KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 28/02/2009 - 12:05
Ak Parti, 28 Şubat’ın baskı ve zulümlerine karşı halkın taleplerine kulak veren ve bu çerçevede siyaset üreten bir hareket mi olmuştur geçen süre içerisinde, yoksa tükenen, mecalsiz kalan bir baskı ve zulüm sistemini ekonomik ve siyasi alanda tutup ayağa kaldıran bir koltuk değneyi işlevi mi görmüştür?

28 Şubat 1997 tarihindeki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında alınan bir dizi kararla başlayan 28 Şubat darbe süreci, ilk olarak mevcut Refahyol Hükümeti’ni devirip, bu kararları hayata geçirecek bir hükümet kurma hedefine yönelmişti.

 

Bu hedef doğrultusunda holding medyası ve o dönemde “beşli çete” olarak anılan sendikalar başta olmak üzere çeşitli kuruluşlar devreye konularak etkili bir kampanya başlatılmış, nihayet Haziran ayında Refahyol Hükümeti’nin istifasıyla bu hedefe giden yolda ilk sonuç alınmıştı.

 

Ardından dönemnin Cumhurbaşkanı Demirel devreye konularak hükümet kurma görevi dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verilmiş ve ANAP, Demokrat Türkiye Partisi ve DSP koalisyonu kurularak bu hedefe ulaşılmıştı. ANASOL-D Hükümeti olarak adlandırılan bu hükümet döneminde 28 Şubat kararları bir bir yürürlüğe konulmaya başlanmış ve süreç böylece işletilmişti.

 

28 Şubat’ın ara hükümeti olarak adlandırılabilecek bu hükümetin ardından yapılan ilk seçimler öncesinde ise bir 28 Şubat operasyonu ile (Abdullah Öcalan’ın Kenya’dan getirilmesi) dönemin başbakanı DSP lideri Bülent Ecevit “PKK’yı bitiren lider” imajıyla seçimlerde beklenmedik bir üstünlük sağlamıştı.

 

Bu seçimlerden sonra kurulan ve ANASOL-M olarak adlandırılan DSP-ANAP-MHP Hükümeti 28 Şubat’ın uygulayıcısı ve takipçisi olmayı sürdürmüş ve fakat ANASOL-D Hükümeti ile başlayan ekonomik ve politik sarsıntı bu dönemde artarak sürmüştü.

 

Türkiye tarihinin en büyük ekonomik buhranlarından biri olan 2001 tarihindeki Kara Çarşamba krizi bu dönemde patlak vermiş, bu krizle birikte büyük toplumsal tepkiler ve sorunlar yaşanmaya başlanmıştı. Öyle ki Ankara’da esnaf sokaklara dökülmüş, iflas eden şirket sayısında rekor düzeylere ulaşılmış, öte yandan bazı 28 Şubat aktörlerinin de içinde bulunduğu banka yolsuzluklarıyla birçok banka batırılırken, milyarlarca dolar, 28 Şubat’a destek veren bazı medya grupları ve holdinglere aktarılmıştı.

 

ANASOL-M Hükümeti halkın kaynaklarını batıkçı medya grupları ve holdinglere peşkeş çekip büyük bir ekonomik krize sebep verirken, sistem giderek işlemez hale gelmiş, halkın hoşnutsuzluğunun ulaştığı nokra yukarıda değindiğimiz gibi Ankara’da bir esnaf ayaklanmasına kadar varmıştı. Kısacası 28 Şubat sürecinin hükümetleri 28 Şubat kararlarını uygulamada kusur etmezken ekonomi ve siyasette tabana vurmuş, yaşanan krizler toplumsal patlamalara zemin oluşturacak boyuta ulaşmıştı.

 

Bu durum, yıkmakta başarılı olan 28 Şubat’ın yapma noktasında başarısız olduğunun açık göstergesiydi ve 28 Şubat aktörleri ve siyaset alanındaki taşeronlarına yönelik tepkiler üst düzeye ulaşmıştı.

 

İşte AK Parti, böyle bir sürecin içinde güç kazanmış ve hem dibe vurmuş ekonomik şartlar, hem de 28 Şubat uygulamalarına karşı meydanlarda sözcüleri aracılığıyla verdiği “namus sözleri” ile halkın büyük teveccüh ve desteğini alarak 2002 yılında hükümeti devralmış oluyordu.

 

Bu açıdan gerek Ak Parti’nin ve gerekse Ak Parti Hükümeti’nin 28 Şubat’a yönelik tepkilerin ürünü olduğunu söylemek mümkün. Ak Parti 28 Şubat sürecinin alternatifi görüldüğü için halkın desteğini sağlamış ve iki dönemdir de seçimleri kazanması böylece mümkün olmuştur.

 

Şimdi şunu sorgulamak gerekir: Halkın 28 Şubat’a alternatif gördüğü için destelediği ve 28 Şubat’ın rövanşı düşüncesiyle oy yağdırdığı Ak Parti gerçekten 28 Şubat’ın alternatifi olabilmiş midir? Aradan geçen 7 yılda, kendisine yüklenen 28 Şubat’ın rövanşı misyonunu yerine getirmiş midir? Yoksa ANASOL-D ve ANASOL-M Hükümetleri döneminde zaten ekonomik ve siyasi alanda tam anlamıyla iflas etmiş olan bu sürecin nefes alıp ayakta kalmasına ve böylece devamına mı hizmet etmiştir, biten bir sistemi ekonomik ve siyasi alanda ayağa kaldırarak?

 

Biz bu soruyu başlıkta “Ak Parti 28 Şubat’ın Musa’sı mı, âsâsı mı?” şeklinde formüle ettik. Evet, Ak Parti, 28 Şubat’ın baskı ve zulümlerine karşı halkın taleplerine kulak veren ve bu çerçevede siyaset üreten bir hareket mi olmuştur geçen süre içerisinde, yoksa tükenen, mecalsiz kalan bir baskı ve zulüm sistemini ekonomik ve siyasi alanda tutup ayağa kaldıran bir koltuk değneyi işlevi mi görmüştür?

 

2002 yılından bu yana yapılanlar ortadadır. Aradan geçen 7 yıla rağmen 28 Şubat’ın ne küresel alandaki hedefleri çerçevesinde yürürlüğe koyduğu uygulamaları (ABD emperyalizmi ve siyonist rejimle askeri anlaşmalar, yüklü silah alımları, ortak tatbikat ve askeri eğitimler), ne de yerel alandaki hedeflerine yönelik uygulamaları (başörtüsü yasağı, Kur'an kurslarına yönelik kısıtlamalar, İmam Hatiplere yönelik engellemeler...) konusunda somut bir icraata imza atmayan, sürekli ileriki süreçlere havale eden vaadler ve bürokrasinin engelleri arkasına saklanan bahanelerle halkı oyalayan bir siyaset ortaya koydu. Buna karşılık, 2002 yılına kadar 5 yılda tükenmiş, ekonomik ve siyasi alanda mecali kalmamış bir sürecin arkasındaki mevcut sistemi, yaptığı siyasi ve ekonomik atılımlarla tutup ayağa kaldırmıştır.

 

28 Şubat 5 yıl sonra çökerken ve beraberinde sistemi de çöküşe sürüklerken zaten bir “kurtarıcı”ya ihtiyacı vardı ve bu kurtarıcı da ne sistemin ne de sistemi çöküşe sürükleyen 28 Şubat aktörlerinin arayıp da bulabileceği Ak Parti olmuştur.

 

Ak Parti, sistemi çöküşten kurtarırken diğer yandan daha önce muhalif bir duruşa sahip olan birçok çevreyi sistemle entegre hale getirmiş, 28 Şubat süreciyle birlikte muhalif olma bilinci kazanmaya başlayan kitlelerin sisteme karşı olan gardını düşürmüş ve bu açıdan da sisteme koltuk değneyi olma işlevi görmüştür.  

 

Burada ilginç bir çelişkinin yaşandığı açık. 28 Şubat’ı ve bu darbe sürecinin arkasındaki sistemi ayakta tutan, onu çöküşün eşiğinden alan, bu sistem ve süreçten mağdur olan, şikayet eden ve değişmesi için çalıştığı iddiasıyla ortaya çıkan bir siyasi kadro olmuştur.

 

Muhakkak ki her Firavun’un bir Musa’sı vardır, olacaktır. 28 Şubat’ın ve 28 Şubatların sahibi mevcut cahiliye sisteminin de Musaları olacaktır. Ancak bu, kurtarıcılarla ve kurtarıcıların peşine takılmakla alınacak bir sonuç değildir. Firavunlar ancak, Rabbimizin beyanı doğrultusunda, vahiyle dönüşen ve dönüştürme bilinciyle yola koyulup istikamet üzere olmayı esas alan, sapmayan ve saptırmayan ilke merkezli bir mücadele süreciyle yıkılacaktır. 

1006
YORUM LİSTESİ
Şükrü Hüseyinoğlu 02-03-2009, 23:43:30
Ve aleykum selam

Değerli kardeşim, başlıkta yer alan âsâ kelimesi Hz. Musa'nın âsâsını ifade etmek için değil bir cins isim olarak kullanılmıştır. Ak Parti'nin 28 Şubat sürecinde çöküşe sürüklenen, memurunun maaşını bile deprem yardımlarıyla ödeyebilecek hale gelen mevcut sistemi ayağa kaldırmasını ve ayakta tutmasını, bu sistemin âsâsı olduğu şeklinde ifade etmeye çalıştım.

Ak Parti'den önce muhalif kesimler ortalığı yıkmıyordu belki fakat sisteme karşı ciddi bir muhalefet bilinci gelişmiş ve bu bilinç halk tabakalarına inmeye başalamıştı. Belki de yakın tarihte ilk defa sistem toplum katmanlarında esastan yargılanmaya başlanmıştı.

Ak Parti'nin hükümete gelmesiyle bu durum tersine dönmüş, ciddi bir muhalefet potansiyeli sisteme entegre edilmiştir.

Ayrıca meselenin bir diğer boyutu daha var ki, o da, Ak Parti'yle birlikte arttığı varsayılan dindarlaşma/muhafazakârlaşma eğiliminin 28 Şubat'ın aksi bir gelişme olup olmadığı hiç tartışılmamaktadır. Bu konuyu "Artan Dindarlaşma 28 Şubat'ın rövanşı mı?" başlığıyla yazmayı düşündüğüm bir sonraki yazıda ele almaya çalışacağım inşaallah.

28 Şubat'ın küresel boyutu -ki bu sürecin asıl yüzü küresel bir operasyon oluşudur- göz önünde bulundurularak, artan dindarlaşmanın nitelik olarak küresel istikbarın proje ve hedefleriyle çatışan mı yoksa kesişen mi bir gelişme olduğu da bu konunun değerlendirilmesinde önemlidir.
 
ömer bitlis 01-03-2009, 17:02:16
Selamun Aleyküm.

"AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?"
"Ak Parti, 28 Şubat’ın baskı ve zulümlerine karşı halkın taleplerine kulak veren ve bu çerçevede siyaset üreten bir hareket mi olmuştur geçen süre içerisinde, yoksa tükenen, mecalsiz kalan bir baskı ve zulüm sistemini ekonomik ve siyasi alanda tutup ayağa kaldıran bir koltuk değneyi işlevi mi görmüştür?"

Hz Musa ile Hz Musa nın asasının farklı mecralara hizmet ettiği iddiasına yol açabileceğinden yanlış argüman seçimi yapılmıştır. Mesela Ak parti 28 şubatın Musası mı Samirisi mi? Yada Musası mı yoksa Koltuk Değneğ imi? Başlıkları daha doğru olabilirdi.

"İşte AK Parti, böyle bir sürecin içinde güç kazanmış ve hem dibe vurmuş ekonomik şartlar, hem de 28 Şubat uygulamalarına karşı meydanlarda sözcüleri aracılığıyla verdiği “namus sözleri” ile halkın büyük teveccüh ve desteğini alarak 2002 yılında hükümeti devralmış oluyordu.

2002 yılından bu yana yapılanlar ortadadır. Aradan geçen 7 yıla rağmen 28 Şubat’ın ne küresel alandaki hedefleri çerçevesinde yürürlüğe koyduğu uygulamaları (ABD emperyalizmi ve siyonist rejimle askeri anlaşmalar, yüklü silah alımları, ortak tatbikat ve askeri eğitimler), ne de yerel alandaki hedeflerine yönelik uygulamaları (başörtüsü yasağı, Kur'an kurslarına yönelik kısıtlamalar, İmam Hatiplere yönelik engellemeler...) konusunda somut bir icraata imza atmayan, sürekli ileriki süreçlere havale eden vaadler ve bürokrasinin engelleri arkasına saklanan bahanelerle halkı oyalayan bir siyaset ortaya koydu. Buna karşılık, 2002 yılına kadar 5 yılda tükenmiş, ekonomik ve siyasi alanda mecali kalmamış bir sürecin arkasındaki mevcut sistemi, yaptığı siyasi ve ekonomik atılımlarla tutup ayağa kaldırmıştır."

Ak parti çıkışı itibariyle 28 Şubatçılara başörtülülerin önünde selam durduracağız gibi bir söylem de bulunarak, çoğunluğun teveccühünü kazanmış bir parti değil, muhafazakar demokrat olma iddiasında bir parti. Ayrıca TC de hükümet olunabilineceğini ancak bunun iktidar olmak anlamına gelmeyeceğini en iyi bilenleden birininde bizlerin olması gerekiyor. Dolayısıyla Hz Musanın misyonunu misyon edinmemiş bir partiyi niye bulları yapmadın yada yapamadın diye eleştirmeyi çok doğru bulmuyorum. Eleştireceksek misyonunu eleştirelim.


"Ak Parti, sistemi çöküşten kurtarırken diğer yandan daha önce muhalif bir duruşa sahip olan birçok çevreyi sistemle entegre hale getirmiş, 28 Şubat süreciyle birlikte muhalif olma bilinci kazanmaya başlayan kitlelerin sisteme karşı olan gardını düşürmüş ve bu açıdan da sisteme koltuk değneyi olma işlevi görmüştür"

Sanki ak partiden once muhalif kesimler ortalığı yıkıyordu, düzeni ele geçiriyorduda ak parti önlerini mi kesti. Tam tersine kimse bir şey yapmıyordu (Hatta bırakın bir şey yapmamalarını, sisteme uygun yaptıkları onlara günah olarak yeterde neyse…) Bu boşluktan dolayı ak parti çoğunluğun sözcüsü konumuna geldi.

Sözün özü; bir kurumu yaptıkları üzerinden eleştireceksek kendini ifade ettiği misyon üzerinden değerlendirmeliyiz, eğer misyonunu eleştireceksek yaptıklarının zaten bir önemi yok…
 
Orhan Albayrak 28-02-2009, 14:59:18
Düşünsel olarak gerek modernizme eklemlenmeden gerekse oryantalizmden hiç bir şekilde etkilenmeden yürüdüğün bu yolda rabbimiz seni ve senin gibi düşünen müslümanları muvaffak etsin.Selam ve dua ile
 
DİĞER YAZILARI

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat