KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR
Ahmet ÖRS - 17/03/2007 - 11:24
Evvel emirde müslümanların kendi çocuklarına, ev halklarına, yakınlarına dönük sorumlulukları var. Ertelenen, unutulan sorumluluklar özeleştiriye tabi tutulmalıdır.

KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

 

            Hepimizin bildiği ama belki de hayatın koşturmacası, günlük yaşamın, siyasal duruşun içinde pek de üzerinde düşünmeye, çalışmaya fırsat bulamadığımız sorumluluklarımızdan bahsedelim.

 

            Müslümanlar olarak en büyük ve en temel sorumluluğumuz Allah’ın dinini yaşamak ve insanlara aktarmaktır. Dolayısıyla bütün çalışmalarımız, bütün hayatımız ancak bu çerçevede anlam kazanabilecek.

 

            Son birkaç yıldır geldiğimiz nokta, güzel çabalar, şahitlikler yaşansa da genel itibariyle pek parlak görünmüyor. İslam düşüncesini, inancını insanlara ulaştırmada yeteri kadar gayret sarf ettiğimiz söylenemez, yeni yol ve usuller, projeler üzerinde olması gerektiği kadar yoğunlaştığımız söylenemez.

 

            Türkiye’de İslami birliktelikler lokal pozisyonlarını aşıp büyük organizasyonlara dönüşemedi. Farklı zaman ve yerlerdeki uygulamalar örnek alınsa, yayın ve ziyaretler yoluyla tecrübe ve düşünsel kazanımlar oluşsa da nihayetinde her çevre, her çalışma grubu kendi inisiyatifi ve tercihiyle İslami çalışmaları yürütmek durumunda kaldı.

 

            Bu kopukluk ve bölgesel farklılıklar İslami gelişmeyi yerine göre olumlu veya olumsuz etkiledi.  Bunun çeşitli sonuçları başka platformlarda tartışılabilir. Ancak üzerimize düşen tebliğ sorumluluğu ihmal kabul etmez bir yükümlülükse eğer, mutlaka bunun üzerinde konuşmak, yapabileceğimiz çalışmaları paylaşmak, ulaştığımız sonuçları birbirimize önermek durumundayız.

 

            Kur’an bilincine gönlünü ve zihnini açmış genç kuşakların nicel çoğunluğunda bir azalma görülüyor ve bu herkesi üzüyor. Seksenlerin ortalarından doksanlı yılların ortalarına kadar üniversitelerde, liselerde ve halkın farklı katmanlarında görülen İslami yoğunluğun bu gün aynı seviyede olmaması bunun  en açık delilidir. Türlü eksikliklerine rağmen gerek imam hatiplerden, gerek farklı İslami tanışıklıklardan üniversiteye taşınan potansiyel azaldıkça toplumun en dinamik unsuru olan üniversiteliler arasında İslami düşünceyi benimseyen insanların nicel ve nitel yoğunlukları azaldı.  

 

            İslam’ı insanlara taşımanın elbette muhatap, zaman ve şartlara bağlı olarak farklı usulleri vardır ve olmalıdır. Başta da bahsedildiği üzere ülkede büyük organizasyonları tam manasıyla teşekkül ettirememe problemi de ortadaysa lokal çalışmalar kendi usulleri ekseninde yol almalıdır. Tabii bu çabalar istişari çerçevede, başka/benzer çalışmaların örnekliği de dikkate alınarak yapılmalıdır.

 

            Evvel emirde müslümanların kendi çocuklarına, ev halklarına, yakınlarına dönük sorumlulukları var. Ertelenen, unutulan sorumluluklar özeleştiriye tabi tutulmalıdır. Uzun yıllar boyunca edindiği birikimi çocuklarına, evlerine aktaramayan bir tutum mutlaka sorgulanmalıdır. Olumsuz sonuçlardaki en büyük sebep eğer kaybolan motivasyon ise öncelikle insanlar kendilerine yoğunlaşmalıdır. Bu yoğunlaşma inzivaya çekilerek yapılan bir muhasebe şeklinde olmamalıdır elbette. Ancak başka insanlarla oluşturulacak birliktelikler, gösterilecek çabalar bu motivasyonu sağlayacaktır. Kendimizi yenilememizi sağlayacak  okuma eylemi bir hareketliliğin içinde yer alan kişiler için oluşacak bir ihtiyaçtır. Bu nedenle yetişmiş her bir müslüman  kendini gözden geçirmek, efkârlanmak için değil de yeni açılımlar yapmak için özeleştiri yapmak zorundadır.

 

            Yaşadığımız, çalıştığımız her yerde az ya da çok ama mutlaka insani ilişkilerimiz oluyor. Yıllardır bir şehirde/çevrede yaşayıp da İslam düşüncesine insan kazandıramayanlar veremeyecekleri bir hesabı biriktirmekten başka bir şey yapmadıklarını artık kavramalıdırlar. Yeni insanlarla tanışmak; onlara inancı, vahyi taşımak; onları kendi dostluklarımıza kazandırmak çok da zor olmayan bir etkinliktir. Bunları yapamayanların acaba ileri sürebilecekleri hangi mazeretleri vardır?

 

            Birlikte aynı binalarda yaşadığımız komşular ve onların çocukları bizim için önemli bir potansiyeldir. Onlarla kurduğumuz veya kuramadığımız ilişkiler son derece önemlidir. Aynı katta dört ailenin yaşadığı bir binada insanlarla ilişki kuramamak, bir şekilde onların çocuklarına inancı taşıyamamak, en azından böyle bir sorumluluğu denememek hakikaten bizim için tembelliği de aşan bir zaafiyet tablosudur.

 

            İlk ve orta öğrenim okullarının etrafında oturan insanların bu kadar büyük potansiyelleri değerlendirmedeki yetersizlikleri mutlaka sorgulanmalıdır. Müslümanlar ne zaman ve hangi şartlarda, kime İslam’ı götürecektir? Hz. Peygamber’in tebliğ için Mekke’de kurulan panayırlarda yer alan çadırları türlü hakaret ve engellemelere rağmen bıkmadan dolaştığı düşünülürse ilgisiz duruşumuzun herhangi bir izahı olamayacaktır.

 

            Kendi çocuklarını kendi evlerinde, kendi elleriyle ihmal eden bir süreci yaşıyoruz. Kapitalist cahili yaşam tarzının ifsad edici baskın karakteri maalesef bütün unsurlarıyla bize ve çocuklarımıza saldırıyor. Onların hakikatten uzak kalmaları için her imkânı seferber ediyor ancak müslümanlar buna mukabil yeterli bir direnç oluşturamıyorlar. Gerek post modern darbelerin yapmış olduğu tahribatlar, gerekse de diğer sebeplerle zayıflayan müslüman bilinç, saydığımız alanlarda açılım ve atılım yapabilecek kudreti kendinde göremiyor ve bu nedenle de birçok alanda geri çekilmeye devam ediyor.  

 

            Bahsettiğimiz geri çekilmeyi durdurmanın yolu bellidir. Hareketlilik olmadıkça mevcudu korumak gibi iyi niyetli yaklaşımlar bile üzülerek belirtmeliyiz ki hüsrana uğramaktan kurtulamayacaktır. Kendi usullerimizle olsun, başka örnek modellerle olsun mutlaka bir yerden başlamak gerekiyor. Allah’ın dinini insanlara ve kendimize anlatmak, hakikatin şahitliğini yapmak için fazla söze gerek yok.

 

            Kur’an’ın aydınlık mesajını insanlardan daha fazla esirgememeliyiz. İnsani ilişkilerimizin temeline güler yüzü ve geleceği hedefleyen bir anlayışı koymalıyız. Kendimizi büyük teori ve endişelerin esiri kılıp da manevra alanından fazlaca mahrum etmemeliyiz. Kendi nefesimizi tazelemenin yolu başka nefslere yeni nefesler kazandırabilmekten geçiyor. Kur’an temelli bir düşünce dünyasını kuranlar için çıkılacak yol belirsiz değildir. Aileden, konu komşudan, öğrenciden, akabadan başlayarak en temel sorumluluğumuzu yerine getirmekten artık imtina etmeyelim. Dünyada yalnız kalmak gibi bir duruşu emretmiyor inancımız bize. Dolayısıyla teorik tartışmalar farklı aşamalar için söz konusu olsa bile tebliğ için fazlaca bir teoriye ihtiyaç yoktur.

 

            Birliktelik temelinde olsun, bireysel temelli olsun atılacak her adım, tevhidle buluşturulacak her yürek büyük bir kazanım olacaktır. Vahiyle tanıştırılan her zihin ve gönül tek başına büyük bir dünyadır. Muhataplarımıza, dostluklarını kazandığımız insanlara kitap, dergi, meal hediye etmekle işe başlayabiliriz. Seviyeye göre uygun eserleri, makaleleri okutarak insanların hakikatle tanışmalarını sağlayabiliriz. İnternet çağında insanların rahat ulaşabilecekleri malzemeleri onlara gösterebiliriz.

 

            Atacağımız her küçük adımın, içerisinde dev mesajlar taşıyacağını unutmamalıyız.

             

3530
YORUM LİSTESİ
tüatüaüatütüttaüt 05-04-2007, 13:03:03
bu manevi sorumluluğu insanlıkla paylaşma sorumluluğunuzu gönülden tebrik eder bu gayretin tüm insanlığı kuşatması ümidiyle çalışmalarınızda buşarılar dilerim.
 
Abdulkadir YURTSEVEN 04-04-2007, 13:56:19
S.a.
Ahmet abi yazını zevkle okudum. Allah razı olsun...
Unuttuğumuz, ertelediğimiz, umursamadığımız sorumluluklarımızı tekrar hatırlattı.
Bana ve yazıyı okuyan herkese küçük adımlar attırması dileğiyle....
Allaha emanet ol...
Abdulkadir...
 
DİĞER YAZILARI

09/08/2011 - 09:59 GENERALLER GİDERKEN

14/07/2011 - 13:11 KÜRT SORUNU ve BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNDE YENİ AŞAMA

25/05/2011 - 01:31 YENİ EVREDE SENDİKALARIN MİSYONU

14/05/2011 - 22:42 HANGİ YENİ UFUKLAR?

12/02/2011 - 22:06 NE YAPMALI?

18/08/2010 - 13:34 SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?

16/08/2010 - 14:51 12 EYLÜL VE DİYARBAKIR ZİNDANLARI MUHABBETİ

07/08/2010 - 11:16 BİR EĞİTİM YILI DAHA RESMİ İDEOLOJİNİN GÖLGESİNDE GEÇTİ

20/06/2010 - 22:10 KEMALİZMLE HESAPLAŞMADAN KÜRT MESELESİ Mİ ÇÖZÜLÜRMÜŞ?

17/05/2010 - 09:14 ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ KURULURKEN

21/04/2010 - 10:12 KÖLELERE ÖZGÜRLÜK!

27/03/2010 - 15:43 ZAMAN TÜNELİNDEN ÇIKMALI

23/02/2010 - 10:25 AFGAN BUMERANGI

04/01/2010 - 10:16 MEMUR-SEN’E AÇIK UYARI!

11/12/2009 - 10:25 REŞADİYE PUSUSUNA RAĞMEN İMKÂNSIZ DEĞİL

16/11/2009 - 11:41 HAREKETE GEÇME VAKTİ-II

11/10/2009 - 20:58 HAREKETE GEÇME VAKTİ - I

04/09/2009 - 14:16 HANGİ 25 YIL

07/08/2009 - 14:00 HESABINIZI VERME VAKTİDİR

15/07/2009 - 00:14 DARBENİN BELGESİ Mİ OLUR?

02/07/2009 - 10:16 SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ GEÇİYOR

24/06/2009 - 00:01 SEKÜLER DEVRİM BEKLENTİSİ

06/06/2009 - 09:57 İŞARET FİŞEĞİ

05/05/2009 - 09:19 RAHAT BIRAKIN İNSANLARI

14/04/2009 - 11:56 ERGENEKONU BİLMEZ, 28 ŞUBATTAN HABERSİZ

07/04/2009 - 11:09 MUHAFAZAKÂRLIĞIN YENİ DURAĞI: NATO’NUN ASKERLİĞİ

15/03/2009 - 12:05 KUYUCU MURAT PAŞALAR

21/02/2009 - 21:37 ERGENEKON, İLKAV VE ÖZGÜR-DER DAVALARI: ILIMLI SÜRECİN İKİ UCU

08/02/2009 - 21:11 İSLAM DEVRİMİNİN 30. YILI

04/02/2009 - 10:57 DAVOS ÇIKIŞININ UNUTTURDUĞU

15/01/2009 - 02:03 GAZZE DİRENİŞİNİN GÖSTERDİKLERİ

05/01/2009 - 04:23 GAZZE: İNSANLIĞIN SON ADASI

23/12/2008 - 13:34 HEPİMİZ MUNTAZARIZ!

09/12/2008 - 05:40 ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİ VE SAMİMİYET

25/10/2008 - 10:53 PEYGAMBERİN SÜNNETİ NEYDİ?

09/10/2008 - 09:54 SAHTE CENNETİN SONU

29/09/2008 - 10:39 GÜZEL GÜNLERE

08/09/2008 - 13:35 HALK KESESİNDEN SENDİKACILIK

15/08/2008 - 15:05 İSLÂMÎ KİMLİĞİN DEMİR ATACAĞI LİMAN NERESİ?

05/08/2008 - 17:23 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NEYİN HABERCİSİ

30/07/2008 - 09:44 KENDİNİZİ DİRİLTİN, HURAFELERİ YIKIN

15/07/2008 - 13:08 BELGESELDEN MANİFESTOYA FOTOĞRAFIMIZ: HAMZA TÜRKMEN’İN KİTAPLARI

04/07/2008 - 13:18 GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ: SİVAS’I AYDINLATMA VAKTİ

25/06/2008 - 09:15 ELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

07/06/2008 - 10:35 PEKİŞTİRİLEN YASAKLAR, DERİNLEŞTİRİLEN DİRENİŞLER

02/06/2008 - 16:42 ÇATAL KAZIK YERE BATMAZ

05/04/2008 - 12:30 PARADİGMANIN İFLASI VE ALTERNATİFLER

27/03/2008 - 10:56 YOLDAKİ İŞARETLERDEN İSLAM BİRLİĞİNE

01/03/2008 - 10:21 28 ŞUBAT: ZULMÜN, İHANETİN, TUĞYANIN İŞARET TAŞI

02/02/2008 - 16:20 YOLDAKİ İŞARETLER’DEN ILIMLI İSLAM PROJELERİNE DEĞİŞEN EVRENSELLİK ALGISI

29/12/2007 - 12:15 SOSYAL MÜCADELE ALANLARINA “YOLDAKİ İŞARETLER”DEN BAKABİLMEK

26/11/2007 - 11:51 KÂRLARI FEDÂ ETMEDEN KÂR ETMEK MÜMKÜN MÜ?

24/10/2007 - 15:47 200. SAYISIYLA HAKSÖZ: BESLEYEN VE BESLENEN BİR IRMAK

04/10/2007 - 17:48 BAĞIMSIZ İSLAM DÜŞÜNCESİNİN YOKLUĞU VARLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

07/09/2007 - 12:39 ILIMLI İSLAM: SÜREÇ VE NİYETLER

04/08/2007 - 12:33 İNANCI ARINDIRIP BERKİTMEK, İNSANLIĞI KURTARMAK

04/07/2007 - 13:00 NEYİ ANLATACAĞIZ?

09/06/2007 - 22:37 BİR SES OLMAK GEREKİYOR

20/05/2007 - 11:36 BOZULANI GÖRÜP DÜZELTMEK ZORUNDAYIZ

30/04/2007 - 12:29 NEYDEN KORKUYORSUNUZ?

10/04/2007 - 12:00 KİMİN PEYGAMBERİ: KUTLU DOĞUMUN MU, KUR’AN’IN MI?

17/03/2007 - 11:24 KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÜNYALAR

28/02/2007 - 15:54 AYLARIN EN SOĞUĞU

16/02/2007 - 10:28 MÂLÎ YARDIM ÇALIŞMALARININ MANTIĞI

01/02/2007 - 12:35 TARİH BİLİNCİ - TARİH ZİNDANI

22/01/2007 - 15:54 SENDİKAL HAREKETLERİN SEFALETİ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat