Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
SAVRULMALARIN SEBEBİ: SABIR EKSİKLİĞİ
Mehmed MAKSUT - 21/10/2010 - 16:29
Bugün belli bir döneme kadar dava diyen insanların daha sonra farklı şeyler söylemeleri ve farklı kulvarlarda kendilerine meskenler aramaları hep bir sabır eksikliğini göstergesidir. Sabredemeyip kendi doğrularımızı sorgulamaya başlıyoruz ve daha sonrası malum süreçlere doğru gidiyoruz. Çileye karşı sabredemiyoruz. Düşmanların eziyetlerine karşı sabır kalkanını kullanamıyoruz. Firavun'un tehditlerine maruz kalınca iman eden sihirbazlar gibi "Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı ancak Müslüman olarak al" diyemiyoruz.

Yaratılış gayesi sadece Rabbine kulluk etmek olan insanı, bu amacından uzaklaştırabilmek için yaratılıştan itibaren birçok güç insanı itaatten isyanı sürükleyici faaliyetlere girmiştir. Bu güçler Allah’a isyan eden şeytandan akıl alarak, insanları kandırmaya ve yaratılış amacından saptırmaya çalışmıştır. Allah’ı referans almayıp şeytanı kendilerine kılavuz eden sistemlerde aynı amaca hizmet etmek için birçok vesileye sarılmışlardır. Kaba kuvvet, baskı, işkence, kandırma, saptırma, cahil bırakma, hakikate engel olma, yok etme, en çok kullana geldikleri yöntemdir.

İnsana her halükarda hayat kılavuzu olarak Kur'an’ı sunan Allah; insanın, şeytan ve dostlarının esiri olmaması için birçok uyarılar yapmıştır. Fakat insan kendi sınırlı aklına veya dünyevi gücüne güvenerek kendisini ilahi kitaptan uzak tutmuş ve yer yer ilahi hakikatlerin insanlara ulaşmaması için nice barikatlar kurmuştur.

Allah’ın sunduğu hayat kitabı olan Kuran’a göre yaşamak isteyen insanlarda her dem ve dönemde var olmuşlardır. Ve kendi var oluş mücadelelerini vermeye çalışmışlardır. Kimi sabrederek ve hak üzerinde sebat edip Allahın müjdelediğine kavuşmuş; kimide dünyevi hayatı bitmez bilmeyen bir hayat sanarak son nefesine kadar mücadelesinin hakkını veremeyerek veyahut sabretmeyerek hayatlarını hoş olmayan bir sonla sonlandırmışlardır. İşte bu iki sınıf hayat boyunca hep var olagelmiştir.

21. yüzyıl Türkiyesinden veya dünyasından Müslümanlara baktığımız zaman şu manzarayı çok rahatlıkla görebiliriz ki; bugün en çok vurulan, öldürülen, yok edilmek istenilen Müslümanlar. En çok kandırılan, sömürülen, dışlanan, ötekileştirilen, inançlarını hakkıyla yaşamasına müsaade edilmeyenler Müslümanlar. Üzerinde hesaplar yapılan, tuzaklar kurulan, inançlarından ve duruşlarından caydırılmaya çalışılanlar Müslümanlar. Kimlikleri üzerinde en çok oyun oynanılan Müslümanlar. Kanları ucuza akıtılan Müslümanlar…

Tüm namlular hep Müslümanlara yönelik. Tetikleri tutan eller ve o eleri yönlendiren zihinler ne kadar görünürde farklı olsa da aslında hepsi de bir ve namlularını İslam'ın müntesiplerine doğrultmuşlardır…

Yukarıda saydıklarımız tarih boyunca İslam dininin gerçek şahitliğini yapan insanların çok yabancı olmadığı durumlardır. Tüm peygamberler ve sadık dostları taşıdıkları dinin bir bedelinin olduğunu biliyor ve hak yolda tavizler vererek, değişerek, kimliksizleşerek hayatlarını devam etmek yerine; dimdik ayakta durarak, hak yolda aktif bir sebat ve sabır göstererek şahitliklerinin gereklerini yerine getirmiştir. Firavunun zulmüne duçar olmakla dinlerinden taviz vermek arasında tercihe zorlanan Müslümanlar tercihlerini sabırdan yana koyarak Müslümanlara tehditler karşısında örnek olmuşlardır. Kuran-ı Kerim bu durumu şöyle ifade etmektedir: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür." (Araf 126)

Hz. Peygamberin ashabının çektiği çilelere karşı tavsiye ettiği şey de, sihirbazların Allah'tan istediklerinden başkası değildi. Peygamber tüm zorluklara karşı sabır diyordu.

Günümüz Müslümanlarında en çok eksikliğini hissettiğimiz şeydir sabır. (Başta kendimiz için bunları söylüyorum.) Evet kardeşler, bugün belli bir döneme kadar dava diyen insanların daha sonra farklı şeyler söylemeleri ve farklı kulvarlarda kendilerine meskenler aramaları hep bir sabır eksikliğini göstergesidir. Sabredemeyip kendi doğrularımızı sorgulamaya başlıyoruz ve daha sonrası malum süreçlere doğru gidiyoruz. Çileye karşı sabredemiyoruz. Düşmanların eziyetlerine karşı sabır kalkanını kullanamıyoruz. Firavun'un tehditlerine maruz kalınca iman eden sihirbazlar gibi "Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı ancak Müslüman olarak al" diyemiyoruz.

Beşeri sistemlerin, ilahi sistemi isteyen insanlara karşı planlayıp uygulatmaya geçirdiği planlara karşı ne pahasına olursa olsun uyanık olup kendi mevzilerimizde durabilmeliyiz. Sırat-ı müstakimden sapmamaya aşırı bir hassasiyet göstermeliyiz. Allah bizden istediği şahitliğin hakkıyla gerçekleştirile bilmesi için dışardan ve içerden gelen baskılara karşı sabırla dayanabilmeliyiz. Ki sabır; beklemek, pasif olmak, hiçbir şey yapmadan her şeyi birilerine havale etmek değildir. Sabır zalimler karşısında dik durabilmektir. Sabır Ammar, Yasir ve Sümeyye gibi inancı aşka dönüştürüp aşk için ölebilmektir. Sabır Eyüp’tür. Çileler içerisinde bile Allahı sürekli anıp kendini tezkiye edebilmektir. Sabır İbrahim’dir. Ateşlere atılma pahasına tevhidi haykırabilmektir.

Sabrı tarif ederken Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür" (Buhari, Cenâiz, 32) diyor. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmez. Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caiz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanın kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. (Ansiklopediden alıntı) Resulullah (s.a.s); Ya Rabbi! Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım" (Buhari, Cihad, 25) diye dua edişi bu hallerin bir mümin için ne kadarda hoş bir durum olmadığını göstermektedir.

Ne güzel tarif etmiş sabrı çilekeş peygamber. Acaba bizler sarsıntılara karşı ilk anda nasıl tepkiler veriyoruz. İbrahim’in ateşe atıldığı andaki metanetini, Sümeyye’nin kızgın çöllerdeki dirayetini, Yusuf’un zindanlardaki şecaatini, Bilal’ın siyah taşlar altında ve Hüseyin’in Yezitlere karşı izzetli duruşunu sergileyebiliyor muyuz? Düşünüyorum da onlar nasıl dayanmışlar bunca çileye, acıya baskıya? Daha sonra rabbimin şu ayeti düşünceme cevap oluyor. “Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara 153)  Allah, O anlarda sabredip samimiyetlerini ortaya koydukları için beraber olmuştur onlara zalimler karşısında güç kaynağı olmuştur.

Madem Allah sabredenlerle beraberse niçin sabretmiyoruz. Dünya için ahireti, geçici bir rahatlık için ebedi huzuru, mevki, makam, şöhret, unvan ve diplomayı Allahın rızasına ve dinine neden değiştiriyoruz. Neden Allah’ın ölçülerini, kendini bilmezlerin ölçülerine değiştiriyoruz. Neden Allaha kulluğu modernizmin köle ruhlu sözde özgürlüklerine değişiyoruz?
"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele." ( Bakara 155)

"İçinizden mücahitleri ve sabredenleri belirtelim diye sizleri mutlaka imtihan ederiz. Haberlerinizi de denetleriz." (Muhammed 31) İşte hakikat ortada. İmtihan dünyası ve bu dünyada bir şekilde sınanıyoruz. Yoklukla, zalimlerin zulümlerine duçar olma korkusuyla, diplomalarımızı, koltuklarımızı, unvanlarımızı kaybederiz korkusuyla yaşıyoruz. Açlıkla, fakirlikle, işsizlikle, mallardan ve canlardan eksiltmekle sınanıyoruz. Lakin sınamalar acı verse de bizlere Allah sınanmadan sonra müjdelere kavuşabilmenin müjdesini veriyor. Bilmeliyiz ki sınanmalardan sonraki müjdelere sabırla ulaşılır. Kim bilir neler saklıdır o müjdelerin içinde. . Demek ki mücahit olabilmek için sınanmak, sınanmada başarıyla geçe bilmek için "Rabbin için sabret." düsturuyla hareket etmek gerekir. Hiç kimse ve hiçbir şey için değil, korkudan, tembellikten, acizlikten, neme lazımcılıktan dolayı değil sadece Rabbimiz için sabır etmeliyiz.

“Ey iman edenler sabredin ve sabırda yarışın.” (Al-i İmran 200) bilincini sürekli hatırlatmalı ve bu yarışı hayırda sürekli kılmalıyız. Esen reel rüzgârlara rağmen eğer Müslümanlar olarak sabreder ve kuran ile tekrar kuşanırsak başarıya ulaşırız. Zaten Allah resulünün hadisi şerifinde ifade ettiği gibi “ sabreden başarıya ulaşır”dan hareketle her ne pahasına olursa olsun Müslümanların tavizden uzak bir şekilde İslami şahitliklerini ve tebliğ görevlerini yerine getirebilmelidirler. Firavunun sisteminde nasıl ki Musalara fitneci damgası vuruldularsa Musa’nın mirasını devralan bizlere de bu tarzda söylemler söylenip töhmet altında alabilirler. Her ne olursa olsun, ister darbeci ister sivil, bizlere empoze ettirilen yalancı ve göstermelik haklara kanmalıyız. Umutlarımızı, özlediğimiz hayat nizamını, nefsan-î rahatlık isteklerimize kurban etmemeliyiz. Uzun ve meşakkatli de olsa sabırlı ve onurlu bir şekilde toplumun sahili selamet olan İslami limanlarına yelken açmalıyız.

Felaketlere düşebiliriz, dalgalar ardı ardına bizi yutmak için gelebilir. Yine de Allaha karşı sorumluluktan dolayı sabretmeliyiz ki Allah'ın "Doğrusu kim Allah'tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükâfatını boşa, çıkarmaz." (Yusuf, 90) Allahın mükâfatlarına mazhar olalım. Sabredenlerin mükâfatları ise muhakkak hesapsızdır." (Zümer 10) Değer ya Rabbi sabra karşı hesapsız mükâfat.

"Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır." (Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54)

DUAMIZ

Rabbimiz sadece senin için sabretmeyi ve sadece senin yolunda yürümeyi bizlere nasip et…
Bizleri iman edip sabredenlerden ve sabrı yarışa döndürenlerden kıl. Ve bu güzel yarışta karlı çıkabilmeyi bizlere bahşet…
Firavunların zulümlerine uğradığımız zaman senden sabrı ve müslümanca ölmeyi isteyebilecek bir bilin bize nasip eyle…
Korku, can, mal, evlat, rızk ve ürünlerden eksiltme imtihanına uğradığımız süreçlerde hakkıyla imtihanı geçebilmeyi bizlere nasip et…
Bizi sabreden kullarından eyleyerek sabredenlerin mükâfatına mazhar kıl…
Sabırdan sonra gelecek müjdelere bizleri de eriştir…
Sabırda sebat edip yarışanlardan kıl bizi…

SABIR - SELAM VE DUA İLE

631
YORUM LİSTESİ
memin demir 07-11-2010, 11:07:51
Allah senden razı olsun
 
MAKSUT KARDEŞİME 01-11-2010, 15:05:16
Selam,sebat ve sabır dliyorum kardeşim
Ucsuz bucaksız sevgili sevdalısı selam sana
Tukenmeyen umudun davetçisi selam sana
Allah yolunda guneşler peyda eden guzel insan selam sana
Çıktığı yola ihanet etmeyen sukut feryatlı yiğidim selamsana
selam ve sebat sana
 
mehmet maksut 28-10-2010, 22:12:21
necati abi bize bey yerine kardeş derseniz daha bir güzel olur . bey kavramı kardeş kavramının sıcaklıgını hissettirmiyor ruhumda. abi yorumlarınızla bizim gibi gençlere katkı saglamanızı beklerim...
 
necati türkoğlu 27-10-2010, 15:47:03
mehmet bey kardeşim, öncelikle selamlarımı sunuyorum .sabırla ilgili müslümanın, nasıl davranması gerektiğini, güzel bir uslupla açıkladınız. müslümanım deyipte, ayağı kayanlar. aslında islamı seçer iken, nasıl bir yükün altına girdiğinin, pek farkında olmayanlardır. yoksa sizinde bahsettiğiniz sahabeler ,ve peygamberler, islamda sabit kalarak nasıl sabrettiklerini hepimiz biliyoruz. çünkü onlar islamı seçerken, nasıl bir yük altına girdiklerini çok iyi biliyorlardı. bu kabullenme, ne pahasına olursa olsun vaz geçilmez olarak gördüler. ve o uğurda ,yaşam biçimlerini sürdürdüler. ya ayağı kayanlar? bu yükün farkında değillermiş ki kayıp düşmüşler .
 
ilyas metin 27-10-2010, 00:05:40
bu duaya amin denir.imtihan kolay degil kaygı duymayacak olanlar sabredenlerdir diyorum mehmed kardeşim
selamlar
 
mersinden serhat 26-10-2010, 17:01:15
sabır meyveler olgunlaşır der üstad. aslında sabırla olgunlaşan sadece meyveler mi . hayır sabırla insan ve hayat ve hatta davalar bile olgunlaşır. evet sabırla olgunlaşmamış bir çok çalışma ümmete doygunluk vermeden heba oldu...
daha nice çalışmaların heba olmaması için lütfen direniş ruhlu sabırla kuşanalım.

çı bo tekoşina ümmete lı ser doza xweda sebır bıken ey hewalen heja
we roja quranı bı sebrı ronayi bıke dınyaye
roj baş keke eziz .
 
Müslüm yıldız 26-10-2010, 09:26:31
Gercek dava adamı ilai rızayı dünyevi beklentilerinin tümüyle önüne geciren, safını netleştirmiş kendini terbiye ve disipline etmiş isredesini güçlendirmiş çile ve zahmetleri zatenckdan yüklenmiş mazeret degil çözüm üretmiş yük olmayıp yük almıs durumdadır ALLAH için devamlı koşturan bir konumdadır onlar kör ebe olmakdan cıkmışlar hatta oyunu8n dısına cıkarak kendi çözümlerini üretmeye baslamıslardır . Sorun ne yapaılacıgını bilmedigi sorunu degil. sorun İMAN VE TESLİMİYET . SAMİMİYET SABIR DAVA ADAMI OLMABİLİNCİ VE ADAYIŞ SORUNUDUR.
>>>(EY İMAN EDENLER SABIR VE NAMAZLA YARDIM DİLEYİN. GERÇEKTEN ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.2/153 AYET)<<<
ALLAH UGRSLARINIZ BOSA CIKARMASIN VE SABIRLA NAMAZLA DU İLE YOLUNUZU SAGLASTIRSIN VE İSİZLERİ KARARLI KILSIN S.A
 
yusuf 23-10-2010, 23:08:58
öncelikle Rabbim kalemine güç imanına güç iradene güç versin.bu makalende islamın direniş kavramını olan sabrı irdelemen sabrı'n üzerinde bir daha düşünmeye değermiş,sabrın islamın insandan isteği belli bir zamanda uyğulamakmı yoksa sabır kavramını bütün islamın mesajlarına yaymakmı bir kaç kavramı sabırla aynileştirelim.namaz ve sabır,oruç ve sabır,infak ve sabır,ahlak ve sabır,ilim ve sabır,eğitim ve sabır,ticaret ve sabır,dostluk ve sabır,cihat ve sabır,dua ve sabır,kısacası bu kavramlar içiçe ve ayrı düşünemiyoruz,dolayısıyla islamın hayatta yaşanması ancak sabrın direniş maksadıyla mümkündür.yazılarının devamı dileğiyle Allah'a emaet...
 
ADEMOĞLU 22-10-2010, 19:26:30
Asra yemin olsunki insanlık hüsrandadır.İman
eden,birbirine sabrı ve hakkı tavsiye edenler müstesna.
Kardeşim sabırlı olmak için iman etmek şart
fakat edilen imanlar öylesine düzmece ve anlık ki kayda değer yaşamlar ellerin parmakları kadar az. Mevlam geçip giden zamana yemin ederken uayrıyı dikkate almadan her namazda okuyupta anlama zahmetini göstermeyenler kaybı hayatları ve ailellerin yok oluşunu seyretmekle geçirmekteler . sabırlı olmak imani yaşamları başlatmak ve tavizsiz hayatlarla olaçaktır. güzel yazı Allah razı olsun.
 
ahmet 22-10-2010, 13:00:26
günümüz dava adamlarının tevhid kadar önemsemeleri gereken bir konudur sabır. çoktandır gündemde olmaya bu konuyu sorunlarımızın temeli ekseninde gündeme getirmeniz faydalı oldu kardeşim.
hayatın çetrefilli sıkıntılarına karşı en çok kullanmamız gereken iki şeyden biri sabır digeri namaz. bu ikisiyle her gün kendimizi yenilemeli ve bilemeliyiz. Allah boşuna sabır ve namaz ikilisiyle kendisinden yardım istenilmesini söylemiyor.
hayırlı çalışmalarınızın devamını bekler size bulundugunuz ortamda sabırlar dilerim
 
T 22-10-2010, 09:56:31
selamun aleykum sevgili kardeşim hani bazı kelimeler vardır içinde birçok şeyi barındırır ya işte SABıR da öyle uzerinde durulması gerekli olan insanın kışiliğin de karekterin de mizacında olması gereken ana unsurlardan bir değerdir taşıması zor ve ağırlığı cok olan bu yapı muslumanın guzel sıfatlarından biridir aynı zamanda UMARıM BIZDE SABıRLı OLURUZ SABıR ACıDıR MEYVASı TATLıDıR
 
Ş. Hüseyinoğlu 21-10-2010, 21:14:45
Üzerinde durulup değerlendirilmesi gereken önemli bir tesbitte bulunmuşsun. Sabır yüce Allah'a dayanarak bâtıla ve baskılara direnç göstermektir ve bu direnci kuşanmak her Müslümana farzdır. Kalemine sağlık kardeşim.
 
DİĞER YAZILARI

12/05/2012 - 08:16 GEZİ VE MUHASEBE

19/04/2012 - 03:11 KUTLU DAVADAN KUTLU DOĞUMA

15/03/2012 - 07:14 NEFES ALMANIN ÖLÜM OLDUĞU YER: HALEPÇE

10/03/2012 - 06:30 ANNEME MEKTUP – PEPÛKÂ DAYÎKAN -I-

26/02/2012 - 07:31 İRAN’IN DIŞ SİYASETİ ve SURİYE’DEKİ OLAYLARA BAKIŞI

15/02/2012 - 19:50 İRAN İZLENİMLERİ -2-

09/02/2012 - 12:12 İRAN İZLENİMLERİ -1-

15/01/2012 - 00:13 MOLLA MANSUR GÜZELSOY'UN ARDINDAN...

09/01/2012 - 08:19 LÂ TURKİYYE, LÂ KURDİYYE, İSLÂMİYYE, İSLÂMİYYE!

30/12/2011 - 00:52 KATIRLARIN SIRTINDA UMUD'A KAN, TOPRAĞA CAN DÜŞTÜ...

20/12/2011 - 22:44 HURAFE- BİDAT’İN VAHİY VE AKILLA MÜCADELESİ

30/11/2011 - 21:59 BU NE DUYARSIZLIK, BU NE TUTARSIZLIK...

19/11/2011 - 12:35 ŞAHISLARI KUTSALLAŞTIRMA HASTALIĞI VE ELEŞTİRİ

06/11/2011 - 15:44 SENSİZLİK VE SESSİZLİK

03/11/2011 - 07:31 DEPREM GÜNLÜĞÜ -SON-

31/10/2011 - 21:44 DEPREM GÜNLÜĞÜ -3-

30/10/2011 - 09:09 DEPREM GÜNLÜĞÜ - 2

28/10/2011 - 10:27 DEPREM GÜNLÜĞÜ -1-

17/10/2011 - 08:31 DİN ADINA DİN ÜRETME SORUNU

13/09/2011 - 23:49 BİR RİSALE-İ NUR DERSİ İZLENİMLERİ

08/09/2011 - 23:10 KAYIP BİR FİDAN

02/09/2011 - 10:50 UMUDUN GÜCÜ

20/08/2011 - 04:53 KÜRESEL SALDIRILAR KARŞISINDA MÜSLÜMANLAR

12/08/2011 - 12:20 KUR'AN, RAMAZAN VE SAMİMİYET SINAVI

12/07/2011 - 22:55 ÜNİVERSİTEYE YÖNELİK İSLAMİ ÇALIŞMALARIN GEREKLİLİĞİ

23/06/2011 - 23:00 MÜSLÜMANLAR GENÇLERE SAHİP ÇIKMALI

11/06/2011 - 16:46 İSLAMİ KİTLELERİ AMACINDAN SAPTIRMA SİLAHI: DEMOKRASİ

31/05/2011 - 06:14 İZZET GÖMLEĞİNİ GİYMEK

08/05/2011 - 13:33 KÜRTLER, MUSTAZAF-DER, PKK VE SON OLAYLAR

25/04/2011 - 19:49 MİLLİYETÇİLİK TÜRLERİ VE TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK

12/04/2011 - 23:21 ÇOCUK VE TAŞ (ŞİİR)

02/04/2011 - 00:55 SORUN - SORU - SORUMLULUK ÜÇGENİ

03/03/2011 - 06:42 HAL-i PÜRMELALİMİZE DAİR HASBİHAL

02/02/2011 - 19:12 ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR...

28/12/2010 - 22:40 Dâvâ gençliksiz olmaz

09/12/2010 - 22:11 UZLAŞMA TEKLİFLERİ KARŞISINDA MUHAMMEDİ TAVIR

09/11/2010 - 12:38 İSLAMİ MÜCADELE ÜMİTSİZLİK GİRDABINA MAHKÛM EDİLMEMELİ

21/10/2010 - 16:29 SAVRULMALARIN SEBEBİ: SABIR EKSİKLİĞİ

01/10/2010 - 17:45 ÜNİVERSİTELERDEKİ İSLAMİ ÇABALAR ÜZERİNE HASBİHAL

11/09/2010 - 12:26 SABRA DAVET

26/08/2010 - 15:19 MESAJ KIVILCIMLARI

03/08/2010 - 20:09 LOKMAN (A.S.)'IN ÖĞÜTLERİNE KULAK VERMEK

08/07/2010 - 19:40 KİMLİĞİN İNŞASI

28/06/2010 - 09:48 YOL KONTROLU

10/06/2010 - 18:03 FİRAVUNİ BASKILARA KARŞI İHMAL ETTİĞİMİZ SIĞINAKLARIMIZ

20/05/2010 - 10:48 ALLAH KİMLERİ SEVMEZ?

02/05/2010 - 15:24 MARUFUN İNŞASI, MÜNKERİN İMHASI İÇİN

17/04/2010 - 11:33 KURTULUŞ FAKAT NASIL?

30/03/2010 - 18:25 OKU: HAYATI YENİDEN İNŞA İÇİN

11/03/2010 - 10:15 İSTİKAMETİ ŞAŞMAMAK

24/02/2010 - 13:22 KAYBIN EN BÜYÜĞÜNDEN SAKINMAK İÇİN

10/02/2010 - 14:23 KURTULUŞUMUZ DAVETİ DİRİLTMEKTE

29/01/2010 - 18:43 BİLEBİLMELİYİZ…

19/01/2010 - 12:13 GENÇLER EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZDİR

31/12/2009 - 16:50 BİRAZ DA KENDİMİZİ KONUŞALIM!

19/12/2009 - 10:15 BİZ VE SORUMLULUKLARIMIZA DAİR
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat