İslam ve Hayat
Putların hakkı devirilmektir, ıslah edilmek değil!   |   TOKAD'dan Ece Nur'a plaket   |   "İslam Mekke'de önce kavram üstünlüğünü kurmuştu"   |   Mavi Marmara aktivistleri iftarda buluştu    |   Pakistan'da açlıktan ölümler başladı   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
KADITÖR
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Başörtüsü Zulmü Nasıl Son Bulur?

Seçenekler
Ak Parti çözer
Saadet Partisi çözer
Tek çözüm sivil direniştir
Çözülemez

Sonuçları Göster

 
MÜNAFIKLAR HAKKINDA…
Hikmet ERTÜRK - 08/02/2009 - 21:07
Şunu hiç unutmamalıyız ki İslam adına söylediğimiz sözler bizlerin Müslüman olduğumuzun ispatı değildir. Bu konudaki net ayrım kimlerin yanında yer aldığımızla ilgilidir. Yani bulunduğumuz yer çok önemlidir.

Şüphesiz ki Allah bir Bedir bir Uhud misali zamanları kendine inanan kullarının gösterdikleri gayret ya da umursamazlıkları çerçevesinde sürekli değiştirecektir. Bu Yüce Allah’ın değişmez vaatlerinden biridir. Müslümanlarda sürekli değişen bu zamanları ömürlerinin yettiği süreler içerisinde göreceklerdir. Fakat burada bilinmesi gereken çok önemli bir nokta; değişen bu zamanlar süresince imanımızı kurtaracak davranışlar içerisinde bulunabilmek için yeterli Kur’ani bilgiye sahip olmamız gerekmektedir. Yani olabildiğince bol yol azığı toplamalıyız.Bu konuda gevşeklik gösterirsek karşımıza çıkan sınav emareleri karşısında net tavırlar sergilememiz mümkün olmayacaktır.

Üstelik hayatımıza yön verecek olan bu bilgileri kendimiz edinmeye üşeniyor ve başkalarının eline bırakıyorsak iş daha da kördüğüm bir hale dönüşebilir. Yönümüzü takip etme yetkisini verdiğimiz kişiler bizleri Kur’an’ın olmamızı gerektirdiği yerlerin dışında bir yerlere götürebilirler. O zamanda olaylar karşısındaki değerlendirmelerimiz hep farklı bir pencereden olacaktır. Değerlendirmelerimize yapılan itirazları da hep akli delillerle kendimizce doğru olan cevaplarla geçiştireceğizdir. Tabi ki bu şekilde bir yol alma şekli öteki dünyada kabul edilebilir bulunmayacaktır. Çünkü sorguya çekileceğiniz tek şey Allah’ın Kur’an’da belirttiği emirleri karşısında gösterdiğimiz olumlu ya da olumsuz davranışlarımızdır. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız ki savunduğumuz, söylem olarak dillendirdiğimiz fikirlerimizi kendi hayatımızda da yaşıyor olmamız gerekir. Şu anda yapılan çok büyük vahim bir hata ise Allah’ın (c.c.) Kuranda konumlarını belirttiği, onlara hangi yüzle baktığını bildirdiği kimselerin durumlarını tartışıyor olduğumuzdur.

“Niçin münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Oysa Allah, onları ikiyüzlü tutumlarından dolayı aşağılığa mahkûm etmiştir. Allah'ın saptırdığını, siz doğru yola mı iletmek istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığına sen çıkış yolu bulamazsın.

Onlar kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayınız, bulduğunuz yerde öldürünüz, hiç birini dost veya müttefik edinmeyiniz. "(Nisa–88–89)

Bu ayetlerin iniş sebebine kısaca bir göz atarsak yukarıda anlatmak istediğim şeyi daha iyi anlamış oluruz.

“Avfi ibni Abbas'tan şöyle rivayet eder: Bu ayet, Müslüman olduklarını söyleyen ancak müşriklere yardımcı olan bir kavim hakkında indi. Mekke'den bazı ihtiyaçlarını temin etmek için dışarı çıkmışlardı. "Şayet Muhammed'in arkadaşlarıyla karşılaşırsak onlardan bize bir zarar gelmez" diyorlardı. Müminler bunların Mekke'den çıktıklarını haber alınca, bir grup "Korkakları öldürmek için atlara binin; çünkü onlar, düşmanlarınıza yardım ediyorlar." Diğer bir grup da "Subhanallah! —veya bunun gibi bir şey söylediler- Hicret edip yurtlarını terk etmediler diye sizin söylediklerinizi söyleyen bir kavmi öldürecek misiniz? Kanlarını ve mallarını helal mi sayacağız?" diyordu. Bu şekilde iki gruba ayrılmışlardı. Bu arada Resulullah (salât ve selâm üzerine olsun) yanlarındaydı; Ancak iki gruptan herhangi birine müdahalede bulunmuyordu. İşte bunun üzerine "Niye münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz?" ayeti iniyor.

Yukarıdaki ayetlerde günümüzde tartışılan birçok konuya ışık tutacak net cevaplar verilmiş. Şunu hiç unutmamalıyız ki İslam adına söylediğimiz sözler bizlerin Müslüman olduğumuzun ispatı değildir. Bu konudaki net ayrım kimlerin yanında yer aldığımızla ilgilidir. Yani bulunduğumuz yer çok önemlidir. Ve Allah (c.c.) bulundukları (Taguti düzenlerden) yerlerden hicret etmeyen bu kimseleri dost edinmemizi yasaklıyor.’’ Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.’’ Çünkü ‘’Onlar kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı arzu ederler.’’ diyor. Tağuti bir sistemin menfaatleri doğrultusunda izlenecek yolu belirleyen ve bu sistemin güçlenmesi için çaba sarf eden, sözcülüğünü yapan üstelikte bulunduğu yerden hicret etmeyi aklına bile getirmeyen birilerine Müslüman muamelesi yapmak ya da onlara dostça yaklaşmak Allah tarafından yasaklanmıştır. Yine bu tarz olumlayıcı sözler söylemekte ısrar eden Müminler Allah (c.c.) tarafından azarlanmıştır. ‘’Niye münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Oysa Allah, onları ikiyüzlü tutumlarından dolayı aşağılığa mahkûm etmiştir. Allah'ın saptırdığını, siz doğru yola mı iletmek istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığına sen çıkış yolu bulamazsın.’’ Bu tarz bir ilişki içerisinde bulunan kimseleri onlar kendilerini nasıl bir isme yakıştırırsa yakıştırsın Allah (c.c) münafıklar olarak isimlendirmiştir. Buna sebep olarak ta ikiyüzlü olmalarını göstermiştir. Allah (c.c) Müminlere bu kimselerin münafık ve kâfirler olduklarını bildirmiştir. Bu açık tanımlamalardan sonra bu kimselerin konumları hakkında şüpheye düşmek ve onların işbirlikçi tutumlarını savunmak, onaylamak bizlerinde İslam olma iddiamızı şaibeli hale getirecektir. Bu kimselerin asıl niyetleri konusu ise "Onlar kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı arzu ederler.’’ şeklinde belirtilmiştir.

Umarım tüm bu izahlardan sonra Amerikan ordusu içerisinde görev yapan Müslüman(!) askerlerin, Irak'ta ülkelerini işgal eden kâfirlerin isteği ve emirleri doğrultusunda seçimlere gidip hükümet kuranların, işgal edilmiş ülkelerini kurtarmak için cihad eden mücahitlere karşı kâfir orduları ile ortak operasyonlar düzenleyenlerin, Afganistan’da sırf iktidarı ele geçirmek uğruna ülkelerini işgale gelen kâfir orduları ile güçlerini birleştirip kendileri gibi(!) Müslüman olan mücahitleri acımazsızca öldürenlerin durumları hakkında fikir sahibi olmuşuzdur.

Şunu asla aklımızdan çıkarmayalım ki hiç kimse Allah ve Resulünün(s) belirlediği, yapmamızı emrettiği bir konuda kendi istekleri doğrultusunda fikir beyan edemez. Eğer kendince oluşturduğu fikirlerinin doğrultusunda bir yaşam sürüyorsa bu zaten İslam değildir. Bu yüzden müşrik bir yapıdan hicret etmek ve Müslümanlarla bir arada olmak iman ettiğimizin ispatı bakımdan hayati bir meseledir.

"(Allah'a) Şirk/ortak koşan bir müşrik müslüman olduktan sonra, kâfirlerden ayrılıp müslümanlar arasına katılmadıkça Allah, onun hiçbir amelini kabul etmez.( İbn Mâce, Hudûd 2, hadis no 2536; Nesâî, Zekât 73, hds. 2558)

İşte Allah'tan yana net tercihlerde bulunmayan böyle kimselerin Müslümanların yüreklerine su serpecek sözleri söylemelerinin İslam adına herhangi bir anlamı yoktur. Geri planda pratiği olmayan bu sözler kendi adlarına söyledikleri, vicdanlarını rahatlatan iyi niyetli sözlerdir. Yaptıkları güzel amellerini de Allah (c.c.) kabul etmeyecektir. Bu durum onların Allah (c.c) tarafından belirlenen konumlarını da değiştirmeyecektir. Allah (c.c.) öteki dünyada münafıklar için nasıl bir ceza belirlemişse o cezayı göreceklerdir. Bizlerin ise dikkat etmesi gereken şey bu tarz insanlar için kullandığımız kelimelerdir. İslam adına o kadar çok çaba sarf ediyor ve İslam’a gönülden bağlanmışken bu insanlara göstereceğimiz yakınlık, bunların konumları ile ilgili Allah(c.c.) hükmünü vermiş iken yorum yapmamız bizlerinde onlarla aynı cezaya çarptırılmamıza neden olacaktır. İnşallah Allah (c.c.) böyle bir sondan bizleri korur.

Bizlerin İslam adına yapmamız gereken yegâne şey ise bu tarz kişilerin yanında olmak, onları desteklemek ya da hak talebinde bulunmak değil, bu insanlardan ayrışıp hak taleplerimizi bir kenara bırakarak Allah (c.c.) bu dini üstün kılana dek veya her birimiz bu uğurda ölene kadar mücadele vermektir.

Selam ve dua ile…

780
YORUM LİSTESİ
evren 26-02-2009, 23:20:16
hüseyin sasmaz kardeşimiz bu düzenlerde calışmak hakında yorum yapmiş varsa düzenden ayrı kalacağımız veya buluşmayacağimiz bir yer veya bir iş söylerse sevinirim biz bu konuyu burdaki kardeşlerle konuştuk kuranı dert etmiş insanlarla işimizi burakmamız gerkmediyini soylediler tabiide hz Yusuf AS mın yaptığını yaparak Allahın kurallarını çiynemeyerek ve ve tebliyi korkmadan yaparak nedersiniz,devammı tamammı
 
hümeyra 18-02-2009, 09:54:20
hayatımz boyunca ve sonuna kadar tercihlerimizi doğrudan , haktan yana yapmak dileğiyle...inşallah tek dileğimiz bu uğurda ölebilmek.allah razı olsun.
 
Zumer 17-02-2009, 16:32:04
Allah razı olsun ...
 
mehlika 16-02-2009, 15:48:43
ALLAH RAZI OLSUN
 
HUSEYIN SASMAZ 15-02-2009, 15:56:47
SLM.Sevgili kardesim soylediklerin dogru butun benligimle katiliyorum.Bu insanlar bu sistemle calisiyor,oy verip onayliyor, benimsiyor bu sistemi.Halbuki Allah diyorki;Onlar tahutun kanunlarini red etmekle emr olunmuslarken hala daha tahutun kanunlari ile muhakelesmekmi istiyorlar.
Hala bu millet bu sistemle calisiyor.
Bu milleti anlamakta zorlaniyorum .
Yine biz gorevimize devam edelim buyuk bir azimle insallah.
Allah'in bize yardim edeceginden suphem yok.kesinlikle.siz benim uluhiyetimi hakimiyetimi yer yuzune hakim kilma calismalarina girerseniz bende size yardim ederim.diyor cenabi Allah.
Ozaman tabiki sikintilarimiz olacak.Bak bu konuda cenabi Allah soyle diyor.Eskilerin basina gelen sizin basiniza gelmeden kolayca cannete girivereceginizimi saniyorsunuz.
HAYIRLI ISLER KARDESIM.
 
ADEMOĞLU 14-02-2009, 21:53:17
Gören,Bilen.aşina olan Allaha hamdolsun.
Belirli bir emek ve keskin mücadeller sonucunda ortaya
mükemmel bir oluşum meydana gelmiş böyle bir duruma
alışık olmayan toplum yadırgamakla kalmamış bu yeni
oluşumun tüm hareket alanlarını kapatmak ve onu
daha ileri aşamaya yani mükemmel olasına engel
olmanın yolarını aramış ve nihayet KİŞİLERİN
en zayıf noktalarını aramaya koyulup atmaları gereken fakat
atamadıkları alışkanlıkve tutumlarını yakalayamaya çalışmış
ve bunda da başarılı olunmuştu .
Tabiki bu başarı asla bir başarı olmamıştır
Bu tarihtede böyle o zamanda ,şimdide böyledir.
onların başarı dediği şey aslında biz kişilerin ZAAF
noktasıdır işte herşey bu noktada başladı ve bitti.
İşte zaaflar insanları olası gereken makamdan nasılda
alıp aşağıların aşağısına çevirmiştir. Halbuki biz bu sahneye hiçte
yabancı olmayıp aksine aşina olduğumuzu unutmuşuz.
aynı hataya ibliste düştü farkı iblis hatayı suça çevirip daha
ileri aşamaya götürdü . İşte kırılma noktası burada başlıyor
Rahman ve Rahman olan Allah yoktan var ettği ve kendisine halife
olarak seçtiği kullarına bir cıkar yol sunup onların ebediyetini
etkileyeçek olan Kitabı ve elçiyi gönderip onları dogruya
davet etmiştir. Ona uyan ve uyanık olarak yola devam edenlere
selam olsun.
işte bizler bizlerin ilahi buyruğa uymayı amaç edinenler olup
yola devam etmesi gerekirken yapılan basit hatalarla ne yazıkki
makamlarımızı terk ettik ve bizlere düşman olan ve düşmanlıklarını
açıkça ilan etmelerine rağmen onları ve yandaşlarını ayır edememek
bizleri daha zor durumlara düşürmüştür.
Uyanmak ve silkinmek elimizde kendilerini mücahit hatta zalimin karşısında
ayakta yıklımadan durur gibi gösterenler asla aldatmamalı
bizler bu aşamalarıgördük ve yaşadık halada zorlanıyoruz
hata kayıyoruz Allah vfe dostları elimizden tutar inşallah.
kıtabın hakim olmadığı sistemler ASLA BİZLERİ TEMSİL ETMEZ
VE ASLA BİZDEN DEĞİLDİR. OLSA OLSA ŞEYTANIN FARKLI YÖNLERDEN
YAKLAŞMASIDIR.
 
vahted 12-02-2009, 21:31:45
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler.

2:9 - Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.

2:10 - Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır.

2:11 - Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.

2:12 - İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar.

2:13 - Onlara: "İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın." denilince, "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.

2:14 - Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler.

2:15 - (Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.

2:16 - İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar.

yukarıdaki ayetlerinde anlattığı gibi Allah münafıkların hiçbir zaman bir safı olamayacağını bu münafıkların boyun eğdiği hiç bir kişi gurup veya topluluğa müslümanların boyun eğmemeleri dimdik ayakta durmasını istiyor Allah razı olsun kardeşim
 
feda 12-02-2009, 20:28:48
Allah, İnananlardan Razı Olsun
 
bünyamin 11-02-2009, 21:44:45
hak ve batıl ayrılmadan mücadele eksik kalır.mutlaka karşımızdaki insanları tanımalı ve ona hareket tarzı geliştirmeliyiz.tabi bunu yaparken de kendimizin önce nerede durduğuna bakmalı ve allahın gösterdiği yerden bakarak değerlendirmelerde bulunmalıyız.şu bir gerçek ki içinde bulunduğumuz toplumda hak ve batıl iç içe geçmiştir.resmi ideoloji hakkın üstünü örtmüş ve batılı gizlemiştir.kaynağı kuran olmayan akımlar bu akımlara kanarak dinden nasiplerini kaybetmişlerdir.şu an yapmamız gereken kuranın hakemliğinde yönümüzü belirlemektir.allah dünyada ve ahirette doğru yolda oalnlaradan eylesin inşaalah.bizleri iyiliği emredip kötülüktem men eden kullarından eylesin ve hep onlarla karşılaştırsın.
 
taha 10-02-2009, 16:42:39
Allah razı olsun;
Bazı insanlar ‘Allah’a iman ettik’ der dururlar. Fakat Allah yolunda en küçük bir sıkıntıya gelemez, bir eziyete uğradıklarında insanlardan gelen eziyetleri Allah’ın azabı gibi tutarlar. Böylesi tiplerin Rabbinden yardım gelince hemen “Kesinlikle biz sizinle beraberdik” diyeceklerinden hiç kuşkun olmasın. İyi de, Allah’ın insanların içlerinden ne geçirdiğini en ince ayrıntısına kadar bildiğinden haberleri yok mu bunların? Allah iman edenlerin de münafıkların da kimler olduğunu gösterecek; bundan hiç şüpheniz olmasın…” (Ankebut: 29/10-11).
 
tapusuz 10-02-2009, 11:52:59
“Kendilerine yazık eden (nefislerine zulmeden) kimselere melekler, canlarını alırken: ‘Ne işte idiniz?’ dediler. Bunlar: ‘Biz yeryüzünde müstaz’af/çaresiz idik’ diye cevap verdiler. Melekler de: ‘Allah’ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!’ dediler. İşte onların barınağı cehennemdir. Orası ne kötü bir gidiş (yeri)dir. Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnâdır. İşte bunları, umulur ki Allah affeder. Allah affedicidir, bağışlayıcıdır. Allah yolunda hicret eden kimse, gidecek çok yer ve bolluk/genişlik bulur. Kim Allah ve Rasûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfâtı Allah’a âittir. Allah çok bağışlayıcı ve merhamet edicidir.” (4/Nisâ, 97-100)
Zamanında hicret etmiyerek yani kafirlerden ayrışmayıp bulundukları yerde bekleyen ve kendilerini mustazaf olarak tanımlayan bu insanlar için Allah kesin ve net olarak gidecekleri yeri gösteriyor. Maden ölüm tek bir defa gelecek oda neden Allah için olmasın. Sudan ucuz sebeplerle kendi kendimizi kandırmaktan vazgeçelim. Bulunduğumuz konumları, yaptığımız eylemleri, sahip olduğumuz düşünceleri yeniden kuran ayetleri ışığında gözden geçirelim ve ebedi olan bir hayat için kurtuluşun vahdette olduğunu unutmayalım.
 
DİĞER YAZILARI

23/08/2010 - 12:20 UMRE İZLENİMLERİ

27/07/2010 - 12:09 RAB VE İLAH KAVRAMLARINI YENİDEN HATIRLAMAK

25/06/2010 - 10:28 İLK GÜNKÜ GİBİ OLABİLMEK

26/05/2010 - 10:29 AZ KALSIN MÜSLÜMAN KALAMAYACAKLARDI…

29/04/2010 - 11:51 MECNUN’UN DEVESİ

12/04/2010 - 10:58 "ESKİLERİN MASALLARI"

25/03/2010 - 11:43 GÖKYÜZÜNÜN ERİMİŞ MADEN GİBİ OLACAĞI GÜN

03/03/2010 - 17:24 KAVGAYI GÖRMEK GEREK

22/02/2010 - 08:15 GERÇEK TAKVA SAHİPLERİ

25/01/2010 - 15:04 DOĞRU DİN BİRDİR, DEĞİŞMEZ!

05/01/2010 - 10:39 İMANIN HAKİKATİ

15/12/2009 - 11:36 KÖKTEKİ BİLİNÇ

01/12/2009 - 10:22 HİCRET

30/10/2009 - 13:44 AHDE VEFA

04/10/2009 - 15:45 İÇİMİZDEKİ 'BEN'

08/09/2009 - 09:51 ORUÇ, "GIYBET"İ YOK ETMELİ

13/08/2009 - 17:52 RAMAZAN AYI KUR’AN AYIDIR

14/07/2009 - 00:05 ALLAH'IN İSİMLERİNİ EZBERLEMEK

18/06/2009 - 12:32 NUH'UN GEMİSİ

19/05/2009 - 22:37 EBU LEHEB’İN ELLERİ KURUSUN!

21/04/2009 - 00:19 SAHİPLİĞİ DEĞİL ŞAHİTLİĞİ OMUZLAMAK

14/04/2009 - 11:43 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM–2

24/03/2009 - 09:44 YOL AYRIMI

16/03/2009 - 09:34 ÇEÇENİSTAN’I UNUTMAYALIM

26/02/2009 - 12:09 28 ŞUBAT TAMAM, YA İÇİMİZDEKİ 28 ŞUBATLAR

08/02/2009 - 21:07 MÜNAFIKLAR HAKKINDA…

14/01/2009 - 10:44 ŞEHİD GAZZE

22/12/2008 - 22:00 SABIR GÜNLERİ

29/11/2008 - 12:45 ÖZGÜVEN İÇERİSİNDE YOL ALMAK

10/11/2008 - 12:29 YUSUF KISSASI VE DAVET METODU
YAZARLAR
Mustafa ÖMEROĞLU
(K)OYVERİN GİTSİN!
Çetin YILDIRIM
DİRENEREK BURADAYIZ!
Coşkun UZUN
REFERANDUMA BAKIŞ
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK
Mehmed MAKSUT
MESAJ KIVILCIMLARI
Hikmet ERTÜRK
UMRE İZLENİMLERİ
Bünyamin ZERAN
KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM
Hamza ER
NİÇİN REFERANDUM ÇAĞRISININ TARAFI OLMAMALIYIZ?
Ahmed KALKAN
ADALET, ALLAH'IN İNDİRDİĞİYLE HÜKMETMEKTİR -I-
Ahmet ÖRS
SENDİKALARLA İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER EMEKÇİLERE NE GETİRECEK?
Yakup DÖĞER
AKTİF DESTEK KARARI ÜZERİNE
Hüseyin ALAN
KİFAYETSİZ TERCİHLER
Said ALİOĞLU
DUGİN'İN ENTELEKTÜEL FAŞİZMİ VE YENİ AVRASYACILIK
Ziyahan ALBENİZ
BU SORULAR CEVAP BEKLİYOR
Hatice TÜFEKÇİ
MAVİ MARMARA'YA AĞIT
Bayram KÜÇÜK
GEMİ VE TARİHİN SEYRİ
Şaban ENTEROĞLU
İSLAMİ AİLE
Yasin AYDOĞAN
ÂLEMLERE RAHMET BİR DİN
Muhammed Enes ÇINAR
ÜMMET VE ZİLLET
Orhan ALBAYRAK
FARKLIDIR RAMAZAN İKLİMİ

(K)OYVERİN GİTSİN!
03/09/2010 - 15:29

ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
RADİKAL AYNA
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
NEYİ ANLATACAĞIZ?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
CANLI YAYINLAR
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat