Hayat bir imtihan!
Suriye'de hastanelerde katliam yaşanıyor
KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
NATO'ya Türk sekreter konuşuluyor   |   Yürek sürgünlerinden mülteci kamplarına (Şiir)   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
"SOYU KESİK" OLMAMAK İÇİN
Serdar EFE - 22/07/2009 - 09:33
Soyu kesik olmamak; yani bizden sonra da Allah’ın dinini sahiplenip, yaşayacak bir soy yetiştirmek…. Sanırım asıl mesele burada. Bunu nasıl yapacağız?

İmran’ın karısı karnındakini kayıtsız şartsız Allah’a adamıştı. İbrahim ve Zekeriya, kendilerinden sonra Allah’ın dinini yaşayıp, tebliğ edecek bir nesil istiyorlardı. Nuh, Rabbinden kafir kavminin kökünü kazımasını istiyordu; çünkü kendileri gibi kafir bir nesil yetiştireceklerine inanıyordu.

Bu belki de taa Âdem ve eşiyle başlayan bir ölümsüz olabilme çabasıydı. Bedenen öleceğini bilen insan, hiç değilse fikirleriyle, düşünceleriyle, idealleriyle ölümsüz olmak istiyordu. Düşüncelerini, fikirlerini diğer insanlara yayan bir düşünür; ideallerini gerçekleştiren bir idealist, kendisine indirilen dini hakkıyla yaşayıp, tebliğ eden bir peygamber… Soyları devam edenler bunlarken, asıl soyu kesik olanlar karşılarındakilerdi tarih boyunca.

Soyu kesik olmamak; yani bizden sonra da Allah’ın dinini sahiplenip, yaşayacak bir soy yetiştirmek…. Sanırım asıl mesele burada. Bunu nasıl yapacağız?

Rasulullah ve beraberindeki arkadaşları vahiyle eğitiliyorlardı. Ne yapmaları gerektiği konusunda ayetler geliyordu; onlar da bu konuda seçimlerini yapıyorlardı. Eski ve yanlış davranışlarını, alışkanlıklarını terk ediyor, bilerek, farkında olarak kendilerini vahyin terbiyesine bırakıyorlardı. Onlardan sonra gelen nesil (istisnalar hariç) böyle yapmadı. Atalarından, babalarından gördüklerini aynen “taklit” etmeye başladılar. Sorgulama, düşünme ortadan kalktı.

Kur’an’ın yerden yere vurduğu, Rasulullah ve ashabının yıllarca mücadele ettiği “atalar dini”, bir kuşak sonra hortladı. Ne gerek vardı yeniden düşünmeye, araştırmaya, sorgulamaya… Zaten ataları “doğru yol” üzere değiller miydi?

Bizler de bir isyanla çıkmıştık yola. İsyanımızı, derin düşünceler, yorucu araştırmalar, uykusuz geceler takip etti. Her şeyi didik didik ettik elimizden geldiğince. Taklit amansız bir hastalıktı, kaçtık sürekli bize bulaşmasın diye. Bunları yaparken bizi “dinden çıkmakla” korkutanlara, “müsaade edin hele bir dine girelim” dedik; “müsaade edin bilelim neye teslim olduğumuzu.”

Peki ya çocuklarımız? Onlar ne yapacaklar?

“Tabi ki bizim yaptığımızı” mı diyorsunuz?

Bu cevap, “bizim yaptığımız gibi okusunlar, araştırsınlar, sorgulasınlar, doğruyu bulsunlar” anlamındaysa, yani “bizi örnek alsınlar” diyorsanız tamam. Ama “Biz zaten doğru yoldayız, Kuran’dan besleniyoruz, yeniden bu kadar uğraşmalarına ne gerek var? Bizleri  taklit etsinler” diyor ve doğrularınızı çocuklarınıza yüklüyorsanız; İslam’ın mı yoksa atalar dininin mi hizmetindesiniz düşünün bence.

Ali Şeriati, bir sözünde:

“İsyandan önce teslimiyet hayvan kalmak,

İsyandan sonra teslimiyet insan olmaktır” diyor.

Gelin çocuklarımıza insan olma fırsatı verelim...   

637
YORUM LİSTESİ
suleyman dilmen 24-08-2009, 05:12:14
allah razi olsun
ozellikle cocuklar zahmet etmesin yorulmasin
sorgulamasin bizden alsin dusuncesinin
zararlarini gostermeniz cok etkileyici
 
beytullah emrah 22-07-2009, 19:30:54
yazının ortaya koyduğu problematik bence üzerinde düşünmeye değer. çocukların nasıl ve nerede yetişeceği, büyüklerin ne yaptıklarıyla da doğru orantılı... görsel imgelerle, hipermetinlerle ve interaktif dünyalarda büyüyen yeni çocukların eğitimi için yeni bir pedagoji gerekiyor, bunun için de yeni bir halk pedagojisine ihtiyaç var. bu pedagoji ise sistemli ve mücadeleci bir sistem eleştirisi/muhalefeti içinde şekillenebilecektir. işte bu noktada müslümanların sisteme/zulme karşı mevcut şartlarda ne tür bir siyaset dili üreteceği, nasıl bir muhalefet yürüteceği meselesi devreye giriyor...

okumanın ve öğrenmenin farklı boyutlar kazandığı bir süreçte, şahitlik de yeni anlamlar kazanacaktır, yaşayarak öğrenme ve yaşayarak direnme konusu önemli. biz önüne farklı sıfatlar getirerek "nesil yetiştirelim" diyoruz lakin sağlam okullar da inşa etmeyi ihmal edebiliyoruz... şeriat'in sözü bu bağlamda çok hoş, isyan etmeyi öğretemeden teslimiyetin hakkını vermeyi biz nasıl sağlayacağız, düşünmek lazım...

"Soyu kesik olmamak; yani bizden sonra da Allah’ın dinini sahiplenip, yaşayacak bir soy yetiştirmek..." bunun asıl mesele olduğuna ise bu noktada katılamıyorum. çünkü oradaki soy ile ilk bakışta öyle görünüyor olsa da fiili anlamda bir soydan daha derin bir anlam kastediliyor olsa gerek. ahmet örs hocamızın bu konuda hoş tespitleri vardı, belki burada da paylaşabilir...

"soy yetiştirmeyi" asıl mesele görmemek lazım, nitekim Allah'ın dininin devamı sanırım bizim nesillerimize endeksli olmasa gerek...

bu konuda şu soruyu da ihmal etmeyelim: "hz. nuh (as) çok kötü bir baba mıydı ki oğlu tufanda kendini heder etti ya da hz. lut (as) kötü bir eşdi de o yüzden mi gelmedi karısı kendisiyle?" belki bu sorulara vereceğimiz cevaplar, asıl meselenin soy yetiştirme olmadığı hususunda bize ipucu verebilir.... ve son dönemde çocuk eğitimini, nesil yetiştirmeyi stratejik bir hedef gibi tayin eden yaklaşımları gözden geçirmemize vesile olabilir.

anlamlı ve önemli bir konuya işaret eden serdar efe kardeşimize teşekkürler... inşaAllah yazısıyla hayırlı bir özeleştiri sürecini de başlatmış olur.

 
DİĞER YAZILARI

08/12/2011 - 12:20 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER

22/07/2009 - 09:33 "SOYU KESİK" OLMAMAK İÇİN

01/07/2009 - 07:57 YAHYA VE İHYA

12/06/2009 - 20:46 KAYGI, MUSA, ASA ve BİZ

31/03/2009 - 12:03 KAZANAN DEMOKRASİ, KAYBEDEN KİM?

01/02/2009 - 23:37 KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLARLAR

01/12/2008 - 23:45 KURBAN ETMEK/ KURBAN OLMAK

19/09/2008 - 15:27 SİZİN KADİR GECENİZ NE ZAMAN?

03/09/2008 - 09:53 KUR'AN ALGIMIZI DÜZELTMELİYİZ

30/08/2008 - 11:40 AÇLIK AYI MI, TOKLUK AYI MI?

21/08/2008 - 09:32 UCUZ CENNET, İŞLEVSİZ DİN!

16/07/2008 - 16:55 “VAY MUBAREK” MANTIĞINDAN “HADSİZ ELEŞTİRİ”YE

12/06/2008 - 19:11 SEN VE RABBİN GİDİP SAVAŞIN!

03/06/2008 - 19:03 BİR GEÇSE!

13/05/2008 - 10:39 DÜŞÜNÜYORSUN... YOKSA HASTA MISIN?

29/04/2008 - 10:50 EY NUH, GEL ŞU GEMİYİ DENİZE YAKIN YAP!

15/04/2008 - 12:17 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER
YAZARLAR
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
UMRE YOLCULUĞUNUN ÖĞRETTİKLERİ
Ömer KARAKAŞ
MÜTEŞABİHATA SARILMAK!
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat