Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
“SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 11/12/2010 - 01:09
Bugün Seyyid Kutub’u aşmaktan söz edenler, maalesef bu ölçü ve ilkeleri daha iyi anlamaktan, değişen şartlara bu ölçü ve ilkelerle nasıl cevap verileceğinin mesele edinilmesinden söz etmiyorlar. “Kutub’un, kanı pahasına üst üste koymayı başardığı tuğlaların üzerine daha fazlasını nasıl koyabiliriz, arada eksik bıraktığı, yanlış dizdiği tuğlaların yerini nasıl doldururuz” arayışı değil bu söylem sahiplerinin yaptığı.

Son dönemlerde, Seyyid Kutub’un fikirlerinin miadını doldurduğu, yeni süreçlere cevap vermekten uzak olduğu ve bu sebeple artık aşılması gerektiği yönünde sıkça karşımıza çıkan bir söylem var.

 

Kutub’un fikirlerinin Abdunnasır dönemi Mısır’ının tarihsel şartlarında geliştiğini ve bugün farklı coğrafya ve şartlarda yaşayan Müslümanlara hitap etmekten uzak olduğunu öne sürenlerin yanı sıra, daha ileri gidip Kutub’un günün şartlarına uygun bir hareket fıkhı oluşturulmasının önünde engel teşkil ettiğini söyleyenler bile çıkıyor.

 

Bu çerçevede “çeviri kitaplarla oluşturulan hareket fıkhı” şeklinde bir niteleme yapılmakta ve bu “hareket fıkhı”nın değişen dünya şartlarını algılamaktan uzak, bu şartlara cevap üretme ve buna uygun yeni stratejiler oluşturma yeteneği taşımayan zaaflı bir yaklaşım olduğu iddia edilmektedir. Özellikle son anayasa değişikliği sürecine bizzat iştirak eden bazı Müslümanların, bu tür söylemlerle yeni konumlarını savunma çabası içerisine girdikleri gözlenmektedir.

 

Bilindiği gibi Seyyid Kutub’un Kur’an’a yöneliş çizgisinde ulaştığı son noktayı ifade eden ve yazıldığı dönemde çok büyük etki uyandırmasının yanında bugünü de etkilemeyi sürdüren temel eseri “Yoldaki İşaretler” kitabıdır. Zaten Kutub, Abdunnasır diktasınca bu kitabından ötürü, kitabın toplumda büyük bir yankı uyandırması sonucu idam edilmiştir. Dolayısıyla “Seyyid Kutub’u aşmak” söylemi pratikte “Yoldaki İşaretler” kitabında savunulan tezlerin bugün için bir karşılığa sahip olmadığı, miadını doldurduğu iddiasına tekabül etmektedir.

 

Peki Seyyid Kutub “Yoldaki İşaretler”de ne demektedir? Bugün İslam dünyası için yeni dönemin ideolojisi olarak öngörülen “dine saygılı laiklik” modelinin inşasına çeşitli gerekçelerle destek veren Müslümanlarca, aşılması gerektiği dile getirilen Kutub’un, temel tezleri nelerdir?

 

Yoldaki İşaretler’i okuyan bir kimse, bu kitapta şu temel yaklaşımların öne çıktığını görür:

 

1 - İslam adına tarihsel süreçte oluşturulmuş olup babadan evlada devredilerek yaşatılan geleneksel kabullerden ve batı sekülerizminin ulusçuluk, laiklik, liberalizm, kapitalizm, sosyalizm, demokrasi gibi ideolojik formlarından arınma ve Kur’an’a dönüş çağrısı.

 

2 - Toplumsal ve siyasal alanda kurumsallaşmış İslam dışı yapılardan (cahiliye), fikri ve ameli planda ayrışmak ve İslam’la cahiliye arasındaki sınırları belirginleştirmek.

 

3 – Ümmetin çözüldüğü, bugün için bir ümmet yapısından söz edilemeyeceği ve ümmeti yeniden inşa etmenin yolunun da öncü Kur’an neslinin inşasından geçtiği.

 

“Yoldaki İşaretler”in, üç maddede topladığımız bu temel tezlerin açılımlarından ibaret bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu kitapta, ne 60’lı yılların Mısır’ının siyasi şartları ele alınıp bu şartlar özelinde bir siyasi strateji ortaya konulmakta, ne de belli bir siyasi oluşumun yol haritası belirlenmeye çalışılmaktadır. Üzerinde durulan ve dile getirilmeye çalışılan, doğrudan doğruya Kur’an’ın toplumsal dönüşüme dair temel ölçü ve ilkeleridir.

 

Bugün Seyyid Kutub’u aşmaktan söz edenler, maalesef bu ölçü ve ilkeleri daha iyi anlamaktan, değişen şartlara bu ölçü ve ilkelerle nasıl cevap verileceğinin mesele edinilmesinden söz etmiyorlar.

 

“Kutub’un, kanı pahasına üst üste koymayı başardığı tuğlaların üzerine daha fazlasını nasıl koyabiliriz, arada eksik bıraktığı, yanlış dizdiği tuğlaların yerini nasıl doldururuz” arayışı değil bu söylem sahiplerinin yaptığı.

 

Kutub’un dile getirdiği “İslam – cahiliye uzlaşmazlığı ve çatışması”, “fikren ve amelen cahiliyeden ayrışmak”, “Kur’an nesli öncülüğünde İslam toplumunun inşası ve vahye dayalı İslam adaletinin hakim kılınması” gibi, İslam dünyası için öngörülen “dine saygılı laiklik” modeliyle örtüşmeyen Kur’ani ilke ve ölçülerin gündeme getirilmemesi, bu tür, Müslümanların küresel ve yerel sistemlere entegrasyonuna engel olan ilkelerde ısrar edilmemesi temin edilmek isteniyor.

 

Ne diyordu Seyyid Kutub Yoldaki İşaretler'de: "Bu yolda atılacak ilk adım, bu cahili toplumun değerlerinin, anlayışlarının üzerine çıkmak, bunları aşmaktır. Yolda, onunla buluşmak için değerlerimizden, anlayışımızdan az ya da çok, kesinlikle taviz vermemek gerekir. Kesinlikle Biz ve o, yolun ayrı ayrı noktalarındayız. Onunla birlikte bir adım atarsak, bütün yöntemi kaybederiz, yolumuzu kaybederiz..." (Seyyid Kutub, Yoldaki İşaretler, Sh. 25, Özgün Yay.) 

 

İşte Kutub'un, İslam'la cahiliye arasındaki tüm uzlaşma arayışlarının beyhude olduğunu, iki anlayış arasında orta bir yol bulmanın imkânsızlığını dile getiren bu tür cümleleri, günümüzdeki entegrasyon süreçlerine dahil olanlarca hazmedilemiyor, yeni tutumun önünde bir engel olarak görüldüğü için "Kutub'un aşılması" bir moda söylem olarak yaygınlaştırılıyor. Oysa Kutub'a ait şu yukarıdaki paragraf, Kur'an'ın ilk mesajlarının özetinden başka bir şey değil. 

 

Şunu belirtmek gerekir ki, Müslümanlar mirasyedi gibi hazırı tüketmekle asırlar geçirmek yerine, her dönem bir öncekinden daha fazlasını üreten insanlar olmayı ve taş üstüne taş koymayı bilmelidirler. Bu anlamda Seyyid Kutub tabii ki aşılmalıdır. Lakin bu, Kutub'un İslam-cahiliye uzlaşmazlığı konusundaki Kur'ani ölçüleri bu çağın idrakine söyleme çabasından geri gitmeyi değil, bu çabayı daha ileri taşımayı gerektirmektedir.

 

Seyyid Kutub’u aşmak adına bugüne değin, cahili sistemlere entegrasyon süreçlerine dahil olmakla, şiddetkörü tekfirciliğe savrulmak şeklinde iki uç yaklaşımdan başka bir netice hasıl olmamışsa, demek ki Seyyid Kutub’un aşılmasından önce anlaşılıp anlaşılmadığını konuşmamız gerekiyor.

 

Bir sonraki yazıda "Seyyid Kutub nasıl aşılır" sorusunun cevabını vermeye çalışalım inşaallah. 

1570
YORUM LİSTESİ
Lalüebkem 17-12-2010, 08:44:28
Şehid Üstada Ümmete Muhammed-i Vizyonu Çizdiği Sizinde Zihinlerimizde ki Vizyonun ÜzerindeKi Toprağı Silkmeniz Hasebiyle Rahmet Diliyorum...
 
ömer bitlis 15-12-2010, 22:45:08
"Seyyid Kutub’u aşmak adına bugüne değin, cahili sistemlere entegrasyon süreçlerine dahil olmakla, şiddetkörü tekfirciliğe savrulmak şeklinde iki uç yaklaşımdan başka bir netice hasıl olmamışsa, demek ki Seyyid Kutub’un aşılmasından önce anlaşılıp anlaşılmadığını konuşmamız gerekiyor."

Seyyid Kutub üzerinden bu topraklarda Müslümanlar birbirlerini teraziye koyuyorlarsa gerçekten Seyit Kutuptan ya birşey anlaşılmamıştır ya da anlaşılan ve anlatılan yanlıştır...

Seyyid Kutubuda, İbni Teymiyyeyide vs vs kim varsa hepsini anlamamız ve üstüne koymamız lazım... Buna aşmak demek incitiyorsa başka kelime bulun...

 
mehmet maksut 15-12-2010, 13:33:34
bırayé delal u dılxaş jı bo nivisa teyi seyyid kutup dılé me xaşkıriye...belé şehide doza berxwedana islamiyyé ma emı çawa bir bıkın... bir kırına wan jı ümmeta mazlumara birine ka qure...

mamosteyé me xweda ji te razi be u doza te u berxwedana te piroz bıke u meji lı ser riya şehida karkér bı ke...

şehidé doza islamé tı carna namırın
 
selim 13-12-2010, 09:41:22
bir sonraki yazını bekliyoruz Şükrü abi Allah razı olsun...
 
ADEMOĞLU 12-12-2010, 17:03:21
Aziz şehide ulaşmak mı onun duruşunu ve kurani sadakatinı anlamak cizmiş olduğu kurani hudutlara ulaşmak için verlien bir azimli mücadele dahi henüz tam oturmamışken
onu anlayıp tanımadan kitabi tarzını analız edebilme beçerisi ve azmi gösterme erdemini taşıyanlara eyvallah. Fakat taş deli kuyu misali yaklaşımlar kırıcı olur.
Dahası kutup bazı kendini bilmezler gibi bu bana yazdırıldı da demiyor.
Onun anlatımı izetli duruş ve kanla yazılmıştır. İşte meydan duruşlar segileyen yürekleride görelim. keke yazın için eyvallah Allah razı olsun.
 
kadrican mendi 12-12-2010, 15:22:51
Seyyid Kutup'a yönelik otantiklik eleştirisi aslında Ali Şeriati'ye hatta daha öncesinde Afgani- Reşid Rıza çizgisine getirilenlerin devamı niteliğindedir.
ümmetin bu şerefli imamlarına getirilen eleştirilerden ilki bunların "Bizim" topraklarımıza ait olmadıkları takipçilerinin"köksüz"lükleridir. bu eleştiri genelde bir ayağını "bizim" olduğu iddia edilen osmanlı tarihine koymuştur ve ne tuhaftır ki eleştirilen insanların çoğunun 90-100 yıl önce osmanlının siyasi sınırları içinde bulunan aynı kültürel havzaya ait oldukları gerçeğinden gafildirler.
asıl köksüzlük kemalist cumhuriyetin sınırlarının düşünsel sınırlarımızıda belirlemesi vakasıdır.
Kutup'un tezi Kur'ana yaklaşımı açısından değil ancak siyasal açılımları açısından tabiiki eleştirilebilir ve kanaatimizce eleştirilmelidir de.
"cahiliye,hicret,ümmet,Kur'an Nesli" kavramlarının siyasal imaları gözden geçirilmeli ve tashih edilmelidir.
Şükrü türkiyeli müslümanların entellektüel birikimlerine katkı açısından doğru bir tartışma başlatmış
 
Coşkun Uzun 12-12-2010, 11:55:18
Üretmek veya Tüketmek diye tanımlanan bir olgu vardı.

Üretmek olumluluk ve verimliliği, engelleri aşabilmeyi, tıkanmamayı, vazgeçmemeyi, pes etmemeyi, çözüm için çıkar yol ve pratikler geliştirebilmeyi ifade ederken;

Tüketmek ise basmakalıpçılığı, birilerinden veya geçmişten, bazı konu, kişi ve değerlerden geçinmeyi yani onları istismar edip sömürerek var olmayı ifade ediyordu.

Sanırım burada rahmetli şehidimiz Seyyid Kutub’u aşmayı isteyen, aşılmasını mesafe kat etmek ve bizim için bir kazanım olarak değerlendirerek gerekli gören kardeşlerimiz de (muhtemelen farkında olmadan) bu niyet ve ifadeleri ile bile şehidimizi istismar etmekte, onun insanımıza bıraktığı mirasını kendileri için kullanmaktadırlar.

Fikir, özveri ve pratik olarak öncesinden daha yararlı ve güzelini ortaya koyarak birilerini geride bırakıp aşmak başka şeydir, aşılması gerektiğini söylerken bile aşmayı hayal ettiği kişi ve değerlerden geçinmek ve onun üzerinden bir kamuoyu oluşturmak başka şeydir.

Bu kardeşlerimize düşen şey fazla gürültü etmeden, bak ben aşacağım falan demeden, emsali ve benzeri görülmemiş bir tavır, tasarruf ve mücadele örnekliği ortaya koyarak sessiz sedasız aşmaktır aşılması gerekeni.

Siz işinizi yapın. Birileri baksın yaptıklarınıza ve ölçüp değerlendirsin. Bu kadarını daha önce ne Seyyid Kutub yapabilmişti ne de filan kişi desinler ve sizi takdir etsinler değil mi ama.

Bu halinizle daha çok Tüketenleri andırıyorsunuz, Üretenleri değil.

Yoksa herkes biliyor yerinde sayanların yürüyenlerden daha çok gürültü çıkardıklarını.
 
Ş. Hüseyinoğlu 12-12-2010, 07:59:12
Yazıyı okuyup yorumlarıyla katkılarını ve eleştirilerini ifade eden kardeşlere teşekkür ediyorum.

Hüseyin abinin eleştirisine gelince, öncelikle bu eleştiriden faydalandığımı ve yazıdaki bir paragrafı, bu tür bir anlaşılmaya müsait olduğu için tashih ettiğimi belirtmek isterim. Bununla birlikte yazıda "Bugün Seyyid Kutub’u aşmaktan söz edenler, maalesef bu ölçü ve ilkeleri daha iyi anlamaktan, değişen şartlara bu ölçü ve ilkelerle nasıl cevap verileceğinin mesele edinilmesinden söz etmiyorlar. 'Kutub’un, kanı pahasına üst üste koymayı başardığı tuğlaların üzerine daha fazlasını nasıl koyabiliriz, arada eksik bıraktığı, yanlış dizdiği tuğlaların yerini nasıl doldururuz' arayışı değil bu söylem sahiplerinin yaptığı." gibi cümlelerle dile getirmeye çalıştığım gibi, "aşmak"tan kastın ne olduğunu sorgulayıp, bu konudaki tartışmalara bir katkıda bulunmak gayesiyle yazdığım bir yazı bu.

Yazının sonunda da belirttiğim gibi inşaallah bir sonraki yazıda bu konuda bana göre doğru tutumun ne olduğunu ifade etmeye çalışacağım.
 
SİNAN 11-12-2010, 20:04:45
SEYYİD KUTUB'u aşmak.bilmem bunu kimlerin söylediğini lakin bunları söyleyen bizim kardeşlerimizse,bu kardeşlerimiz SEYYİD KUTUB'u anlamamışlardır.İSLAMda cahiliyeyle uzlaşma yoktur.SEYYİD KUTUB bunlara örneklerden biridir.Burada olayı kişilere isnad etmemek gerekir.Ör:O kişinin düşüncelerini aşmak,burada ne ifade edilmek isteniyor.Düşünceleri neyi benimsiyor.BİLAL-İ HABEŞ'i,YASİR BİN AMMAR'ı da düşünsünler bunlar bütün zorbalıklara rağmen İSLAM'ın özünden aşmak gibi saplantıya düşmemişler.UNUTMASIN BÖYLE DÜŞÜNEN KARDEŞLERİMİZ:SEYYİD KUTUB DÜŞÜNCELERİNİN ÖZÜNÜ KUR'ANDAN ALMIŞTIR.
 
hüseyin alan 11-12-2010, 17:39:43
BAŞLIĞIN İHSASINA İTİRAZ

Konu başlığında ihsas edilen niyete, itiraz etmek istiyorum. "Seyyid Kutub"u aşmak, anlatmaya çalıştığınız gibi, "masum" bir kullanış değil. İfade, dışa vurulan niyetleri izhar ettiği için, kötülüğe teşebbüsten elelştirlmili! Şükrü kardeşim ironi tarzı değerlendiriyor ve bu tür düşünüşü haklı olarak eleştiriyor ama, bu giriş, yanlış anlamayı da besleyebilir.

Hz. Adem'den bu yana süregelen bir tarih çizgimiz var bizim, "sahih" olan "hat" dediğimiz, o yolda devam edenlerle sürüp geldi, ve de kıyamete kadar devam edecek olan çizgidir, devam ettiricilerle devam edecek olan. Ecirleri verici olan, dinin de sahibi Allah'dır. Bu yolda kim ne kadar katkı yaptıysa, hepsine selam ederiz. iyi ki de vardılar ve bize kadar ulaştırdılar bu çizgiyi.

Bizlerden hiç biri "türedi" değildir, peygamberler bile öyle değil iken bize ne oluyor da böylesi bir iddiayı dillendirebiliyoruz! Kim bu yolda ise, kendinden öncekilerin bir biçimde devamıdır. Bizler, biribirimizi aşmayız, aşmak gibi bir niyet de taşımayız. Böyle bir şey de olmaz zaten. Bu iş "sidik" yarışı değil ki?

Ancak, biribirini takip edenler olarak, geçmişten alınan birikimi güncelleştirir, devamına katkı sağlarız. Kimi dönemlerde, kim ülkelerde şartlar farklılık gösterse bile, ki onların çoğu ayrıntıdır esasa ait değil, her nesil gücü oranında, becerebildiği kadar katkısını sağlar ve gider. Bu bazı nesillerin daha becerikli olduğu, bazılarının da olamadığı bir sürekliliktir. Kaldı ki, başarı denilen "izafi" kavram, neyi ne kadar doğru değerlendirmemize yardımcı olacaktır, o da ayrı.

Tersinden baktığımızda, başlıkta da ihsas edildiği gibi, her devir adamları birbirini aşmaya kalkarsa, bu da gülünç bir durum olur ya, maalesef modern düşünüş ve akıl yapısı da budur zaten, geçmişi sıraya dizer, her salih kulu olduğu gibi her peygamberi de aşar geçeriz. Bu bakışla, en son sıranın kime geleceği bellidir artık, nihayet günümüzdekilerin kimileri o noktaya gelip "Allah'a" bile din öğretmeye başlamadılar mı?

Haddini bilen, kulluğunu ve aczini idrak edenler, bu lafları ederken bin kere düşünmeli. Kim neyi aşıyor, sen kimsin ben kimim, "tombaladan" mı çıktık bizler? Özel insanlardık da, anamızın karnında mı öğrendik bu işleri? Bu işlerin "kitabını" yazar olduk da, bizlerden sorulur hale mi geldi bu işler, nedir? Daha Kemalizmin "K" sına yaklaşamayanlar, onunla hesaplaşma adına bir adım atmamış olanlar, "küllük" de oynayıp parmağını cama kestirenler, bir de kalkıp Kutub'u aşacak, ağlayalım mı, gülelim mi?

Bu tarz bir düşünüş, geçmişte hiç bir alimde, sorumluluk taşıyan bir mücahitte olmadı, oysa onlar arasında birbirlerine zıt görüşler savunan öyleleri vardı ki, buna rağmen hepsi haddini bilir, gerekli tevazuyu göstermekten geri durmazdı. Ne biçim iştir, anlayan varsa bize de izah etsin!

 
ilyas metin 11-12-2010, 14:57:24
Şehid Seyyid kutubtan en çok bahseden kimilerinin seyyid kutubu hiç anlayamadıklarını da farkediyoruz, sisteme eklemlenerek mi kutubu aşacaklarmış,
böyle söyleyenler onu aşmak şöyle dursun kutubun çizgisinde durabilseler yeter.

şükrü kardeşim Allah razı olsun vahy çizgisinde sapma göstermeyen Seyyid kutubun yanında durduğun için.

necati türkoglunun yorumu için de teşekkür ediyorum. Allahın rahmeti ve cenneti şahit ve şehidin üzerine olsun.
selamlar
 
necati türkoğlu 11-12-2010, 12:11:12
seyyid kutubun inancını oluşturanın kuran olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. bu uğurdada canını feda etmiştir. onu aşmak için, onun inancından daha üstün inanca sahib olmak gerekir. onu aşmak için, canından daha kıymetlisini feda etmektir. eğer varsa böyle bir yiğit, meydana çıksın bizde onu alnından öpelim. seyyid kutubu aşmak değil, olsa olsa onunla yarışılır .yarışmakta olan müslümanların halinide görüyoruz. şükrü kardeşim allaha emanet olun güzel bir yazı ve konu selamlar
 
yusuf haksözlü 11-12-2010, 11:45:40
O günün şartları,Mısır'ın şartları,bu günün şartları,Türkiye 'nin şartları,fıkhın şartları,geçim şartları,beşe inmiş islâmın şartları vs... vs..
Bazıları İllâ bahane aryacaklarsa;şartların sayısı hiç bitmez.Hadi bir an olsun bu saydıklarımızı bir kenara bırakalım;Kur'an ve O Kur'an'ın yürüyeni Olan "Usvet'ül Hasane" olan Elçisinin şartlarını nasıl görmezden geleceğiz.
 
fikret 11-12-2010, 09:15:46
yoldaki işretler kitabını elimize aldığımızda,tamam ben bunu biliyorum.trafik le ilgili olsa gerek dersek.yeni yazılanlara Allah bilir ne deriz.müslümanlar olarak,geçmişimizi iyi kavrayıp günümüze uyarlamak kolay.kavrayamayan samimi insanlara ulaştırmak ise çok zor.bunlar üzerinde bir atılım yapıp,kabuklar kırmak,kendini yetiştirmiş öndekilere de farz olsa gerek.Allah razı olsun sa
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat