Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
KUR’AN’I TERSİNDEN OKUMAK
Bünyamin ZERAN - 28/10/2010 - 22:00
Kur’an insanların düşüncelerini onaylayan değil insanlara Allah’ın mesajlarını hatırlatan bir kitaptır. Ne var ki insanoğlu okumayı tersinden yapmayı sevmektedir. Yani Allah’ın Adem’den bugüne vahyettiği mesajı anlamak yerine mesajı kendi düşünsel değişimine dayanak yapmayı tercih etmektedir.

İslam, insanın zihninin her vakit diri olmasını gerekli kılar. Diri bir zihinle yapılabilecek onca iş vardır. İnsan yaratılış amacına odaklanarak yaşamayı tecih ederse zihnini de birtek şeye adapte etmiş olur. Allah, insanın yaratılış amacının kendisine kulluk etmek olduğunu beyan etmiştir. Öyleyse zihin kulluğun gereğini yerine getirmenin dışında başka şeylere adapte olmamalıdır. Eğer ki insan tüm hayatını cennet karşılığında Allah’a sunmuşsa zihninin başka şeylerle meşgul olması söz konusu bile olamaz. Son dönemlerde müslümanların kafası karışık durumda gözüküyor. Liberal olmakla olmamak, demokrat takılmakla takılmamak arasında gidip geliyorlar. Bir bütünü göz önüne alarak hareket etmektense bütünün ayrıntılarında boğulup kalıyorlar.

Görülüyor ki böyle olunca zihin diri olmaktan uzaklaşarak karmakarışık bir ruh haline bürünüyor. Karışık bir zihinden sağlam bir kulluk beklemek hayal kurmaktan öteye geçmiyor.

Kur’an herşeyden önce insana iman etmesi gerekliliğini öğretiyor. Eğer ki kişi iman ederse Allah’tan başka hiçbir güce tenezzül etmeyeceğini, yalnızca ondan korkacağını, yaptığı işlerin karşılığını yalnızca ondan bekleyeceğini, Allah’ı gazaplandıracak dünyadaki hiçbir maddi, askeri, siyasi ve ırki güce yaslanmayacağını da deklare etmiş olmaktadır. Öyleyse temel çıkış noktaları tevhit olan bu insanların yolları aşındırdıkça yol ayrımı yaşamalarının sebepleri nedir?

Kur’an insanların düşüncelerini onaylayan değil insanlara Allah’ın mesajlarını hatırlatan bir kitaptır. Ne var ki insanoğlu okumayı tersinden yapmayı sevmektedir. Yani Allah’ın Adem’den bugüne vahyettiği mesajı anlamak yerine mesajı kendi düşünsel değişimine dayanak yapmayı tercih etmektedir. Allah, yeryüzünde din Allah’ın oluncaya kadar kafirlerle mücadeleyi emrederken kimileri tevhidi talepleri yumuşatmayı vaaz etmektedir. Allah, azıcık elçinin sözünden alan azıcıkta kendi nefsinden katan liberal kent dindarlarını lanetlerken kimileri kent dindarı olabilmek için vahyi kendince dayanak yapmaktadır. Allah, adaleti tesis etmenin ancak vahiyle mümkün olacağını haykırırken birileri Allah’sızda bir adaletin varolabileceğini ve bu adaleti tesis edene itaat edilebileceğini söylenip durmaktadır. En önemli bir diğer mesele de vahyi bizzat birey olarak tefekkür edip yaşadığı topluma dair çözümleme getirmekle sorumlu bireyler bu çözümlemeleri hep başkalarının üzerine atarak yalnızca tabii olmayı, verimsiz kalmayı kendine yol edinmiş olmalarıdır. Vahyi ağabeylerin gözüyle okumak herzaman insanı doğru noktalara taşımaz. İnsan ağabeylerine saygısızlık yapmadan da vahyin üzerinde yoğunlaşıp doğru tahiller vücuda getirebilir. Ama görünen o ki kimi ağabeylerin yanlış tanımlamaları ve sisteme ulanmaları karşısında kimi tabiiler teba olarak kalmayı ve sorumluluğu ağabeylerine bırakarak zihinlerini bomboş bırakmayı tercih etmektedirler. Oysa Allah herkesi teker teker bu kitaptan sorumlu tuttuğunu ve tek tek hesap vereceklerini beyan etmektedir. Allah, elçiye itaati mutlak surette şart koşarken aynı zamanda eğer zulmedenlere elçi meyledecek olursa şah damarının koparılacağı uyarısında da bulunmaktadır. Elçinin bir insan olduğu ölebileceği veya öldürülebileceği vurgusu yapılarak esas itaatin Allah’a ait olduğunu açıklamaktadır. Kısacası islam bir aile olmayı, millet olmayı, ümmet olmayı gerekli ve hatta zaruri görmekteyken diğer yandan eğer bu ümmet vahyi alaya alan ve uzlaşmacı bir topluluk olacaksa İbrahim gibi tek başına bir ümmet olmayı tercih edeceğini de ifadelendirmektedir.

Allah, kullarının diri bir zihinle kendisine kulluk etmesini istiyor derken zihnin boş olmasını, boş olarak kalmasını da istemez. Ne zihnin başka ideolojilerle kirletilmesini ne tevhide aykırı geleneksel sünni islamla kirletilmesini ne abicilik tapınmasıyla kirletilemesini ve ne de hiç gelişmemiş bir şekilde bomboş bırakılmasını istemez. İslam, sürekli yükselen grafikle zihni daha fazla tefekkür, daha fazla gayret, daha fazla mücadeleyle doldurmak ister. Kur’anı tersinden okuyanlar için bu elbette zordur. Çünkü islama geçerken cahiliye kalıntılarını terkederek gelmek yerine cahiliye kalıntılarına Kur’an’ı dayanak yaparak yollarına devam etmişlerdir. Hem namaz kılan aynı zamanda  zina yapan, hem namaz kılan hem faiz yiyen, hem namaz kılan hem ölçüyü tartıyı tam tutmayan, hem namaz kılan hem de arkasındaki inanan topluluğu sisteme angaje eden sözümona müslüman tipler olarak yaşamayı seçmişlerdir. Ekonomik anlamda sıkıntı çıkarmayacak, küresel sermayenin dolaşımına halel getirmeyecek her türlü ahlaksızlığı seberst ilan eden, sınırsız tüketimin karşısındaki İslamı ve kar anlayışından ziyade ölçü ve tartıdaki adaleti ön plana çıkaran islamı kendine hasım ilan eden, kendine düşman bilen liberalizmi savunma gafletine düşecek kadar kafası karışanlar var. Öyleyse kitabı okuma yöntemimizi tekrar gözden geçirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Bu ciddi bir sorumluluktur.
Vahiy, insanın uykularını kaçırır, onu daha az uyutur daha fazla eyleme iter. Şahitlik gibi bir sorumluluğu şahsiyetin üzerine yükler ki bu yaşamsal örneklik olmadan anlatılacak bir şey değildir. İnsanın tüm yaşamını yalnızca alemlerin Rabbi için adaması aslında zor değildir. Zor olan yalnızca insanın kısa vadeli olası kazançlarını uzun vadeli bir kazanca tercih etmesidir.

Geleceği şüpheli olan bir güne karşın kazanabileceklerinden vazgeçmek akıllı bir iş olarak gözükmemektedir. Zihin eğer bu duygularla meşgul olmamış olsa, dipdiri olsa koşulsuz bir teslimiyetle Allah’a bağlı kalacak ve sonsuz bir güvenle vahyi takip etmeyi kendine en büyük şeref bilecektir. Ama insan bu, zamanla şeref anlayışı, izzet anlayışı da değişmektedir. Bugün küfre karşı daha dik, daha onurlu olunması gereken gündür.

Kendine güvenini kaybetmemiş, her yere düşürüldüğünde tekrar silkinip kalkan ve yere düşürülüş sebebiyle hesaplaşan ve yoluna devam etmeyi beceren bir zihinle Allah’a doğru yürümek zorunda olduğumuz gündür. Böylesi günlerde Kur’an’ı Allah’ın muradına uygun bir şekilde okuyarak ancak bunları yapabilriz. Tersinden okumalar bizi tağutun önünde küçültmekten ve tağuta besin kaynağı olmaktan başkaca bir işe yaramaz. Yalnızca tağutun ömrünün uzun olması için ona sunulan kurbanlar olarak izzetsizce yaşamaya devam ederiz. Marx’ın dediği gibi “Zincirlerimizden başkaca kaybedeceğimiz neyimiz var” ama karşılığında kazanacağımız izzet ve şerefimiz var. Onun içindir ki Allah’tan başkasına boyun eğmeden onun metodunu takip ederek bir ümmet olmayı becerebilmemiz şarttır. Sistemin her olta atışında oltanın ucundaki solucana kanarak sistemin ömrünü uzatan, onun besin kaynağı olan balıklar gibi olmamalıyız. Tağutu balıkçı konumundan alıp balık konumuna sokan dik bir duruş ve projeler inşa etmek zorundayız ki Allah’ın muradı gerçekleşmiş olsun.

1281
YORUM LİSTESİ
KANİ VARDAR 29-12-2010, 15:41:36
GUZEL TESPITLER AMA EKSIKLER VAR KURANI TERSINDEN OKUMAK GIBI MEALI OKURKEN KAFASINA GORE YORUM YAPANLAR GIBI YAZILARI BIRDE KISA VE OZ TUTSALAR BENCE COK DAHA IYI OLUR BUGUN KURANI HERKES KAFASINA GORE YORUM YAPARSA VAY HALIMIZE
 
Mukaddes Tahtacı 04-11-2010, 12:39:22
Öncelikle Müslümanların öteden beri var olan eksikliği,zaafı,ya öncülerine sorgulamadan iteat etmektir yada sorgulamadan onlara asi olmaktır.Yılar varki bir nesil böyle kayboldu.kendini bulamadan rüştünü ispat ettiğini sanmak nasıl eksiklik ise gözü kapalı öncülerin/abilerin/ablaların arkasından gitmekte aynı şekilde hataydı.Yazar makalesinde bir kesime hitap etmiş ve yerinde ve olgun tespitlerde bulunmuş.
Allah razı olsun
 
ilyas metin 29-10-2010, 13:09:42
kardeşim,Kuranı dogru okumanın önündeki kanaat önderleri engeli aşılmadan,cemaat,hizb ve guruplar aralarındaki şeyh murit ilişkisini bitirmeden,kendi aklı ile okumayan,aklını ipotek edenler ve kiralayanlar,her gurubun en tepedekinden en alttakine kadar modamod aynı düşünenler için kuranı dogru okumak olacak şey degil.
her gurubun Allah anlayışı,peygamber müessesini tanıyışı,kuranı okuyuşu farklı.
Allaha nasıl inanılması, Rasule biçilen misyon,ibadetin ne kadar ve nasıl yapılacagı kanaat önderlerinin belirledigi kadardır.örnegin diyanet işleri başkanlıgının çerçevesi sistem tarafından çizilmiş islam anlayışı gibi.
Dogrusu Muvahhid bir Allah inancı tek başına bir ummet olan İbrahim (a.s) Muhammed (s,a,v)ve gönderilmiş tüm elçilerin,Rablerini nasıl tanıyıp nasıl bir ledikleri gibi olanıdır.
selam ve dua ile
 
DİĞER YAZILARI

16/05/2012 - 22:56 ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?

12/04/2012 - 08:56 DÜŞÜNCE, KURUMLARDAN ÜSTÜN TUTULMALIDIR

15/03/2012 - 06:57 ÇAĞIN İLERİSİNDE VE GERİSİNDE OLMAK...

13/02/2012 - 22:15 MODERN DÜNYAYI İSLAM'LA YENİDEN TANIMLAMAK

13/01/2012 - 13:36 HAYATA RABB’İN ADIYLA BAKABİLMEK

22/11/2011 - 18:38 ÇAĞIN YENİ PUTÇULUĞU: MARKALAŞMA

04/11/2011 - 12:46 KUR’AN’DA İSİM KAVRAMI

26/10/2011 - 16:19 AÇLIK GÜNÜNDE YOKSULU DOYURMAK...

04/10/2011 - 06:58 BİR KUR'AN KAVRAMI OLARAK "İLİM"

05/09/2011 - 15:30 BATI’NIN DÜNÜ VE DÜNYANIN BUGÜNÜ

02/08/2011 - 12:51 MEKKE TOPLUMU VE YAŞADIĞIMIZ TOPLUM KARŞILAŞTIRMASI

20/06/2011 - 06:27 AKIL TOPLUMU

21/04/2011 - 06:17 MÜSLÜMANLARIN ZİHNİ SAVRULMALARINA DUR DENMELİDİR

24/12/2010 - 23:35 ÖLÜM ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

30/11/2010 - 22:51 AHLAKI ALLAH’LA TEMELLENDİRMEK GEREK

28/10/2010 - 22:00 KUR’AN’I TERSİNDEN OKUMAK

07/10/2010 - 11:15 DÜŞÜNCEYİ DİRİ TUTABİLMEK GEREK

20/09/2010 - 14:05 ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACIMIZ VAR

23/08/2010 - 12:12 KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM

31/07/2010 - 10:40 ÇOCUKLAR NEYİN MİRASÇISIDIR?

15/07/2010 - 10:59 ZAMANIN FIRTINALARINDAN KORUNMAK GEREK

05/07/2010 - 11:53 NİTELİK Mİ NİCELİK Mİ?

21/06/2010 - 08:37 GÜNDEMLER GÜNDEM OLA

07/06/2010 - 17:55 GELİŞİM Mİ, BAŞKALAŞIM MI?

25/05/2010 - 12:37 MÜSLÜMAN OLMAK TARAF OLMAKTIR

11/05/2010 - 11:39 SALİH AMEL KÂFİRLERİ NİÇİN ÖFKELENDİRMELİDİR?

25/04/2010 - 21:44 NUH’UN GEMİSİNE BİNMEK

14/04/2010 - 12:50 SORULAR VE SORUMLULUKLARIMIZ

30/03/2010 - 18:30 DOKUNULMAZLIKLARIMIZI KALDIRALIM

18/03/2010 - 12:14 HAYATA HİKMETLE DOKUNABİLMEK GEREK

25/02/2010 - 19:09 BİZ HANGİ SINIRLARIN ADAMIYIZ?

13/02/2010 - 19:56 BEN DEĞİŞMEDEN DÜNYA NE KADAR DEĞİŞİR?

05/02/2010 - 18:52 AÇILIMDAN YANA MIYIZ HİCRETTEN YANA MI?

01/02/2010 - 08:47 AHLAK, İNSANIN KENDİNE YABANCILAŞMASINA ENGELDİR

17/01/2010 - 22:30 BİLİNCİME SAHİP MİYİM!

07/01/2010 - 18:52 FARK EDEBİLİYOR MUYUZ?

22/12/2009 - 10:55 UZUN BİR YOLCULUĞUN İMGELERİ

31/07/2009 - 15:29 İÇE DÖNÜK ŞAHİTLİK VE BİREY OLGUSU

04/02/2009 - 11:01 BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

18/01/2009 - 11:36 KUŞANMAK YA DA SLOGANLARLA DEŞARZ OLMAK

31/12/2008 - 19:46 GAZZE’DE GÖZÜ YAŞLI ÇOCUKLAR

29/11/2008 - 13:59 YAŞAMAYA DAİR...

16/11/2008 - 14:33 AYNADA KENDİMİZİ SEYRETMEK

03/11/2008 - 11:25 ŞEHADET ANCAK ŞAHİTLİK YAPANLARINDIR

07/10/2008 - 12:01 "VE SİZLER ÜÇ SINIF OLDUĞUNUZ ZAMAN..."

05/09/2008 - 10:29 KUR'AN "AYKIRI" BİR MESAJDIR
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat