Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
SABRA DAVET
Mehmed MAKSUT - 11/09/2010 - 12:26
Hiçbir peygamber; yaşadığı dönemde ilahi ilkelere ters hareket etmediği gibi, ilahi nizamın dışındaki sistemlerin ömürlerine ömür katacak en ufak bir destek dahi vermemişlerdir. Bu konuda peygamberlerin şanlı ve izzetli yaşamları ortadadır ve ayetlerle sabittir.

İçerisinde bulunduğumuz şu mübarek günlerde, gündemimizi işgal eden en önemli meselelerin başında referandum gelmekte. Mübarek ramazan ayı hep bu tartışmalarla gelip geçti. Ve ramazan bu sene aramızdan mahzun bir şekilde ayrılmakta. Arınma ve muhasebe ayı olan ramazanı, maalesef referandum tartışmaların gölgesinde hakkıyla eda edemeyerek cılız bir şekilde geçirdik.

Yıllardır dayatmalarla, baskılarla, korku serüvenleriyle, sinsi oyunlarla ve asimilasyoncu ruhuyla kendisini kabul ettirmek isteyen sistem; artık kendi içerisinde bir muhasebe yaparak bu baskıcı gidişatının hayra alamet olmadığını görerek kendi selameti ve bekası için bazı yumuşak girişimlerde bulundu. Bu girişimlerle hem kendi içindeki kurtları bir nebze olsun çıkardı hem de kendisini tehdit eden bazı kesimleri tehdit olmaktan çıkardı. Bir taşta iki kuş vurma başarısını hanesine yazdı…

Sistem kendi dinamiklerini ve temel sütunlarını değiştirmeden; mazlum bıraktığı insanlara bazı göreceli haklar vererek (yıllardır çıkardıkları yasalara ne kadar sadık kaldıklarını da gördü !) insanların içinde var olan karşıt ruhlu tepkileri almayı başardı ve insanlara zihnindeki tuzakları göstermeden yumuşak yüzünü gösterdi. Sorunu temelden görmeyen halk ise; bu yapılan değişimleri, kurtuluş, özgürlük ve daha iyi bir geleceğin teminatı olarak algılayıp sımsıkı sarılmaya başladı. Oysaki olayları ve olguları doğru değerlendiremeyen halkı, (küçümseme manasında söylemiyorum) maalesef toplumda uyarıcı fonksiyonlara sahip olan bilinçli müminlerde uyarı görevlerini hakkıyla yapamadılar. Ne yazık ki mevcut değişimler karşısında, ilkeli bir duruş sergileyemeyip; maslahat- kazanım- faydacılık gibi bazı yerlere takılarak kendini bu rüzgârın içinde bazı Müslümanlarda kendini gördü.

Maalesef referandum sürecinde yaşanılan sıkıntılar ve dillendirilen söylemler birçoğumuzu hayretler içerisinde bıraktı. Yıllardır Allahın iradesiyle savaşan insanlara, dava bilinciyle sürekli yatıp kalkan Müslümanların destek vermeleri ve bu yapılanları, dindenmiş gibi algılatmak için; “ibadet ruhuyla”, “cihat söylemiyle” veya “devrimci hamle” gibi yakıştırmalarda bulunmak kanaatimce bir siyaset fıkhının ve kavramları hakkıyla kullanamayıp onları güncel hayata aktaramama zafiyetinin en önemli göstergesidir. Artık insanlar temel kavramlarla veya ilahi kaynaklı referanslarla düşünmeyi bırakıp( herkesi kast etmiyorum) sosyolojik, felsefik vb akla dayalı olan ve insanın nefsine hoş gelen bir takım bilimsel bilgilerle hareket etmeleri neticesinde, olmaması gerekenler oluyor. Dillendirilmemesi gerekenler dillendiriliyor.

Bu sistemden en çok çile çekenler Müslümanlar iken bu sistemi yeniden revize etme mücadelesine destek olanlar yine Müslümanlar. Bu bir çelişkidir. Bu peygamberlerle mevcut sistemler arasındaki mücadele sürecini iyi okuyup tahlil edememektir. Kurana uymakla kuranı uyarlamak ne kadar sakıncalı ise peygambere uymakla peygamberi kendi bazı değişim istekleri için uyarlamak o kadar yanlıştır. Her şeyin açık ve net olduğu nübüvvet tarihinde, insanlar nasıl olurlarda ilahi iradeyi yok sayan- dışlayan -alay eden ve İslami ilkelere yaşam hakkı vermeyen bazı insanlara ve onların yaptıklarına nebevi delilleri getirebilir. Bu yapılanlara; hudeybiye antlaşmasını, Yusuf as örnekliğini, Habeşistan misalini nasıl olurda dillendiriyorlar. Hala anlamış değilim doğrusu.

Hiçbir peygamber; yaşadığı dönemde ilahi ilkelere ters hareket etmediği gibi, ilahi nizamın dışındaki sistemlerin ömürlerine ömür katacak en ufak bir destek dahi vermemişlerdir. Bu konuda peygamberlerin şanlı ve izzetli yaşamları ortadadır ve ayetlerle sabittir. Onlar 12 Eylülden daha ağır işkencelere maruz kaldıklarında dahi hiçbir şekilde maslahatçı davranmamışlardır. Sistemin göreceli özgürlüklerine evet dememişlerdir. Kimse 12 Eylülde Zekeriya (as) gibi testerelerle doğranmadı, Yahya (as) gibi başı kesilip kafatasından şarap içilmedi, İbrahim (as) gibi kızgın nemrudi ateşlere atılmadı, Sümeyye anamız gibi kızgın kumlar üzerinde mızraklanmadı. Kızgın çöllerde yatırılarak üzerine yüzlerce kilo ağırlığında taşlar konulmadı.

Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz. Biz 12 Eylüldeki her şeyi güllük gülistanlık olarak ta görmüyoruz ve o dönemde de yaşanılan vahşilikleri de tasvip etmiyoruz. Tüm zalimlere lanet okuyor ve o gün yaşanılanlardan dolayı ortaya çıkan mgduriyetlerin hesabının görüleceği günleri büyük bir umutla ve sabırla bekliyoruz. Sadece 12 Eylüldeki hesaplaşmayı değil, bize yaşatılan tüm acı dolu günlerle hesaplaşacağız inşallah. Ama bazı Müslümanların yaptığı gibi 12 eylülle hesaplaşma 12 Eylüldeki referandumla değildir..

Bize bu günleri yaşatanları, Kenan evren ve taifesinden ibaret görmek ve salt onlarla uğraşmak bazıları için yeterli olabilir ama bizler için yeterli olamaz. Bu tür bazı talepler Kenan evreni ve taifesini götürecektir lakin yeni Kenan Evrenlerin çıkmasını önlemeyecektir. Niye diyecek olursanız Kenan evrenleri vb lerini üreten sistem aynı sistem. Onları eğiten eğitim aynı eğitim. Onlara temel referans olan ideoloji aynı ideolojidir. Yani tas aynı hamam aynı. Değişen ne diyecek olursanız derim ki suyun ısısı. Evet, eskiden sıcak suyla yıkanıyorken şimdi biraz daha soğuk suyla yıkanacağız. Lakin bilelim ki her iki su da pistir necistir…

Kuranla hayatlarına, tutum, davranış ve duruşlarına bir ayar vermekle sorumlu olan Müslümanların şunu bilmesi gerekir ki ilke yerine kazanç veya fayda etkeni sosyal ilişkilerde belirleyici olduğunda sorunlar başlar. Saflar flulaşır ve süreç içerisinde yumuşama yoluyla birçok birikim farklı yönlere kanalize edilir, dağılır. Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.  (kalem 9)


“Müslümanlar için reel şartlardaki durumlarda pragmatik tutum önemli zaafları barındırır. pragmatizim başarıyı ve güçlü olmayı hedefleyen yolda dayatan reel şartları aşabilmek için doğru bilinen ilkelerden taviz vermek veya ilkesel tavrı esnetip bulandırmaktır. Dolayısıyla bireysel ve toplumsal planda İslami kimliğin netleşmesi sürecinde aşılması gereken engellerden biride pragmatizmdir. Pragmatik tutum, sahih ilkelerin belirlediği İslami kimliğe ulaşılmamışlığın bir ifadesidir.” ( Hak söz dergisi 65. sayı )

Pragmatik tavırları sergileyen zihniyet, çok kısa süreli bazı kazanımlara taliptir. “Degişimçilerin değişmesi” pragmatizmin çehresini en güzel şekilde ifade eder. Filozof Giovvanni Pappini: “bütün felsefi doktrinleri bir otele benzetirsek, pragmatizmi bu otelin koridoru olarak vasıflandırmamız gerekir. Her felsefi hareketin mensupları, şu veya bu gerekçeyle pragmatizmin koridorunu kullanmak mecburiyetindedirler” demiştir. Bu sözü bu günlerde daha iyi anlıyoruz…

Her şeye rağmen sabır etmek gerekiyor… Yaşanılan süreci imtihan şuuruyla okumalı ve bu şuurla dersler çıkarmalıyız… Suyun başına kadar geldiğimiz gibi suyun başında da sabretmeliyiz… Ani duygular veya geçici- göreceli faydalar bizleri yıldırabilir ve saflarımızı dağıtabilir. Bizleri rehavete kaptırabilir…

Şu halde yalanlayanlara itaat etme. (kalem 8)

Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.  (kalem 9)


DAVETÇİYİZ YARGILAYICI DEGİLİZ… ŞUURUYLA BİRBİRİMİZE DUA EDELİM… SELAM VE DUA İLE

685
YORUM LİSTESİ
MSTF ÇDML 29-09-2010, 21:48:53
Saygıdeger abimize öncelikle bu konuda başarılar dilerim.Günümüzde müslümanların en büyük eksikligi olan bir konuya deginmişsin ALLAH C.C senden ve senin gibi genç davetçilerden razı olsun. Rabbim tüm müminlere sabır ihsan etsin. SELAMUNALEYKÜM...
 
GAZİANTEP İBRAHİM 21-09-2010, 23:07:02
öncelikle görmediğim ama hep yanımda hissettiğim maksut abime selamlarımı göndererek allahın onun ayaklarını sabit kılmasını ve bu davanın önde gidenlerinden bir mümininde onun olmasını isterim.
referandum döneminde birkaç grup ortaya çıktı;demokrasiyi savunup kurtuluşu onda görenler,sırf muhalefet olsun diye yaptıkları putunu yiyeyenler ve menfaetlerine ters olsuğu için onu boykot edenler.müslüman önderlerin bir çoğu da parçay bakıp bütünü görmek istemedile.ve demokrasiyi savunanların safında yer aldılar. oy kullanmayanların hepsini terör olarak alğılasalarda bizi oy vermemeye sadece imanımız emretti ve bizde oy vermedik.RABBİM AYAKLARIMIZI SABİT KILSIN
 
HAYDAR TAHİR 13-09-2010, 23:02:30
SELAM ALEYKUM gertçektende ramazan aramızdan boynu bukuk ayrıldı. Fazla önemsenmedi aynı oyuncağı ellinden alınmış bir bebek gibi, aynı hasta evladına ağlayan bir ana ve eşinden ayrılan bulbul gibi ve aynı zındana göturulecek bir mahkum gibi boynu bukuk ayrıldı aramızdan.
Söyledığniz gibi önemli olan 12 eylul zalimlerini cezalandırmak ama sistem böyle giderse yıne aynı şekilde başkaları gelecektir ve devran aynı devran devam edecek ALLAH A EMANET OLUN SELAMETLE
 
dostun 13-09-2010, 09:01:13
evet sabretmeliyiz ve rabbim sabırda yarışmayı bizlere nasip etsin
 
DİĞER YAZILARI

12/05/2012 - 08:16 GEZİ VE MUHASEBE

19/04/2012 - 03:11 KUTLU DAVADAN KUTLU DOĞUMA

15/03/2012 - 07:14 NEFES ALMANIN ÖLÜM OLDUĞU YER: HALEPÇE

10/03/2012 - 06:30 ANNEME MEKTUP – PEPÛKÂ DAYÎKAN -I-

26/02/2012 - 07:31 İRAN’IN DIŞ SİYASETİ ve SURİYE’DEKİ OLAYLARA BAKIŞI

15/02/2012 - 19:50 İRAN İZLENİMLERİ -2-

09/02/2012 - 12:12 İRAN İZLENİMLERİ -1-

15/01/2012 - 00:13 MOLLA MANSUR GÜZELSOY'UN ARDINDAN...

09/01/2012 - 08:19 LÂ TURKİYYE, LÂ KURDİYYE, İSLÂMİYYE, İSLÂMİYYE!

30/12/2011 - 00:52 KATIRLARIN SIRTINDA UMUD'A KAN, TOPRAĞA CAN DÜŞTÜ...

20/12/2011 - 22:44 HURAFE- BİDAT’İN VAHİY VE AKILLA MÜCADELESİ

30/11/2011 - 21:59 BU NE DUYARSIZLIK, BU NE TUTARSIZLIK...

19/11/2011 - 12:35 ŞAHISLARI KUTSALLAŞTIRMA HASTALIĞI VE ELEŞTİRİ

06/11/2011 - 15:44 SENSİZLİK VE SESSİZLİK

03/11/2011 - 07:31 DEPREM GÜNLÜĞÜ -SON-

31/10/2011 - 21:44 DEPREM GÜNLÜĞÜ -3-

30/10/2011 - 09:09 DEPREM GÜNLÜĞÜ - 2

28/10/2011 - 10:27 DEPREM GÜNLÜĞÜ -1-

17/10/2011 - 08:31 DİN ADINA DİN ÜRETME SORUNU

13/09/2011 - 23:49 BİR RİSALE-İ NUR DERSİ İZLENİMLERİ

08/09/2011 - 23:10 KAYIP BİR FİDAN

02/09/2011 - 10:50 UMUDUN GÜCÜ

20/08/2011 - 04:53 KÜRESEL SALDIRILAR KARŞISINDA MÜSLÜMANLAR

12/08/2011 - 12:20 KUR'AN, RAMAZAN VE SAMİMİYET SINAVI

12/07/2011 - 22:55 ÜNİVERSİTEYE YÖNELİK İSLAMİ ÇALIŞMALARIN GEREKLİLİĞİ

23/06/2011 - 23:00 MÜSLÜMANLAR GENÇLERE SAHİP ÇIKMALI

11/06/2011 - 16:46 İSLAMİ KİTLELERİ AMACINDAN SAPTIRMA SİLAHI: DEMOKRASİ

31/05/2011 - 06:14 İZZET GÖMLEĞİNİ GİYMEK

08/05/2011 - 13:33 KÜRTLER, MUSTAZAF-DER, PKK VE SON OLAYLAR

25/04/2011 - 19:49 MİLLİYETÇİLİK TÜRLERİ VE TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK

12/04/2011 - 23:21 ÇOCUK VE TAŞ (ŞİİR)

02/04/2011 - 00:55 SORUN - SORU - SORUMLULUK ÜÇGENİ

03/03/2011 - 06:42 HAL-i PÜRMELALİMİZE DAİR HASBİHAL

02/02/2011 - 19:12 ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR...

28/12/2010 - 22:40 Dâvâ gençliksiz olmaz

09/12/2010 - 22:11 UZLAŞMA TEKLİFLERİ KARŞISINDA MUHAMMEDİ TAVIR

09/11/2010 - 12:38 İSLAMİ MÜCADELE ÜMİTSİZLİK GİRDABINA MAHKÛM EDİLMEMELİ

21/10/2010 - 16:29 SAVRULMALARIN SEBEBİ: SABIR EKSİKLİĞİ

01/10/2010 - 17:45 ÜNİVERSİTELERDEKİ İSLAMİ ÇABALAR ÜZERİNE HASBİHAL

11/09/2010 - 12:26 SABRA DAVET

26/08/2010 - 15:19 MESAJ KIVILCIMLARI

03/08/2010 - 20:09 LOKMAN (A.S.)'IN ÖĞÜTLERİNE KULAK VERMEK

08/07/2010 - 19:40 KİMLİĞİN İNŞASI

28/06/2010 - 09:48 YOL KONTROLU

10/06/2010 - 18:03 FİRAVUNİ BASKILARA KARŞI İHMAL ETTİĞİMİZ SIĞINAKLARIMIZ

20/05/2010 - 10:48 ALLAH KİMLERİ SEVMEZ?

02/05/2010 - 15:24 MARUFUN İNŞASI, MÜNKERİN İMHASI İÇİN

17/04/2010 - 11:33 KURTULUŞ FAKAT NASIL?

30/03/2010 - 18:25 OKU: HAYATI YENİDEN İNŞA İÇİN

11/03/2010 - 10:15 İSTİKAMETİ ŞAŞMAMAK

24/02/2010 - 13:22 KAYBIN EN BÜYÜĞÜNDEN SAKINMAK İÇİN

10/02/2010 - 14:23 KURTULUŞUMUZ DAVETİ DİRİLTMEKTE

29/01/2010 - 18:43 BİLEBİLMELİYİZ…

19/01/2010 - 12:13 GENÇLER EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZDİR

31/12/2009 - 16:50 BİRAZ DA KENDİMİZİ KONUŞALIM!

19/12/2009 - 10:15 BİZ VE SORUMLULUKLARIMIZA DAİR
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat