KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
YAŞAMAYA DAİR...
Bünyamin ZERAN - 29/11/2008 - 13:59
Önce yaşamak nedir, nasıldır sorularını cevaplar sonra layıkıyla yaşama denilen şeye bakarsınız. Herkesin kaygıları, özlemleri, ihtirasları, olmazsa olmazları depreşir yaşamak denilen o sahne gözünün önüne düştüğünde. Ya vazgeçmek zorundasınızdır ya da vazgeçmeyip tutsak yaşamak zorunda. Esaret insanın kendine farkında olmadan yakıştırdığı bir elbisedir.

Konuşmak ve konuşmamak arasında kalır ya insan, sussa bir dert susmasa bir dert. Kelimeler sıralanır da gırtlakta düğümlenir kalır. Hayatın bir an gerisine düştüğünüzü hissedersiniz. Camların arkasından seyredersiniz hayatı. Herkesin kendi kulesi vardır. Kimisinin fildişidir kulesi kimisinin yalnızlığını ve kendini yaşayabildiği itikaf odalarıdır. Yaşamanın bu kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğini fark ettiğinizde yaşamaya dair korkularınız artar. Acaba dersiniz ve acabalarınızın ardı arkası kesilmez. Acaba layıkıyla yaşayabilir miyim?

Önce yaşamak nedir, nasıldır sorularını cevaplar sonra layıkıyla yaşama denilen şeye bakarsınız. Herkesin kaygıları, özlemleri, ihtirasları, olmazsa olmazları depreşir yaşamak denilen o sahne gözünün önüne düştüğünde. Ya vazgeçmek zorundasınızdır ya da vazgeçmeyip tutsak yaşamak zorunda. Esaret insanın kendine farkında olmadan yakıştırdığı bir elbisedir. İnsan, hiçbir zaman fark etmez ya da fark etmek istemez esaret altında olduğunun. Nasıl itiraf edebilir ki insan tutkularının esiri olduğunu ve yine nasıl itiraf edebilir zindanda yaşamanın kendisini mutlu kıldığını. Herkesin zindanı da farklıdır elbet. İnsan kendine yeni zindanlar yaratmada çok başarılıdır. Yaşamaya düşkün olanların zindanları, yaşamanın kıymetini bilenlerinse özgürlükleri vardır. Her iki ifade aynı gibi görünse de farklıdır. Birincisi yaşamayı hedef, amaç kılmıştır. İkincisi ise yaşamayı amaç haline getirmemiş sadece yaşamanın haysiyetine sahip çıkma gayretindedir. Kendi varlığını sorgulamakla meşgul, kendini donatmakla gururludur. Diğeri ise nefes alıp vermenin derdine kendi onurundan ve gururundan vazgeçebilecek kadar düşkündür.

Her gün binlerce kez nefes alıp verir, havayı koklar, iklimin her çeşidini duyumsarız. Mavi gökyüzünü gördüğümüzde o güneşin tüm parıltılarını içimize çeker her hücremizi o ışıkla aydınlatırız. Yağmurla ıslanır, yağan karla yeryüzünün en değerli gelinliğini kuşandığına tanık oluruz. Gözümüzün tanık olduğu her şey bize yaşamanın anlamını yeniden yükler. Ölümü yaşamdan hiç ayırmadan birbirinden ayrı ama birbirine dost kılarak yolumuza devam ederiz. Yaşamanın haysiyeti birazda ölümün dostluğuna bağlıdır. Her an ölecekmiş gibi yaşamak ve hiç ölmeyecekmiş gibi yola devam etmek. İki olguyu kendi içinde bağımsızlaştırsa da birbirinden koparmadan birini diğerinin sebebi bir diğerini diğerinin sonucu kılmak. Fildişi kulelerine çekilip yaşamı bir sinema filmi gibi bir camın arkasında seyredenler ve rollerini yaşaması için dublör tutanlar figüranlara bahşiş dağıtanlar yaşamanın onuruna hiç eremezler. Yaşam o kadar değerlidir ki bu değeri ancak sahaya inip sıcağı, soğuğu, yağmuru, karı ve sızıyı yerinde hissedenler tadabilir. Birileri yaşamın tüm şifrelerini çözmüş gibi davranır. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. Daha ilerisi ölüme de hükmedebileceklerini düşünürler nerdeyse. Oysa yaşamın en değerli dostu ölüm müdahale kabul etmez. Bunu fark ettiklerinde çok geçtir. Ne kadar zillet içinde olduklarını fark ederler.

Bazen kendimizi kaybettiğimizi düşünerek hayatı seyre dalarız. Seyrederiz kendimizi bulmak için nerdeyiz, kiminleyiz diye. Hayatı bir dublör olarak mı yaşıyoruz yoksa başkalarının senaryosunu yazıp yönettiği bir filmin figüranları mıyız diye! Hayat kimseye oyun oynamaz. Bunu bildiğimiz için kimi vakitler itikaf odalarımızda kendimizi seyre dalışımız bundandır. Hayat herkese aynı sahneyi verir. Herkes hayat için başrol oyuncudur. Ama herkes kendini başrol oyuncu kalitesinde görmez. Çünkü hayata başlarken tutkular, heyecanlar, öfkeler, bağımlılıklar hepsi önceden verilmiştir. Kendini tüm bağımlılıklardan azade etme cesaretini gösterenler bu filmin başrol oyuncusu olup en iyi oyuncu ödülünü kazanacaktır. Ödül almanın bir sınıfı cinsiyeti yok herkes kendi ölçeğinde yaşayabileceği en değerli hayatı yaşayacak. Onurlu, mağrur, başı dik yaşayacak. Yarın öleceğini ve yaşamın tüm çetelesini sunacağını düşünerek yaşayacak. Yaşamın tüm karelerinde utanmadan ve göğsünü gere gere evet bunları ben yaptım deme cesaretini göstererek yaşayacak. Yaşamın değerli dostu ölüm ona ulaştığında O Rabb’inden razı Rabbi ondan razı olarak kalkacak.

Hayat, yapamadıklarımız karşısında en kolay suçlanan bir günah keçisidir. “Hayat bana yalan söyledi, hayat bana oyun oynadı…” gibi nice sözler söyleriz. Hayata dahil edildiysek hayatın tüm kahrını, sorumluluklarını ve tüm zorluklarını göğüsleyebilecek bir yüreğe de sahibiz demektir. Önemli olan bize bu zorluklara dayanma gücü veren o kaynağı keşfetmektir. O kaynak keşfedildiğinde ellerimizle kendi ellerimize taktığımız prangalar çözülecek ve hayat olması gerektiği çizgide akıp gidecektir. Bize yine üç seçenek gözükmekte. Ya hayatı fildişi kulelerinde bir camın arkasından seyre dalacağız. Yaşama dahil olmaktan korka korka, bağımlılıklarımızı her gün biraz daha çoğaltarak yaşayacağız. Her gün biraz daha köle her gün biraz daha korkular içinde yaşayacağız. Ya da başkalarının yazıp yönettiği hayatta kendimiz olmadan ve hayatın tüm külfetlerini başkalarının adına yaşarken nimetlerini de fildişi kulelerindekilere tevdi ederek yaşayacağız. Hem kendi korkaklığımızın hem de onların tutkularının esiri olarak bir hiç, artık değer, safra kesesi olarak yaşayacağız. Son seçenek; kendimiz olarak yaşayıp yaşamın onuruna sahip çıkacağız. Ölümü yaşamdan koparmadan ve yaptıklarımızın hesabını vereceğimizi bilerek yaşamak. Yaşamın en iyi oyuncu ödülünü almak için yaşamak. Figüran, dublör ya da kendim olmak. Elbette herkes kendine yakışanı tercih edecektir.

933
YORUM LİSTESİ
DİĞER YAZILARI

16/05/2012 - 22:56 ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?

12/04/2012 - 08:56 DÜŞÜNCE, KURUMLARDAN ÜSTÜN TUTULMALIDIR

15/03/2012 - 06:57 ÇAĞIN İLERİSİNDE VE GERİSİNDE OLMAK...

13/02/2012 - 22:15 MODERN DÜNYAYI İSLAM'LA YENİDEN TANIMLAMAK

13/01/2012 - 13:36 HAYATA RABB’İN ADIYLA BAKABİLMEK

22/11/2011 - 18:38 ÇAĞIN YENİ PUTÇULUĞU: MARKALAŞMA

04/11/2011 - 12:46 KUR’AN’DA İSİM KAVRAMI

26/10/2011 - 16:19 AÇLIK GÜNÜNDE YOKSULU DOYURMAK...

04/10/2011 - 06:58 BİR KUR'AN KAVRAMI OLARAK "İLİM"

05/09/2011 - 15:30 BATI’NIN DÜNÜ VE DÜNYANIN BUGÜNÜ

02/08/2011 - 12:51 MEKKE TOPLUMU VE YAŞADIĞIMIZ TOPLUM KARŞILAŞTIRMASI

20/06/2011 - 06:27 AKIL TOPLUMU

21/04/2011 - 06:17 MÜSLÜMANLARIN ZİHNİ SAVRULMALARINA DUR DENMELİDİR

24/12/2010 - 23:35 ÖLÜM ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

30/11/2010 - 22:51 AHLAKI ALLAH’LA TEMELLENDİRMEK GEREK

28/10/2010 - 22:00 KUR’AN’I TERSİNDEN OKUMAK

07/10/2010 - 11:15 DÜŞÜNCEYİ DİRİ TUTABİLMEK GEREK

20/09/2010 - 14:05 ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACIMIZ VAR

23/08/2010 - 12:12 KULLUĞU ÖZGÜRLÜĞE TERCİH EDİYORUM

31/07/2010 - 10:40 ÇOCUKLAR NEYİN MİRASÇISIDIR?

15/07/2010 - 10:59 ZAMANIN FIRTINALARINDAN KORUNMAK GEREK

05/07/2010 - 11:53 NİTELİK Mİ NİCELİK Mİ?

21/06/2010 - 08:37 GÜNDEMLER GÜNDEM OLA

07/06/2010 - 17:55 GELİŞİM Mİ, BAŞKALAŞIM MI?

25/05/2010 - 12:37 MÜSLÜMAN OLMAK TARAF OLMAKTIR

11/05/2010 - 11:39 SALİH AMEL KÂFİRLERİ NİÇİN ÖFKELENDİRMELİDİR?

25/04/2010 - 21:44 NUH’UN GEMİSİNE BİNMEK

14/04/2010 - 12:50 SORULAR VE SORUMLULUKLARIMIZ

30/03/2010 - 18:30 DOKUNULMAZLIKLARIMIZI KALDIRALIM

18/03/2010 - 12:14 HAYATA HİKMETLE DOKUNABİLMEK GEREK

25/02/2010 - 19:09 BİZ HANGİ SINIRLARIN ADAMIYIZ?

13/02/2010 - 19:56 BEN DEĞİŞMEDEN DÜNYA NE KADAR DEĞİŞİR?

05/02/2010 - 18:52 AÇILIMDAN YANA MIYIZ HİCRETTEN YANA MI?

01/02/2010 - 08:47 AHLAK, İNSANIN KENDİNE YABANCILAŞMASINA ENGELDİR

17/01/2010 - 22:30 BİLİNCİME SAHİP MİYİM!

07/01/2010 - 18:52 FARK EDEBİLİYOR MUYUZ?

22/12/2009 - 10:55 UZUN BİR YOLCULUĞUN İMGELERİ

31/07/2009 - 15:29 İÇE DÖNÜK ŞAHİTLİK VE BİREY OLGUSU

04/02/2009 - 11:01 BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

18/01/2009 - 11:36 KUŞANMAK YA DA SLOGANLARLA DEŞARZ OLMAK

31/12/2008 - 19:46 GAZZE’DE GÖZÜ YAŞLI ÇOCUKLAR

29/11/2008 - 13:59 YAŞAMAYA DAİR...

16/11/2008 - 14:33 AYNADA KENDİMİZİ SEYRETMEK

03/11/2008 - 11:25 ŞEHADET ANCAK ŞAHİTLİK YAPANLARINDIR

07/10/2008 - 12:01 "VE SİZLER ÜÇ SINIF OLDUĞUNUZ ZAMAN..."

05/09/2008 - 10:29 KUR'AN "AYKIRI" BİR MESAJDIR
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat