KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR
Yasin AYDOĞAN - 02/03/2009 - 14:04
Kanaat etmeyeni emin olun hiçbir servet zengin etmez. Hiçbir meta kandırmaz-doyurmaz-kesmez. Kanaat sahibi olmak ikna olmaktır. Kanaat, Allah’ın verdiğiyle ikna olmak, kanmak, doymaktır.

“Kanaatkâr ol ki, insanların Allah’a en çok şükredeni olasın.”

“İktisada riayet eden fakir olmaz” buyuruyor sevgili Önderimiz (a.s.)

Kanaat etmenin, ayağımızı yorganımıza göre uzatmanın, israftan kaçınmanın, muhteris olmamanın, Rabbimizce bize verilen nasibimize, rıza göstermenin adresini veriyor Önderimiz (a.s.)

Çünkü kanaat etmeyeni emin olun hiçbir servet zengin etmez. Hiçbir meta kandırmaz-doyurmaz-kesmez. Kanaat sahibi olmak ikna olmaktır. Kanaat, Allah’ın verdiğiyle ikna olmak-kanmak-doymaktır. Allah bizi ikna etmezse O’nunla ikna olmayı başaran kullar olmazsak, bizi başka ne ikna edebilir? Ademoğlunun vadiler dolu malı olsa ikincisini ister, onun gözünü ancak toprak doyurur, yani toprak ikna eder.

Kanaat etmenin aslında şükretmek olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebiliriz. “Allah’ım senin bana verdiğine razıyım, benim için en hayırlı olan budur, buna yürekten inanıyorum, sana şükürler olsun” demektir kanaat.

Yaşadığımız hayata ve topluma bakınız görürsünüz kanaatsizliğin bizi nerelere getirdiğini ve nelere mahkum ettiğini. İhtiras uğruna işlenen cinayetler, daha fazla kazanma hırsına yakalanmış doymak bilmeyen vahşiler, kasayı-keseyi ağzına kadar doldurmak için hiçbir sınır tanımayan terminatörler, bir toplumu dahi buldozer gibi ezmeyi kafasına koymuş zalimler, aldığı harcadığının dörtte birine denk gelen, ama ağır kredi borcu altında sırf dünyevi meta uğruna geleceğini-on yıllarını tefecilere satan cahiller ila ahir.

Kanaat yoksa, kanaat kalkanımız yoksa her türlü tehlike ve riske açığız demektir..

Yıllar önce bir Ramazan ayında Hint yapımı, beni çok etkileyen bir film izlemiştim.

Konusu şuydu :

Bir köyde çanak çömlek yaparak ve satarak geçimini temin eden bir aile vardır. Köy halkı tarafından sevilen, herkesin saygı duyduğu, emin-güvenilir kimlikli karı kocadan oluşan aile herkesin sevgisini kazanmıştır. Köyde örnek gösterilen bir ailedir bu aile. Kendi elinin emeğiyle kanaat ederek yaşayan bu ailenin 7-8 yaşlarında bir de erkek çocukları vardır. Yörede hakim olan geleneklere dayalı olarak, bu erkek çocuklarına beşik kertmesi yapmış ve yakın bir köyden aynı yaşlarda bir kızla daha bu yaşta nişanlamışlardır çocuklarını.

Bir gün köyün en zengini, herkesin güvenini kazanmış bu aileye gelir ve şöyle der : “Siz bu köyün en güvenilir insanlarısınız, ben çölde kervanların yol güzergahına bir han yapmak istiyorum, ancak hanın idaresini size vermek istiyorum, burada çanak çömlekle hayatınızı bitirmeyin, çocuğunuz var onun geleceği önemli, çanak çömlekten kazanacağınızın onlarca katını handa çalışarak vermeyi öneriyorum. Bu, beklenmedik bir tekliftir ve karı koca epey şaşırırlar teklife ve biraz düşünme payı isterler, nihayetinde kabul ederler. Han inşa edilir ve yeni işlerine başlarlar. Yeni işleri çok hareketlidir ve herkesin uğrak yeri olan bu handa, gelen gidenin haddi hesabı yoktur. Zaman hızla akıp geçer, bir gün hana gelen zengin bir ticaret kervanının sahibi, handa erkek çocukları 9-10 yaşına girmiş Ahmeti görür ve hoşlanır, kendisiyle yollamaları halinde ticareti öğreteceğini oğullarının da varlıklı bir tüccar olabileceğini, handa boşuna beklemesinin mantığı olmadığını söyleyerek, kabul etmekte çok zorlanan anne ve babayı ısrarla ikna eder ve Ahmeti alır gider. Evlat hasreti ana babanın yüreklerini yakmaktadır, zamanda geçmektedir. Sonra bir gün, yeni evli bir çift hana gelirler, yeni evlenmiş, handa misafir bulunan gelin hanımın takıları, gerdanlıkları, bilezikleri hancı kadının dikkatini çeker ve cezbeder. Sohbet esnasında yeni evli çift, hana geldiklerinden kimsenin haberdar olmadığını, akrabalarına sürpriz olsun için habersiz ayrıldıklarını, kimsenin onların nereye gittiğini bilmediğini söyler. Tabii bu sözler gelin hanımın takılarına kendini kaptırmış hancı kadını tetikler, şeytanca planlarına zemin hazırlar ve kocasına planını açıklar. “Gel bunları öldürelim, bunların geldiğinden kimsenin haberi yok, ellerindeki, kollarındaki tüm ziynet eşyalarını alalım.” Koca teklif karşısında dehşete düşmüştür, ancak zihnine de bu virüs bir kere girmiştir ve kabul eder. Plan uygulanır.

Gel zaman git zaman, han bir cinayet makinesine döner. Artık hana uğrayan tüm zenginler için orası bir mezar olmaktadır. Hanın çok derin bir kuyusu vardır ve tüm cesetler o kuyuya atılarak ortadan kaldırılmaktadır. Kanaat sahibi karı koca, muhteris iki katile dönüşmüşlerdir ve artık hiçbir şey onları durduramamaktadır. Her geçen gün servetleri büyümekte, malları katlamalı olarak çoğalmaktadır. Tam on beş sene geçer ve bir gün hana bir kervan gelir, kervanın sahibi zengin bir gençtir. Çok sıcak davranan,  karı kocaya yakın duran onlarla aynı sofrada yemek yemek isteyen genç, karı kocayı rahatsız eder. Bu yabancının kendilerine niçin bu kadar yakın ve sıcak davrandığına anlam veremez ve içten içe huzursuzda olurlar ama zengin gencin malı onlar için harika bir servettir ve geceleyin plan işler, onu da ortadan kaldırırlar. Tam bir gün sonra bir genç bayan gelir hana, bu gelen genç bayan, çocukları Ahmet’e yıllar önce beşik kertmesi yaptıkları gelinleridir. Tanırlar, sarılırlar, hal hatırdan sonra gelinleri Ahmet’i sorar. Karı koca bu soruya anlam veremezler. “Ahmet mi?”diye sorarlar. Gelin hanım : “ Ahmet zengin bir tüccar olmuş, dün bana geldi, ben babamların yanına gidiyorum sürpriz yapacağım Ahmet olduğumu söylemeyeceğim sende arkamdan yarın gel dedi” der. Anne ve baba beyninden vurulmuştur. Dün gece, en son, yıllardır kapıldıkları hırs hapishanesinin zavallı mahkumları olarak malı için katlettikleri o hareketlerine anlam veremedikleri genç, kendi öz çocukları Ahmet’tir ve ana baba öz oğullarının katili olmuşlardır. Söylenecek hiçbir şey kalmamıştır ve sessizce tüm cinayetleri işledikleri odaya girerler ve bir daha çıkmazlar. Arkalarından bağıran, kilitlenen kapıyı kuvvetle döven, olaylardan habersiz, hiçbir şey anlayamayan gelinleri kapının altından ayaklarına doğru akan kanların dehşetiyle oraya yığılır.

Kanaatle, saadetle, huzurla yaşayan, herkesin saygı duyduğu, hürmet ettiği çanak çömlekçi karı koca, nasıl oluyor da vahşi, muhteris, azgın, zalim iki katil-caniye dönüşebiliyor.

Kıssadan murat hissedir.

Allah’ım, kanaat ver.

Allah’ım, kanaat ahlakı ver.

Allah’ım, doymak bilmeyen nefisten, kanmak bilmeyen heva ve hevesten sana sığınırız.

Allah’ım ,senin ahkâmına kananlardan, senin kitabınla ikna olanlardan eyle bizi.

Allah’ım, sana sığınırız. Sana sığınırız. Sana sığınırız.

887
YORUM LİSTESİ
DİĞER YAZILARI

20/09/2011 - 00:08 HACCA DOĞRU

15/07/2011 - 11:05 TESETTÜR, KADININ DIŞARIDAKİ EVİDİR

06/06/2011 - 22:48 GERÇEK TERÖR

15/05/2011 - 10:45 HALİS DİN`E MUZAHREFAT KARIŞTIRMAYALIM

05/05/2010 - 17:46 ÂLEMLERE RAHMET BİR DİN

22/04/2010 - 11:38 DİN’İN EGEMENLİK İDDİASI YOK MU?

15/04/2010 - 11:52 TELKİN

14/03/2010 - 14:56 KUNDAK VE KEFEN

16/02/2010 - 11:15 HUZUR AMA NEREDE?

12/02/2010 - 11:04 FESAD VE FESADCILAR

23/11/2009 - 18:33 KANUN’SUZ TOPLUM, AHLAK’SIZ KANUN, DİN’SİZ AHLAK OLMAZ

11/11/2009 - 10:36 TE’LİF HAKKI

30/09/2009 - 17:46 DİN GÖREVLİSİ YOK İSLAM’IN İNSANI VAR

29/08/2009 - 12:47 SEYAHAT İBADETTİR: İRAN İZLENİMLERİ

28/05/2009 - 15:07 ARKAMIZA BAKMAYALIM

10/05/2009 - 12:51 EL VE KALEM

27/04/2009 - 12:02 BİZ MÜSLÜMANIZ

30/03/2009 - 14:57 KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLER

09/03/2009 - 23:21 BORÇ HUKUKU

02/03/2009 - 14:04 KANAAT EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR

20/01/2009 - 10:54 GAZZE: REMZ-UL İZZE

03/01/2009 - 22:56 YIPRATMA KAMPANYASI NEYE HİZMET EDİYOR

24/12/2008 - 18:25 BİZ MİNA'DA, MUNTAZAR IRAK'TA...

20/11/2008 - 11:47 KRİZ FAİZİN ÇOCUĞUDUR

14/11/2008 - 13:30 BAŞARILI OLMAK

25/10/2008 - 14:47 DİN; VERMEKTİR

14/05/2008 - 16:53 "ANNELER GÜNÜ"

20/03/2008 - 17:20 VİLADET-İ RASUL

18/02/2008 - 20:23 MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN, ÖRTÜ DEĞİL ÖRTÜSÜZLÜKTÜR

07/02/2008 - 13:03 PEYGAMBERLİK MİSYONU

25/01/2008 - 17:30 BİR KALP HASTALIĞI: HASED

08/01/2008 - 16:55 MUHARREM AYI

26/12/2007 - 17:27 KURBAN

13/11/2007 - 21:45 TİCARETE BAKIŞ

29/10/2007 - 15:19 ÜCRETİMİZ ALLAH'TAN

18/10/2007 - 18:55 ASHAB-I SEFİNE'DEN OLMAK

18/07/2007 - 12:08 NAMAZ HEM 'DİN'LENDİRİR, HEM DE DİNLENDİRİR

16/04/2007 - 10:47 MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?

06/04/2007 - 13:51 ROMANYA GEZİSİNDEN NOTLAR

21/02/2007 - 11:25 EY İNSAN!

03/02/2007 - 11:59 ARKADAŞ OLMAK

22/01/2007 - 16:50 HACC ÜZERİNE
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat