Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
İSTİKAMETİ ŞAŞMAMAK
Mehmed MAKSUT - 11/03/2010 - 10:15
Günümüzde birçok mü'min kardeşimiz, yaşadığı bazı sıkıntılardan sonra sabredemeyip ya saf değiştirerek ya da söylemini ve tavrını değiştirerek yoluna devam etmekte ve acı çekmeden İslam'ı yaşama gayretine girmektedir. Fakat şunu hatırlatmak isteriz ki hiçbir dava acı çekilmeden, bedel ödenmeden yükselmemiştir. Ve cennet bedeller karşılığında sunulmuştur mü'minlere.

Allah'ın dinine hizmet için var oluş mücadelesini sürdürmekle mükellef olan mü'minler, bu hedeflerini gerçeklerleştirirken birçok zorluklarla karşılaşırlar. Bu zorluklar hayatın imtihanında var olan bir hakikattir. ‘İnsanlar sadece iman ettik diyerek sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar. Andolsun, onlardan öncekileri sınadık.’ (ankebut 2)

İslami mücadelelerini veren tüm peygamberler bu imtihanlardan tavizsizce; izzetin yalnızca Allah'tan olduğu şuuruyla (nisa 139) önlerine çıkan her türlü musibetlere göğüs germişlerdir. Zalimlerin tarih boyunca Müslümanlara reva gördükleri zulümler her zaman olmuştur, olacaktır da. Ama şunu unutmayalım ki tüm peygamberler Allahın yardımıyla zafere ulaşmıştır. Zafer devletleşmek, güç elde etmek veya âleme hâkim olmak değildir. Zafer Allahın iradesi doğrultusunda Kuran’ın şahitliğini içtimai, siyasi ve ferdi hayatta sergilemektir. Bundan ötürüdür ki tüm peygamberle bu âlemden zaferle ayrılmışlardır.

Başarı alkışlanacak sonuçlar elde etmek değildir. Gerçek başarı alkışlanacak çabalar sarf etmektir. Burada sonucu verecek olan Allah’tır. Yeter ki bizler Allah'ın razı olacağı bir hayatı her yönüyle yaşayalım. Mücadelemizde sebat edelim ve tek başımıza dahi olsak kınayıcıların kınamasından çekinmeden hakkın şahitliğini yapalım.

'Sizi biraz korku, biraz darlık ve biraz mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele. Onlara bir musibet geldiği zaman biz Allah'a aidiz ve elbette ona döneceğiz derler. Allah'ın mağfireti ve rahmeti onların üzerinedir. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır.' (bakara 155–157)

Müslümanları bazı sıkıntılarla sınayacağını ayette ifade eden yüce Allah, bizleri bu sınamalar karşısında Kur’ani ilkelerinden taviz vermeden sabır ve sebata davet etmektedir. Fakat günümüzde birçok mü'min kardeşimiz, yaşadığı bazı sıkıntılardan sonra sabredemeyip ya saf değiştirerek ya da söylemini ve tavrını değiştirerek yoluna devam etmekte ve acı çekmeden İslam'ı yaşama gayretine girmektedir. Fakat şunu hatırlatmak isteriz ki hiçbir dava acı çekilmeden, bedel ödenmeden yükselmemiştir. Ve cennet bedeller karşılığında sunulmuştur mü'minlere.

Ayeti kerimede şöyle buyurulmaktadır: ‘Yoksa sizden öncekilerin çektiğini çekmedikçe cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar ve sıkıntılar gelip çattı ki hatta peygamber kendilerine iman edenlerle birlikte Allahın yardı mı ne zaman gelecek? Derlerdi. Haberiniz olsun ki Allah’ın yardımı yakındır.’ (bakara 214)

Çile çekmeyi göze alamayan bazı kardeşlerimiz, İslami mücadelesinde kendisine acı vermeyen çabalara yönelmiş ve sistemler karşısında bazı yumuşamalar göstererek silik bir şekilde mücadelelerine devam etmiştirlerdir. Ebetteki acı vermeyen, rahat bozmayan bir İslam’a, birçok insan yönelmiştir. Ve bunların sayıları da dünyevi malları da her geçen gün artmıştır. Bu artış çoğu insan tarafından yanlış okunup değerlendirilmiştir. Yanlışların sayısındaki çokluk hiçbir zaman onların doğru yolda olduklarını göstermez.

İlkeleri ile büyümenin zor olduğunu gören bazı insanlar saflarını, çizgilerini, söylemlerini yumuşatarak geniş kitlelere ulaşmışlardır. Herkesi memnu edecek bir saha haline gelmişlerdir. Fakat burada şunu hatırlatmak isteriz ki hiçbir peygamber sayımız çok olsun veya mensuplarımız artsın diye davalarında taviz vermemiş iken nasıl olurda bu peygamberleri örnek olan insanlar bu basit hataya düşebilirler.

'Nice az topluluklar daha fazla topluluklara Allah'ın izniyle galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.' (bakara 249)

Bizler bu ayetin vurguladığı az topluluktan yola çıkarak İslami davet ve mücadelede batıla karşı üstün gelebilecek bu kadroyu oluşturmalıyız. Hesaplarımızı İslami karalılığında şüphe olamayan az da olsa nitelikli insanlara yöneltmeliyiz. Zira Rasulullah, kendi döneminin cahili sistemine karşı az; fakat dirayetli olan bu nesli yetiştirmiştir. Bu bir avuç inanmış mümin ve mümine ile batıl düzenini kaldırıp hakkın düzenini ikame etmiştir. Bu yiğitler ne sayısal çokluğa ne dünyevi üstünlüğe ne sistemin yöneticilerine ve ne de cahili güç unsurlarına sığınmışlardır.

’Müminler ancak Allaha dayanıp güvenmeli’ (maide 11) düsturuyla hareket ederek, Kur'an’ın şahitliğini gerçekleştirmişlerdir. Onlar çoğunluğun gücüne değil; hakkın gücüne bağlanıp yaşamışlardır. ’Gevşemeyin üzülmeyin; siz eğer inanmış iseniz muhakkak üstün olanlar sizlersiniz’ (ali İmran 139) şiarıyla, hakkın hakikatinden rahatsızlık duyan tüm güçlerin saldırılarına karşı, ilkelerinden taviz vermeyerek, sistemin teklif ve aldatmalarına kanmayarak rızayı ilahiye uygun bir mücadele sarf etmişlerdir.

Bu az olan topluluk Allahın yolunda dağınık, kuru kalabalıklar halinde değildi. Aksine onlar İslami mücadelede bir binanın tuğlaları gibi birbirlerine kenetlenmişlerdi.( saff 4) Büyük ama dağınık olmaktansa küçük ama bir arada olmayı tercih etmişlerdi. Yürüdükleri yolda, sayıca büyük kalabalıklar olmasa da yürüdükleri yolun doğruluğundan hiçbir şüphe duymamışlardır. Çünkü onlar Bakara suresi 147. ayetteki ‘Gerçek Rabbindendir. Sakın tereddüt edenlerden olma’ ilkesine gönülden bağlanmışlardı. Onlar kendilerinde daha kalabalık ve dünyevi güç itibariyle büyük bir toplulukla baş başa kaldıklarında ahitlerinden dönmemişlerdir. Böyle bir toplulukla karşı karşıya kaldıkları zaman dayanıklık gösterip Allah’ı çokça anıp, hatırlayarak kurtuluşa ermişlerdir (enfal 45) ve Allah hükmünü verinceye kadar hak yolda sebat etmişlerdir. (yunus 106)

Onlar çekilen çile ve sıkıntıların geçici olduğunu ve geçici olan bu dünya âleminin bir gün sonlanacağını biliyorlardı. Bunun için sabrediyorlardı, sabırda yarışıp Allah’tan korkarak kurtuluşu umut ediyorlardı. (ali İmran 200) Onlar hak çizgide sabredip sakındıkları takdirde ani bazı baskınlara uğradıkları zaman rablerinin kendilerini meleklerle destekleyeceğine inanıyorlardı. (ali İmran 125)

Evet, batıl karşısında hakkın şahitliğini yapan az’ınlık yeryüzünde bulunanların çoğuna uydukları takdirde Allahın yolunda sapacaklarını ve o çoğunlukların ancak kendi zanlarına göre hareket ettiklerini biliyorlardı. (enam 116). Onlar hiçbir zaman çoğunluğun baskın isteklerine göre hayat standartlarını şekillendirmiyorlardı. Eleman kaybederim korkusuyla hakkı gizlemiyorlardı.

‘Kendiniz bilip dururken hakkı batıla karıştırmayın ve hakkı gizlemeyin’ (bakara 41) uyarısına pür dikkat yöneliyorlardı. Onlar Allah'ın ahdini, makamlara, reel şartlara, sayısal çoğunluklara satmıyorlardı. ’Allah’ın ahdini ucuz bir değere satmayın. Eğer bilirseniz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.' (nahl 95) uyarısına itina gösteriyorlardı.

Kalabalıklara karşı sayıca az yürekçe çok olan bu insanlar maruz kaldıkları ambargolara, tehditlere, tekliflere rağmen ilahi aydınlığın geleceğinden hiçbir zaman umut kesmemişlerdi. Onlar her şeye rağmen umutlu ve dirayetliydiler. Allahın rahmetinden umut kesmemişlerdi çünkü biliyorlardı ki Allahın rahmetinden ancak kâfirler ümit kesebilirdi. (Yusuf 87) Onlar sabrediyorlardı ve sabırları ancak Allah ileydi. Kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı sıkıntıya düşmüyorlardı. Allahın korkup sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraber olduğunu biliyorlardı. (nahl 127–128)

Bu azınlıktaki insanlar, Allahın emrine sabırla sımsıkı sarıldıkları için birçok zorluğun altından Allahın yardımıyla galip geliyordu. Allaha ve Rasulullaha bağlılıkta bir an olsun geri durmayan bu insanların yirmi kişisi kâfirlerin iki yüz kişisine bedeldi. (enfal 66)

'Her ümmetin bir eceli vardır. O ecelleri gelince ne bir an geri bırakılabilirler ne de ileri alabilirler.' (araf 34)

Bu ayetten de anlaşıldığı gibi her topluluğun bir eceli vardır ve yukarda değindiğimiz toplulukta Allaha karşı vazifesini yaparak rablerine kavuşmuşlardır. Bize düşen görev bu fedakâr insanların yaşadığı gibi İslamı yaşamak ve yaşatmaktır. İlkeli, kararlı ve tavizsiz, küçük ama fedakâr bir kadroyla ancak İslamı tekrardan hayatın gündemine taşıyabiliriz. Bunun için İslamın önüne geçirdiğimiz, gerçekçi olmayan kaygılardan kurtulmalıyız. İslam davasının yolu uzun olabilir; fakat islamdan başka da bir yol yoktur. Bunun için basit bazı hesaplar adına İslami mücadelemizden taviz vermemeliyiz. Reel şartlardır, 28 Şubatlardır, sistem yumuşamıştır, herkesi her özelliğiyle kucaklamaktır, daha çok insana ulaşmaktır gibi iyimserliklerin iyi olmadığını ifade etmemiz gerekir. Bu tür kaygılarla büyüyen bazı camiaların maalesef çelişkiler içinde kontrolsüz büyüdüklerine şahit oluyoruz. Ve süreç içerisinde yazdıklarıyla yaptıkları birbirine uymayan insanlar haline geldiklerini görmemiz acı da olsa bizleri üzüyor…

'Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur. Ve onlar üzülmeyeceklerdir.' (ahkaf 13)

'Onların kalpleri üzerinde sabır ve kararlılığı rabt etmiştik. Krala karşı kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: Bizim rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. İlah olarak biz ondan başkasına kesinlikle tapmayız. Eğer tersini söyleyecek olursak, andolsun gerçeğin dışına çıkmış oluruz.' (kehf 14)

YA RABBİ AYAKLARIMIZI SABİT KIL

960
YORUM LİSTESİ
T.R.G.T 29-03-2010, 14:21:36
Güllü görenler gülle sormuşlar ne güzel kıpkırmızı bir rengin var diye Gül de içim kan ağlıyor belki ondandır demiş Benim gönul telim bunu soylemeyi uygun buldu inşallah biz acıyla perçinleşenlerden oluruz
 
erdal aydın 29-03-2010, 12:32:55
Evvela selam ederim bu ve benzeri konularda yazı yazmanı ve yazdığın gibi yaşamanı yüce rabbimden dilerim İslam dini bedelsiz gelmemiştir onun dışında şöyle bir düşünelim bir iş yaptığımızda her zaman bir bedel ödüyoruz şöyleki hem dünyamızı hemde ahiretimizi ilgilendirien bir konuda en büyük bedelleri vermeliyiz her şeyimizle sağlıklta,hastalıkta şun demek lazım '' ELHAMDÜLİLLAHİ ALA KÜLLİ HAL''
 
Ahmet 28-03-2010, 20:04:18
İSTİKAMETTEN SAPMAMA DUASIYLA
 
m.fatih tezcanlar/harr.ünv. matematik 22-03-2010, 14:51:40
SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞİM ALLAH SENDEN RAZI OLSUN ELLERİNE SAĞLIK ALLAH DEDİĞİN GİBİ HİÇBİR İNSANOĞLU YERYÜZÜNDE YOKTURKİ SINAMASIN VE İMTİHAN EDİLMESİN TA HZ.ADEMDEN HZ.MUHAMMED'E KADAR TÜM NESLİ VE NESLİN İNSANLARINI GEREK ACILARLA GEREK KARDEŞLERLE GEREK ANA GEREK BABA ...HER ALANDA İMTİHANA TABİ TUTMUŞTUR AMA İMTİHANIN GÜZEL BİR BOYUTUDA SONUCUNUN GÜZEL OLMASIDIR HZ.İBRAHİM'E BAKTIĞIMIZDA TAM BİR TESLİMİYET İÇERSİNDE VE DAVASINA SADIK BİR ŞEKİLDE İLERLEYİŞİN SONUCUNDA BİR ATEŞE ATILMA MESELESİ VAR AMA HZ.İBRAHİM SON ANA KADAR TESLİMİYETİNİ KORUYOR VELAKİN TAM DA BEN BİTTİM YARABBİ DEDİKTEN SONRA ALLAH DA KULUNA YETİYOR...İŞTE SONUCUNDA HZ.İBRAHİM'İ BAŞLI BAŞINA BİR ÜMMET OLMA GİBİ BİR MAKAMA ERDİRİYOR NİCE İBRAHİ-İ DAVA ŞUURLARINA ...ESSELAMUN ALEYKÜM
 
MEHMETMAKSUT 22-03-2010, 12:48:58
Degerli agabeyim ,islami samimiyetini gıpta ettigim MEHMET SALİH kardeşime ALLAH razı olsun der kendisine dua ederim.SİTEMİZE HOŞ GELDİN..
 
mehmet salih 22-03-2010, 09:19:30
ALLAH razı olsun sevgili kardeşim yazını okudum gerçekten çok yerinde ve zamanında bir devet ALLAH ayaklarımızı hak yolunda sabit kılsın,amin.vesselam mehmet salih.
 
müslüm 18-03-2010, 17:00:31
insan hayatında sıkça karşılaşılan bir durum olan istikamet meselesi,bizler için çok önem arz etmektedir.çünkü bilgiden öte pratik hayatı içerisine alır.rabbimiz,bizleri istikametten şaşanlardan eylemesin
 
suskun şair 18-03-2010, 16:36:47
Allah razı olsun kardeşim yazını geçte olsa okudum.Ben sitedeki okuyucuların sadece bir yazazı takip edip digerlerini takip etmemeyı uygun bulmuyorum.Mümkün mertebe ve imkanları ölçüsünde diğer yazarlarıda okumayı temenni ediyorum...))))
 
ALPER 12-03-2010, 11:39:18
Yine bizleri şad ettin aziz kardeşim.Uyarıların inşallah uyanışlara vesile olur.Genç olmanıza ragmet böyle tecrübi eye dayalı uyarı mahiyetindeki yazılarınızdan dolayı allah razı olsun.Rabbim kalbimizi zihnimizi, fikirlerimizi ve eylemlerimizi bu din üzerine sabit kılsın ve yolunda şehadeti nasip etsin.ISTIKAMETEN AYRıLMAMAK DUASıYLA BAŞARıLAR
 
ilyas metin 11-03-2010, 16:42:40
Rabbimiz razı olsun yazdıklarından dolayı.böyle tevhid içerikli yazan muvahhid mumin kardeşlerimin olmaları gerçekten beni mutluluktan daha öteye taşıyor.selamlar
 
mehmet 11-03-2010, 12:24:14
Degerli kardeşim Allah razı olsun. böyle bir konuya deginmiş olmanız güzel oldu. Zira yaşadıgımız süreçte bir çok insan sessizce istikamet degiştirmekte. Yıllarca verilen emekler süreç içerisinde böyle istikrarsızlıklarla heba edilmekte.Dün bizlere tevhidi gerçekliği ifadeeden ve bunun için mücadele eden bazı ABİler bu gün dün söylediklerine ters tavır ve tutumlar içine girmektedirler.Sormak gerekir bunlara acaba müminler, tepkilerini, söylemlerini ve sisteme karşı duruşlarını sistemin bazı eksikliklerini gidermekle degiştirmekle ne kadar kurani ilkelere uygundur.
Yinede birbirimize dua edelim ve istikabetten uzaklaşmaya yönelmiş veya yöneltilmiş müslümanlarlar aramıza mesafe koymayalım .Mümkün mertebe onlarla sıkı diyaloglara girip onlara yardımcı olalım.Bu bizim birbirimiz üzerindeki en dogal hakkıdır.Burada şu konuyada deginmek gerekir bizler bu endişeleri salt eleştiri mahiyetinde kendi kulislerimizde degil bu duruma düşmüş kardeşlerimizin yanında usluba riayet etmek şartıyla konuşalım.Konuşmamız fayda versirse iyi olur vermez ise en azından bizler müminlik görevimizi yerine getirmiş oluruz...BİZ DAVETÇİYİZ YARGILAYICI DEGİLİZ ŞUURUYLA BİRBİRİMİZE YARDIMCI OLALIM. Size ve tüm sitedeki kardeşlerime selamlar.
 
DİĞER YAZILARI

12/05/2012 - 08:16 GEZİ VE MUHASEBE

19/04/2012 - 03:11 KUTLU DAVADAN KUTLU DOĞUMA

15/03/2012 - 07:14 NEFES ALMANIN ÖLÜM OLDUĞU YER: HALEPÇE

10/03/2012 - 06:30 ANNEME MEKTUP – PEPÛKÂ DAYÎKAN -I-

26/02/2012 - 07:31 İRAN’IN DIŞ SİYASETİ ve SURİYE’DEKİ OLAYLARA BAKIŞI

15/02/2012 - 19:50 İRAN İZLENİMLERİ -2-

09/02/2012 - 12:12 İRAN İZLENİMLERİ -1-

15/01/2012 - 00:13 MOLLA MANSUR GÜZELSOY'UN ARDINDAN...

09/01/2012 - 08:19 LÂ TURKİYYE, LÂ KURDİYYE, İSLÂMİYYE, İSLÂMİYYE!

30/12/2011 - 00:52 KATIRLARIN SIRTINDA UMUD'A KAN, TOPRAĞA CAN DÜŞTÜ...

20/12/2011 - 22:44 HURAFE- BİDAT’İN VAHİY VE AKILLA MÜCADELESİ

30/11/2011 - 21:59 BU NE DUYARSIZLIK, BU NE TUTARSIZLIK...

19/11/2011 - 12:35 ŞAHISLARI KUTSALLAŞTIRMA HASTALIĞI VE ELEŞTİRİ

06/11/2011 - 15:44 SENSİZLİK VE SESSİZLİK

03/11/2011 - 07:31 DEPREM GÜNLÜĞÜ -SON-

31/10/2011 - 21:44 DEPREM GÜNLÜĞÜ -3-

30/10/2011 - 09:09 DEPREM GÜNLÜĞÜ - 2

28/10/2011 - 10:27 DEPREM GÜNLÜĞÜ -1-

17/10/2011 - 08:31 DİN ADINA DİN ÜRETME SORUNU

13/09/2011 - 23:49 BİR RİSALE-İ NUR DERSİ İZLENİMLERİ

08/09/2011 - 23:10 KAYIP BİR FİDAN

02/09/2011 - 10:50 UMUDUN GÜCÜ

20/08/2011 - 04:53 KÜRESEL SALDIRILAR KARŞISINDA MÜSLÜMANLAR

12/08/2011 - 12:20 KUR'AN, RAMAZAN VE SAMİMİYET SINAVI

12/07/2011 - 22:55 ÜNİVERSİTEYE YÖNELİK İSLAMİ ÇALIŞMALARIN GEREKLİLİĞİ

23/06/2011 - 23:00 MÜSLÜMANLAR GENÇLERE SAHİP ÇIKMALI

11/06/2011 - 16:46 İSLAMİ KİTLELERİ AMACINDAN SAPTIRMA SİLAHI: DEMOKRASİ

31/05/2011 - 06:14 İZZET GÖMLEĞİNİ GİYMEK

08/05/2011 - 13:33 KÜRTLER, MUSTAZAF-DER, PKK VE SON OLAYLAR

25/04/2011 - 19:49 MİLLİYETÇİLİK TÜRLERİ VE TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK

12/04/2011 - 23:21 ÇOCUK VE TAŞ (ŞİİR)

02/04/2011 - 00:55 SORUN - SORU - SORUMLULUK ÜÇGENİ

03/03/2011 - 06:42 HAL-i PÜRMELALİMİZE DAİR HASBİHAL

02/02/2011 - 19:12 ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR...

28/12/2010 - 22:40 Dâvâ gençliksiz olmaz

09/12/2010 - 22:11 UZLAŞMA TEKLİFLERİ KARŞISINDA MUHAMMEDİ TAVIR

09/11/2010 - 12:38 İSLAMİ MÜCADELE ÜMİTSİZLİK GİRDABINA MAHKÛM EDİLMEMELİ

21/10/2010 - 16:29 SAVRULMALARIN SEBEBİ: SABIR EKSİKLİĞİ

01/10/2010 - 17:45 ÜNİVERSİTELERDEKİ İSLAMİ ÇABALAR ÜZERİNE HASBİHAL

11/09/2010 - 12:26 SABRA DAVET

26/08/2010 - 15:19 MESAJ KIVILCIMLARI

03/08/2010 - 20:09 LOKMAN (A.S.)'IN ÖĞÜTLERİNE KULAK VERMEK

08/07/2010 - 19:40 KİMLİĞİN İNŞASI

28/06/2010 - 09:48 YOL KONTROLU

10/06/2010 - 18:03 FİRAVUNİ BASKILARA KARŞI İHMAL ETTİĞİMİZ SIĞINAKLARIMIZ

20/05/2010 - 10:48 ALLAH KİMLERİ SEVMEZ?

02/05/2010 - 15:24 MARUFUN İNŞASI, MÜNKERİN İMHASI İÇİN

17/04/2010 - 11:33 KURTULUŞ FAKAT NASIL?

30/03/2010 - 18:25 OKU: HAYATI YENİDEN İNŞA İÇİN

11/03/2010 - 10:15 İSTİKAMETİ ŞAŞMAMAK

24/02/2010 - 13:22 KAYBIN EN BÜYÜĞÜNDEN SAKINMAK İÇİN

10/02/2010 - 14:23 KURTULUŞUMUZ DAVETİ DİRİLTMEKTE

29/01/2010 - 18:43 BİLEBİLMELİYİZ…

19/01/2010 - 12:13 GENÇLER EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZDİR

31/12/2009 - 16:50 BİRAZ DA KENDİMİZİ KONUŞALIM!

19/12/2009 - 10:15 BİZ VE SORUMLULUKLARIMIZA DAİR
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat