Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
DİN’İN EGEMENLİK İDDİASI YOK MU?
Yasin AYDOĞAN - 22/04/2010 - 11:38
Allah’ın egemenlik hakkını inkâr edenler titresinler, korksunlar. Bu yanlıştan acilen vazgeçsinler. Geçmişe dönüp bir baksınlar, azgınlar tuğyankarlar nasıl anılıyorlar. Tuğyan kervanına katılmasınlar. Dünyevi iktidar, mal, mülk, makam, yetki, etki, servet, şöhret, şehvet için hiç mi hiç değmez.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın düzenlediği kutlu doğum haftası çerçevesinde (Din hava gibi solunan, su gibi ihtiyaç duyulan, hayatın her yönüne akan bir gerçektir, dinin adamı da-kurumu da-başkanlığı falanda olmaz ya! Bu da bizim ülkeye mahsus bir garabet) konuşan CHP lideri Baykal’ın konuşmasını izledim.

Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu ve benzeri şahıslar, ne konuştuklarını çok iyi biliyorlar. Kelimeleri seçiyorlar, hangi anlamda, neyi kasdederek konuştuklarının bilincindeler. Yani özetle bilerek ve inanarak konuşuyor, bildikleri ve inandıkları şeyi sunuyor ve ortaya koyuyorlar. Bu kesin. Burada hiç bir sorun yok. İnsan, iradesini istediği yönde kullanır-kullanabilir. Hatta isterse, Allah’ın verdiği dili yine Allah’ı (c.c) inkârda kullanır-kullanabilir. Şanı yüce Rabbimiz, insana irade vermiş ve muhayyer bırakmıştır insanı. Seçimi, insanın kendisi yapacaktır.

Şu ayeti celilede buyurulduğu gibi “Ve de ki: O hak Rabbimizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Çünkü biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışız ki, duvarları, çepeçevre onları içine alacaktır. Eğer feryad edip yardım isteseler, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. O ne kötü bir içecek ve ne kötü bir dayanma yeridir!” (Kehf 29)

İnkâr etme ya da iman etme serbestisine sahiptir insanlar. Bahşedilmiş-bağışlanmış hayat yolculuğu boyunca, insan bu imkanı-fırsatı dilediği yönde-yolda kullanacaktır.

Tabii hesabını ödemek şartı ile….

Konuşmasının giriş bölümünde, genel manada anlatttıkları-konuştukları içinde el hak tartışılmaz doğrular vardı, hepimizin onaylayacağı kesin gerçeklere değindi. Lakin sona gelince herşey altüst oldu, tarumar oldu, yıkıldı.

Neden mi?

Çünkü tarih boyunca şirkin-şeytani tuzağın, insanları içine aldığı ve derin uçurumlarına yuvarladığı ve kaybolmalarına yol açtığı en tehlikeli nokta hep bu nokta olmuştur. Her şeyi yoktan var eden Allah’ın, (c.c) egemenlik-hakimiyyet hakkını reddetmek. İşin burasında, insanoğlu bu yetkiyi, kendi eline almak, yetkiyi kendinde görmek gibi bir amansız düşmanlığın içine giriyor ve Allah’a (c.c) ortak koşuyor.

Kur’an mülk, malik, melik, melek, milk, temlik, melaike, melekut kelimelerini farklı yerlerde kullanıyor. Ayrıca türevleri olan istimlak, emlak, memluk, memleket kelimeleri de dilimizde yer tutmuş ki günlük hayatta bir çoğunu da kullanıyoruz.

Saltanat, hükümdarlık, tasarruf yetkisi, egemenlik, hakimiyyet, iktidar, güç ve kuvvet, otorite, sahip olmak manalarında, tüm kelimeler egemenliği, iktidarı, hakimiyyeti anlatıyor.

Yukarıda örnek verdiğimiz, müştak kelimeleri ayrı ayrı ele alırsak farklı anlamlara ulaşırız,  ancak özetle kelimenin sülasi mücerredi (kökü üç harfli) olan meleke-melike fiili ya da masdarı milk-mülk aynı anlamı verir ki bu manada Allah teala, mutlak egemenlik, iktidar, hakimiyyet, otorite sahibidir. Tevhid de bu asıl temel üzerine bina edilmiştir. Tüm rasuller de (a.s) aynı kesin ve değişmez gerçeğin elçisi-temsilcisi olarak görevlerini ifa etmiş, insanlara bu mesele de uyarılarda bulunmuş ve şirkten uzak durmalarını önemle vurgulamışlardır.

İnsan, Allah’a (c.c). iman ettiğinde, Allah’ın bölünmez bir bütünlükte egemenlik-hakimiyyet-iktidar sahibi olduğunu mutlaka kabul etmeli ve asla bu bütünlüğü bozmamalı, bu gerçeği asla unutmamalıdır, bu bütünlüğü bozmak ve bu gerçeği unutmak şirktir.

Zaten müşriklerin açmazı-problemi de işte bu noktada yatıyordu, onlar da bu çağın müşrikleri gibi şanı yüce Rabbimizin egemenlik yetkisini reddediyorlardı, yoksa Allah’ın kozmik alemin varedicisi-yaratıcısı, düzen vericisi olduğunu kabul ediyorlardı. Hatta bundan son derece memnun da oluyorlardı ki rızkı versin, yağmur yağdırsın, sıhhat versin, gece gündüzü düzenlesin, mevsimleri saat gibi işletsin, nebatı çoğaltsın, yeraltı-yerüstü zenginlikleri artırsın, kendi güçlerini aşan her hususta düzenlesin tedvir etsin. Yani yaşamalarını mümkün kılan her işi Allah (c.c) hallu asan eylesin ama hayata karışmasın, topluma nizam koymasın, siyasete, ekonomiye, aileye, eğitime, hak-hukuka karışmasın-bulaşmasın.

Olay (çok genişletilebilir, ayrıntılı örneklendirilebilir) kısaca ve özetle şudur : İnsan nedense Allah’tan razı olmuyor, kendisini yoktan var edenin koyduğu yasaya rıza göstermiyor, küçük olarak büyük olan Allah’a alan biçiyor, alan tahsis ediyor, kendi biçtiği alana mahsus kılıyor ve oraya yerleştiriyor. Yani hükmü, standardı kendisi belirliyor. Benim yasama bağlı olarak her şey anlam bulur demek istiyor. Yeryüzünde egemenlik bende-bizde dolayısıyla biz belirleyiciyiz diyor, biz ne dersek o olur demiş oluyor, biz ne kadar izin verirsek o kadar inanabilir o sınırda kalabilirsiniz diyor.

Firavn ve Nemrud aklıma geldi bunları yazarken.

Hiç tartışmasız, onlar da aynı iddianın sahipleriydiler ve aynı şeyi dillendiriyorlardı.

Kimsenin inancına müdahele etmeyiz-edemeyiz. Kimsenin zorla Din-i mübin-i İslam’a girmesi için cebr kullanmayız-kullanamayız. Zorla iman iman olmaz bunu biliyoruz.

Sadece uyarı görevimizi yapmalıyız ve hakkı gizlemeden açıkca ortaya koymalıyız.

İnanan bilerek hakkıyla iman etsin, neye niçin inandığını bilsin. Allah’ın hüküm hakkına kota koymanın haddi tecavüz anlamına geldiğinin şuuruna varsın. Herkes ahirette ki hesaba hazırlansın.

Allah’ın egemenlik hakkını inkâr edenler titresinler, korksunlar. Bu yanlıştan acilen vazgeçsinler. Geçmişe dönüp bir baksınlar, azgınlar tuğyankarlar nasıl anılıyorlar.

Tuğyan kervanına katılmasınlar.

Dünyevi iktidar, mal, mülk, makam, yetki, etki, servet, şöhret, şehvet için hiç mi hiç değmez.

Aman şirkin tuzağına düşmesinler, düşmüşlerse de hemen çıksınlar.

Rabbim! yaratan da sensin, yaşatan da, kanun ve yasa koyan da desinler.

“Hüküm ancak Allah’ındır.” (Yusuf 40)

“Allah, hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?” (Tin 8)

“Yoksa onlar cahiliye yasasını mı istiyorlar? Aklı başında bir toplum için, Allah’tan daha iyi yasa yapan kimdir?” (Maide 50)

657
YORUM LİSTESİ
mustafa güven 22-06-2010, 18:50:13
Değerli ve de sevgili ağabeyim yazını okudum ellerine sağlık Allah cc cümlemizi bağışladığı ve razı olduğu kullarının arasına katsın.
Tarih boyunca Peygamberler ve onların izi üzere olan muvahid müminler tağutlara,zorbalara,azgın beşeri sistemlere karşı bağımsız,bağlantısız,menfaatsız izzetli bir duruş sergilemişlerdir.
Bu gün ki kimliğini düşürmüş zavallılara O Resulleri,büyük imam ebu Hanifeyi,imam Ahmedi,ibn.Teymiye yi vs. hatırlatmak lazım. Onlar ve diğerleri küfür ve zalim düzenlere karşı sergiledikleri izzetli ve şerefli duruşlarıyla inş. indi ilahide de şeref ve izzet bulacaklar ve bizlerde hayır ve hayranlıkla onları anacağız ve anıyoruz da.Peki azıcık dünya menfaati için önüne gelene şapka çıkaran sözüm ona alimlere,din temsilcilerine! ne demeli .... ?
 
yasin 27-04-2010, 13:04:42
yorum yazan tum kardeslerime tesekkuru bir borc biliyorum.bende site yazari yorumcu kardeslerimi okumaya calisiyorum.onlara tesekkur icin yorum yazmakta tembel davrandigimi itiraf etmeliyim.onlar benden daha caliskan=aktifler rabbim cumlemizi bi sitede bir eyledigi gibi cennetinde rizasinda cem eylesin
 
mehmet maksut 26-04-2010, 10:45:14
Degerli kardeşim Allah razı olsun.Rabbim Allahın hakimiyetini haytımıza hakim kılan insanlardan bizi eylesin ve bu yoldan bizi bir an dahi ayırmasın
Deniz baykal, ali bardakoglu vb kişiler bunları söyleyip kendilerini açıga cıkara biliyorlar.Gel gör ki bugun bir çok müslümanın bilinçaltında bu mantık yatıyor ... dua-umut-selam ile
 
Fahri ERGÜN 24-04-2010, 08:32:18
Şükrü Hüseyinoğlu kadeşim ben orada sıcağı sıcağına cevap vermediği için o yorumu yapmıştım.Evet sonradan cevap vermiş star gazetesindeki röportajı okudum.İyikide orada ceva vermemiş diyorum.Çünkü Baykaldan hiç farkı olmadığını gördüm.Zaten başında bulunduğu kurum rejimin payandası olduğu için hiçte yadırgamadım.
 
Ş. Hüseyinoğlu 23-04-2010, 19:13:46
Fahri Ergün kardeşim, Bardakoğlu cevap vermemiş demişsiniz, vermez olur mu hiç! Baykal'ın o konuşmasından sonra Star gazetesine bir mülakat vermiş ve şunları söylemişti: "İslam, insanların hangi rejimle yönetildiğiyle değil, dinin o insani, ahlaki değer ve hedeflerinin ne kadar gerçekleştirildiğiyle ilgilenir. Adaleti, dünya nimet ve külfetlerinin doğru paylaşımını sağlayabiliyor, insana insan olarak değer verebiliyor, istişareyi, katılımı, ötekini adam yerine koymayı başarabiliyor musunuz? Esas olan odur."

Bu röportajı sitemizde de alıntılamıştık. Şu linkten okuyabilirsiniz:

http://www.islamvehayat.com/3862_Bardakoglu,-Baykal-gibi-konustu:-Islam-in-rejimlerle-sorunu-yok.html
 
yasin 23-04-2010, 16:39:12
fahri kardesime aynen katiliyorum
dinin adami kurumu olunca alkislamak vazife oluyor.peygamberler neden tapinaga karsi mucadele vermisler daha iyi anliyoruz.tapinaklar genelde sistemlerin bekaasi icin varedilmisler.gorevlerini yapiyorlar kanaatimce.ama biz asla onaylamiyoruz.
 
Fahri ERGÜN 22-04-2010, 23:07:50
Benim anlayamadığım her ne kadarda resmi bir görevinin olmasına rağmen orada bulunan diyanet işleri başkanının da bu konuşmadan sonra Baykal'ı alkışlamasıdır.Diyanet işleri başkanı orada söz alarak Baykal'a gerekli cevabı veremez mi idi?Bu adam bu kadar mı acz içinde?Yazıklar olsun....
 
DİĞER YAZILARI

20/09/2011 - 00:08 HACCA DOĞRU

15/07/2011 - 11:05 TESETTÜR, KADININ DIŞARIDAKİ EVİDİR

06/06/2011 - 22:48 GERÇEK TERÖR

15/05/2011 - 10:45 HALİS DİN`E MUZAHREFAT KARIŞTIRMAYALIM

05/05/2010 - 17:46 ÂLEMLERE RAHMET BİR DİN

22/04/2010 - 11:38 DİN’İN EGEMENLİK İDDİASI YOK MU?

15/04/2010 - 11:52 TELKİN

14/03/2010 - 14:56 KUNDAK VE KEFEN

16/02/2010 - 11:15 HUZUR AMA NEREDE?

12/02/2010 - 11:04 FESAD VE FESADCILAR

23/11/2009 - 18:33 KANUN’SUZ TOPLUM, AHLAK’SIZ KANUN, DİN’SİZ AHLAK OLMAZ

11/11/2009 - 10:36 TE’LİF HAKKI

30/09/2009 - 17:46 DİN GÖREVLİSİ YOK İSLAM’IN İNSANI VAR

29/08/2009 - 12:47 SEYAHAT İBADETTİR: İRAN İZLENİMLERİ

28/05/2009 - 15:07 ARKAMIZA BAKMAYALIM

10/05/2009 - 12:51 EL VE KALEM

27/04/2009 - 12:02 BİZ MÜSLÜMANIZ

30/03/2009 - 14:57 KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLER

09/03/2009 - 23:21 BORÇ HUKUKU

02/03/2009 - 14:04 KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR

20/01/2009 - 10:54 GAZZE: REMZ-UL İZZE

03/01/2009 - 22:56 YIPRATMA KAMPANYASI NEYE HİZMET EDİYOR

24/12/2008 - 18:25 BİZ MİNA'DA, MUNTAZAR IRAK'TA...

20/11/2008 - 11:47 KRİZ FAİZİN ÇOCUĞUDUR

14/11/2008 - 13:30 BAŞARILI OLMAK

25/10/2008 - 14:47 DİN; VERMEKTİR

14/05/2008 - 16:53 "ANNELER GÜNÜ"

20/03/2008 - 17:20 VİLADET-İ RASUL

18/02/2008 - 20:23 MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN, ÖRTÜ DEĞİL ÖRTÜSÜZLÜKTÜR

07/02/2008 - 13:03 PEYGAMBERLİK MİSYONU

25/01/2008 - 17:30 BİR KALP HASTALIĞI: HASED

08/01/2008 - 16:55 MUHARREM AYI

26/12/2007 - 17:27 KURBAN

13/11/2007 - 21:45 TİCARETE BAKIŞ

29/10/2007 - 15:19 ÜCRETİMİZ ALLAH'TAN

18/10/2007 - 18:55 ASHAB-I SEFİNE'DEN OLMAK

18/07/2007 - 12:08 NAMAZ HEM 'DİN'LENDİRİR, HEM DE DİNLENDİRİR

16/04/2007 - 10:47 MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?

06/04/2007 - 13:51 ROMANYA GEZİSİNDEN NOTLAR

21/02/2007 - 11:25 EY İNSAN!

03/02/2007 - 11:59 ARKADAŞ OLMAK

22/01/2007 - 16:50 HACC ÜZERİNE
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat