Halkı hiçe sayan, halka tepeden bakan, değerlerini ayaklar altına almaktan kaçınmayan, çıkarı uğruna yapmadığını bırakmayan böyle bir anlayışla, zihniyetle, yapılanmalarla katiyetle sonuna kadar hesaplaşılmalı, yaptıkları asla yanlarına bırakılmamalıdır.
Türkiye, son günlerde darbecilerin yargılanmasını ve tasfiye edilmesini tartışıyor. Bu, gerçekten önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Askerin hemen her alanda etkin hale getirildiği, icraatlarına bilinçli olarak göz yumulduğu, gayri meşru yapılanmaların egemen olduğu, çeteleşmenin devam ettiği bir vasatta “askerin ve bazı üniformalı sivillerin meşru olmayan taleplerinin, dayatmalarının veya örgütlenmelerinin ortaya çıkarılması ve nihayete erdirilmesi” şeklindeki görüş ve yaklaşımların takdir edilmesi gerekir.
Asıl takdir edilmesi gereken durum; bu isteklerin, çabaların ve beyanların eyleme dönüşmesi, pratiğe yansımasıdır. Kesinlikle, bu süreç sonuna kadar takip edilmeli, arkası kesilmemeli, suçlular mutlaka yargı önüne çıkarılmalı ve adil bir şekilde yargılama yapılmalıdır.
Türkiye, ancak bütün bunları yaptığı takdirde karanlık günlerinden, saplantılarından ve tarifi imkânsız korkularından bir ölçüde uzaklaşacak, yapılan yanlışları ve hukuki olmayan uygulamaları mülahaza edecek ve halkı kâbus görmekten bir ölçüde kurtaracaktır.
1960’lı yıllardan başlayan darbe süreci ve tartışmaları, her geçen gün ülkeyi ve toplumu kaosa sürüklemiş, iyice germiş, ülkenin ve toplumun enerjisini tüketmiş, balans ayarları ve halkı hizaya getirme dayatmaları milleti derin bir kaygıya/bunalıma sokmuş, her türlü yolsuzluk, dolandırıcılık, sahtekârlık, yoksulluk ve çaresizlik gündemi hayli meşgul etmeye yetmiştir.
Halkı hiçe sayan, halka tepeden bakan, değerlerini ayaklar altına almaktan kaçınmayan, çıkarı uğruna yapmadığını bırakmayan böyle bir anlayışla, zihniyetle, yapılanmalarla katiyetle sonuna kadar hesaplaşılmalı, yaptıkları asla yanlarına bırakılmamalıdır.
Her türlü şeffaflık, netlik ve denetim ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda etkin olmalı, hiçbir kimseye ayrıcalık/imtiyaz tanınmamalı, yasaklar kaldırılmalı, İslami değerlere saygı gösterilmeli, düşünce özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Elbette yasaklarla, korkularla, kaygılarla, tabularla, saplantılarla, yolsuzluklarla, geri kalmışlıkla varlığını sürdüren bir ülkede elbette sosyal barış, toplumsal huzur ve asayiş tesis edilemez ve halk geleceğe güvenle bakamaz.
İnsanlar artık yanlışlıkları görebiliyor, tartışabiliyor, tabuları yıkabiliyor, her türlü bilgi ve belgeye ulaşabiliyor, korkularını biraz da olsa yenebiliyorlar. Yine insanlar darbelere ve darbe söylentilerine karşı daha bilinçli haldeler, tepki ve direnç gösterebiliyorlar. Bunlar, yeterli olmasa da önemli değişim, dönüşüm ve gelişmeler olarak telakki edilebilir.
Aksi takdirde, sorunların gündeme taşınması, yasakların ortadan kaldırılabilmesi, halkın beklentilerine uygun bir toplumsal düzenin tesis edilebilmesi, siyasi hayatın normal düzeye getirilebilmesi ve neticede tüm kronik açmazların, problemlerin, dengesizliklerin ve yanlışlıkların çözüme kavuşturulması imkânsız hale gelecektir.
http://www.haksozhaber.com/news_detail.php?id=9160 Adalet Platformu, Ergenekon davasını etkilemeye çalıştıkları için Baykal, Başbuğ, Paksüt, Gerçeker, Eminağaoğlu, Yalçınkaya, Ertosun ve Özbek için suç duyurusunda bulundu.
Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasının engellenmek istenmesine tepkiler büyüyor. Adalet Platformu Başkanı Avukat Adem Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'na Ergenekoncular hakkında suç duyurusu dilekçesini verdi.
Bilgi edinme ve dilekçe kanununa göre işlem yapılmasını talep eden Adem Çevik, şüpheli olarak şu isimleri saydı: "Ergenekonculara sahip çıkan CHP Lideri Deniz Baykal, Ergenekon zanlılarını cezaevinde ziyaret ettiren Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eşi Ergenekon sanığı olan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Ergenekoncularla yemek yiyen YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, ihsas-ı reyde bulunan Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, CHP'ye dava açmayan Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon soruşturmasını engellemeye çalışan HSYK üyeleri Ali Suat Ertosun ve Kadir Özbek ile diğer üyeler, Ergenekon sanıklarına sahte rapor veren GATA ve Adli Tıp yetkilileri, YARSAV yönetimi ve üyeleri, Anayasa Mahkemesi üyeleri..."
OLMAYAN SUÇ YOK
Çevik, dilekçesinde şüphelilerin şu suçları işlediklerini belirtiyor: "Kanuna muhalefet, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevketmek, adam öldürmeye azmettirmek, nüfuz kullanmak, suçu-suçluyu övmek, suçu-suçluyu korumak-gizlemek, adil yargılamayı etkilemek, dolaylı cinayete teşebbüs, darbeye teşebbüs, çıkar amaçlı suç örgütüne ve teröre yardımcı olmak, görevi ihmal, kamu malına zarar vermek, insanları korkutmak, ekonomik ve toplumsal krizlere sebebiyet vermek, suçluyla yemek yemek, görüşmek, amirlere itaatsizlik, muhtıra vermek, askerî ve yargı darbesine teşebbüs etmek, kanunları uygulamamak, TBMM kanunlarını yetkisi olmadığı halde iptal etmek, askeriyeden emir-brifing-muhtıra alan savcı ve hakimlerin görev yapmasına göz yummak, izinsiz işyerini terketmek, izinsiz basın açıklaması yapmak-yaptırtmak, görevi kötüye kullanmak, yurtdışından yardım aldığı ve yolsuzluk odağı olduğu ve ticaret yaptığı belgelenen CHP'ye ve Ergenekon'dan 8 yöneticisi tutuklu İşçi Partisi'ne kanunları uygulamamak."
İŞLEM YAPIN, YARGILAYIN
Delil olarak ise basında çıkan haberleri gösteren Çevik, ilgililere kamu davası açılmasını ve tüm medyada çıkan bu iddialarla ilgili kamu davası açmayarak görevini ihmal eden ve dolayısıyla görevini kötüye kullanan yetkililerle ilgili işlem yapılmasını talep etti.
www.islamkonseyi.com www.istifayadavet.net
emrah tekin
05-07-2009, 20:20:53
her vesile ile darbeleri darbecileri deşifre ve teşhis edelim, ta ki darbeci zihniyeti bitirine kadar...
Şükrü Hüseyinoğlu
25-06-2009, 00:58:36
Cemil ağabeyden daha sık ve düzenli yazmasını bekliyoruz. Kendisini özletiyor.
Ahmet Örs
25-06-2009, 00:15:22
hükümet biraz cesur olsa, halk biraz olayın arkasında dursa konjönktür son derece müsait aslınsa.
ama darbeciler insanlarıın vicdanında çoktan yargılandılar.
beytullah emrah
24-06-2009, 21:25:58
bugüne kadar darbeciler halkın huzurunu kaçırma konusunda fazlasıyla gayretliydiler. şimdilik hızları kesilmiş görünüyor ama cemil abimizin de ifade ettiği gibi darbeciler yargılanmadan, özellikle kenan evren halka hesap vermeden, yeni darbeciilik her zaman büyük bir risk olarak siyasetin ve halkın üzerinde sallanmaya devam edecektir...
bu tür özgürlükçü çıkış ve iddialar ne kadar çok dillendirilir, somut taleplere dönüştürülürse adaletin tesisi için o kadar çok yol alırız inşaAllah...