Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
İDEOLOJİLERDEN ADALET BEKLENİR Mİ?
Yakup DÖĞER - 26/01/2011 - 11:18
Adaletten kasıt, Allah’ın kanunlarına tabi olmak, Allah’ın kanunlarına tabi olup yeryüzünde zulmü körükleyen Tağuti sistemlere karşı mücadele etmektir. Bütün izm ve ideolojiler birer tağuti sistem olduğuna göre iman ehli, hepsine topyekün karşı koyarak, Allah’ın dini hakim oluncaya kadar mücadelesini sürdürmelidir.

İnsanların birbirine kul olma yolu da diyebileceğimiz beşer kaynaklı sistemler, Allah’ın tasarruf hakkını gasp eden dünyevi görüşlerin hayata akseden pratiğidir. İlahi olandan vazgeçme ve kendi putlarına tapma hevesi dünya yaratıldığından günümüze insanlara bulaşan temizlenemez bir necaset olarak var ola gelmiştir. Yeryüzünde Allah’ın hakimiyetine insanlar ne zaman sırt çevirse, onlara şeytanın fısıldadığı açıkça ortaya çıkmakta, hayata yön veren düşünceler insanların şeytanları tarafından gündeme getirilmektedir. Bütün insanların aslında niçin yeryüzüne geldiği tarih boyunca gelen Rasuller aracılığıyle, Allah’ın vahyiyle bildirilmiş yaşam sınırları hayatlarını nasıl kuşatacaksa izah edilmiştir.

Bu izahlara rağmen, dünyada Allah’ın hakimiyetini beğenmeyen, Hakkın hakim olmasını istemeyen şeytan ve dostları, hayata yön vermek için kendi düşüncelerinden oluşan beşeri sistemleri gündeme getirerek, hayatları insan kaynaklı nizamlarla yönetmeye başlamıştır. Bu anlayış  zamanla insanlardan da taraftar bularak dünyaya egemen bir hal almış,yaşam tarzı insanların değişmiştir.

İnsanları yönetmek ve idare etmek adına Allaha savaş açan beşeri sistemler ne yazık ki, tabilerine muhatap oldukları andan itibaren hiçbir zaman gün yüzü göstermemiş sürekli kendi nefsi çıkarları doğrultusunda zulümlerini ikame etmişlerdir. Her dünyevi görüş, sahibi olduğu şahıs doğrultusunda yaşam tarzı güderek evrensellikten uzak bir hayat standardı ortaya koymuş, kendi ömrü kadar bile ayakta duramamıştır. Çünkü kişilerin ortaya attığı dünya görüşleri hiçbir zaman bütün bir hayatı kuşatacak kadar geniş olamayacak  bencilliktedir.

Kısıtlı insan aklı, tanıyamadığı, hiçbir zamanda hakkıyle tanıyamayacağı  hem cinslerinin hayatlarını yönlendirme merakına nefsi doğrultusunda yeltenmiş ve bu yeltenmesiyle de,beraberinde zulmü getirmiştir. İnsanı en yakın olarak sadece yaratıcısının tanıyabileceğini, ihtiyaçlarının ve sakıncalarının neler olabileceğini en iyi bilen yine insanı yaratan olacağı için beşeri sistemler sürekli bocalamakta, bugün ideal bir kanun diye çıkardıklarını, kısa zamanda tekrar değiştirmek zorunda kalmaktadır. Geçmişi gözden geçirecek olursak, bu durum putlarının yiyen cahiliye Arapları gibi bir durum olarak görülmektedir. Evrensel olanın, bir insandan çıkan fikirler olamayacağı gibi, bütün haksızlıkların da yine insandan kaynaklandığı kesinlik kazanmış bir olaydır.

Yeryüzünün ömrünü ve yaşanmış olan insanlık tarihini gözden geçirecek olursak, en karanlık çağlar nefislerin hakim olduğu dönemlerdir. En rahat ve adaletli zaman dilimleri ise, Allah’ın Rasulleri’nin zamanlarıdır. İster taraflı olarak isterse tarafsız olarak bakılsın tarihin sayfalarına, bunun böyle olduğunu çok açık olarak görebiliriz. En açık ve bilinir örnek olarak bakarsak, öyle bir mısır var ki, Firavun zulmüyle inliyor,insanlara akıl almaz zulümler yapılıyor, kendi kavmi güçsüz kalsın diye firavun erkek çocuklarını öldürüyor. Niçin? Kendi saltanatı için elbette. Bir gün Hz. Musa (as) çıkarak bu zulme son veriyor. Firavun'un zulmü ancak kendi ömrü kadar yaşayabiliyor.

Öyle bir zaman düşünün ki, yine Nemrut diye biri yaşıyor, kendisini Rabb olarak görüyor, insanları öldürüp diriltebildiğini söylüyor. Her yerde haksızlık zulüm… Ve Hz. İbrahim (as), Allah’ın elçisi geliyor, adaletin sözünü yükseltiyor. Nemrud'un zulmü kendi ömrü kadar sürüyor. Biri insan kaynaklı, diğeri ise İlahi olan.

Yakın tarihi gözden geçirelim, dünya uzun tarihi boyunca, kısa zamanda  iki dünya savaşı ve binlerce iç savaş görüyor, hepsi de beşer kaynaklı. Hepsi de insanların diğerlerine hükmetme hevası. Milyonlarca ölü, milyonlarca sakat, yaralı. İdeoloji sahipleri Rabblik yarışındalar, sonuç meydanda. Her bir ideoloji, sahibinin ömrü kadar yaşıyor.

Tarihin her döneminde zamanın Nemrutları, Firavunları, Ebu Cehilleri olacaktır. Her zaman insanlara egemen olmak isteyen Allah’ın düşmanları bulunacaktır. Her ideoloji sahibi, Allah’a ortak olmak için savaşandır. Dünyaya nefisleri ve gündelik çıkarları için yön vermeye çalışanlar, Allah’ın ve Peygamberinin düşmanlarıdır. Allah’ın kanunlarını beğenmeyen,kendileri kanun çıkarmak için savaşan bütün beşeri sistemlerin sahipleri, Tağut’tur, haddi aşmışlardır. Hangi izm ve ideoloji olursa olsun, sahibi kim olursa olsun, Allah’ın hükmünü beğenmeyenler, zalimlerdir, fasıklardır, kafirlerdir.

Unutmasınlar ki, bir zamanlar belli bir bölgeye hakim olan düşünceler, şimdi terk edilmiş, sahipleriyle birlikte toprağa gömülmüştür. Ama Allah’ın kanunları bütün kuşatıcılığı ile hala insanlara rahmet saçmakta, yeryüzünü imar etmek için amel edileceği günü beklemektedirler.Çünkü ölümsüz ve sonsuz olan varlık ne ise,ölümsüz ve sorunsuz olan yasalarda O’nun yasalarıdır. Allah’ın kanunları beşerinkiler gibi göreceli değildir. Allah’ın kanunlarında bir bozukluk ya da aksaklık bulunamaz, çünkü Allah aksaklıktan uzaktır. Kulu için ideal olansa Yaratıcısının yasalarına tabi olmaktır. Gündelik beşeri görüşler ve yasalar, kulun sorunlarını çözmeye yeterli değil aksine adaletsizliklerin ve zulümlerin kaynağıdır. Akletme yetisine sahip olan her insan bunun böyle olduğunda hem fikirdir.

Bir ömürlük dünya görüşlerinin insanlara hayatı nasıl zindan ettiği ortadadır. Oysa ki; Eşref-i Mahlukat olarak yeryüzüne gelen insan, adaleti ayakta tutan, adaletle muamele eden olarak görev almıştır. Adaletten kasıt, Allah’ın kanunlarına tabi olmak, Allah’ın kanunlarına tabi olup yeryüzünde zulmü körükleyen Tağuti sistemlere karşı mücadele etmektir. Bütün izm ve ideolojiler birer tağuti sistem olduğuna göre iman ehli, hepsine topyekün karşı koyarak, Allah’ın dini hakim oluncaya kadar mücadelesini sürdürmelidir.

1102
YORUM LİSTESİ
i.metin 28-01-2011, 18:18:48
itikatına küfr ve şirk bulaştırmayanlara ne mutlu.
yakup kardeş saglıklı yazınız için Rabbimiz sizden ve sizin gibi tevhit eksenli düşünenlerden razı olsun
selamlar
 
Adil H. 27-01-2011, 00:45:55
Allah razı olsun Yakup kardeşim!
İşte bunun fark edilmesi, adalet sistemine giden yolun ilk doğru adımıdır.

"Adaletten kasıt, Allah’ın kanunlarına tabi olmak, Allah’ın kanunlarına tabi olup yeryüzünde zulmü körükleyen Tağuti sistemlere karşı mücadele etmektir. Bütün izm ve ideolojiler birer tağuti sistem olduğuna göre iman ehli, hepsine topyekün karşı koyarak, Allah’ın dini hakim oluncaya kadar mücadelesini sürdürmelidir".

Ama malesef günümüzde tevhidi uyanış sürecinden gelen pekçok Müslüman bile artık bu ilk adımı unutarak, farklı yollarda pekçok adımlar atıp doğru yaptıklarını zannediyorlar.

Halbuki şirk en büyük zulümdür ve şirkin hakim olduğu yerde zulüm ve adaletsizlik kaçınılmaz sonuçtur. Tevhid de adalet sisteminin olmazsa olmaz inancıdır. Ancak bütün hayat alanlarına, "yaratmak da emretmek de bana aittir" diyen Allah'ın hükümleri egemen kılınarak tevhid ve adalet sağlanabilir. ve ancak böyle bir sistemde, Allah'ın bütün kulları gerçek ve sahici bir adalet ve özgürlük vasatında, yaratıcılarının imtihan sebebiyle kendilerine lütfetmiş olduğu temel haklar çerçevesinde kendilerini özgürce gerçekleştirme imkanına kavuşurlar.

Değerli kardeşim! Allah ecrini versin, kalemini ve çabalarını hayırlı istikamette bereketlendirsin inşallah.

 
DİĞER YAZILARI

05/01/2012 - 00:07 DEĞİL Mİ? (ŞİİR)

27/03/2011 - 23:23 BİR ÖNERİ

26/01/2011 - 11:18 İDEOLOJİLERDEN ADALET BEKLENİR Mİ?

01/11/2010 - 09:06 YENİDEN KARDEŞ OLALIM

16/08/2010 - 15:13 AKTİF DESTEK KARARI ÜZERİNE

02/06/2010 - 11:56 BİZİM ÖYLE BİR İLAHIMIZ VAR Kİ

11/05/2010 - 12:21 İSLAMİ DÜŞÜNCEDE BEŞERİ SAPMA
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat