Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
HANGİ EHL-İ SÜNNET?
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 06/09/2009 - 11:44
Ehl-i Sünnet çizgisinin saltanat rejimlerinin elinde yaşadığı kırılmaları ve dönüşümleri dikkate almayanlar, Ehl-i Sünnet dediklerinde, İmam Ebu Hanife gibi muvahhid öncülerin çizgisini savunduklarını zannediyorlar. Oysa gerçek hiç de böyle değil.

Bir Müslüman için, temel, öncelikli ve belirleyici kimlik İslami kimliktir. Kavmi, mezhebî, meşrebî aidiyetler asla bir Müslümanın kimlik hanesinde belirleyici olamaz, olmamalıdır.

 

Son dönemlerde bazı çevrelerde mezhep vurgusunun çok belirgin şekilde öne çıkarılmakta olduğunu, bazı kimselerin kendilerini ifade ederken İslam’dan daha çok mezhebî aidiyetlerine vurgu yaptığını görmekteyiz. Bunun da ötesinde, soğuk savaş dönemi psikolojisini hâlâ üzerinden atamamış görünen bazı kişi ve çevrelerin, söz konusu psikolojiyle 70’li yıllarda Seyyid Kutub ve Mevdudi gibi İslami uyanış öncülerinin eserlerine karşı yürüttükleri kampanyaların benzerini, günümüzde de tevhidî uyanış çabalarına karşı sürdürdükleri görülmektedir. Söz konusu kampanyaların başat argümanı ise tıpkı önceki dönemde olduğu gibi yine “Ehl-i Sünnet”.

 

Bazı köşe yazarları ve çevrelerin dilinde, “mezhep fetişizmi” olarak nitelenebilecek kadar yoğun ve abartılı bir “Ehl-i Sünnet” söyleminin hükümranlığı kendini kolaylıkla hissettiriyor. Ehl-i Sünnet adına esip gürleniyor, kimin doğru yolda kimin yanlış yolda olduğu Ehl-i Sünnet adına karara bağlanıyor. İnsanlar, yüce Allah’ın Kitabı ve Hz. Peygamber’in Nebevî örnekliği yerine, Ehl-i Sünnet’e davet edilmekte, yegane kurtuluşun “Ehl-i Sünnet’e bağlılıkta” olduğu propagandası yapılmaktadır.

 

Bu noktada akla şu çok önemli soru gelmektedir: Hangi Ehl-i Sünnet? Zalim ve fasık otoritelerle asla uzlaşmayan, onların baskılarına boyun eğmeyen ve böylece Nebevî fıkıh ve siyasetin temsilcisi olarak yaşayıp öylece Rabbine yürüyen İmam Ebu Hanife ve benzeri muvahhid imamların çizgisi mi, yoksa Abbasilerle başlayan süreçte ehlileştirilip saltanat rejimlerinin resmi mezhebi haline getirilen ve giderek zulmün payandası kılınan “Ehl-i Sünnet” mi?

 

Yukarıdaki soru, “Hangi İsevîlik? Hz. İsa’nın tebliğ ettiği, zulme karşı adalet çağrısı yapan ve bu sebeple zalim Roma İmparatorluğu’nun takibatına uğrayan tevhidî çizgi mi, Hz. İsa’nın ardından Pavlus’un öncülük ettiği pragmatizm çıkmazında giderek kitleselleşen, fakat ilkelerini yitiren ve nihayetinde Roma’nın resmî dini ve Roma zulmünün payandası haline gelen İsevîlik mi?” sorusu kadar yakıcı bir sorudur.

 

“Ehl-i Sünnet” adına esip gürleyen, İslami uyanışın kıymetli öncülerine Ehl-i Sünnet adına kara çalmaya, onları mezhepsizlikle vs itham etmeye yeltenenlerin “Ehl-i Sünnet”i hangisidir?

 

Onlar Ehl-i Sünnet deyince, Kur’an’ı ahlak edinmiş olan Hz. Peygamber’in Nebevî örnekliğini izlemiş ve bu yolda bedeller ödemiş olan muvahhid imamların çizgisini mi kastetmekteler, yoksa onların ardından saltanat rejimlerine payanda kılınan ve “zalim ve fasık emire itaati” dinin şartı gören anlayışı mı savunmaktalar?

 

Bu sorunun cevabı, Ehl-i Sünnet çizgisinin tarihsel süreçte geçirmiş olduğu dönüşümü anlamakta yatmaktadır. Ehl-i Sünnet çizgisinin saltanat rejimlerinin elinde yaşadığı kırılmaları ve dönüşümleri dikkate almayanlar, Ehl-i Sünnet dediklerinde, İmam Ebu Hanife gibi muvahhid öncülerin çizgisini savunduklarını zannediyorlar. Oysa gerçek hiç de böyle değil.

 

Gerçeği, İmam Ebu Hanife örneği üzerinden kısaca anlatmaya çalışalım:

 

Bilindiği gibi İmam Ebu Hanife, yaşadığı dönemde yönetimi ellerinde bulunduran Emevilerin Müslümanlar üzerindeki riyasetini gayr-i meşru ilan etmiş ve Emeviler aleyhinde yapılan kıyamlara destek vermişti. Bu durumdan rahatsız olan yöneticilerin kendisini kontrol altına almak maksadıyla yapmış oldukları başkadılık vb. tekliflerini ise hiç tereddüt etmeden reddetmişti.[1] Bunun üzerine Emeviler tarafından hapsedilerek teslim alınmaya çalışılmıştı.

 

Emevi saltanatının yıkılması ardından kurulan Abbasileri başlangıçta destekleyen, fakat onların da Emevilerden farklı olmadığını görünce desteğini çekip muhalif cephede yer alan İmam Ebu Hanife, böylece Abbasilerin de hedefi haline gelmişti. Tıpkı Emeviler gibi Abbasiler de bu etkili zâtı önce üst düzey bir resmî görevle sisteme angaje etmek istemişler, bunun için de kendisine defalarca başkadılık teklifi yapmışlardı. Fakat teklif edilen bu görevi kabul etmesi halinde, bağımsız İslami çizgisini sürdüremeyeceğinin ve yönetimin kendi ismi üzerinden meşrulaştırılmak istendiğinin farkında olan İmam Ebu Hanife, bu teklifi ısrarlara rağmen kabul etmedi.[2] Bu İslami tavrının bedelini ise, atıldığı zindanda vefat ederek ödedi.

 

İmam Ebu Hanife’yi sisteme angaje edemeyen ve onun muhalif çizgisini teslim alamayan Abbasi sultası, ilerleyen süreçte talebesi Ebu Yusuf’un söz konusu görevi kabul etmesinden faydalanarak, kendisini teslim alamadığı İmam Ebu Hanife’nin çizgisini teslim alma yoluna gitti.

 

Ebu Yusuf, başkadılık görevinde adaletten ayrılmamaya gayret gösterdiyse de, o konumda bulunarak Abbasilerin asıl beklentilerine aracılık yapmış oldu.Bu beklenti, kendisini teslim alamadıkları İmam Ebu Hanife’nin çizgisini teslim almak ve ehlileştirmekti. Nitekim, İmam Ebu Hanife mektebi, bu süreçte dinamizminden uzaklaştırılıp fıkhî bir mezhep olarak kalıplaştırıldı ve Abbasilerin resmî mezhebi haline getirildi.

 

Böylece tarihin ilginç paradokslarından biri daha yaşanmıştı. Tıpkı Hz. İsa’yı tevhid çağrısından ötürü ölümle cezalandırmak isteyen Roma İmparatorluğu’nun daha sonraları, aslî kimliğinden uzaklaştırılmış olan İsevîliği resmi din olarak kabul edip payandalaştırdığı gibi, Abbasiler de, bedenini zindanda çürüttükleri İmam Ebu Hanife’nin çizgisini resmi mezhep ilan edip ehlileştirmişler ve aşağıda yapacağımız alıntılardan da anlaşılacağı gibi payandalaştırmışlardır.

 

İmam Ebu Hanife’den bir buçuk asır sonra yaşamış olan ünlü Hanefi alimlerinden Ebu Cafer et-Tahavi, “Bu, ümmet fakihlerinden İmam Ebu Hanife, İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akidesi, dinin usulü ve Allah’a iman üzerine olan görüşlerinin bir açıklamasıdır”[3] şeklinde takdim ettiği “Akidetü’t-Tahaviyye” adlı eserinde şu görüşlere yer veriyor:

 

“Müslüman emir sahiplerine ve imamlarımıza karşı, haksızlıkta bulunsalar dahi karşı çıkmayı uygun görmeyiz ve onlar aleyhine dua etmeyiz. Onlara itaatten ayrılmayız. Onlar bize günah işlemeyi emretmedikçe onlara itaati Allah’a itaat dairesinde farz görürüz.”[4]

 

Yine ünlü Hanefi alimlerinden Ebu Yusr Muhammed Pezdevi’nin “Ehl-i Sünnet Akaidi” adlı eserinde “Zalim ve fasık imamın durumu” başlığı altında şu ifadeler yer alıyor:

 

“İmam adaletsizlik yapar ve günah işlerse, İmam Ebu Hanife ashabının hepsine göre azledilmez ve bu, kabul edilen, rıza gösterilen görüştür.”[5]

 

Günümüzde piyasada bulunan "Ehl-i Sünnet Akaidi" kitaplarına göz atıldığında (ki bunlar da söz konusu ettiğimiz klasik eserler kaynak alınarak yazılmıştır/yazılmaktadır), "zalim ve fasık emire itaatin" vazgeçilmez bir kaide olarak savunulduğu görülür.  

 

Evet, zalim ve fasık sultanlara karşı muhalefetle başlayan ve bu yolda bedeller ödeyen bir çizgi, süreç içerisinde “zalim ve fasık idarecilere itaati” dinin şartı gören embedded (iliştirilmiş) bir çizgi haline getirilmiştir.

 

Sanırım başlıktaki soru şimdi daha iyi anlaşılmıştır. Ehl-i Sünnet adına ahkâm kesen, insanları Ehl-i Sünnet’e uyup uymamakla değerlendiren, dillerinden ve kalemlerinden İslam’dan çok mezhep vurgusu sâdır olan kişi ve çevreler en azından bu sorunun cevabını vermelidirler: Hangi Ehl-i Sünnet?   

          

DİPNOTLAR

[1] Konuyla ilgili ayrıntılar için Bkz. Muhammed Ebu Zehra, Mezhepler Tarihi, C. 2, Sh. 109, Hisar Yay.

[2] Muhammed Ebu Zehra, a.g.e. C.2, Sh. 236

[3] Tahavi Şerhi, Sh. 119, Guraba Yay.

[4] Tahavi Şerhi, Sh. 114, Guraba Yay.

[5] Pezdevi, Ehl-i Sünnet Akaidi, Sh. 273, Kayıhan Yay.

 

(Not: Bu yazı Vuslat Dergisi'nin Eylül sayısında yayınlanmıştır)

1064
YORUM LİSTESİ
mücahid 12-09-2009, 17:01:40
üstad kaleminize sağlık. çok güzel ve net bir yazı.
 
süleyman dilmen 12-09-2009, 14:18:38
Ama bize milyon alim peygamber doneminden beri hep aynı icmayı verdi,
ehli sünnet en hak yol diğerleri ise en batl yollar diye anlatılıyor yüzyillardir
 
bilal 08-09-2009, 01:08:59
günümüz de açık bir şekilde kavram karmaşası yaşanıyor? sorduğunuz soruyu çoğaltabilirz

hangi nurculuk? hangi selefilik? hangi tasavvuf? hangi mealcilik? hangi cihad? hangi sünnet ve nihayat hangi kur'an ve hangi islam?

kavramların içini biz muslumanlar kendi akıllarımızla doldurmadığımız ve/veya kavramların doğru karşılıklarını yaşamadığımız için hep birbirimize içi başkalarınca doldurulmuş kavramlarla hitap etmek zorunda kalıyoruz. ve nihayet bol bol soruyoruz: hangi ...?


şükrü abey çalışmanız için Allah sizden razı olsun
 
Uğur Berk 07-09-2009, 02:42:39
Çok güzel bir yazı olmuş.Fırkacılık Kur'an da yasaklanmış olmasına rağmen ,Kur'an ın yasağını örtmek için zamanında ardniyetli kişiler "73 Fırka " gibi uydurma rivayetlerle ümmeti parçalamışlar.
Üzücü olan bugün bile bazı insanlar " 73 fırka " edebiyatı yapmaktadır.
Ayrıca ifade ettiğiniz gibi "Ehli Sünnet" algısı da çok farklı tarzlarda ortaya çıkmıştır.
Ebu Hanife'nin,Tahavi'nin,Taftazani'nin,İbni Hacer'in,Gazzali'nin,İbni Kemal'in,Ebussuud'un ve bu gibi Ehli Sünnet olduğu iddia edilen kişilerin birbirinden çok farklı çizgide olduğu şüphesiz bir gerçektir.Yani değişmeyen,sabit bir "ehli Sünnet" kavramı yoktur.Böyle izafi kavramlarla da ümmetin kaybedecek hiç zamanı yoktur.
 
DİĞER YAZILARI

23/05/2012 - 04:50 UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat