Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
ROMANYA GEZİSİNDEN NOTLAR
Yasin AYDOĞAN - 06/04/2007 - 13:51
İman sakaları olmalı, bunun derdine düşmeliyiz. Malın mülkün hamallığını az yapmadık. Gelin yeni bir şeyi yüklenelim ve iman taşıyalım, huzur, esenlik, emniyet, mutluluk taşıyalım.

ROMANYA GEZİSİNDEN NOTLAR

 

Hizmetin coğrafyası olmaz.

Hicretin, tebliğin, temsilin, davetin coğrafyasının olmadığı gibi.

Yola çıktıysanız neresi olsa fark etmez artık.

Yeryüzü Allah’ın. (c.c.)

Biz de O’ nun kullarıyız.

Yeryüzü geniş ve imkan bol.

Veda hutbelerinde Hz. Peygamber’in hitab ettiği sahabe sayısı ihtilaflı olsa da biz en yüksek rakamı esas alarak söyleyelim: 150 bin. Yine şu anda Mekke, Medine ve Taif’te medfun bulunan sahabe sayısının ise 10 bin olduğu söyleniyor. 140 bini nerede? Nerede yaşadılar? Nerede teslim-i can eylediler? Ve nereye defnedildiler?

Bu sorular cidden çok mühim sorular. Cevabını dünya geneline baktığımızda anlıyoruz. Sahabilere ait olduğu rivayet edilen çok farklı bölgelerdeki kabirler bunun en somut göstergesi. Nahl Suresi 36. ayette Rabbimiz “...Yeryüzünde gezin, bakın yalanlayanların sonu nasıl olmuş.” buyuruyor. Hem yalanlayanların sonunu, hem de tasdik eden ve hakikati taşımaya aday olan ve bu uğurda yola koyulanların neler yaptıklarını, nasıl iz bıraktıklarını görmek için yola koyulmalı. 

Daha önce bir hizmet vesilesiyle 3 yıla yakın bulunduğum Romanya’ya, 15 martta tekrar bir ziyaret gerçekleştirdik. Başkent Bükreş’e 250 km mesafede Köstence ili var. Hemen 80 km yakınında bulunan Tulça adlı bölgede Babadağ olarak anılan küçük bir kasabada Sarı Saltuk adlı bir zatın kabri var. Gitmişken kendi çağlarında iman sakalığı yapmış Salih kulların kabrini de ziyaret ettik tabii. Burada yatan kişinin (farklı bölgelerde yattığına dair rivayetler de var. Örn. Macaristan, Bulgarıstan, Makedonya, İznik) Sarı Saltuk olduğuna dair kaynaklar var. Kuzey Dobruca’daki 9 bin nüfuslu bu kasabanın güney kısmındaki Maçin sokağında Sarı Saltuk’un kabri ve onun karşısında da yaz kış akan Baba Pınarı bulunuyor.

Burada yanlış birtakım anlayışlar sürdürülmektedir ne yazık ki. Sarı Saltuk’un kabrini ziyaret eden kadınlar dileklerinin olması için burada dualar okumakta, mum yakmaktadır. Eve döndükle­rin­de koku çıkarma olarak adlandırdıkları kızgın yağda hamur kızartma işini yapmaktadır. Anadolu’da lokma dökme olarak adlandırılan bu geleneğin Babadağ’da koku çıkarma olarak adlandırılması dikkat çekicidir.

Kokunun ve tütsünün eski Türk inancı içerisinde, özellikle nazardan, büyüden ve tehlikelerden korunmakta önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. Bu hamurlar daha sonra hayır için üç veya yedi eve dağıtılmaktadır. Bunlar da Şamanist eski Türkler’in inanç sistemi içerisinde yeri olan sayılardır. Tüm bunlar bölge insanında nasıl bir dini anlayış, algılayış olduğuna dair ipuçları veren uygulamalardır. Tevhidi öğretinin hilafına geleneklerden ve eski dini inanışlardan kalma bu asılsız uygulamaların, yerini Kur’an ve sünnet merkezli sahih din anlayışına bırakması için üzerimize çok iş düşüyor.

Sarı Saltuk’un kabrine çok yakın bir cami var. Bahçesinde de Gazi Ali Paşa’nın kabri var. Cami imamı genç bir kardeşimiz Turkiye’den oraya ateşelik tarafından görevlendirilmiş. Bölge halkı çoğunlukla Müslüman (ancak bu hayata yansımayıp, sadece  kavli söylemde kalmış). Öğle namazını, biz olmasaydık yalnız başına eda edecekti. Yani hep beraber 6 kişi cemaat olduk. Bu bölgede ezan dışarıya okunabiliyor. Bu bölgeye Dobruca bölgesi deniyor. Tuna nehrinin Karadeniz’e bakan tarafında yer tutmuş. Dobruca, ismini Dobrotiç adlı birinin bölgede kurmuş olduğu bir devletten alıyor, yani Dobrotiç’in ülkesi: Dobruca. Resmi rakamlar Dobruca bölgesinde 80 bin Tatar ve Türk asıllı Romanya vatandaşı nüfusun olduğu yönünde, ancak sayının daha fazla olması muhtemel.

Başpınar köyü var, biz orada Ramazan erzak-kumanya yardımı yapmıştık, vaktiyle hizmetinde bulunduğumuz Avrasya Vakfı olarak. Dobruca bölgesı hariç, hiçbir şehir ya da yerleşim biriminde Ezan dışarıya okunamıyor. Sadece namaz vaktinde cami/mescid içinde okunabiliyor. Bükreş’te bulunan Bükreş Camii minareli tek camii. Diğer namaz kılınan yerler, vakıflara ait mescid statüsünde olan yerler. Romanya genelinde Türkiye’den iş için, yatırım maksatlı giden ve ikame alarak uzun zamandır kalanlar da var. Tabii evlilik yaparak, az sayıda da olsa vatandaşlık alan ve yerleşenler de mevcut.

Hz. Peygamber bir hadislerinde buyurmuşlar: “Her kim mal için hicret ederse ona kavuşur, kim kadın için hicret ederse o da ona kavuşur, ama hicreti Allah için olanın mükafatı Allah’ a aittir.”

Bu bağlamda, sorumluluk bilinci ile mensubu bulunduğumuz kutlu dinimizin temsilcisi olmalı ve bu misyonu taşımak için çabalamalıyız. İş yapabiliriz, evlenebiliriz, ama bu asla imanımızın, İslami kimliğimizin önüne geçmemelidir. Kaldı ki nerede olursak olalım, muhatabımız kim olursa olsun, ona insaniyetini hatırlatmak asli vazifemizdir. Kişiye insaniyetini hatırlatmak, İslam’ı tanıtmaktır.

Romanya genelinde hizmete aday kurumlar var ve faaliyet gösteriyorlar. Ama, daha çok çalışmak gerektiği inkar edilemez. Avrupa Birliği’ne yeni (miladi 2007 Ocak ayında) dahil olan Romanya’nın ileride ekonomik açıdan nasıl bir duruma geleceği de tam bilinmiyor. Bu konuda çok farklı yorumlar var. Genel manada kendisini İslam’a nisbet eden, ancak eylemde, fiilde, amelde, duygu, düşünce ve fikirde hiç de inancına uygun davranmayan bir toplum haline gelmiş bölge insanı. Tabii bunda, uzun yıllar Çavuşesku döneminde hüküm süren komünist hayat tarzının çok olumsuz etkisini gözden ırak tutmamalıyız.

Romanya gezisi elbette sayfalara sığmayacak anılarla dolu. Ancak son söz olarak şunu hatırlatmayı gerekli buluyorum. Her yerde İslam’ı doğru temsil etmeli, mutlaka imanımızın temsilcisi olmalıyız. Tebliğ edebilmemiz için bu şart. Temsil etmeyen, tebliğ edemez. İnsanlığın avare kasnak gibi dönüp durduğu, çıkış yolu aradığı günümüzde iman sakaları olmayacaksak varlığımızla yokluğumuz arasında ne fark kalır? İman sakaları olmalı, bunun derdine düşmeliyiz. Malın mülkün hamallığını az yapmadık. Gelin yeni bir şeyi yüklenelim ve iman taşıyalım, huzur, esenlik, emniyet, mutluluk taşıyalım.

 

 

3329
YORUM LİSTESİ
DİĞER YAZILARI

20/09/2011 - 00:08 HACCA DOĞRU

15/07/2011 - 11:05 TESETTÜR, KADININ DIŞARIDAKİ EVİDİR

06/06/2011 - 22:48 GERÇEK TERÖR

15/05/2011 - 10:45 HALİS DİN`E MUZAHREFAT KARIŞTIRMAYALIM

05/05/2010 - 17:46 ÂLEMLERE RAHMET BİR DİN

22/04/2010 - 11:38 DİN’İN EGEMENLİK İDDİASI YOK MU?

15/04/2010 - 11:52 TELKİN

14/03/2010 - 14:56 KUNDAK VE KEFEN

16/02/2010 - 11:15 HUZUR AMA NEREDE?

12/02/2010 - 11:04 FESAD VE FESADCILAR

23/11/2009 - 18:33 KANUN’SUZ TOPLUM, AHLAK’SIZ KANUN, DİN’SİZ AHLAK OLMAZ

11/11/2009 - 10:36 TE’LİF HAKKI

30/09/2009 - 17:46 DİN GÖREVLİSİ YOK İSLAM’IN İNSANI VAR

29/08/2009 - 12:47 SEYAHAT İBADETTİR: İRAN İZLENİMLERİ

28/05/2009 - 15:07 ARKAMIZA BAKMAYALIM

10/05/2009 - 12:51 EL VE KALEM

27/04/2009 - 12:02 BİZ MÜSLÜMANIZ

30/03/2009 - 14:57 KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLER

09/03/2009 - 23:21 BORÇ HUKUKU

02/03/2009 - 14:04 KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR

20/01/2009 - 10:54 GAZZE: REMZ-UL İZZE

03/01/2009 - 22:56 YIPRATMA KAMPANYASI NEYE HİZMET EDİYOR

24/12/2008 - 18:25 BİZ MİNA'DA, MUNTAZAR IRAK'TA...

20/11/2008 - 11:47 KRİZ FAİZİN ÇOCUĞUDUR

14/11/2008 - 13:30 BAŞARILI OLMAK

25/10/2008 - 14:47 DİN; VERMEKTİR

14/05/2008 - 16:53 "ANNELER GÜNÜ"

20/03/2008 - 17:20 VİLADET-İ RASUL

18/02/2008 - 20:23 MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN, ÖRTÜ DEĞİL ÖRTÜSÜZLÜKTÜR

07/02/2008 - 13:03 PEYGAMBERLİK MİSYONU

25/01/2008 - 17:30 BİR KALP HASTALIĞI: HASED

08/01/2008 - 16:55 MUHARREM AYI

26/12/2007 - 17:27 KURBAN

13/11/2007 - 21:45 TİCARETE BAKIŞ

29/10/2007 - 15:19 ÜCRETİMİZ ALLAH'TAN

18/10/2007 - 18:55 ASHAB-I SEFİNE'DEN OLMAK

18/07/2007 - 12:08 NAMAZ HEM 'DİN'LENDİRİR, HEM DE DİNLENDİRİR

16/04/2007 - 10:47 MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?

06/04/2007 - 13:51 ROMANYA GEZİSİNDEN NOTLAR

21/02/2007 - 11:25 EY İNSAN!

03/02/2007 - 11:59 ARKADAŞ OLMAK

22/01/2007 - 16:50 HACC ÜZERİNE
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat