Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
TUNUS VE MISIR AYAKLANMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hikmet ERTÜRK - 06/02/2011 - 13:48
Oluşan resim bizlere o coğrafyadaki hak arayışlarının renginin İslam olmadığını gösteriyor. Ancak bu halkların, sebebi ne olursa olsun böyle bir cesaret göstermeleri de önemsenecek bir durumdur. Bize düşen ise bu aktörler içerisinde yer alan Müslümanların nasıl bir tutum sergilediklerini iyi gözlemlemektir. Buradan çıkan sonuçlara göre bu uygulamaların Müslümanları nereye götürdüğünden dersler çıkarabiliriz. Fakat bu dersleri çıkartırken inşallah kendimizi de darı ambarında zannetmeyiz.

Batılı devletler şu günlerde Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin halk isyanı sonucu ülkeden kaçmasının ardından yönetim kaosu yaşayan Tunus’ta 25 yıllık sıkı laik rejimin ardından İslamcı bir iktidarın gelip gelmeyeceği sorgulanmaya başlamışlar.

Bunun nedeni olarak gösterilen şey ise, Bin Ali rejiminin Londra’da sürgünde yaşamaya zorladığı, “Tunus’un Humeynisi” lakaplı Tunus İslamcı partisi Ennahda’nın (Yeniden Doğuş) Lideri Raşid Gannuşi’nin yıllar sonra ülkeye dönmesi. “Ennahda olmadan yeni bir hükümet kurulamaz” diyen Gannuşi, Tunus’a “İran modeli” getireceği konusundaki endişeleri dağıtmaya çalışıyormuş.

Gannuşi ayrıca bir açıklamasında Türkiye’de iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin görüşlerine çok yakın olduklarını ifade etmiş.

Ne diyelim, kendisi bilir, kendini nerede görmek istediği kendi seçimi.

Bu cümlelere, ben de şu şekilde birkaç cümle ekleyeyim. Acaba, laik medyanın deyimi ile, İslamcı liderler şeriat istiyorlar mı? Bu soru bu günlerde sıkça soruluyor ve tabiî ki laiklerin bu endişelerini yatıştırmak amaçlı bu liderlerden de bolca onları yatıştırıcı sözler sarf ediliyor. Anlaşılan o ki daha ne istediğini açıkça söyleyemeyen kimseler bu ümmete önderlik yapıyor.

Hepsi söz birliği etmişçesine İslam’ın ne olduğunu taleplerinin neyi kapsadığını söylemekten kaçınıyorlar?

Hatırlarsanız Türkiye’de de bir dönem İslam’ın öncüleri olarak gösterilen bir çok alim! ard arda “İslam’ın bir devlet talebinin olmadığını” söylemeye başlamışlardı. Tüm bunlar kanımca çok organize bir yapıyı işaret ediyor. Sanki bir el tüm bu isimlere Müslüman halklar adına bir şeyler söylettiriyor.

İşte bir örnek daha;

Mısır’da önde gelen muhalif grup Müslüman Kardeşlerin sürgündeki yetkilisi Eşref Abdülgaffar, Mısır’daki halk ayaklanmasının, Batı basınına yansıdığı gibi İhvan’ın isyanı değil, Mısır halkının ortak tepkisi  olduğunu söylemiş.

Doğru söylemiş bence de Müslüman Kardeşlerin böyle bir vizyonu zaten hiç olmadı. Binlerce taraftarı öldürülüp işkencelerden geçirildiğinde bile kollarını kıpırdatmadan beklemeyi tercih ettiler.

Aslında Hasan El Benna özelinde ihvan Türkiyeli Müslümanlarca da çok doğru tanınmıyor. Türkiye’de bu harekete benzeyen cemaatlere çok sert eleştiriler yapılırken İhvan’a yapageldiklerinden dolayı hiç eleştiri gelmiyor. “Hapishanede özellikle Seyyid Kutub, İhvan’a göre “radikal” olan düşüncelerini ifade ettiğinde İhvan mensupları büyük tepkiyle karşılıyorlar. Hatta idama mahkûm olup, idam için götürülürken, İhvan mensuplarının büyük bir çoğunluğu “Cehenneme git Kutub! diye bağırıyorlar.” (Ercümend Özkan İle söyleşiler sayfa; 132 A.B. Bircan’ın Sorusu) Anlaşılan Seyyid Kutub’un son çıkışları o yıllarda bu hareket için rahatsızlık oluşturmuşa benziyor. Demem o ki bu cemaatin emperyalistlere karşı örnek alınacak fikirsel kimi net duruşları olsa da metotsal davranışları Türkiye’deki Nurcu akımlara daha çok benzemektedir.

İleri ki dönemlerde eğer ki bu halk ayaklanmaları İhvan tarzı İslami cemaatlere iktidardan pay verme şansı doğurursa halklarına nerelere taşıyacaklarını hep birlikte göreceğiz. Fakat şunu hemen belirtelim ki bu oluşumların maalesef siyasi basiretleri yok.

Takiyüddin el-Nebhani’nin  bu hareketten ayrılma sebebini de bu bağlamda okuyabiliriz. Ama ne hikmetse Müslüman halklar bu tarz hareketleri omuzlarında taşımayı tercih ediyor.

Görülen o ki şu günlerde bu İslam coğrafyalarında uygulanan şeyler yıllar öncesinden planlanmış. Ve burada yıllardır Müslümanların farkına vardıkları emperyalist düşüncelerin bir bir gerçekleştiği görülüyor. Model olarak görülenler ise maalesef bizden! birileri. Her halde ne kadar övünsek azdır!

Oluşan resim bizlere o coğrafyadaki hak arayışlarının renginin İslam olmadığını gösteriyor. Ancak bu halkların sebebi ne olursa olsun böyle bir cesaret göstermeleri de önemsenecek bir durumdur. Bize düşen ise bu aktörler içerisinde yer alan Müslümanların nasıl bir tutum sergilediklerini iyi gözlemlemektir. Buradan çıkan sonuçlara göre bu uygulamaların Müslümanları nereye götürdüğünden dersler çıkarabiliriz. Fakat bu dersleri çıkartırken inşallah kendimizi de darı ambarında zannetmeyiz. Kendimiz ve orada yaşayan Müslümanlar arasındaki kültürel fark ve mücadelesel tecrübelerimizi iyi etüt etmeliyiz. Sonra çok büyük hayal kırıklıkları ile karşı karşıya kalabiliriz. Fakat burada kesin olan bir şey var ki halka rağmen hiçbir şey ayakta kalamıyor. Öyle ya da böyle bu çağın Firavunlarının devrilişini izlemek bu çağa tanıklık adına güzel bir şey. İleride bir şeyin açıklığa kavuşması gerekiyor. Burada ayaklanan halk gerçekten yıllardır kendilerine yapılan zulümlere karşı kendi istek ve becerisi ile mi meydanlara inmiştir? Eğer böyle ise dış aktörler bu ayaklanmalar karşısında hazırlıksız yakalanmış olabilir. Ve tüm bu dış çabalar bu kalabalıkları kendi istedikleri yöne kanalize etme uğraşısı olabilir. Fakat olayların çok öncelerini göz önüne alıp resme bir bütün olarak bakarsak bence tüm bunlar planlı bir projenin ürünüdür. Bunu ilerleyen günlerde sonuca bakarak göreceğiz. Şuan sebebi ne olursa olsun bize düşen bu mazlum halkın acılarını, geçmişte çektikleri sıkıntılarını önemsemek, şehidleri için saygı duymak düşer.

Son söz: Umulur ki bu halklar tıpkı İran’da olduğu gibi sadece ve sadece İslam’ın hakim olması içinde meydanları doldurmayı göze alabilirler. Fakat şunu unutmamak gerekir ki; 

“Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." (Enfal–53)

Selam ve dua ile…

1106
YORUM LİSTESİ
necati türkoğlu 13-02-2011, 21:10:36
saygı değer kardeşimiz hikmet bey, mısır tunus değerlendirmeleriniz gayet isabetli olmuş gayretinizden dolayı teşekkürler.küçük bir katkı yapmak istiyorum. bir deyim vardır kediyi köşeye ne kadar sıkıştırırsanız, o kadar tırmalarmış. bu ülkelerin halklarıda öyle yapmış. islami bir gelişmenin olmadığınada üzülüyoruz. allah neylerse güzel eyler beklemek lazım selamlar
 
nuri 08-02-2011, 17:13:41
Bu ayaklanmalar şimdilik dikta yönetimin sadece değişmesi gibi görünüyor.
 
MOZGULNAR 07-02-2011, 20:59:10
s.a
mısır ve tunusdaki ayaklanmalar şuan görünür haliyle içinde bulunulan sıkıntılı durumdan kurtulmak sitenen olaylar gibidir.bunu benzteme yaparsak futbolda özellikle defans oyuncularının genelde takımın tamamı rakip atakları karşılayamadığı zaman yada gücü yetmedeği zaman ;gelen toplara kendi kalesi önünde dan dun rastgele vurarak o anki sıkıntıdan ,rakibin baskın oyunundan kurtulamak için vurur ve topu uzaklaştırır.Ama sonuçta 90 dakikalık oyun sonundada yenilmekten kurtulamaz.futbol bir oyun ama mısır ve tunustaki yaşayan insanlar bir oyuncak değil,yapılan kıyamlar ,başkaldırılar islami olmadığı sürece; görece belki bazı kazanımlar elde edilebilir ama uzun vadede kazançlı olmayacağı ortadadır.bir toplum kendisinde bulunan iyi olmayan davranışları değiştirmedikçe ,geciçi çözümler ana sorunu oratadan kaldırmağı gibi dahada zorlaştırır.
oynanan senaryo da ki rolleri herke siyi gözlemleyip sonucu önceden kestirebilir...
 
muhammed yakup 07-02-2011, 20:43:43
müslümanlar olarak dünyadaki üzücü olayları sadece seyretmekle yetiniyoruz.küfür bütün islam dünyasında hüküm sürmekte.islamın hakim olması için tek yürek,ümmet vasfını ne zaman oluşturacagız velhamdulullah
 
yusuf 07-02-2011, 11:50:15
küfür islam beldelerinde hükümranlıklarını zalim devlet adamları aracılığıyla sürdürüyor.tabi uzun yıllar devam eden bu durum zalimlerin halku umursamamaları nedeniyle bir zaman gelip tepkileri doğuruyor.şu an olan bu.batı buna hazırlıksızdı hesaplamadıkları bir durumdu.o yüzden ne yapacaklarını şaşırdılar.inanıyorum aynı şey müslümanlarda da olacak.gün gelecek ve nasıl bir inkılapla alaşağı edildiklerine şaşıracaklar.biz görürmüyüz bilmem ama bunun olacağına inanıyorum.allah razı olsun.
 
mustafa zaloglu 07-02-2011, 11:35:37
selamların en hayırlısıyla

ertürk kardeşimin yazısında kendimce uygun bulmadıgım bazı şeyleri ifade etmek isterim. evvela ihvanı müslimini türkiyedeki nurculara benzetmenizi hiç anlamadım. yapısal zihinsel ve gelişim sahası farklı olup ümmetin uyanışına şahitlik etmiş olan bir hareketin türkiyede ki ılımlı ve ümmetin evrensel uyanışına pek fazla etki etmemiş bir harekete benzetmek uygun degildir. zira ihvan kuruluşundan itibaren islam ümmeti için çok ciddi bedeller vermiş ve ortadogunun hem islami uyanışına hemde işgalın geçiktirilmesine vesile olmuştur. onun nurculara benzetmiş olmanız ayrıca sizin kendi görüşünüz degildir sanırım. çünkü ismini zikrettiğiniz kitapta ercümend hoca da sürekli bunu dillendiriyordu. ben o gün de buna karşı çıktıgım gibi bugünde karşı çıkıyorum. ne siyasi ne fikirsel nede yapılanma olarak nurcularla ihvanın benzerliği pek fazla yoktur. olmadıgının en bariz göstergeside bugün hernekadar istenilen düzeyde meydanları yönlendirme iradesini ortaya koyamamış olsada en azından diktatörlere karşı kendince iyi bir sınav vermiştir. filistin davasında da başarılı bir imtihandan geçmiştir.

ben son dönemlerde özellikle şehid rehber benna ve udehlerden sonra ,ihvanın degişimini herne kadar uygun görmemiş olsam da yinede bu yapının ciidi bir yapı oldugunu düşünüyorum. birde gerçekten ben ihvan mensuplarının seyyid kutup hakkındaki cehenneme kadar yolun var dediklerini söyleşiler kitabından başka bir yerde görmedim. ercümend abi o dönemlerde bu tür söylemleriyle de baya tepki,ler alıyordu. laskin ercümen agabeyin kitabında bu söylemnin dipnotu kaynagı yok. o kadar kitap içersinde bir burada bu durum zikrediliyor. ki ben ahlaki hassasiyetleri çok ön planda olan bir ihvan camiasının bu sözleri söylecekderecede düşecegine de inanmadım. ne kadar sordumsa böyle bir şeyin olmadıgını hep duydum.hatta seyyid kutup hakkındaki eserlerde üstadın hernekadar ihvan dan sonradan bazı fikirsel farklılıklardan dolayı ayrıdıgını ifade etmişsede böyle hbir hakarete ugradına dair en ufak bir belirti yok. seyyid kutup son demlerine kadar bile ihvana saygılarını ifade etmiş ve onların emeginin inkar edilemeyecegini bildirmiştir.hatta şehadet haberinden sonra bu olaya tepki gösteren de yine en çok ihvan olmuştur.

takiyuddin nebhani hiçbir zaman organik olarak ihvanla bir birliktelik yaşamamıştır. bunu o camianın kitaplarında ve şahsiyetleride söyler. ancak bir dönem sempatizanı olmuş daha sonrada kendi çalışmaları etrafında hizbuttahriri kurmuştur. ondan ayrılma sözkonusu degildir.

türkiyede gerçekten ihvana son dönemlerde yıgınlarca eleştiri getirildi. partileşme ve daha sonradan temel islami hedef olarak ifade edilen devletleşme sürecinden uzaklaşma noktalarındaki eleştirilere çogunlukla katılmakla birlikte ihvan halen yapı ve çalışma gayreti olarak islami ümmet için önemli bir organizasyondur...eleştirelim ama ...........

 
numan yılmaz 07-02-2011, 11:06:20
-ihvanı ayşe hür bile daha iyi tanıyor herhalde.(nurcu;yani mübarek baştayken onunla iyi geçinir, enver sedat baştayken ona susar...öylemi?)
 
musab571 07-02-2011, 00:41:56
ALLAH razı olsun.
 
taha 06-02-2011, 20:32:48
müslümanlar olarak hep olayları ve kişileri eleştiren tarafında yer aldık ama aktörleri olamadık, mazlumlardan, hakları gaspedelinlerden uzak durduk, peygamberimizin ilk islam toplumunu oluştururken kimlerlerle birlikte asrı saadet toplumunu kurduğunu unuttuk,altarnatif bir toplum oluşturmadıkça fikirlerimizi pratiğe dökmedikçe birilerinin fiğuranı olmaya,birbirimizi eleştirmeye devam edeceğiz,
 
i.metin 06-02-2011, 16:31:23
temenin temennimizdir kardeşim,ve Rabbimiz zalimlere karşı mukavemet gösterenlerin yardımcıları olsun.
selamlar
 
ADEMOĞLU 06-02-2011, 15:04:07
İnsanlar islamı okumadan kajndilerini okumaları gerekir kendisinin nerede ve ne durumda olduğunu bilmeden herhangi bir şeye kalkışması onu istemediği yerlere sürükleyeçektir.
tunustan başlayan ve bazı ülkeleri saran bu direniş ve ayaklanma toplumları dışarıda görünen renkli dünyalara itmekte bu ütopik bakışın varaçağı nokta nettir bu değişim
isteme tarzı zalime başkaldırı gibi görünsede yarine galeçek yeni zalimlerin onları özledikleri o ütopik hayata götürmesi
çağrısıdır bundan faydanalım diyen islami guruplar ise hayael kırıklığını henüz yaşamadılar ama yaşayaçaklardır.
isteyen isdeğini bilme ve bilmeme işte bu.
Üstelik talep ve arzular dünyada bir ülke türkiye modeli ülke halkları daha düşünce ve inaclarını oturtmamıştır günü birlik yaşayan beşeri sistem ve olguları hurefi inanc ve duygusal boyutlu olarak anlamakta ve yaşamakta gerçek kurani hayatları arzulamak ve yaşamsallaştırmak gibi uzaktan yakından istekleri yok islami hayatlar tam bir uyuşukluk içerisinde bunun yeğene sebebi
tarikatlar,mesepler,nurculuk,izimcilik
daha neler var bu durumda olan hakların örnek alınması biraz tuhaf olmaz abes olur.
ülkedeki islami hayatın ölçü ve boyutunu ref
erandumda net olarak çıktı kendini ve seçilmiş olanları islam yakın zannetmeleri onların durumlarını ortaya koymuştur.
istanmeyen hayat zorla gelmez onun gelmesi için emek ve caba lazım unu oluşturaçak yürekler çok az.
 
DİĞER YAZILARI

20/04/2012 - 15:51 MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK

14/03/2012 - 07:17 SINAVA DÂHİL OLMAK

14/02/2012 - 08:11 AŞK, SEVGİ, "SEVGİLİLER GÜNÜ"

12/01/2012 - 23:27 İNFAK: EN SEVDİKLERİMİZDEN

17/11/2011 - 21:26 AMERİKAN BAHARI

06/10/2011 - 09:22 OLUMSUZ BAĞIŞIKLIKLAR

15/09/2011 - 08:31 KISKANÇLIK/HASET

20/07/2011 - 23:11 KENDİNİ BEĞENMİŞLİK

17/06/2011 - 11:17 İKİYÜZLÜLÜK

11/05/2011 - 11:18 BÜYÜKLENMEK

11/04/2011 - 13:10 DÜNYA SEVGİSİ

08/03/2011 - 01:10 "KAZA" VE "KADER"

06/02/2011 - 13:48 TUNUS VE MISIR AYAKLANMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

01/02/2011 - 19:25 DÜRÜST ADAM, HIRSIZ ÜLKE

11/01/2011 - 22:29 İktibas Dergisi'nin 31. Yılı

16/12/2010 - 23:02 O gün

29/11/2010 - 19:13 SULANDIRILAN KAVRAMLARIMIZ VE GÜNDEMİMİZ

12/11/2010 - 11:59 KURBAN BAYRAMINDA İSLAM COĞRAFYALARI

19/10/2010 - 18:21 TEK DİN İSLAM

20/09/2010 - 14:19 MÜSLÜMAN OLMAM NEYİ GEREKTİRİR?

23/08/2010 - 12:20 UMRE İZLENİMLERİ

27/07/2010 - 12:09 RAB VE İLAH KAVRAMLARINI YENİDEN HATIRLAMAK

25/06/2010 - 10:28 İLK GÜNKÜ GİBİ OLABİLMEK

26/05/2010 - 10:29 AZ KALSIN MÜSLÜMAN KALAMAYACAKLARDI…

29/04/2010 - 11:51 MECNUN’UN DEVESİ

12/04/2010 - 10:58 "ESKİLERİN MASALLARI"

25/03/2010 - 11:43 GÖKYÜZÜNÜN ERİMİŞ MADEN GİBİ OLACAĞI GÜN

03/03/2010 - 17:24 KAVGAYI GÖRMEK GEREK

22/02/2010 - 08:15 GERÇEK TAKVA SAHİPLERİ

25/01/2010 - 15:04 DOĞRU DİN BİRDİR, DEĞİŞMEZ!

05/01/2010 - 10:39 İMANIN HAKİKATİ

15/12/2009 - 11:36 KÖKTEKİ BİLİNÇ

01/12/2009 - 10:22 HİCRET

30/10/2009 - 13:44 AHDE VEFA

04/10/2009 - 15:45 İÇİMİZDEKİ 'BEN'

08/09/2009 - 09:51 ORUÇ, "GIYBET"İ YOK ETMELİ

13/08/2009 - 17:52 RAMAZAN AYI KUR’AN AYIDIR

14/07/2009 - 00:05 ALLAH'IN İSİMLERİNİ EZBERLEMEK

18/06/2009 - 12:32 NUH'UN GEMİSİ

19/05/2009 - 22:37 EBU LEHEB’İN ELLERİ KURUSUN!

21/04/2009 - 00:19 SAHİPLİĞİ DEĞİL ŞAHİTLİĞİ OMUZLAMAK

14/04/2009 - 11:43 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM–2

24/03/2009 - 09:44 YOL AYRIMI

16/03/2009 - 09:34 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM

26/02/2009 - 12:09 28 ŞUBAT TAMAM, YA İÇİMİZDEKİ 28 ŞUBATLAR

08/02/2009 - 21:07 MÜNAFIKLAR HAKKINDA…

14/01/2009 - 10:44 ŞEHİD GAZZE

22/12/2008 - 22:00 SABIR GÜNLERİ

29/11/2008 - 12:45 ÖZGÜVEN İÇERİSİNDE YOL ALMAK

10/11/2008 - 12:29 YUSUF KISSASI VE DAVET METODU
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat