Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
KÜRT ULUSALCILIĞI IN, MÜSLÜMANLIK OUT
Bayram KÜÇÜK - 28/10/2009 - 14:13
PKK militanlarının dağdan inmesi ve cezaevlerindekilerin serbest bırakılması için onca çalışma yapılırken, İslamcı davalardan hapsedilen binlerce tutuklu için niye bir söz söylenmiyor!

Türkiye’de her iki üç ayda bir Türkiye’nin değişik illerinde onlarca Müslüman gözaltına alınıyor, hesapsızca El Kaide ve benzeri örgütlere isnat edilerek sorgulanıyor ve cezaevine atılıyor. Çıktıklarında ise bu örgütle bir bağlantısı olduğu iddia edilerek, mahkemelerde yargılanmalarına devam ediliyor. Nedir bunun altında yatan sebepler, sormak lazım.

 

Bu insanların bir kısmı çeşitli derneklerin yöneticileri ve çeşitli meslek dallarından çevlerinde tanınan insanlar. Ne silahlı bir eyleme başvurdular, ne de dükkan yağmalayıp halkın malına zarar verdiler. Türkiye’de 28 Şubat’tan bu yana her iki üç ay arayla benzer operasyonların yapılmasındaki amaç ne?

 

Toplumu terörize edenler için bu ülkede açılım yapılırken, dağdan üniformalarını çıkarmadan inmiş şehir şehir, cadde cadde araç üzerinde konvoy halinde zafer işaretiyle dolaşan PKK militanlarının şovları ve ardından serbest bırakılmaları kabul edilebilir bir durum haline gelmişken, bu ülkede dinini hakkıyla yaşamaya çalışan insanlar üzerindeki baskılara bir anlam vermek çok zor.

 

PKK militanlarının dağdan inmesi ve cezaevlerindekilerin serbest bırakılması için onca çalışma yapılırken, İslamcı davalardan hapsedilen binlerce tutuklu için niye bir söz söylenmiyor!

 

AKP’yi iktidara getiren kitlenin isteklerinin başında PKK sorunu mu geliyordu, elbette bu bir sorun ama aynı oranda öncelenmesi gereken başka sorunlarda var. Belli başlı cemaatlere, vakıflara dokunulmazken (!) fikirlerinden dolayı bazı vakıf ve dernekler ve bu derneklerle irtibatlı olan insanların ev ve işyerleri gece yarılarında basılıyor.

 

Ardından her yıl olduğu gibi, okulda ders arasında namaz kılan gençler, sanki suç işliyorlarmış gibi sözde gazeteciler tarafından arsızca ekranlara getirilip, hedef gösteriliyor. Namaz kılan genç öğrenciler suçluluk psikolojisine itiliyorlar. Neden her yıl aynı görüntüler ısıtılıp ekranlara getiriliyor diye somak gerekiyor.

 

Gelinen süreç gösteriyor ki, bu ülkede Müslüman olmak, Kemalistler ve ulusalcılar için PKK militanı olmaktan çok daha tehlikeli bir durum olarak görülüyor.

 

Diğer taraftan, sınıfı meyhaneye çevirmiş, ellerinde alkollü içeceklerle kendinden geçmiş öğrenciler ve liselerde artan gayri ahlaki davranışlar için üretilen çağdaşlık kılıfı var.

 

Dağdaki militanların şov yaptığı bu ülkede, dinini hakkıyla yaşamaya çalışanlar, vakıflar, dernekler, Kur’an kursları ve mescitler bu ülkenin garibi olmaya daha ne kadar tahammül edecek. Aşağılanmaya hor ve hakir görülmeye, gece yarısı polis baskınlarına daha ne kadar sabredecek!

820
YORUM LİSTESİ
beytullah emrah 06-11-2009, 14:03:53
"Niçin başörtüsü sorunu öncelikli olmasın, başka sorunların gölgesinde kalsın."

bu soru doğru. müslümanlar şayet kendi sorunlarını sahiplenen kamusal direniş alanlarını inşa eder, türkiye hattında belirginleştirir ve sürekli olarak sisteme meydanlardan meydan okursa, o zaman bu sorunlar karşısında siyasi partilerin gölgesinden çıkarak bağımsız bir tavır alabilir.

her cumartesi yapılan başörtüsüne özgürlük eylemleri de bu bağlamda okunabilir.
 
Bayram Küçük 04-11-2009, 12:43:40
Kavramları ve kurulan cümleleri ne şekilde ve nasıl anladığımız çok önemlidir.
Anlatılan olaya da ne şekilde ve nereden baktığımız önemlidir. Bir yazıda kavramı ya da kurulan bir cümleyi sade bir biçimde ele alırsak ve o kavrama ya da cümleye bakmak istediğimiz algı içinde bakarsak, anlamlar yüklersek bu bizim o bütüne doğru bakmamızı engeller.

Kavramların kullanımı insanları aynı düzleme götürmez ya da aynı düzlemde buluşturmaz. Eğer böyle olsaydı toplumlar içindeki sorunlar, ayrışmalar büyük oranda hallolurdu.

Bir soruna yaklaşırken, evet sorunun kaynağı önemlidir ama sorun kaynağından kopup kendince bir kaynak haline dönüşüyorsa ve beraberinde sorunlar üretiyorsa bu çok ciddi bir sorun halini alır. Zamanla bir tarafın değil birçok tarafın sorunu haline dönüşür.

Burada soruna karşı bir taraf olmaktan öte özgün bir bakış ve yöntem geliştirmek gerekir.
Bu toplumun önünü açmaya çalışan ve bu toplum içinde dini hassasiyeti olan insanlarımızın, etnik, dini ve sosyal içerikli birçok konuda karşılaşılan sorunlara ortak bir çözüm üretemedikleri çok açık bir biçimde ortadadır. Bundan dolayı birinin, bir başkasını suçlaması kolaycılıktır.

Türkiye’de dayatmacılık üzerine kurulu sistem sorunların temel kaynağı olsa da, tek kaynağı değildir.

Elbette ki bu ülkede açılım olmalı, elbette genç insanlar dağdan indirilmeli evine dönmeli. Elbette yıllardır bu halşkın kanını emen bu sorun bir şekilde sonlandırılmalı.

Ama bu süreçte Müslüman’ca yaşama gayreti içinde olan insanlar kendi özgün çözüm önerilerini ortaya koymalı, edilgen olmamalı, İslami çözümü dillendirmeli.

Bunun yanında da egemenlerin ve liberal kesimlerin kuyruğuna takılıp, Müslümanların yaşadığı sorunların çözümünün ertelenmesine sessiz kalmamalı, şu mesele hallolsun bizmkine de sıra gelir mantığına pirim vermemelidirler. Niçin başörtüsü sorunu öncelikli olmasın, başka sorunların gölgesinde kalsın. Niçin Müslümanlara yönelik mesnetsiz operasyonlar başka sorunların gölgesinde kalsın, sessizce geçiştirilsin. Benim söylemek istediğim budur.
 
Şükrü Hüseyinoğlu 29-10-2009, 13:06:59
Yazının dilinden ziyade genel mantık kurgusunun problemli olduğu kanısındayım ve bu sebeple Beytullah Emrah kardeşin eleştirilerine iştirak ettiğimi belirtmeliyim.

"Militan" ifadesi bu bağlamda egemenelrin dili değil, özgün bir ifadedir. Zira ne sistemin dili, ne de PKK/DTP çizgisinin dilidir. Müslümanlar olarak Türk Kemalizmi'ne de, Kürt Kemalizmi'ne de açık bir tavır aldığımızı ve Kürt meselesinde zalimlerden zalim beğenmek gibi edilgen bir konuma düşürülmeyi kabul etmediğimizi, özgün dilimizle de ortaya koymalıyız.

Yazının kurgusuna gelince, muhafazakâr kesimlerin yıllardır sisteme entegre biçimde dillendirdiği bir yaklaşımı, yani sisteme sığınarak ve sistemle bağlantılı başka sorunlar üzerinden kendisine varlık alanı açmaya çalışan bir anlayışı ifade ettiği için sorunlu bir kurgu bana göre de. "Toplumu terörize edenler" olarak, temelde halkın fıtri özellikleriyle, diliyle, diniyle savaşmak üzerine kurulmuş mevcut sistem yerine, sistemin ürettiği ve sorunun parçası haline getirdiği örgütlenmeyi adres göstermesi de, yazıyı sorunlu kılan bir yaklaşım olmuş.

Kürt meselesinde özgün İslami yaklaşımı dillendirmedikçe, Müslümanlar olarak ya Türk Kemalizmi'nin ya da Kürt Kemalizmi'nin ekseninde sorunun bir parçası olmaya devam edeceğiz. Sorunun parçası değil, çözümün adresi olmak ise, öncelikle sorunun parçası olanlarla mutlak anlamda ayrışmayı gerekli kılmaktadır.

Mevcut sistemin temsil ettiği Türk Kemalizmi ile PKK/DTP çizgisinin temsil ettiği Kürt Kemalizmi'nin İslam ve Müslümanlar söz konusu olduğunda nasıl kolaylıkla müttefik oluverdiklerini biliyoruz. Bugün PKK/DTP çizgisinin en önemli misyonu Kürt halkının laikleştirilmesidir. Bu çizginin, İran İslam Devrimi'nden sonra, bu coğrafyada bir "tampon bölge" oluşturmak üzere bilinçli politikalarla tahkim edildiğine dair çok güçlü tezler ve bu tezleri destekleyen karineler söz konusudur. Kısacası, Kemalist sistemin bu topraklarda Lozan'la üstlendiği 80 yıllık misyonu neyse, Kürt Kemalizmi'nin 70'lerin sonundan bu yana Kürt halkı özelinde üstlendiği misyon da aynıdır.

Sözün özü: Ne bâtıl sisteme sığınarak ve onunla aynı dili kullanarak var olmaya çalışan, ne de sisteme karşı olmak adına yaşanan sorunların bilinçli parçası durumundaki başka bâtıl oluşumlara arka çıkan, onlarla aynı dili ve düzlemi paylaşan bir yaklaşım bize göre değildir.

Beytullah Emrah kardeşin açılım projesiyle ilgili ifadelerine de katılarak belirtmeliyim ki, sorunun parçası değil çözümün adresi olmak için, tüm cahilî akımlardan ve anlayışlardan kesin olarak ayrışan ve İslami çözümü ısrarla dilendiren özgün bir çizgi ortaya koyamız gerekir.
 
Ahmet Örs 28-10-2009, 22:45:27
haklı endişeler olmakla birlikte dil olarak problemler barındıran bir yazı olmuş.
"militan, şov" gibi kavramlar egemenlerin dilidir, farkına varmadan zalimlerimizle aynı safta yer alabiliriz.
 
beytullah emrah 28-10-2009, 22:42:38
müslümanların haklarının ve özgürlüklerinin gasp edildiği bir vasatta olduğumuz gerçek. hükümet'in de şu süreçte bu soruna eğileceğini beklemek boşuna. açılım projelerinin de uzun vadede başka sorunlara sebep olacağına inanıyorum...

ama tam da milliyetçi öfkenin kabardığı, müslüman kamuoyunda dahi milliyetçi bilinçaltınıın gün yüzüne çıktığı ve devletçi söylemin her an azabileceği kritik süreçte böylesine bir yazı, siz ne kadar itiraz ederseniz edin, nihai tahlilde karşı çıktığınız sistemin hanesine yazılacaktır.

ne kürt ulusalcılığı in oldu, ne de müslümanlık out! biraz gezin, halkın genel nabzını tutun ve görün bakalım in olan neymiş...

müslüman kamuoyu olarak bugüne kadar yapılan zulme karşı mücadele etmedik, en azından dilimizle olsun ciddi bir sahiplenme sergileyemedik, bari şimdi şu kritik günlerde yanlış hamleler yapmayalım.

"Toplumu terörize edenler için bu ülkede açılım yapılırken" demişsiniz... toplumu asıl terörize edenler kim acaba?

"PKK militanlarının şovları ve ardından serbest bırakılmaları kabul edilebilir bir durum haline gelmişken..." ne yapsalardı, içeri tıkıp bir güzel işkenceden mi geçirselerdi? bunun kime, ne faydası olacaktı...

Kendi hakkımızı savunurken kullandığımız dile, yaklaşıma, üsluba dikkat edelim. Kendimize yapılan zulmü anlatacağız diye başka bir zulmün üstünü örten bir tarz, yalnızca ama yalnızca zalimlerin işine gelir, üstelik siz ne kadar tam tersini iddia etseniz de!
 
DİĞER YAZILARI

10/05/2010 - 12:36 GEMİ VE TARİHİN SEYRİ

08/03/2010 - 14:00 KADINI EZEN FEMİNİZMİN KENDİSİ OLMASIN!

02/02/2010 - 16:07 TOPLUMSAL İFSAD VE KURUMLARIMIZ

22/12/2009 - 10:46 BU GİDİŞE DUR DEMEK LAZIM

28/10/2009 - 14:13 KÜRT ULUSALCILIĞI IN, MÜSLÜMANLIK OUT

31/08/2009 - 17:31 SORUN IRKLAR DEĞİL SİSTEMDİR

03/06/2009 - 09:39 İETT ZAMMI NEYİN BEDELİ?

17/02/2009 - 12:08 BOYKOT: PEKİ BİZİM MARKALAR NEREDE?

26/01/2009 - 09:20 ÇOCUK

26/11/2007 - 11:58 SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?

28/09/2007 - 14:58 HARAMEYN İZLENİMLERİ: DİRİLİŞ BABAOCAĞINDAN BAŞLAR

03/08/2007 - 17:49 MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM

26/06/2007 - 18:08 CUMHURİYET ELDE Mİ Kİ GİTSİN

30/05/2007 - 12:01 MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI

05/05/2007 - 15:42 ÇOCUK VE RİBAT

12/04/2007 - 12:11 ÇIK SOKAĞA VE DÜŞÜN

23/03/2007 - 19:54 ARAYIŞ YAZISI

06/03/2007 - 11:35 KUTSAL PARADİGMA VE IRAK DİRENİŞİ

19/02/2007 - 10:33 İNSANIN SİNEMASI

05/02/2007 - 12:20 ÇUVALA HAPSOLMAK

22/01/2007 - 16:57 SARI GÜVERCİN
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat