Allah’ın kitabına çağıran, güzel ahlak sahibi insanları düşman bellemek size ne kazandıracak? Tarihin ortaya koyduğu en mükemmel insan örnekliklerini benimseyen kuşaklardan niçin bu kadar nefret ediyorsunuz?
NEYDEN KORKUYORSUNUZ?
Çocuklarınız kendilerini kaybetmişler. Ahlaksızlık batağına sonuna kadar gömülmüşler. Niçin yaşadıklarının farkında değiller. Umutsuzlukları yüzlerinden belli. Kapitalizmin bir nesnesi, tüketimin bir hedefi olmaktan kurtulamamışlar. Cinsel sapkınlıklardan, süfli arzuların tatmininden başka bir çıkış yolu bilemiyorlar. Okullarında uyuşturucuya, sigaraya, anlamsız müziklere teslim olmuşlar. Kız erkek ilişkilerinden başka hayatlarını adadıkları bir inançları kalmamış; futboldan başka bir uğraşları olmamış. Hayatlarında tutunacak bir dalları yok. Ailelerine karşı bir sorumlulukları yok. Kurtuluş çağrısından haberleri yok. Aileleri ve toplumlarıyla beraber büyük bir yok oluşa doğru gidiyorlar. Hakikatin çağrısından niye korkuyorsunuz? Çocuklarınızın kurtuluşu çağrısından niye korkuyorsunuz? Vahyin diriltici, kimlik kazandırıcı çağrısından niye korkuyorsunuz?
Ekonominiz dibe vurmuş. Hayatınızın temeline oturttuğunuz kapitalist hedeflerinizden bile ne kadar geri düşmüşsünüz. İlahi özü kaybedince mutluluğu üretmek ve tüketmekte bulmuşsunuz. Kapitalist kaygılarınız hiçbir ahlaki değer bırakmamış. Bedenler satılığa, pazarlara çıkarılmış. Çılgın bir tüketim anlayışı ve pompalanması altında iyice tükenmişsiniz. İnsanlığınızı hatırlatacak bir şeyiniz neredeyse kalmamış elinizde. Kendiniz ve ülkeniz için düşündükleriniz, tasarladıklarınız hep boşa çıktı işte. Borçlar altında bir ekonominiz, sömürünün pençesinde bir ülkeniz var. Alacaklarınızla verecekleriniz arasında büyük bir uçurum var. Emperyalistlerin pazarı olmaktan başka bir şey yapamamışsınız. Ahiret gerçeğine bîgâne kalışınız dünyaya sıkı sıkıya sarılmanız sonucunu doğurmuş ancak onda da muvaffak olamamışsınız ve öyle görünüyor ki asla da olamayacaksınız. Peki o halde hakikatin çağrısından niçin korkuyorsunuz? Adaleti ve kardeşliği emreden yüce mesaja niçin teslim olarak her iki dünyada da mutluluğa talip olmuyorsunuz? Kanaati telkin eden, yaşadığınız hayatı mutlak kılmayarak gözlerinizi kör olmaktan koruyan inançtan niçin ürküyorsunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Allah’ın kitabına çağıran, güzel ahlak sahibi insanları düşman bellemek size ne kazandıracak? Tarihin ortaya koyduğu en mükemmel insan örnekliklerini benimseyen kuşaklardan niçin bu kadar nefret ediyorsunuz? Kitap ve mesaj yanı başınızda durduğu halde elinize alıp da sayfalarını karıştırmıyorsunuz. Hidayet pınarını görmezden geliyorsunuz. Ahlakın, adaletin, mahremiyetin, kardeşliğin uzağına düşüyorsunuz. Kendi kendinizi engelliyorsunuz. İfşa edilen mahremiyetler size ne kazandıracak? Umutsuz çığlıklar, maddi manevi bunalımlar size ne kazandıracak? Kalbinizin üzerindeki kirleri daha ne kadar artıracaksınız?
Bir açmazdasınız, kabul edin. İnsanları inandıkları için tehdit etmeyi bırakın. Ayak diremeyin. Hakikatin çağrısına kulak verin. Kaybettiklerinizi gözünüzün önüne getirin. Kulaklarınızı etrafınıza tıkayın, elinizi vicdanınıza koyun. Kitabın sayfalarını çekinmeden aralayın. Tekebbür etmeyin, Kitab’a doğru bir adım atını. Tehdidin dilini üretmeyin, teklifin çağrısına evet deyin. Ölüm size gelmeden evvel düşünüp öğüt alma şansını değerlendirin.
Kutlu inancın adaleti, iffeti ve kardeşliği dillendiren söz ve davranışlarından korkmayın, uzattıkları ellerine el verin, kaybetmeyin!
Tehdit ve hakaret içermeyen mesajlarımızı yayınlamayarak cevap hakkımızı elimizden aldığınız için sizi kınıyorum , -aramızdaki hukukun zedelenmemesi açısından ismi mevzubahis değil- biz de site yönetiyoruz arkadaşlar , size yakıştıramadım doğrusu...
/*
Editörün notu...
Selamun aleyküm..
Şimdiye kadar bu yorumunuz dışında sitemize bir yorum yazmıştınız onu da yayınladık. Bizim bu konudaki tutumumuz, haber ve yazılara yazılan farklı yorumlara açık olmak yönündedir.
*/
çetin(ATOSa)
13-05-2007, 23:53:43
TOKAD da yapılan seminerlerin anlamsız ve yersiz olduğunu düşünmeniz şaşırtıcı.Eleştirinizi hangi temelde bina ettiğinizi merak ediyorum.Sadece tevhidi bilince vurgu yapmışsınız ki size katılmıyorum.Bilginin güç oldugunu unutmuşsunuz sanırım.Tevhidi düşünenlerin dahi netleşemediği,vahy algılısı,hadis ve sünnet persfektifi,tarih yorumu,olayları adlandırmadaki aczizlikleride ortadadır.Müslümanların herzaman olaylar ve sorular karşısında sözcüklerinin olması gerekmiyormu?Sizce acaba.tevhidi oluşmadan bu meseleler çözüme kavuşamaz iddianız da çok güdük ve anlamsız.Mesele diye adlandırdıgınız şey zaten bir ön kabulü oluşturuyo.Asıl mesele olayı degerlendirme deki acizlik ve tarihi bakış acısındaki geleneksel tortulardan kurtulamama.
Ayrıca yaptıgınız iş anlamsız tartışmalara sebebiyet vermekten öteye gitmez diye yazmışsınız.Tartışmanın bir tarafıda sizin oldunuz gerçegini unutmayın.Tevhidi bilinc her probleme ve soruya cevap bulmak zorunlulugu vardır.Bunu asla unutmayın.Ayrıca TOKADın yapacagı seminerlerin konusunu tesbitini size bırakamıyacak kadarda vakarlı ve ciddi bir duruşu vardır. LÜTFEN diye ısrar etmişsiniz size özel bir seminer verecek kadar boş vaktimiz yok.Çünkü bazı şeyleri anlamanız saglamak bizi aşacagını düşünüyorum.Vesselam...
ATOS
12-05-2007, 15:27:00
ATOS (Ahmet Örs'e...)12.05.07 12:26 Haber10.com'da İ.Eliaçık beyin makalesine yazdığınız yoruma cevapdır , aynı ifadeler orada da yer almaktadır : /// Bunlar gereksiz konular değildir tabii , bu bağlamda abdest , gusül teyemmüm de gereksiz konular değildir , gusülsüz , abdesttiz namaz olmaz çünkü!... Ancak bu konuları tartışmanın yeri de değildir . Özellikle Ahmet Örs gibi bir kardeşin bu konuların gündeme getirip tartışılmasına sıcak bakması bir hayli ilginç... Geçen hafta TOKAD'ın davetlisi olarak seminer vermişti , Ahmet kardeş bir dahaki seminer "İslam'da cariye var mı ?" konulu olsun lütfen !... Bakın size şöyle bir şey söyleyeyim : Tevhid bilinci oluşturulmadan bu meseleleri çözüme kavuşturamazsınız . Dolayısıyla yaptığınız iş anlamsız tartışmalara sebebiyet vermekten öte hiçbir anlam ifade etmez . Kaldı ki , yıllardır tartışılan şeylerdir bunlar , fakat ne yazık ki , tevhidi bilinç oluşmadığı için çözüme kavuşturulamamıştır.///
Ufuk Aktaşlı
02-05-2007, 17:17:30
Tandoğan'da, Çağlayan'da yaptıkları mitingler de süfli yaşamlarını korumak amacıyla yapılıyor.Yoksa bu sistem ülke insanına bir zenginlik mi vermiş, hayatına bir konfor mu katmış? Toplumsal bir barış içinde terörden iç savaşlardan uzak bir hayat mı bahşetmiş? Mahkemeleri adalet mi dağıtıyor, okulları eğitim mi veriyor, hastaneleri şifa mı dağıtıyor? bu ülkede insanlar yüksek bir hayat standartında mı yaşıyor. Peki bu sistemi niye korumak istiyorlar? İçki içme özgürlükleri için, cinsel özgürlükleri için.Faiz yeme özgürlükleri için.Çıplak gezme özgürlükleri için.
Fahri ERGÜN
01-05-2007, 22:45:08
Ahmet Örs abiciğim çok güzel bir yazı olmuş kalemine ve yüreğine sağlık.Dediğin gibi bunlar acaba neden korkuyor ben de anlamıyorum.Eğer tüm dertlerinin çaresinin Kur'an'da olduğunu bilseler acaba yine korkarlar mıydı?Ama galiba rejim temellerini sağlam atmışa benziyor.Yinede biz emr-i bil maruf nehyi anil münker demeye devam edeceğiz.
Beytullah Önce
30-04-2007, 20:04:09
Ahirete iman etmemişler, hesap gününe... Tüm yatırımları bu dünya üzerine ve şimdi onlar da ellerinden kayıp gidiyor. Kaygıları bu, iktidarlarını, güç ve servetlerini kaybetmek... Herkese hükmederken birden hükmettikleri ile aynı safa düşebilmek... Rütbeleri alınırsa hayatlarının anlamını da yitirecekler. Onlar kör ve sağır. Sesimizi işittirebilir miyiz? Açıkçası sanmıyorum. Ama biz yine de meydanlardan doğru onlara Allah'ın ayetlerini haykırmak zorundayız. Kamusal alanı tebliğden mahrum mu bırakalım?