Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
PRAGMATİZM ÇIKMAZI
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 23/08/2010 - 14:18
Bugün, despotizmi gerileteceği gerekçesiyle, putperest ruhuna hiçbir şekilde dokunulmayan anayasada yapılmaya çalışılan kısmi değişikliklere doğrudan destek kararı açıklayan ve bu kararı da “tutarlılığın gereği” olarak savunan yapılar, yarın değiştirilemez maddeleri ve tüm putperest ruhuyla daha demokrat bir anayasa (sivil anayasa) bütüncül olarak önlerine konduğunda ne yapacaklardır?

Bugün yaşanan referandum tartışmalarının özü, sistemin değişen küresel ve yerel şartlara göre yeniden inşası çabaları ve bir kısım İslami yapıların bu yeniden inşa süreçlerine aktif destek veriyor olmasıdır. Tevhid akidesi gereği mevcut sisteme bugüne kadar “Lâ” diyen ve denmesi için yıllarca mücadele veren İslami yapıların gelinen noktada muhtemel çeşitli kazanımları öne sürerek sistemin yeniden yapılandırılmasına omuz vermeleri kim ne derse desin büyük bir sapmadır.

 

İçine düşülen durum, kelimenin tam anlamıyla pragmatizm çıkmazıdır. Bırakalım mevcut anayasanın putperest ruhuna neşter vurmayı, başörtüsü yasağı zulmü gibi Türkiyeli Müslümanların öncelikli güncel meselelerinden herhangi birini bile gündemine almayan bir bir yasa değişikliğine, sırf Nasreddin Hoca’nın “Koyunların yünleri çalılara takılacak, sonra onları toplayıp ip yapacağım, sonra da bu ipleri pazarda satıp sana borcumu ödeyeceğim” fıkrasındakine benzer çözüm beklentileriyle ortak olmak, ilkeselliği bir tarafa bırakalım pragmatizmde de sınıfta kalmanın göstergesidir.

 

Bugün, despotizmi gerileteceği gerekçesiyle, putperest ruhuna hiçbir şekilde dokunulmayan anayasada yapılmaya çalışılan kısmi değişikliklere doğrudan destek kararı açıklayan ve bu kararı da “tutarlılığın gereği” olarak savunan yapılar, yarın değiştirilemez maddeleri ve tüm putperest ruhuyla daha demokrat bir anayasa (sivil anayasa) bütüncül olarak önlerine konduğunda ne yapacaklardır?

 

Bugün aktif destek kararının savunulması için dillere pelesenk kılınan “tutarlılık”, yarın putperest sivil anayasaya da aktif destek vermeyi gerektirecektir. Kısacası pragmatizmin ve daha çok sistem içi kazanımlara endekslenmiş söylemler ve pratiklerin dayattığı “tutarlılık” sarmalının, bu sarmala kapılanları götüreceği nokta, sırf daha sivil diye yeni putperest yasalara omuz vermek olacaktır.

 

Kardeşlerimize çağrımız, bu fasid “tutarlılık” sarmalını bugünden kırıp parçalamaları ve tutarlılığı ilkelere sadakatte aramalarıdır. Elbiselerini çoktandır liberalizm, demokrasi gibi modern kirliliklerle kirletmiş olanların yönelteceği “Rum ordusunun galip gelmesini arzulayıp da, bu orduya iştirak etmemek tutarsızlık değil mi?” şeklindeki ayartıcı itirazlara, bu “tutarsızlığın” bizatihi Allah Rasulü’nün (a. s.) sünneti olduğunu hatırlatarak cevap vermek ve Allah Rasulü’nün Sasani'ye karşı Rum ordusunun galibiyetine sevinmekle iktifa eden tutumunda sebat etmek yerine, tutarlılık adına pragmatizm çıkmazına sürüklenme yanlışına düşmeyelim.

 

Bizim durmamız gereken yer bellidir. “Lâ” dediğimiz gün seçtiğimiz yerimizde sebat etmek, kendi gemimizi inşada ısrarcı olmak ve güncele ve gündeme bu yerimizde sabit kalarak müdahil olmak bizi pragmatizmin çıkmaz sokaklarına girmekten koruyacaktır.

872
YORUM LİSTESİ
Coşkun Uzun 28-08-2010, 09:24:42
Çokça anlatılan bir örnek vardır ya; halk müslüman yöneticilerden şikayetçidir, onları Hz. Ömer gibi, Hz, Ebubekir gibi olmamakla suçlarlar ve yetersizliklerini, yanlışlıklarını dile getirirler.

Yöneticilerin verdiği cevap yerinde ve anlamlıdır. Siz o halk gibi halk, o ümmet gibi ümmet oldunuz da biz mi Ebubekir'ler Ömer'ler olmadık, olamadık diye.

Hz. İbrahim gibi, Hz. Yusuf gibi, Hz. Muhammed gbi bir tavır sergiledik te; kendileriyle iç içe ve beraber yaşıdığımız insanlar bizim savunup teklif ettiğimiz İslâmî değerlere, ilgisiz ve duyarsız kaldılar sanki!

Önce bizler teker teker İbrahim'leşeceğiz, Muhammed'leşeceğiz. Sonra karşımızdakinin davetimizi kabul etmesini ve değişmesini bekleyeceğiz.

İnsanlar açık ve net olarak, tutarlı bir temsil ve örneklikle Kur'an'ın ve Sünnet'in sahih içeriği ile, Tevhidî bir davetle karşılaşmadan neyi neye göre tercih edecek veya reddecekler ki?

Önce Örnek Kur'an Nesli dediğimiz özlenen ve beklenen nesli oluşturmamız, adamamız, adanmamız, yetiştirmemiz gerekiyor.

Değerlendirme ve yargılarımızda bütüncül bir bakışla hareket etmezsek çok şeyleri ulu orta tartışırız.

İçinde yaşadığımız toplumun, Sistem ve rejimlerinden, hal ve hareketlerinden, inanç ve yaşayışlarından Kur'anî, Tevhidî, İslâmî kaygı ve kimlikle ayrışmadan, kabul ve redler, çelişkisiz tavır ve duruşlar her yerde yüksek sesle açıklanmadan, kırmızı çizgiler belirginleştirilmeden, mücadele sünneti oluşturulmadan tabii ki birçok konu ve tartışmalar da havada kalacak, anlamsızlaşacaktır.

İnsanlara karşı sevgi ve şefkatle, alçak gönüllü, müsamahalı, toleranslı davranabiliriz. Fakat müesses sistem ve yapılara, kurum ve rejimlere karşı asla tavizkâr davranıp alttan alamayız!

Kişilerle kavgalı ve mesafeli olamayız. Fakat kurumlara karşı durum farklıdır. İlkeli ve istikrarlı, kararlı olmak, emin olmak gerekiyor.

Hiçbir kurum ve kuruluşa, rejime, sisteme eklemlenemez, uydusu, peyki olamaz, gölgesinde kalamaz, onunla uzlaşamaz, ona tavizler veremez, onunla işbirliği yapamaz, Beşerî ideolojilerin, gayri islâmî rejim ve sistemlerin, ömrünü uzatacak, onları güçlendirecek, tedavi edecek, önünü açacak hiç bir işe ortak olamaz, öncülük edemez, bu meyanda gönüllü olamaz, onların hesabına çalışamaz, onların kılıcını sallayamaz, müslümanları yalnız bırakamaz, zayıflatamaz, yardımcısız bırakamaz, asla kafaların ve safların karışmasına sebep olamayız.

Açık ve anlaşılır bir tebliğ, net, tutarlı ilkeli, uzun soluklu tavırlar sergilemek zorundayız.

Anlık tavırlar ve günübirlik hesaplardan, ilkesiz duruşlardan kaçıp kurtulmak öncelikleri ortaya koyabilmek için şarttır.
 
Murat Eraslan 26-08-2010, 04:16:01
Bu konu uzerine Hudeybiye ornegini vermek isterim ama sartlar ve taraflar uygun olmadıgı icin sanırım dogru bir kanıt olmaz. Sebebi ise su anki turkiye cumhurriyetinin islami bir yapısı olmadıgı icindir. malumunuz tc laik demokratik sosyal vs. hukuk devletidir. (sadece kanunlarda da olsa) hal boyle iken, sosyal siyasal gundem ortada iken kalkıpta peygamberin anlasmalarını, şartlarını hatırlatmak ve tavsiye etmek pekte gunumuz politikasına sosyal yapısına uygun dusecegi kanaatini tasımıyorum. belki bu durumlar islami bir hassasiyetinin var oldugunu soyleyen Allah ın kuralları, butunlugu dahilinde yasayan hukmeden bir zumrenin bu tur taguti bir duzenle yapılacak anlasmalar uyulacak kurallar alınacak kararlar neticesinde sunnetullah ın onune gecebilecek karsısında duracak tavizler verilerek imzalanacak bir projede kesinlikle soylediklerinize katılmamak tabiki bizi Allah ın merkezinden uzaklastırır kanaatindeyim...
merakım; siz neyi telkin ediyorsunuz cumhurriye tarihinden buyana yasananlar ayan beyan ortada iken, muslumanların aldıgı yaralar kapanmamıs durumda iken bu zamana kadar yapılan mucadeler sonucunda bir miktar yol alınmısken, zalime karsı maznumdan yana olup zalime sopa atılmısken, tekrar basa donupte yontemi tartısmak sizce daha dogru sonuclaramı goturur. ve peki sonuc olarak turkiye de yasayan ummetin muvahhid bir toplumun insası icin neler yapılmalı? kime evet demeliyiz? inkar fikrinin yeterince fazla oldugu bu toplumla ilgili ne gibi projeleriniz var. yasadıgımız su zamanda hz. İbrahim in yasadıgı konjukturel yapıda bir diyar olmadıgı gibi biz bu zamanda hz İbrahim gibi bir tavır takınsak dorgu sonuca ulasırmıyız?
Allah ın rahmetine kovusmak dilegiyle...
 
numan yılmaz 25-08-2010, 11:23:11
1.)sapmakla itham 2.)pakette başörtüsü yok(olsa sanki fikri değişecek:demogoji)AYM'nin yapısını ilişkin değişiklik başörtüsü yasağı için manidar 3.)Türkiyeli müslümanların herhangi bir gündemini kendi gündemine almayan paket;darbecilerin yargılanması,hsyk ve aym'nin yapısının değişmesi benim gündeminde hemde öncelikli.4.)iki itham bir arada ilkesellik yok pragmatizm başarısız 5.)bırak yarını bugün dahi Allah'ın otoritesine karşı tuğyanlaşan,ilahlık iddia eden tek bir yasa olsa evet diyemeyiz,bütün anayasa için sorulsa bu soru evet demek mümkün değildir.6.)tutarlılığı fazla diline dolamış,hafife almışsınız dikkat edin tutarlılığın tersi tutarsızlıkdır. 7.)kim rum ordusuna katılmış açıkça ifade edermisin.Bizler kimsenin ordusu değiliz Allah'ın ordusuyuz ve bizler kendi siyasetimizi ortaya koyarız kimsenin veya herhangi bir partinin değil.8.)sonuç:LA diyerek bir kenara çekilmek.LA diyerek dünyadan elini eteğini çekmek,uzaya taşınmak mı gerekiyor.LA diyerek küfrün,zulmün azaltılması,geriletimesi ve toptan yok olması için mücadele etmek gerekmiyor mu,LA diyerek 'bugün La demek askeri vesayete hayır demektir' demek gerekmiyor mu...
 
beytullah emrah 24-08-2010, 17:30:47
ilk olarak referandumu oy atma yada sistem içi mücadele meselesi olarak tartışmanın bizi bir yere götürmeyeceğine inandığımı ifade edeyim... bu konuda kurulan dil, her ne kadar "siyasi" gibi dursa da bence siyaset üsti bir dil ve dolayısıyla gerçek bir karşılığı yok. oysa siyaseti gerçekleri kendi idealleriniz doğrultusunda değiştirmek için yaparsanız. bir müslüman, şayet iktidar mücadelesinde kimliğiyle ve talepleriyle varolabiliyor ve açıkça deklare ettiği amaçlar doğrultusunda mücadele edebiliyorsa bunda beis yok. dolayısıyla siyasal mücadelede yeri geldiğinde sistem içi araçları da zorlarsınız, partileri de, sandığı da... ama şu an asıl tartışma bu değil.

dolayısıyla meselenin başka bir boyutta tartışılmasını daha sağlıklı olarak değerlendiriyorum. o zemin de mevcut siyasal yapının analizini ve eleştirisini gerektiriyor.

* * *

ak parti'nin referandumla kemalist statükonun duvarlarında ilk defa bu kadar büyük bir delik açacağı iddiası doğru değil. 12 eylül'le hesaplaşıldığı ise sadece paketin pazarlanma stratejisinden ibaret. ambalaj paketi kaplamaya yetmiyor. üstelik samimiyetsizlikler ve tutarsızlıklar da diz boyu. bir yandan dersim katliamından dem vurulup diğer yandan yüzleşmenin önünde durmak, ortada sadece hinlik olduğunu gösterir. yada diyarbakır zindanlarından bahsedip de o cezaevini yıktırmayı projelendirmek samimiyetsizliktir.

peki bu kadar tutarsızlık şaşırtıcı mı? değil. bilakis olması gereken bu. nihayetinde ak parti'nin derdi statükonun değişmesi değil, mevcut yapıda kendi yerini güçlendirmektir.

değişen sistem değil, sistemin adamlarıdır. daha "dindar" adamlar gelince sorunların çözüleceğini düşünmek ise yanıltıcıdır.

mesela ak parti'nin ve başbakan'ın kürt sorunu karşısındaki tavrı açık. gayet milliyetçi ve devletçi. şimdi bu zihniyet değişmediği halde sırf ak parti sathından daha fazla adamın yargı sisteminde yer tutmasıyla kürt sorununda çözümün önünün açılacağını beklemek hatadır.

kürt siyasi hareketi, ateşkes sonrası talepleriyle ortaya çıktı. özerkliği tartışmaya açtı... bu aslında "değişim" taraftarı gibi gözüken hükümet'in "demokratlık" testi gibi bir hamleydi ve sonuç almak uzun sürmedi.

başbakan erdoğan çıktı, diyarbakır'da tartışmalara ilişkin "Bayrağımızın yanında ikinci bir bayrağı istemeyiz. Kalkıp da bunu dalgalandıramayız. Tek vatan, tek millet, tek devlet diyeceğiz" karşılığını verdi...

bu tekçi zihniyet ile kürt sorununda dayatma olmadan nasıl kendiliğinden bir çözüm gelişecek? gelişebilir mi? ben buna inanmıyorum.

bu kritik bir örnek ama bence meseleyi de ortaya koyuyor... hükümet, kritik zamanlarda gösterdiği tavırlarıyla statükonun özüyle hiçbir sorunu olmadığını gösteriyor.

* * *

peki olup biten ne? türkiye'deki tarihsel blokta bazı yer değiştirmeler yaşanıyor. bazı tarihsel hesaplaşmalar gerçekleşiyor. kimi ilişkiler yeniden tanımlanıyor ve yeni denge noktaları oluşuyor. ama tüm bu süreçte kemalist egemenliğin ideolojik formasyonu itinayla tartışma dışında tutuluyor. referandum süreci de buna dahil.

ne bu referandum bir devrim, ne de hükümet istediğini elde edemezse darbe olur. süreç o kadar basit yada kritik değil, türkiye siyaseti de günübirlik ilerlemiyor artık. belki hükümet bazı şeyleri yeniden gözden geçirmek zorunda kalır, elinde imkan varken daha doğru adımları neden atmadığına belki hayıflanılır, niye farklı paketler halinde gidilmediği yada daha güçlü alternatiflerin neden oluşturulmadığı tartışılır ama bir süre sonra herşey kaldığı yerden devam eder... evet çıkınca da öyle olacak...

ak parti'nin verdiği kavganın dayandığı menfaat temelini kendi açımdan doğru bulmuyor; bu ülkedeki değişim ve özgürlük taleplerini kendi çıkarları doğrultusunda suistimal edip durmasına da "n'apalım, eldeki bu" deyip yetinmek zorunda kalmak istemiyorum.

ak parti'nin şu an maalesef kendine müslüman bir siyaset izlediğini düşünüyorum. iktidara ortak olmak için yürüttüğü mücadelenin de bizi mevcut sorunlarımızın temel sebeplerinden biri olan kemalist paradigmadan kurtaracağını düşünmüyorum... üstelik ak parti'ye yüklenen "islamcı" yada "müslüman" etiketlemeden ötürü aynı safta değerlendirilmek de istemiyorum ve bazen safların ayrışması gereken anlarda kritik kararlar alınarak ak parti ile araya sınır çekme ihtiyacı hissediyorum...

 
ömer bitlis 24-08-2010, 08:31:02
"yarın değiştirilemez maddeleri ve tüm putperest ruhuyla daha demokrat bir anayasa (sivil anayasa) bütüncül olarak önlerine konduğunda ne yapacaklardır?"

Bugün anayasanın tamamına değil, sadece belli maddelerinin değiştirilmesine, statükonun zayıflatılmasına EVET diyeceğim, eğer anayasanın tamamı söz konusu olursa ve tek bir hükmü bile kemalizme hizmet ederse tabiki HAYIR diyeceğim ya da boykot edeceğim o zaman...

"Tevhid akidesi gereği mevcut sisteme bugüne kadar “Lâ” diyen ve denmesi için yıllarca mücadele veren İslami yapıların gelinen noktada muhtemel çeşitli kazanımları öne sürerek sistemin yeniden yapılandırılmasına omuz vermeleri kim ne derse desin büyük bir sapmadır."

Kemalizme,devlete, sisteme LA diyenlerin tağutun yeniden yapılandırılmasına omuz vermesi söz konusu değil, hatta tersten okursak vakıayı EVET demeyenlerin sistemin değirmenine su taşıdığı bile iddia edilebilir...(Dikkatli olmak lazım...)

"Bugün aktif destek kararının savunulması için dillere pelesenk kılınan “tutarlılık”, yarın putperest sivil anayasaya da aktif destek vermeyi gerektirecektir."

P ise Q, bu nasıl bir düz mantıkdır?! (Yanlış düz mantıktır.) Yazınızı okurken haricilerin Hz Aliye yaptıklarını zihnimden atmakta zorluk çekiyorum...

"Bizim durmamız gereken yer bellidir. “Lâ” dediğimiz gün seçtiğimiz yerimizde sebat etmek, kendi gemimizi inşada ısrarcı olmak ve güncele ve gündeme bu yerimizde sabit kalarak müdahil olmak bizi pragmatizmin çıkmaz sokaklarına girmekten koruyacaktır."

Ne kadar statükocu, stabil, atıl bir cümle...
Bu kafayla ne mısır halkını açlıktan kurtarabiliriz, ne de yaptığımız gemiyi (ki gemiyide yapamayızya neyse...) ne amaçla yaptığımızı halka anlata biliriz...

Refarandumda Evet ya da Hayır demenin gayet sarih İslami gerekçeleri olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır, lütfen herkesi vicdanı ile başbaşa bırakalım artık ve tefrikaya düşmeyelim. Ne Evet diyerek tağuta omuz vermiş oluruz (Bu niyetle yapanlarda olabilir cümle yanlış okunmasın...)ne de Hayır diyerek mücadeleden kaçmış oluruz...


 
f çınar 24-08-2010, 01:33:01
kaleminize sağlık anlamak isteyene bu sözler yeter.biz zaten alemi ervahta söz vermiştik.meydanlarda evet diye bağırmaya gerek yok.bizim için gerek yok. izni hocalarından fetva alanlar düşünsün.varsın evet diye bağırsınlar.çünkü biz sırtımızı rahman ve rahim olana dayadık.bizler sıkıntı çekerken 5 ve 2 yaşındaki çocuğumda dahil düşüncemizden ötürü ölümle tehdit edilirken.bizim hakkımız yokmuydu.herşeye rağmen biz yine ayaktaydık.o evetçiler neredeydi sadece biraz ödün verseniz ne olur.derlerken şimdi hiç utanmadan müslümanlardan evet beklemesinler.müslümanlar zaten söz verdi.evetini daha doğmadan verdi.
 
akif 24-08-2010, 00:33:12
sizstemi muslumanları barışık hale getirdiler ve sanki bugun yapılan refaramdu Allahın istekleri gelecekler gibi iman edip isbat etmeyen muslumanların kurtuluş olan bir anayasa gibi görmeleri ve bunu tebli etmeleleri fark eden ne olcak bu anayasa deyişliyi evet muslumanım diyen ve iman eden isbatlayan her bir kul buna karşı gelmesi gerekir cunku bize yaşam sunan ve bunu veren rabbimzin anayasasını red edip muşriklerin cahiliye zamnındaki gibi siztemi kurmasıdır buna destek vermektir ve ne acıki bunu yakın muslumanlarında söylemeleri
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat