Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
“Tarihin sonu"ndan devrimler çağına
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 31/01/2011 - 12:11
ABD emperyalizmi ve onun embedded teorisyenleri tarafından ilan edilen “tarihin sonu”nda, tarihin yeniden alt üst oluşuna, tarihin yeniden yazılışına şahit oluyoruz her birlikte. Pax Americana’nın İslam coğrafyasındaki sâdık taşeronları olan diktatör rejimlerinin halk ayaklanmaları sonucu sarsılışına tanıklık ediyoruz.

1989 yılında Doğu Avrupa’da başlayan Komünist blokun çözülüş süreci Sovyetlerin 1991’deki yıkılışıyla birlikte çöküşle neticelenmişti. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD – Sovyet dengesi üzerine kurulan dünya düzeni, yerini ABD eksenli tek kutuplu “Yeni Dünya Düzeni”ne bırakmıştı.

 

Bu gelişmeler Batıda, Pax Americana’nın mutlak galibiyeti ve ideolojiler çağının sona ermesi olarak tanımlanmıştı. ABD’li siyaset bilimci Francis Fukuyama bu yaklaşımı “Tarihin sonu” düşüncesi olarak sistematikleştirmiş ve “bilimsel bir tez” olarak ileri sürmüştü.

 

Fukuyama’ya göre, İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerikan hegemonyası karşısındaki en büyük direnci ifade eden Sovyet ideolojisinin çöküşü, insanoğlunun ideolojik arayışının ve bu arayış sürecindeki sosyal ve siyasal hareketlerin tükenişi anlamına gelmekteydi ve artık tarih ABD’nin ve Amerikan liberalizminin yatağında akmaya mahkûmdu.

 

Fukuyama, bunu bir “tez” olarak ileri sürmüş olduysa da aslında onunki bir bilim adamının insanlığın geleceğine dair öngörülerinden ziyade aslında ABD emperyalizmi adına bir temenniyi ifade etmekteydi.

 

Kısacası Fukuyama; işgaller, soykırımlar, gasp ve sömürü üzerine bina edilen Pax America’nın insanlık için en iyi model olduğunu düşünüyor ve bu düşüncesini bilimsel bir tez ambalajında piyasaya sürmüş oluyordu.

 

Gelin görün ki tarih, Amerikan emperyalizmi ve onun “saray uleması”nın dilediği ve öngördüğü şekilde akmadı. Özellikle İslam dünyasında 90’lı yılların başından itibaren büyük ivme kazanan İslami uyanış sürecinin yanı sıra, Asya ve Uzakdoğu’da Amerikan emperyalizminden bağımsız ve ona rağmen oluşmaya başlayan güç dengeleri ve Amerikan hegemonyasını sağlama almak amacıyla gerçekleştirilen Afganistan ve Irak işgallerinin bozgunla sonuçlanması, Amerikan rüyasını tam anlamıyla kâbusa dönüştürdü.

 

Bu süreçte, halen İngiliz emperyalizminin adlandırmasıyla “Ortadoğu” olarak anılmaya devam edilen merkezî İslam coğrafyasındaki İslami hareketlerin zayıflatılamadığı gibi daha da güçlenmesi ve Amerikan emperyalizminin bölgedeki karakolu siyonist işgal rejiminin İslami güçlere karşı Lübnan ve Gazze’de üst üste yenilgiler tatması Amerikan kâbusunu büyüten gelişmeler oldu.

 

Neoconların Irak işgali sonrası devreye koymak istedikleri “Büyük Ortadoğu Projesi”nin iflası sonrasında, demokratların “Genişletilmiş Kuzey Afrika ve Ortadoğu Girişimi”ni de Pax Americana adına bir sonuç vermediği gibi, bugünlerde insanlık, bir kere daha zalimlere karşı inkılab ateşlerinin alevlendirildiği günlere tanık oluyor.

 

ABD emperyalizmi ve onun embedded teorisyenleri tarafından ilan edilen “tarihin sonu”nda, tarihin yeniden alt üst oluşuna, tarihin yeniden yazılışına şahit oluyoruz her birlikte.

 

Pax Americana’nın İslam coğrafyasındaki sâdık taşeronları olan diktatör rejimlerinin halk ayaklanmaları sonucu sarsılışına tanıklık ediyoruz.

 

Bir şeye daha: Amerikan emperyalizmi ve onun merkezî İslam coğrafyasındaki gecekondu karakolu siyonist işgal rejiminin Müslüman halkların ayağa kalkmaları karşısındaki çaresizliğine...

 

Emperyalizmin “tarihin sonu” idealini parçalayıp çöp sepetine atan ve insanlığın yeniden tarih sahnesine dönüşünü yaktıkları inkılab ateşleriyle tüm dünyaya ilan eden coğrafyamızın onurlu insanlarına selam olsun.

1249
YORUM LİSTESİ
ndalyan 07-02-2011, 17:50:28
Yazılarınızı okudum hattime değil ama bir şey gördüm.Hiç biriniz temelde sorunumuzu çözecek ayrışma ayrılma dan bahsetmiyorsunuz. Biz kendini müslüman zannedenlerden ayrışmadan acaba hedef ve ilkelrimize ulaşabilirmiyiz. Bence temel sorun bireyin kendini müslüman görmesin de fakat neyin müslümanı olduğunu bilmemesinde. Bu coğrafyada kimlik sorunu yokmu. Cahaleti yok etmenin yolu bizim onlardan onların bizden beri olmalarında değilmi. Evini düzeltemeyen Dünya yı nasıl düzeltebilir ki. Gerçekte müslüman kimdir sorusuna cevap vermek gerekmezmi. Bu anlamda herkez kendine gerekçeler bularak gerçeği değiştirmekle meşgul. Korkular doğruların önüne geçtikçe hiç birşey düzelmeyecek bence. Siz büyüklerimiz haddim olmayarak bence anlaşılır bir dille toplumda ayrışmanın nasıl olması gerektiğini anlatmalısınız kendini müslüman zannedenlere. Saygılar üzdüysem özür dilerim.
 
hüseyin alan 01-02-2011, 17:15:55
DEVRİMSİZ KALAN DEVRİMCİLER!

Fransız devriminden bu yana süregelen bir devrimcilik aşkı vardır, modern dünyada. Özellikle de, yenilmiş, işgale uğramış, baskı altına alınıp ezilen ve sömürülen geleneksel dünya ülkelerinde ve halklarında.

Unutulmasın, devrimin neden yapılması gerektiğini de öğretir Fransız modeli, ekonomik kaynakların adil paylaşılmaması eas alınarak, onca soruna sebep olan sosyal ve siyasi örgütlenme tarzının oligarşik yapısı, monarşi, diktatörlük gib iktidarlar değiştirilmeli ve halkın kendi iradesiyle kendini yöneteceği cumhuriyet veya demokratik yönetimlere geçilmelidir.

Bu arada ön plana çıkartılan sloganlar, hümanizm çerçevesinde bireyin hakları ve özgürlükleri, halklar arasında ve kanun önünde eşitlik,rasyonel akıl yapısından hareketle üretilen yeni hakikat anlayışları ve bu uğurda kurulacak yeni bir toplumsal yaşam, sosyo-ekonomik kalkınma, ileri seviyede demokratik haklar ve yeryüzünde cennet, hedefleri!

Devrim olacaksa bu değerler üzerinde olmalı, kötü geçmiş terk edilip modern yeni oluşturulmalıdır. Kötü geçmiş nedir, din, klise, ruhban sınıfı ve gelenek! Ne kötü değil mi? Öyleyse kahrolsun ruhbanlık ve onun temsil ettiği köhnemiş değerler!

İran devrimi bozdu bu devrimci anlayış tekelini ama Fransız devrimi kadar etkileyemedi dünyayı. Neden mi? Gözlerden gizlenen ve idraklerden uzak tutulan bir şey vardı orada, Fransız devriminin arkasında ordu vardı, donanma vardı, güçlü devlet vardı, istila vardı, işgal vardı, katliamlar vardı, kapitalizm vardı, bilir miydiniz? Buna rağmen etkiledi insanlığı ve dönüştürdü devrimci Müslümanlığı!

Oysa İran devrimi çabuk sınırlandırdı kendisini bölgesi ve mezhebiyle de, ümmete mal edemedi devrimini. Buna rağmen olurdu, çok şey olurdu ama olmadı, ama şimdilik kaydını koyalım. İran rejiminin beceriksizliğine bir de Müslümanların uluslaşma süreci ve tecrübelerinden hareketle modernleşmeleri, sekülerleşmeleri, kendi sistemleri ile uzlaşmaları ve İslamsız devlet anlayışları, yani taleplerindeki değişiklik tuzu biberi oldu işin.

Bu arada devrimsiz devrim hayali güdenler oldu Müslümanlar içinde, modernleşerek, sekülerleşerek, Fransız modeli devrim özleyerek. o olmadı, bari, işgal edilmiş Müslümanların direnişlerini devrim modeline dönüştürelim aşkı girdi devreye bu defa. O da olmayacaktı, olmadı da. Uhde kaldı içlerinde, bir taraftan ürettikleri yeni ulusçuluk arayışı ve sistemle ortaklık arayışları girdi devreye. Bari biraz olsun iktidar dediler, onu da verdiler artık diğerleri. Nasılsa bir devrimcilikte gereken hassas havalar kalmamıştı...

Derken Obama rüzgarı esti dünyada, 20. yüzyılın rejimleri ile küresellik entegre olamadığı için değişmeliydi, demokrasiye geçilmeliydi. Ki, sistem küreselleşebilsin, Müslümanlar eliyle kendini yeniden üretebilsin ve yayılsın. Adı üstünde, küresellik bu. Bu atmosfer çok etkili oldu bölgede, iletişim aygıtları patlattı yeni kuşak hevesleri... Devrim mi geliyoru ne? Ufukta görünen bir değişimdi ama, ne yönde?

türkiyedeki vesayetçi, asker merkezli rejimin değişmesi gibi bir şeydi bu. Benzer karakter taşıyan Orta doğunun tüm rejimleri de eskisi gibi olmayacaktı, 20, 30 yıllık labaratuar çalışmasının sonuçlarıydı bu ve biliniyordu. Komplo teorisi değil bu, uzun araştırmaların ve verilen kararların neticesiydi. Mesele, değişimlerin ne yönde olacağının kontrolünü elde tutmaktı ve sorun burada oluşabilirdi.

Bölgenin, askeri yapılanmanın desteğindeki despotik karllıklar ve özel birlikleri hariç, sayıca kalabalık ve en güçlü örgütü olan İhvanın açıklamalarına dikkat edilirse, gelişmelerin arkasında yoklar, öngörüleri yok, hazırlıkları yok, insiyatif ellerinde değil. Gannuşi için de benzer şeyler söylenebilir... Uzatmaya gerek yok, Fransız devriminin ilkeleri ve hedefleri görünüyor ortalıkta. Müslümanlar ise, çoğu zaman olduğu gibi iddiasızlar ve doğal oluşan sayıca üstünlüklerini, seküler ilkelerin ve bunları temsil eden diğerlerinin emrine ve ortaklığına amade tutuyorlar!

Keşke bühtan etseydim, keşke komplo teorisi üretseydim ama değil! Biraz gerçekçi olalım. Oralarda olup bitenler, Müslümanların bekledikleri hayali ve hedefi değil, 1950'li yılların Türkiyesini gecikmeli olarak üreten şartları hatırlatıyor. Daha alacakları çok yol var önlerinde, biz o tecrübeleri yaşadık demenin zamanı şimdi... Heveslenmenin gerçekçiliği yok, sevincimizi kursaklarda bırakma yerine değerlerimizi ve devrimciliğimiz yeniden gözden geçirmenin zamanıdır, tecrübelerin ışığında.

Görünen o ki, zalimin biri gitmiş başka bir zalim gelmiş olacak, zulüm yine payidar kalacak, üstelik Müslümanların desteğinde ortaklığında. Hayrı unutup şerlerden şer beğenmek isteyenlere, hapishane hücresi yerine avluyu tercih edenlere, devrim geliyor müjdesi verebiliriz!...

Hak üzerinde olupda sadece hakkı isteyenlere, zulümlerden zulüm değil sadece hakkı tercih edenlere, katlanacakları aşağılanma, açlık, sefaletler ve baskıcı rejimler yahut biraz serbest ama yine aşağılanacakları başka bir zalim rejimler karşısında "sabredin, Allah bir yol gösterecektir" diyoruz...
 
mehmet maksut 01-02-2011, 10:57:37
mehmet agabeyimin bu konudaki yorumundan ve sizin yazınızdan dolayı allah razı olsun. aslında ben mehmet agabeyimden bu konuda müstakil bir yazı bekliyorum ve onun bu konudaki degerlendirmelerinin duygu seline kapılan türkiyedeki müslümanların duygularını dengeleyecegine inanıyorum...ortadogu olan olayları yakından takip etmek ve bu durumlardan tecrübeler çıkarmak gerekir...hatta oradaki,ler adına umutlanmamız ve yıllarca mazlum edildikleri için dua etmemiz gerekir. lakin görünürde olan odur ki çok ciddi arzulanan degişimler olmayacaktır. zaten dünya konjöktüründe gelişen olayların seyrinde gerçekleşen bu hareketlere bir kota konulmuş. yani sınır belirlenmiştir.çok çok akp leşirler. zaten ideallertindeki ve dillerindeki de budur. umudumuz ve duamız daha güzel sonuçların ve umutların oluşmasıdır. ümmete giden yolda yapısal bir organizmanın kurulmasıdır.ama sanki biraz uzak kalıyor bunlar...

şükrü agabey işimiz zor degil ama zorlaştırıyorlar.küreklerimizin ve yüreklerimizin güçlülüğü kadar akıntıya yakin gelinceye kadar karşı duracagız
 
Ş. Hüseyinoğlu 01-02-2011, 00:13:54
Ah be ağabey! Akıntıya karşı daha ne kadar kürek çekeceğiz, akanlarla birlikte akıp gitmek varken!

Üstelik de sadece kendiniz akıntıya kürek çekmekle kalmıyor, başkaları da akıp gitmesin diye canhıraş gayret gösteriyorsunuz. Hadi gençler yapsa anladık da, bu yaşta hâlâ laik demokratik rejim karşıtlığı, İslami yönetim ideali olur mu be ağabey!

Oysa bakın refiklerimiz ne güzel de akıp gidiyor akıntılarla birlikte:

"Bu minvalde Tunus hakkında yakın gelecek açısından tahmin yürütmek güç olmakla birlikte, Nahda hareketi lideri Raşid Gannuşi’nin İngiltere’de iken el-Cezire’ye yaptığı açıklamalar, muhalif yapıların somut beklenti ve taleplerini göstermek açısından öğreticidir. Kendisine sorulan bir soru üzerine “AKP bizim için ideal bir iktidara geliş modelidir.” diyen Gannuşi, kendisine hükümete katılım açısından herhangi bir çağrı yapılmadığından bahisle “Milli mutabakat hükümetine katılıma hazırız.” mesajı göndermiş ve yeni yapılanmada İslami hareketin de yer almaya hakkı olduğunun altını çizmiştir. Anlaşılan o ki Gannuşi’nin amacı sokaktaki çeşitliliği muhafaza eden bir anlayışla, İslami hareketin dışlanmasını önlemektir."

Ah be ağabey! Akıntıya kürek çekenlerin işi hep zor olmuştur. İşiniz / işimiz çok zor be ağabey...
 
Mehmet Pamak 31-01-2011, 23:38:42
Değerli kardeşim!

Allah razı olsun önemli tepitlerde bulunmuşsunuz.

Halk ayaklanmaları hakkındaki, bu haklı tespitlerinizi ve emperyalizmin bölgedeki yenilgilerinin, bölge halklarını istedikleri gibi güdememelerine ve aczlerine dair tespitleriniz tamam da, AKP modelinin yaygınlaşmasına, Raşid Gannuşi, Fehmi Huveydi gibi şahsiyetlerin bile bu modeli esas alma çabalarını ve açıklamalarını ve onların bu söylemine itiraz etmeyen Türkiye tevhidi kesiminin demokratikleşme eğilimlerini de tahlil etmemiz gerektiğine inanıyorum.

Evet mazlum halklar, emperyalizmin dayattığı despot rejimleri yıkacak erdemli bir çaba içindeler, ama sonuçta yine emperyalizmin bir başka projesi olan ılımlı İslam’la kapitalizmi uzlaştıran laik demokratik batıcı rejimler gelecekse, görece bir özgürleşmeyle halklar rahatlasalar da, son kazanan kim olacak sorusunu da tartışmamız gerekmiyor mu? Bu konularda duygusal olarak hepimiz mazlum halkların despotizme isyanından etkilenip destek versek de, bu duyguların gölgesinde kaybolmadan, sonuçta nereye gidildiğini de akıl ve vahiy perspektifinden analiz edip, üzerimize düşen (emri bil maruf) uyarı sorumluluğumuzu yerine getirmek durumunda değil miyiz?

Despot yönetimlerin on yıllardır devam edegelen uzun süreçte; 1 – Akraba ve yandaş kayırmacılığına dayalı büyük yolsuzluklara bulaşmaları, 2 – Ülkenin kaynaklarını emperyalistler ve kendileri arasında paylaştırıp talan etmeleri, 3 – Fakir geniş halk kitlelerinin ise, açlık, sefalet, yoksulluk ve işsizlik cenderesinde kendilerini yakacak kadar bunalmaları, 4 – Buna rağmen halkların baskı, yasak, devlet terörü ve çok boyutlu zulümlerle sindirilmesi, 5 – Üstelik emperyalizmin uşağı olan bu despotların İsrail’in yanında yer alarak mazlum Filistin halkına uygulanan işgal, kuşatma, ambargo ve katliamların zelil destekçileri konumunu tercih etmeleri ve bunun bölge halklarının onurunu kırması gibi bir çok sebep birleşince, önce Tunus’ta başlayıp, Mısır ile devam eden halk ayaklanmaları kaçınılmaz hale geldi.

Ancak bu ayaklanan kitleler, despotların devrilmesi talebinde birleşirken, yerine ikame edilecek sistemin niteliği konusu henüz netleşmiş değil. Üstelik bu ülkelerin önde gelen İslami şahsiyetleri bile artık açıkça, AKP modeline ve “ılımlı İslam”a razı olduklarını açıklıyorlar. Türkiye’nin tevhidi öbekleri ise, bir araya gelip nötr açıklamalarla, despotizm yıkılsın da ne olursa olasun, kimileri de AKP modelini tavsiye eden ya da buna paralel “demokrasi” yanlısı açıklamaları, tam da bu süreçte yapabiliyorlar.

Biz Müslümanlar, despotizme karşı ayaklanan mustaz’aflar, Müslüman olmasalar da, despotizme karşı onların Allah tarafından lütfedilen temel hak ve özgürlüklerinin savunucusu olmak ve onların adalet ve özgürlük arayışlarını görece olumluluk olarak görüp, despotizmin yıkılmasını teşvik etmekle mükellefiz. Allah’ın sosyal, siyasal dönüşüm yasasının, baskı ve zorbalıkla engellenmeden doğal ortamda, fıtri niteliklerin özgürce kullanılmasıyla işlemesi sonucu, toplumların layık oldukları sisteme ulaşmalarının önünün açık olmasını istemeliyiz. Sonuçta despotizme karşı mazlumların yanında yer almakla mükellef olmakla beraber, zulüm ve sömürüden sahici anlamda kurtularak dünyada gerçek adalete ulaşmanın ve ahrette kurtuluşa ermenin yolunun, bütün insanların Rabbi olan Allah’ın hükümlerinin hakimiyetinde tevhidi adalet sistemini talep edip egemen kılmaya çalışmaktan geçtiğini anlatmalıyız. Karanlıklardan, zulümattan aydınlığa ve adalete ulaştıracak kurtarıcı mesajı her şart altında gündeme getirerek, mazlum halkların zulümatın gri tonlarında oyalanmaması ve bir zulüm sisteminden bir başkasına savrulmamaları için uyarı görevimizi, dikkate alınıp alınmayacağına, sonuç alıp almayacağına aldırmadan yerine getirmeliyiz.

Ama maalesef bu yapılmıyor. Vakıa kabul edilerek, başka çare yok, şimdilik bunu kabul etmeliyiz gibi, ölümün karşısında sıtmaya razı olma mantığı ile İslami sorumluluklar görece özgürleşmeye feda ediliyor.
 
ADEMOĞLU 31-01-2011, 21:48:16
Aslında amerikada coktan devrim olurdu fakat
orda asıl birleşik başkan olarak gülen var onu mekirine oradaki insanlar uyuşmuş ülkemizde olduğu gibi yanlız tüm müslüman kardeşlerimi tenzih ederim.
Onlarki asla kendisine yazdırılanlara bakmaz
onların baktıkları Allahın kitabi ve resulün rehberliğidir.
bizlerin uyanışa geçmesi mücadele eden tüm muvahitlarden mevlam razı olsun.
mevlam ortada durup canak şakırdatanlarıda
kaedi sillesiyle uyadırsın.
 
i.metin 31-01-2011, 16:49:32
Rabbimiz,yeryüzündeki mustazaf muslumanlara, mustekbirlere karşı mukavemet gücü ver.
ne mutlu bu ugurda mucadele verenlere ,ölenlere galip gelenlere
selamlar
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat