Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ
Ahmet ÖRS - 20/05/2007 - 11:36
İnsanlar tarih boyunca din diye birçok şeye inandılar. Bu kabullerini terk etmeleri kolay değildir. Dolayısıyla insanlarla hakikati buluştururken takip edilecek usul son derece önemlidir. En güzel bir biçimde insanlarla iletişim kurmamızı isteyen Kitab’ın tavsiyesi bizim için vazgeçilmezimizdir. Vahyin doğrularını insanlara iletirken yaptığımızın bilincinde olmak durumundayız.

Uzun asırların kirini pasını temizlemek kolay değil elbette. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım bu kir pas, temizlenmeyi bırakalım, bir kar topağı gibi yıllar geçtikçe her çağın kirinden nasibini alarak bir çığa dönüştü ve dönüşmeye devam ediyor.

Saf, berrak İslam düşüncesi vahyin şekillendirdiği biçimini maalesef tarihi/coğrafi/kültürel şartlar nedeniyle koruyamadı. Tabi ki İslam’ın özü asla bu kirlenmeden etkilenmez ancak kendini İslam’a nispet eden kişi ve toplumlar bu erozyondan fazlasıyla nasiplerini aldılar.


Durum Tespiti


Mevcut yapı mutlaka sağlıklı bir şekilde analiz edilmelidir. Ciddi, samimi bir sorgulama yapmadan şu andaki olumlu-olumsuz hâllerimizin asla farkına varamayız.

Durumun ‘ne’liğini ortaya çıkarmak sarsıcı olabilir. Kabullerimizi kökten yıkabilir. İman esası gibi bellediğimiz, gerçek olduğundan kuşku duymadığımız ilkelerimizi yerle bir edebilir.

Kur’an ve Resul anlayışımız vahyin ölçülerine uygun, ona paralel olmak durumundadır. Bu, iki nedenle zorunludur: Birincisi Allah’ın vahiyle bildirdiklerine eksiltme ve fazlalaştırma yapmadan inanmanın temel iman esası olduğu; ikincisi de Allah’ın dinini insanlara iletecek, onlara aktaracak bütün çabaların sağlıklı yürümesi için.

İslam tarihinin yüz ağartan aşamaları olduğu gibi maalesef başımızı öne eğmeden okuyup dinleyemeyeceğimiz derecede utançlarla da dolu olduğu gerçeğini kabullenmek durumundayız. Gerek siyasi kamplaşmalar gerekse de bu kamplaşmaların ve diğer etkenlerin ürettiği yanlış, kabul edilemez, tevhid dininin altını oyan din anlayışları ümmetin en büyük katilidir.

Bu çerçevede durum oldukça sıkıntılıdır. İnsanlar vahiy sevgisi iddiasına rağmen vahiyle beraber, hatta ona rağmen yeni birtakım dinler üretme cüretkârlığını göstermişlerdir. Kur’an’ı ölçü alarak üretilenlere yaklaşırsak bu cüretkârlığın boyutlarını kolayca fark edebiliriz. Kur’an’a rağmen üretilen bu dinle hesaplaşmak, yanlışları izale ederek hakikati ortaya koymak İslami kimliğimizin zorunlu sonucudur.


Yapılması Gereken


Yukarıdaki belki özet bile sayılamayacak tespiti yaptıktan sonra üzerimize düşeni yerine getirmekten kaçınılmaması gereken bir sürece dahil olmak durumundayız.

Allah’ın Resulü üzerinde üretilen/uydurulan din anlayışı mutlak surette tasfiye edilmelidir. İslam’ın saf mesajı, Resullah’ın temiz, pak anlayış ve kişiliğini hiçe sayıp herhangi bir ar ve iman korkusu duyulmadan uydurulan yalanlar ortaya çıkarılmalı ve bu anlayışların etrafında örgütlenen din anlayışlarına tebliğ olarak götürülmelidir.

Hz. Peygamber’i tarih içinde üretilen değerlerle, vahye muğayir olarak tanımak bahtsızlığından insanlar kurtarılmalıdır. Allah’ın Resulü’nü Kur’an’ın tanıttığı gibi “beşer ve kul” ekseninde İslami tebliğ ve mücadelenin, direniş ve adaletin peygamberi olarak yeniden tanıtmak ve tanımlamak durumundayız. İslam’ın berrak mesajını günümüze taşımanın, insanlara somut örneklik olması bakımından “beşer” Resul’ü ortaya çıkarmanın temel yolu budur.

İnsanlar tarih boyunca din diye birçok şeye inandılar. Bu kabullerini terk etmeleri kolay değildir. Dolayısıyla insanlarla hakikati buluştururken takip edilecek usul son derece önemlidir. En güzel bir biçimde insanlarla iletişim kurmamızı isteyen Kitab’ın tavsiyesi bizim için vazgeçilmezimizdir. Vahyin doğrularını insanlara iletirken yaptığımızın bilincinde olmak durumundayız.

İnsanlara tarih içindeki sapmaları ince, nazik bir şekilde anlatmak hakikati perdelemek anlamına gelmemelidir. Unutmamamız gereken bir şey var: Hakikatle buluşmak, ona teslim olmak çoğu kere zor olmuştur. İnançları terk etmek asla kolay değildir ve bizim bunu sağlamak için takip edeceğimiz yol hiçbir zaman inandığımız, ulaştığımız doğruları örtmek şeklinde olmamalıdır. Böyle bir tavır esasen hakikati insanlara götürmek değil, onların kabullerini belki bir şekilde onaylamak olacaktır.

Asırların oluşturduğu vahye muğayir inançların ağırlığı insanları ezmiştir. İnsanlar gerek kolaycılık gerekse de bu ezilmişliğin etkisiyle olsa gerek yeni bir sorgulama için kendilerinde yeteri kadar güç olmadığı vehmiyle gerçeklere sırt çevirme talihsizliğine rıza göstermektedirler.

Birebir veya toplu ilişkilerde elbette bir aşama mantığı terk etmememiz gereken değerdedir. Ancak unutulmaması gereken şeyler var: İnternet ve enformasyon çağındayız. Herkes istediği zaman istediği bilgiye ulaşabiliyor. Dolayısıyla bizim tedrici tavrımız gereği ertelediğimiz aşamalarla ilgili olarak muhataplarımız farklı kaynaklardan doğru-yanlış birçok bilgiye ulaşıyor ve bunları önümüze getirebiliyorlar. Bu gerçeğe hazır olmak ve ona göre bir tutum belirlemek zorundayız. Bu nedenle mesajımızı kırıp dökmeden tabi ki ama mutlaka açık; fazla da ertelemeye mahal vermeden insanlara iletmek durumundayız.

Allah’a hamd olsun ki hidayet rehberimiz Kur’an yanıbaşımızdadır ve her türlü sapmaya karşı tutunacağımız sağlam bir kulptur. Modern ve geleneksel cahiliyenin kirlerinden arınmanın yolunu bize göstermektedir. Halkın hatırının çoğu kez hakikatin dillendirilmesine engel olduğu vasatlara izin vermemiz Tevhid dininin toplumla buluşmasını engelleyecektir. Yerli ve evrensel müstekbirlere karşı verdiğimiz mücadelede tarihimizi ve kendimizi Kur’an’la buluşturma yürekliliğinde fazlaca temkinli davranmak sadece elimizdeki imkânların kayıp gitmesine seyirci kalma sonucunu doğuracaktır.

Kınayıcıların kınamalarına aldırış edip etmediğimiz gerçeğini sorgulamalıyız. Korku ve tecrübelerimiz bizi ne kadar etkiliyor? Hatalarımızdan alacağımız dersler ayaklarımızı mı kaydırıyor, yoksa daha da arındırıcı bir etki mi sağlıyor? Hata olarak gördüklerimiz esasen tam olarak nedir? Bütün bunlar cevaplamamız gereken sorular. İnsanlığın uzun yürüyüşünde kapladığımız hacim bizim abarttığımızdan çok çok daha küçüktür. Elbette herkes kendi içinde büyük dünyalar taşır ancak beş on yıllık serüvenlerimizi mutlaklaştırmak da pek doğru olmasa gerekir.


Sonuç


İnsanlığın yaptığı fiziksel tahribat nedeniyle neredeyse son zamanlarını yaşadığı iddia edilen dünyanın bu evresinde imtihan bilincinin daha da sıkı olması gerekiyor. Artık tarihin boyunduruğundan kurtulup Kur’an’ın özgürleştirdiği mü’minler olma kararlılığıyla yanlışları ıslah eden bir gayret ve tavırla yola koyulma vaktidir. Kaybedilecek zamanımız yok. Her yanımız küresel ve yerel müstekbirlerin zulmüyle sarılmış vaziyettedir. Hakikati ortaya çıkarmadan bunlarla mücadele edebilecek, insanlara tevhidi götürebilecek bir sıçrama yapabilmemiz imkânsızdır.

3064
YORUM LİSTESİ
cemil arslan 01-06-2007, 12:12:49
toplumumuzun ana problemi, kimlik ve kişilik hadisesidir. kimlik ve kişiliğini net bir şekilde oluşturamayan, toplumsal yozlaşmayı, kaymayı, değerlerinden kopmayı, menfaatperestliği, günü birlik yaşamayı, neme lazımcılığı alışkanlık haline getiren insanlarımızın ekseriyeti en küçük bir rüzgarda bile yaprak misali sağa-sola savrulmaktadır.
güzide yorumun için teşekkürler, sevgiler, saygılar ahmet hocaaam...
 
Ahmet Örs 01-06-2007, 08:03:36
Üslup hakkında yazacağım inşallah. Hakikati anlatırken doğruları dile getirmek asla üslupta sert ve kırıcı olmak demek değildir. Ama bazı tecrübelerden de ders almak zorundayız.
 
Kadim Kitap 31-05-2007, 09:17:14
Sevgili Örs, haklısın görüşlerinde. Bu gün Müslümanlar hakikaten inandıkları dinin kendi hayatlarında yeterinde sağlıklı olmadığının farkında değiller. Acaba üslup problemi yüzünden onlara doğruyu anlatmada sıkıntı mı yaşıyoruz.?
 
Ömer Ercan 26-05-2007, 14:59:06
Dini tebliğinde yapılan yanlış tutum ve davranışlardan hızlı bir şekilde uzaklaşarak, doğru olana yönelmek gerekiyor. Geçen zaman dilimlerinde üzerinde yaşadığımız coğrafyada sistem, rejim gibi birtakım olgulara açıktan meydan okuyarak mücadele yerine, müslümanların önce dinlerini yaşamaya çalışmaları ve bu yaşayışın önündeki engellerin kaldırılmasını halihazırdaki olgulardan talebi gerekmekte ve bunun mücadelesini vermeleri gerekmektedir.Yoksa dinin buyruklarını reddeden veya onun emir ve yasaklarını gözardıeden kitlelere dayatmacı bir tutum içine girmenin yanlış bir yol olduğu inancındayım. Allah insanları yaratmış ve onların nasıl bir hayat sürmelerini bildirirken yaşayış seçimlerinde onları özgür bırakmıştır. Bu nedenle dinin ulaşmadığı veya ulaşıpda reddeden topluluklara tebliğ ve tebliğin tekrarı haricinde birtakım yaptırımlara girmek dinin gereği bazı şartlar haricinde uygun bir davranış şekli değildir.Müslümanın üzerinde yaşadığı coğrafyadaki egemen güçle diyalog yolları arayarak, kendisine yaşam alanı,yaşam hakkı talebi kadar tabii birşey olamaz.Bunun mücadelesi içindeyken,bu egemen güce egemen olduğu toplumun tamamını içine alacak bir islam yaşayışının talebi olmamalı ve insanların nasıl inanıyorlarsa öyle yaşamaları gerektiği ve buna müdahale düşüncesi tebliğ haricinde dayatılamaz. Bu düşüncelerimin herkes tarafından kabul görmesini beklememekle beraber bir bakış açısı yakalamak bakımından faydalı olabileceği düşüncesindeyim.
 
MUSTAFA KIYAK 21-05-2007, 15:12:21
Allahın mesajını aşamalı olarak ya da nabza göre değil net bir şekilde iletmek lazım. Tarih boyunca bütün peygamberlerin ve Allahın rasulünün yaptığı gibi. Ortalıkta dolaşan bir sürü uydurma hadisi değil, Allahın ayetlerini kriter almamız gerekir. Böyle yapıldığı zaman gerçekten birçok müslümanın din anlayışını sorgulaması gerekiyor. Sabit fikirli, dini yanlış algılayan insanların biraz daha okuması gerekiyor. Allah razı olsun, yazınız ufuk açıcı. Herkesin faydalanması dileğiyle...
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat