Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
AHLAKI ALLAH’LA TEMELLENDİRMEK GEREK
Bünyamin ZERAN - 30/11/2010 - 22:51
İslam, ahlakı, tevhidin üzerine bina eder. Ahlakın varlığı tevhide koşullandırılmıştır. Eğer tevhid varsa ahlak vardır yoksa ahlak da yoktur.

"Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin ona ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbim'in bir şey dilemiş olması başka. Rabbim'in ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?

Allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ona ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin." (6/80, 81)

İnsanlık, tarihsel süreç içerisinde Marx’ın ifade ettiği sınıf savaşından müteşekkil değildir. Hayatı belirleyen esas unsur Adem’in yaratılışından beri tevhid-şirk mücadelesidir. Ali Şeriati’nin ifadesiyle tarih, dine karşı dinin savaştığı bir süreçtir. Tevhid ve şirkin savaşı iyiler ve kötülerin savaşıdır.

İyi olmak Salih olmayı zorunlu kılar. İyi olup da Salih olmamak bencil olmak demektir. Neden böyle düşünmekteyim? Oysa Avrupa’nın anlayışındaki hümanizme teslim olarak düşünecek ve eyleme geçecek olursam iyi olmak demek insani her türlü eylemi meşru görmem demektir. Öyleyse burada iyilerin ve kötülerin savaşı demek insanlığı ilahlaştıran bireyciliğin önünü açan bir düşünceye taraf olurken insanlığa sınırlar koyan ve disipline eden her türlü düşünceye de karşı olmak demektir.

Dinlerin savaşında belki de en trajedik olan savaş, aynı din içerisinde farklı görüşlerin yol açtığı büyük savaşlardır. İslam, aynı dine iman edenleri kardeşler kılar, üstünlüğü ancak takva belirler ki, bu, kul tarafından belirlenebilecek bir olgu değildir. Her ne kadar imanın eyleme dönük yüzünde bir takım verileri insana sağlamış olsa da yine de kulluğun derecesini ölçmeye imkan vermez.

İslam, ahlakı, tevhidin üzerine bina eder. Ahlakın varlığı tevhide koşullandırılmıştır. Eğer tevhid varsa ahlak vardır yoksa ahlak da yoktur.

İnsan yaratan değildir, dolayısıyla yaratanmış gibi davranma hakkı da mevcut değildir. İnsan, Allah’ı hesaba katmayan bir yasa ihdas edemez, ekonomik model belirleyemez, sosyal ilişkileri düzenleyemez ve askeri-politik güç oluşturamaz. Eğer Allah’ı hesaba katmadan tüm bunları kendi aklıyla yapacak olursa kendisini yaratana karşı ahlaki davranmamış olur. Zira Allah insana cenneti sunduğunda onu yasak olan ağaca yaklaşmaması hususunda uyarmıştı. İnsan, ahlaki davranmadığı için cennetten kovulmuş ve insana ayıp yerleri gözükmüştü. İnsan, kendi ayıbını kapatmak için yine Allah’a muhtaç olmuş ve onun bağışlayıcılığında kendini terbiye etmeyi becerebilmiştir.

Bugün Batının anlamlandırdığı "evrensel ahlak kuralları" seküler bir dünyanın ömrünü uzatmak adına yapıldığından ahlaki olup olmadığı tartışma götürmektedir. Ahlak, kulun yasak meyveyi yediğini fark ettiğinde hemen yaratana sığınıp af dilemektir. Kısacası haddini bilmektir. İnsan, Allah’ı keşfettikçe, ona yakınlaştıkça, tevhide gark oldukça ahlaki davranışları da o oranda artar. Rabbin karşısında kendi acziyetini fark eder ve müstağnileşmeden yaşamanın yollarını arar. Dindaşlar arasındaki savaşların temelinde ahlaki yoksunluk yatar. Çünkü insanlar doğru olana, hak olana ulaşmak yerine kendi doğrularını karşıya dayatmak adına bir mücadeleye girişirler. Bu tavırla yapılan mücadelede Allah hesaba katılmadığı için yapılan savaş da bozgunculuktan öteye geçmez.

Ahlak, insanlara bir duruş da kazandırır. Zalimin karşısında direnmeyi ve hakkı haykırmayı da beraberinde getirir. Tıpkı İbrahim gibi, Musa gibi. İslam, müslümana şahsiyet kazandırırken bunu ahlakla yapar. Müminleri birbirlerine karşı merhametli yapan, kafirlere karşı dik ve onurlu yapan yine bu ahlaktır. İbrahim’i Nemrud’un karşısında güçlü kılan, Musa’yı ve Firavun’un büyücülerini Firavun’a karşı cesur yapan, Allah’ın kullarına tevhidle bütünleştirdiği ahlaktır. Özellikle son dönemde ihtiyacımız olan en önemli şeydir. Şahitliğin gereği olan bir eylemdir ahlaklılık. Eğer ki kul ahlakı Allah adına kökleştirmek yerine uygar dünyanın gerekliliği adına ya da herhangi bir şey adına kökleştirmeye çalışırsa yapmaya çalıştığı şey buzun üstüne bina inşa etmektir.

Ebu Talib’in ahlakına rivayetlerden elde ettiğimiz bilgilere göre vakıfız. Ne var ki bu ahlakın ona kazandırdığı bir şey olmamıştır. Çünkü ahlakını Allah inancı ile kökleştirmemiştir. Vazgeçemediği gururu onu Allah’a ve O’nun resulüne itaat ettirmemiştir. Yani kendisini yaratanın buyruklarına karşın kendi nefsi yasalarını koymuştur. Dünyada “hasen” adam olarak yaşamıştır belki ama “Salih insan” olarak ölmemiştir.

Bugün Müslümanlar olarak, inancını ahlakla güzelleştirenler olmak zorundayız. Bizim inancımızın topluma yansıyan yüzüdür bu. Eğer ki ahlaki duruşumuzda problem varsa, bu, yeterli inanca sahip olmadığımızdan kaynaklanmaktadır. Kendi doğrularımızı İslam’a maletme ahlaksızlığından vazgeçerek İslam’ın ilkelerine kayıtsız teslimiyet gösterme ahlaklılığına ulaşmak zorundayız. Yeryüzünde Müslümanlar arasında yeni din savaşları çıkarmamak için Allah’ın boyasıyla boyanmak zorundayız. Kardeşler olabilmek, kalblerimizin birbirlerine ısınması için tevhide bağlı ahlakı kuşanmak zorundayız. Çünkü Allah, Rab’dir. Yani terbiye edendir, ahlak kazandırandır. Eğer ki kul ahlak kazanmamışsa, Allah’ı terbiye edici olarak kabul etmiyor demektir. Bu durum ise kulun başlı başına terbiyesizliğine delalettir.

660
YORUM LİSTESİ
necati türkoğlu 11-12-2010, 13:29:42
bünyamin kardeş öncelikle selamlarımı sunuyorum güzel düşüncelerinden ve sağlam inancınızdan dolayı sizi kutluyorum yazı ve görüşlerini takip etmeye azami gayretimi gösteriyorum allah gönlünüze göre versin.ebu talib hakkındaki düşünceyi, birçok eserlerdede okuduk. hemen hemen aynı şeyler yazılıyor. insan üzülüyor, böylesi bir insanın yapmış olduğu güzelliklerin boşa gitmesinden. gururunu yenemiyecek kadar akılsızmı idi. o güzel davranışların amelini yaptıran unsur inanç ne idi acaba. bulunduğu konum onun için islama ve müslümanlara daha iyi faydalı olurum kanaatiylemi konumunu korumuştu. peygamberi hep koruyacak kolluyacak inancını paylaşmayacak bana bir garip geliyor. tekrar selamlar
 
M.FURKAN 03-12-2010, 15:02:29
"Sen büyük bir ahlak üzeresin" Allah Rasulu daha yola çıkmadan büyük bir ahlak üzere donatılıyor. Sonra dava ve davet sorumluluğu yükleniyor. Bizlerde o yolda olmak ve kalmak istiyorsak büyük ahlakla ahlaklanmalıyız. Bu yollar ancak böyle aşılır. Mutlu son takva sahiplerinindir. Allah sizlerden razı olsun. Selam ve Dualarımla.
 
mehmet gündüz 03-12-2010, 09:04:27
Allah razı olsun. İnşallah ahlakı sadece kötü davranışlardan ve haramlardan uzaklaşmanın yanında müslüman kardeşlerimiz arasındaki samimiyet, hoşgörü ve tevazudada gösterip, Allah için yapılan çalışmaların ve emegin boşa gitmediğini ispat etmede de gösteririz.
 
ilyas metin 01-12-2010, 17:51:18
Adem ve havva tek bir agaçla sınandılar,bizlerin dünyasında sınandıgımız agaçların sayısı fazla, neredeyse yasaklanmış ormanın içinde yaşıyoruz
bu yasaklardan ahlakımızıda muslumanlaştırarak korunabiliriz
selam ve dua ile
 
DİĞER YAZILARI

16/05/2012 - 22:56 ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?

12/04/2012 - 08:56 DÜŞÜNCE, KURUMLARDAN ÜSTÜN TUTULMALIDIR

15/03/2012 - 06:57 ÇAĞIN İLERİSİNDE VE GERİSİNDE OLMAK...

13/02/2012 - 22:15 MODERN DÜNYAYI İSLAM'LA YENİDEN TANIMLAMAK

13/01/2012 - 13:36 HAYATA RABB’İN ADIYLA BAKABİLMEK

22/11/2011 - 18:38 ÇAĞIN YENİ PUTÇULUĞU: MARKALAŞMA

04/11/2011 - 12:46 KUR’AN’DA İSİM KAVRAMI

26/10/2011 - 16:19 AÇLIK GÜNÜNDE YOKSULU DOYURMAK...

04/10/2011 - 06:58 BİR KUR'AN KAVRAMI OLARAK "İLİM"

05/09/2011 - 15:30 BATI’NIN DÜNÜ VE DÜNYANIN BUGÜNÜ

02/08/2011 - 12:51 MEKKE TOPLUMU VE YAŞADIĞIMIZ TOPLUM KARŞILAŞTIRMASI

20/06/2011 - 06:27 AKIL TOPLUMU

21/04/2011 - 06:17 MÜSLÜMANLARIN ZİHNİ SAVRULMALARINA DUR DENMELİDİR

24/12/2010 - 23:35 ÖLÜM ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

30/11/2010 - 22:51 AHLAKI ALLAH’LA TEMELLENDİRMEK GEREK

28/10/2010 - 22:00 KUR’AN’I TERSİNDEN OKUMAK

07/10/2010 - 11:15 DÜŞÜNCEYİ DİRİ TUTABİLMEK GEREK

20/09/2010 - 14:05 ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACIMIZ VAR

23/08/2010 - 12:12 KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM

31/07/2010 - 10:40 ÇOCUKLAR NEYİN MİRASÇISIDIR?

15/07/2010 - 10:59 ZAMANIN FIRTINALARINDAN KORUNMAK GEREK

05/07/2010 - 11:53 NİTELİK Mİ NİCELİK Mİ?

21/06/2010 - 08:37 GÜNDEMLER GÜNDEM OLA

07/06/2010 - 17:55 GELİŞİM Mİ, BAŞKALAŞIM MI?

25/05/2010 - 12:37 MÜSLÜMAN OLMAK TARAF OLMAKTIR

11/05/2010 - 11:39 SALİH AMEL KÂFİRLERİ NİÇİN ÖFKELENDİRMELİDİR?

25/04/2010 - 21:44 NUH’UN GEMİSİNE BİNMEK

14/04/2010 - 12:50 SORULAR VE SORUMLULUKLARIMIZ

30/03/2010 - 18:30 DOKUNULMAZLIKLARIMIZI KALDIRALIM

18/03/2010 - 12:14 HAYATA HİKMETLE DOKUNABİLMEK GEREK

25/02/2010 - 19:09 BİZ HANGİ SINIRLARIN ADAMIYIZ?

13/02/2010 - 19:56 BEN DEĞİŞMEDEN DÜNYA NE KADAR DEĞİŞİR?

05/02/2010 - 18:52 AÇILIMDAN YANA MIYIZ HİCRETTEN YANA MI?

01/02/2010 - 08:47 AHLAK, İNSANIN KENDİNE YABANCILAŞMASINA ENGELDİR

17/01/2010 - 22:30 BİLİNCİME SAHİP MİYİM!

07/01/2010 - 18:52 FARK EDEBİLİYOR MUYUZ?

22/12/2009 - 10:55 UZUN BİR YOLCULUĞUN İMGELERİ

31/07/2009 - 15:29 İÇE DÖNÜK ŞAHİTLİK VE BİREY OLGUSU

04/02/2009 - 11:01 BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

18/01/2009 - 11:36 KUŞANMAK YA DA SLOGANLARLA DEŞARZ OLMAK

31/12/2008 - 19:46 GAZZE’DE GÖZÜ YAŞLI ÇOCUKLAR

29/11/2008 - 13:59 YAŞAMAYA DAİR...

16/11/2008 - 14:33 AYNADA KENDİMİZİ SEYRETMEK

03/11/2008 - 11:25 ŞEHADET ANCAK ŞAHİTLİK YAPANLARINDIR

07/10/2008 - 12:01 "VE SİZLER ÜÇ SINIF OLDUĞUNUZ ZAMAN..."

05/09/2008 - 10:29 KUR'AN "AYKIRI" BİR MESAJDIR
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat