

 

2- Firavun rejimlerine başkaldırı eylemlerini takdir etmekle birlikte, bu eylemlerin neticesinde bölgede oluşacak yeni statükonun tıpkı Türkiye örneğinde olduğu gibi despotik laisizm yerine demokratik bir laikliği kurumsallaştıracağı ve bunun da bölge Müslümanlarının “İslamcı güçler” eliyle sekülerleştirilmesi sonucunu doğuracağını düşünenler.

 

Söz konusu coğrafyalardaki halk isyanlarında rol alan toplumsal kesimler arasında hedef birliği olmadığı gibi, isyanlarda rol oynayan “İslamcı güçler”in de İslami iktidar vizyonu ortaya koymak şöyle dursun, sistem içi değişim hedefine vurgu yapmaları ve sık sık “Türkiye modeli”ni gündeme getiriyor olmaları, bu düşünce sahiplerinin temel gerekçelerini teşkil ediyor.

 

Şahsen bu iki bakış açısının da çok iddialı ve aceleci olduğunu düşünüyorum. Bölgede yaşaşnan gelişmelerin muhtemel neticeleri konusundaki riskleri tamamen görmezden gelerek, ayakları yere basmayan bir pembe tablo çizmenin de, buna karşılık peşinen olumsuz tablolar çizip sürecin jakoben politikalar yerine Türkiye’de olduğu gibi “gönüllü sekülerleşme” yönünde gelişeceğini söylemenin de henüz çok erken olduğunu, ancak bu konuda bu tür ihtimallerden söz etmenin doğru olacağını düşünüyorum.

 

Açıkçası her iki yaklaşımı da aceleci ve çok iddialı bulmakla birlikte, ikincisinin ilkine göre daha somut göstergelere dayandığını, daha güçlü referanslara sahip olduğunu söylemekte fayda görüyorum. Ki bu yaklaşım sahiplerinin yukarıda dile getirmeye çalıştığım gerekçeleri yabana atılacak cinsten değil.

 

Gelişmelere ve muhtemel sonuçlarına pembe gözlüklerle bakmayı yeğleyenlerin gerekçeleri ise somut ve objektif verilerden ziyade “iyimserlik” ve “En Nahda ve İhvan’a güven” gibi daha subjektif ölçütlerden oluşuyor. Toplumsal süreçleri olduğu gibi değil de, olması arzulanan biçimde algılamak ve zihinsel şablonları bu süreçlere giydirmeye kalkışmak bu tür yanılgılara yol açıyor diyebiliriz.

 

Öncelikle toplumsal hadiselerin, birçok değişkenin rol oynadığı dinamik süreçler olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür gelişmelerin muhtemel sonuçları üzerinde analizler ve yorumlar yapmak tabii ki mümkündür fakat peşinen mutlak sonuçlara ulaşmak doğru olmasa gerektir. Neticeleri öngörmek adına kurulan denklem ne kadar sağlıklıysa analizin de o kadar sağlıklı olacağını söylemek mümkün olsa da, bu tür dinamik süreçlerde hiç kimsenin denklemi eksiksiz kurabileceğini düşünmüyorum. Ayrıca bugün kurulan denklemle ulaşılan sonucun, yarın denklemin değişmesiyle açık vereceği de hesaba katılmalıdır.

 

 

Mısır özelinde konuşacak olursak, Mübarek diktasına karşı isyanın ikinci haftasında, isyanda rol alan diğer siyasi gruplarla birlikte İhvan’ın da, Mübarek’in yönetimde kalma ısrarı karşısında 6 Şubat günü beklenmedik bir geri adım atarak müzakere masasına oturması, buna karşılık İhvan tabanının da içinde olduğu Tahrir direnişçilerinin bu müzakereler ve uzlaşma arayışlarını reddederek kararlı duruşlarını sürdürmesi bu açıdan çok anlamlıdır. İhvan’ın söz konusu müzakerelere katılan temsilcisi Abdulmunim Ebul Futuh’un müzakereler sonrası yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlayıp, Anayasanın 76 ve 77'inci maddelerinin değiştirilmesini, parlamentoyu feshetmesini, tüm siyasal mahkumların serbest bırakılmasını ve olağanüstü halin kaldırılmasını talep ettiklerini” söylemesi ibret vericiydi. Oysa Tahrir Meydanı’ndan yükselen ses, “Mübarek gitmeden asla” kararlılığını ortaya koyuyordu ve dün gerçekleşen bu netice Tahrir Meydanı’ndaki bu kararlılığın meyvesi olmuştur. Aynı durum Tunus’ta da gözlenmektedir. Tunus halkı, Bin Ali sonrası oluşturulan yönetime karşı da tepkilerini sürdürmektedir.  

 

Bu açıdan, Tunus’ta Raşid Gannuşi’nin, Mısır’da ise İhvan sözcülerinin Türkiye’deki “AKP modeli”ne öykünen açıklamalarda bulunmalarını, bu coğrafyalardaki toplumsal hareketlerin, Türkiye’de olduğu gibi despotizm yerine liberalizm ve kapitalizmle uyumlu, Batı işbirlikçisi bir “ılımlı İslam” modelini sonuç vereceğinin mutlak göstergeleri kabul etmek doğru değildir.

 

Her şeyden önce Türkiye örneğinde AKP’nin Batı icazetiyle iktidara gelmesi ve bu icazeti hep önemsemesi söz konusu iken, Kuzey Afrika’da gelişen süreçlerde ise Batıya rağmen ortaya çıkan ve kararlılıkla neticeler elde etmeyi başaran dinamik bir halk iradesi bulunmaktadır. Siyasi aktörlerin, bileğini bükemediklerini düşündükleri an dikta yönetimleriyle başlattıkları müzakere sürecini reddeden ve direnişten geri adım atmayan bir iradeden söz ediyoruz. Buna ek olarak, bugün her ne kadar “AKP modeli”nden söz ediyor ve bu sebeple de “sekülerleşme ve sekülerleştirme” riski sinyalleri veriyor olsalar da, İhvan ve En Nahda’nın geçmişten gelen İslami birikim ve aidiyet düzeyleri hesaba katılarak, en azından bu riskin mutlaka gerçekleşeceğini söylemekten imtina etmek gerekir. Bu iki köklü hareketin, İslam’ı salt “bireysel referans”a indirgeyen ve “Paranın dini imanı olmaz” diyecek kadar din ile hayatın bağını koparan bir zihniyetle aynı hedeflere yöneleceğini öngörmek bana çok gerçekçi gelmemektedir.

 

Neticede şunu söyleyebiliriz ki, İslami bir duyarlılıkla Tunus ve Mısır’da ortaya çıkan yeni durumu analiz etmeye ve anlamaya çalışmak takdire şayan bir çabadır, fakat şu aşamada ancak güçlü veya zayıf ihtimallerden söz etmek daha sağlıklı olacaktır. 

 

Tunus ve Mısır halkının kararlı direnişleri karşısında diktatörleriyle birlikte yenilgiye uğrayan ABD emperyalizmi tabii ki yeni duruma göre vaziyet almaya ve ortaya çıkan neticeyi kendi çıkarları istikametinde saptırmaya çalışacaktır. Despotizm yerine, Batı normlarına sâdık ve Batı işbirlikçisi “Türkiye modeli” bu coğrafyaya da dayatılmak istenecektir. Üstelik bölgedeki “İslamcı güçler”den de bu konuda ABD’yi cesaretlendirecek sinyaller gelmektedir. Dolayısıyla böyle bir risk söz konusudur. Fakat ABD emperyalizminin burada muzaffer değil mağlup taraf olduğunu düşündüğümüzde ve yukarıda dile getirmeye çalıştığımız denklemin tüm parçalarını (Tahrir Meydanı'nda toplanan Mısırlılarla yapılan söyleşilerde öne çıkan argümanların, emperyalizm ve siyonizmle işbirlikçiliğine, despotizme ve rejimin laik karakteri ve İslam düşmanlığına yönelik tepkiler olması, tek tek siyasi aktörler dışında, ayağa kalkan bölge halkının denklemde başlı başına bir aktör olarak yer alacağını gösteriyor) hesaba kattığımızda bunda başarılı olamayacağını söyleyebilmek de mümkündür.

862
YORUM LİSTESİ
makseki 14-02-2011, 10:11:43
Şükrü bey iyimser ve itidalli bir yaklaşım getirmeye çalışmış. Tespitlerinde haklılık payı olmakla birlikte ileriki vadelerde de olsa, ihvan veya nahda hareketinden bir şey çıkmayacağı kanaatindeyim. Zaten bugünkü söylemlerde bu yönde. Güçlü bir damara sahip olmaları elbette görmezden gelinebilecek bir husus değil ama ihvanın veya nahdanın siyasal talepleri eskiden beridir, bu kadar belirgin olmasada, bu yöndeydi. Evet, şu bir gerçek, bugün dünyadaki islamî hareketlerin yedisinden yetmişine ihvanın çok büyük katkıları olmuştur. Ama bu hareketin baştan beridir siyasi hareket metodu konusundaki bulanıklığı onları bugünlerde sistem içi mücadelenin tarafı olmaya zorlamıştır. Batılı güçler onlardaki bu kafa karışıklığını gördükleri için durumdan istifade etmeye ve yaşanan süreci kendi menfaatlerin uygun bir şekilde kanalize etmeye çalışıyorlar. ilerleyen zamanlarda ihvan ve nahda hareketleri oranın akp'si olarak karşımıza çıkacak.
 
necati türkoğlu 13-02-2011, 11:47:45
bir küçük yorumda bizden olsun. yerinde değerlendirmenizden dolayı teşekkürler hüseyin kardeşim. bu toplumsal hareketler sonucu yıkılan frvunlar, islam kaygısıyla değil tamamen akonomiye dayandığını. bunun yanısırada kendi anlayışları kadarıylada baskıdan kurtulmak, sözde özgürleşmek için yapılan halk yığınların isyanı sonucu olduğunu düşünüyorum. durmadan türkiye medelini dile getirmeleri, sanki türkiye modeli türk insanınını ihya ediyormuş gibi algılanıyor. arap ülkeleri bilmiyorlarki bu yönetim tarzı müslümanlar açısından daha tehlikeli. müslümanlar şu ayette olduğu gibi rad süresi 11 ayette.( bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe allah onların durumunu değiştirmez) bu toplumlar öyle görünüyorki kendi durumlarını hep ekonomiye yoğunlaştırıyor allahda o anlamda hallerini değiştiriyor diye düşünüyorum selamlar.
 
i.metin 12-02-2011, 21:29:54
mısır halkının mücadelesini takdir ediyoruz,mubarekin 11 şubat günü indirilmesi imam humeyninin 1979zun 11şubatında irana inmesi anlamlı bir tesadüf.
keşke mısır halkıda iran halkı gibi bir devrim gerçekleştirebilselerdi ,şimdilik hüsnüyü indirdiler sonrası hayırlı olur inşallah. selamlar
 
Adatepeli 12-02-2011, 14:21:40
Asagidaki yorumum yanlis anlasilmasin, sanki mübarek in gitmesinden üzülüyormusum gibi...

asil benim asagida dikkat cekmek istedigim mübarek i günah kecisi göstererek bati emperyalizminin kendini temize cikarmasi ve bunuda maalesef cok iyi yaptigini görmem beni üzen sey...

burada askeriye nin tutumunu mercek altina almak gerekiyor, ta basindan beri askeriye halkin arkasindaydi hatta medyada gösterici genclerin tanklar üzerindeki zafer isaretlerinin görüntüleri zihnimizde...

askeriyeden sorumlu olan kisi savunma bakani Muhammed Tantavi, mübarek in en güvendigi adam ve ayni zamanda abd nin en güvendigi adam cünkü 1991 de saddam i deviren grubun/gruplarin komutaniydi kendisi...

yani 20 senedir mübarek in zulümlerinin yanindaki kisi bugün ipler onun elinde nasil oldu bu???

18 gün Kurtulus meydaninda halkin yaninda tanklariyla poz vererek kirli camasirlarinin kamuoyundan silinmesini basardi, kendisi ABD nin en saglam adamlarindan...
 
ömer bitlis 12-02-2011, 13:03:29
Tebrikler güzel yazı olmuş, özellikle aşağıdaki paragraf çok yerinde...

"Bu açıdan, Tunus’ta Raşid Gannuşi’nin, Mısır’da ise İhvan sözcülerinin Türkiye’deki “AKP modeli”ne öykünen açıklamalarda bulunmalarını, bu coğrafyalardaki toplumsal hareketlerin, Türkiye’de olduğu gibi despotizm yerine liberalizm ve kapitalizmle uyumlu, Batı işbirlikçisi bir “ılımlı İslam” modelini sonuç vereceğinin mutlak göstergeleri kabul etmek doğru değildir. "



 
Adatepeli 12-02-2011, 12:42:40
Hüseyin kardesim,

yazindan alintiladim üc böümde fazla iyimser düsündügünü düsünüyorum, bir daha gözden gecirmen dilegiyle...

"Tunus ve Mısır halkının kararlı direnişleri karşısında diktatörleriyle birlikte yenilgiye uğrayan ABD emperyalizmi..."

"Batıya rağmen ortaya çıkan ve kararlılıkla neticeler elde etmeyi başaran dinamik bir halk iradesi bulunmaktadır."

"Fakat ABD emperyalizminin burada muzaffer değil mağlup taraf olduğunu düşündüğümüzde ve yukarıda dile getirmeye çalıştığımız denklemin tüm parçalarını hesaba kattığımızda bunda başarılı olamayacağını da söyleyebilmek mümkündür."

1. Misir halki olsun Tunus halki olsun gösterilerin hic birinde ne bati emperyalizm karsiti ne de israil karsiti bir slogan atmadilar...

2. Bati artik diktatörlerden kurtulmak istiyor bunuda kendi yaptigi zaman Irak örneginde oldugu gibi hem pahali hemde düsman kazaniyor.

3. Bati artik Siyasal Islamin bittigini düsünüyor onun icinde ne kendi emperyalizmi nede israilin tehlikede olmayacagini düsünüyor (zeminin olustugunu düsünüyor)

4. Eger bugün yasanalardan olumlu hava olusturulup müslüman cografyada bu hava estirilirse birdahaki Iran secimlerinde bati yanlisi bir aday kazanamasa bile sokak gösterileriyle Iran yönetiminide kendi zihniyetlerinde biriyle degistirecekler...

5. Ortadoguda üc güc var Türkiye, Misir ve Iran bana göre (saniyorum size göre farkli) Türkiye ve Misir gücleri elendi kalan zayifta olsa Iran var onuda bati bugün yasananlari hanesine yazarak o gücüde en gec birdahaki secimlere/secimsonrasina kadar maglup duruma getirecek.

Bize düsen tüm insanlari bu rüyanin gercek olmadigini bir tutsaklikdan baska bir tutsakliga ve sömürüye magdur kalacaklarini hatirlatmak zihinlerini ve gözlerini acik tutup düsmanlarin kimler oldugunu anlayip ve görebilmelerine ugrasmaliyiz...
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat