KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!
Şükrü HÜSEYİNOĞLU - 17/07/2008 - 12:07
Şöyle bir bakalım çevremize: İslam üzere olduğunu söyleyen insanlar arasında Kur’an’ın zikrettiği vasıfları taşıyanlar mı daha fazla, yoksa İslam’ın ölçülerine karşı duyarsızlaşmış, beş vakit namaza yanaşmayıp oruç ve Cuma namazı gibi belli zamanlara has ibadetleri kaçırmamak örneğinde olduğu gibi yüce Allah’ın hükümlerine karşı keyfi ve laubali bir tutum içinde olanlar mı?

İslam’ın insanlar için öngördüğü hayat ölçülerinin belli sayıdaki emir ve yasaklarla sınırlandırılmasını ve böyle bir sınırlandırmaya dayalı “İslam’ın şartları” şeklinde bir sınıflandırmaya gidilmesini doğru bulmadığımı bir kere daha belirtmeme gerek var mı bilmiyorum. Bir ritüel dini değil hayat dini olan, hayatın her an ve alanına dair sözü olan İslam’ın “5 şart”, “32 farz”, “54 farz” gibi sınırlayıcı ve indirgemeci yaklaşımlarla anlaşılmaya ve anlatılmaya çalışılması yanlıştır. Temel şartların öne çıkarılması anlamında bu tür bir sınıflandırma olabilecekse de, mevcut sınıflandırmada bu anlamda da bir isabet kaydedilmediği açıktır. Zira mevcut sınıflandırmadaki “İslam’ın beş şartı” içinde İslam’ın en temel şartlarından cihad ve iyiliği emr kötülükten nehy yükümlülüğü bile bulunmamaktadır. Bu da söz konusu sınıflandırmanın aslında kasıtlı bir “sınırlandırma” çabasının ürünü olduğunu ortaya koymaktadır ki, bunun failinin, hayat dini İslam’ı hayattan uzak bir ritüel dinine indirgemeyi amaçlamış olan Emevi-Abbasi sultaları olduğu konuya vakıf olanlarca bilinmektedir.

 

Başlığın zorunlu kıldığı bu girizgahtan sonra yazımızın konusuna geçebiliriz. Alemlerin Rabbi yüce Allah’ın insanlığa sunduğu alternatifsiz mutluluk reçetesi olan İslam, insanlardan öncelikle şu iki tutumu talep eder: Birincisi, her türlü kirliliğe, sapmaya ve tüm put ve putlaştırmalara karşı “la” kelimesinde karşılığını bulan açık ve kesin bir reddiye; ikincisi ise, bu reddiye ile tertemiz kılınıp imanın ihya ve inşasına hazır hale getirilen yüreklerde    

“illa” vurgusuyla imanın iktidarının ilanı. İslam’ın bu giriş kapısının birincil anahtarı ise ciddiyettir. Zira ciddiyet olmadan ne “la”nın bir anlamı olur, ne de “illa”nın.

 

“La” ve “illa”yı, hayatı yeni baştan kuran, hurafenin yerine sahih bilgiyi,  kötülüğün yerine iyiliği, haksızlığın yerine adaleti, tuğyan yerine alemlerin Rabbi’ne itaati, ölçüsüzlük yerine ölçülülüğü netice veren bir kutlu inkılabın giriş kapısı olarak algılayıp dillendirmek yerine, hiçbir pratik karşılığa sahip bulunmayan törensel bir söyleyişe indirgemek, dünyanın bu en ciddi ifadesini ciddiyetsizliğe mahkum etmek demektir. Ve ne yazık ki İslam toplumlarına musallat olan sulta rejimleri bunu başarmışlardır! “La” derken neleri reddettiğini, nelerden beri olup nelere muhalif kalmaya söz verdiğini, “illa” derken neye söz verdiğini, neye vurgu yaptığını bilmeyen, bilmek şöyle dursun merak bile etmeyen birinin “la”sı ve “illa”sı ne kadar ciddi olabilir?

 

İslam insandan öncelikle ciddi olmasını ister. Ciddiyet, esasında tıpkı güçsüzlere merhamet ve yaşlılara şefkat gibi insanın fıtri olarak beraberinde getirdiği bir özelliktir. Ciddiyetsizlik ise tıpkı merhametsizlik gibi olumsuz etkileşimlerin sonucu ortaya çıkan marazi bir durumdur. Yani ciddiyet asıl olan, ciddiyetsizlik ise türedi olandır.

 

Ciddiyetsizlik ilk elde vurdumduymazlık ve “adam sen de”ciliği sonuç verir. Ciddiyetsizliğin en uç noktası ise laubaliliktir. Vurdumduymazlık hayatın anlamına kapalı kalmayı, laubalilik ise hayatın anlamını sulandırmayı, hayatın anlamını bildiren Rabbani ölçüleri oyun ve eğlence edinmeyi doğurur. Laubaliliğin kaynağı ise, Rabbani öğretileri tahrif etmeye yönelik şeytani saptırmalardır. Nitekim, Kur’an-ı Hakim’de Rabbimiz, önceki ümmetlerin kendilerine bildirdiği hükümlere tabi olma konusunda laubali davranmaya yönelmelerinin sebebi olarak bu hususa vurgu yapmaktadır:

 

“Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.

 

Bu, onların: 'Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak' demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür.” (Ali İmran 3/23-24)

 

“Onların ardından yerlerine kitaba mirasçı olan bir takım 'kötü kimseler' geçti. (Bunlar) Şu değersiz olan (dünya)ın geçici yararını alıyor ve: 'Yakında bağışlanacağız' diyorlar. Bunun benzeri bir yarar gelince onu da alıyorlar. Kendilerinden Allah'a karşı hakkı söylemekten başka bir şeyi söylemeyeceklerine ilişkin Kitap sözü alınmamış mıydı? Oysa içinde olanı okudular. Korunanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?” (A’raf 7/169)

 

Evet, “ateş bize sayılı günler dışında dokunmayacak” ve “nasıl olsa bağışlanacağız” gibi kendi uydurdukları safsatalar önceki ümmetleri Allah’ın ölçülerine tabi olma konusunda laubaliliğe sevk etmiş ve duyarsızlaştırmıştı. Rabbimiz bu durumu Kur’an’da haber vererek bizleri bu tür sapmalara karşı uyarmış ve sair ayetlerle, Rabbani ölçülere sımsıkı sarılmaya, bildirdiği hayat ölçülerine karşı duyarsız kalmamaya çağırmıştır.

 

“Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.

 

Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

 

İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.” (Enfal 8/2-4)

“Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.” (Furkan 25/73)

Bugüne geldiğimizde, Rabbimizin Kur’an’da “Mü’minlerin vasıfları” olarak bildirdiği bu temel vasıflardan uzak, İslam’a inanma iddiasında olmakla birlikte İslam’a ait neredeyse hiçbir değer taşımayan, namazsız-niyazsız yığınlarca insanın varlığını acı bir gerçek olarak müşahade etmekteyiz. Oruç ve Cuma namazı gibi belli dönemlere ait ibadetleri aksatmayıp beş vakit namaza ise yanaşmayanlar, Cuma namazından çıkıp veya iftar sofrasından kalkıp soluğu kahvehanelerde kumar oyunlarının başında alanlar…

 

Şöyle bir bakalım çevremize: İslam üzere olduğunu söyleyen insanlar arasında Kur’an’ın zikrettiği vasıfları taşıyanlar mı daha fazla, yoksa İslam’ın ölçülerine karşı duyarsızlaşmış, beş vakit namaza yanaşmayıp oruç ve Cuma namazı gibi belli zamanlara has ibadetleri kaçırmamak örneğinde olduğu gibi yüce Allah’ın hükümlerine karşı keyfi ve laubali bir tutum içinde olanlar mı?

 

“Ateş bize sayılı günler dışında dokunmayacak”, “Nasıl olsa bağızlanacağız”, “İnandıktan sonra ne yaparsan yap eninde sonunda cennettesin” gibi aldatıcı ve duyarsızlaştırıcı anlayışların önceki ümmetlerde olduğu gibi Müslümanlar arasında da yayılması beraberinde Allah’ın hükümlerine karşı ciddiyetsizliği, duyarsızlığı ve hatta laubaliliği doğurmuştur. Oysa Rabbimiz Kitab-ı Keriminde “ateş bize sayılı günler dışında dokunmayacak” gibi aldatıcı ve duyarsızlaştırıcı inanışların bir safsatadan ibaret olduğunu bildirmiş ve kurtuluşun ancak iman-amel bütünlüğünde İslam’a tabi olmakla mümkün olduğunu beyan etmiştir:

 

“Dediler ki: 'Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir.' De ki: 'Allah katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla ahdinden dönmezYoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?'

 

Evet; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

 

İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara 2/80-82)

 

Rabbimiz Mü’minleri vasfederken “Onlar ayetlere karşı sağır ve kör davranmazlar” buyuruyor. Hz. Peygamber’in öncülüğünde oluşan ilk Kur’an nesli Rabbimizin buyurduğu bu vasıf üzere idiler. Onlar Allah’ın ayetleri karşısında haşyet ve teslimiyet hali üzere idiler. Onların ayetler konusunda parolaları “işittik ve itaat ettik” şeklindeydi. Ayetlerle yaşıyor, ayetlerle kendilerine çeki düzen veriyor, ayetlerle istikamet belirliyor, ayetlerle yanlışlarından vazgeçiyorlardı. İçkiyi haram kılan Maide Suresi 90. ayet inzal olunduğunda Medine sokaklarında içkiden dereler oluştuğu haber verilmektedir kaynaklarda. Zira onlar Allah’ın ayetlerine ciddiyetle yöneliyor, ciddiyetle kulak veriyor ve ayetlerin gereğini tereddütsüz olarak yerine getirmeyi Müslüman olmanın olmazsa olmazı biliyorlardı. Onlar ciddiyetsizliğe, duyarsızlığa, laubaliliğe asla prim vermiyorlardı. Hayatlarında ciddiyetle güler yüzlülüğü, net olmakla yumuşak huylu ve şefkatli olmayı çok iyi şekilde formüle etmişlerdi. Gayet ciddiydiler fakat asla asık yüzlü ve somurtkan değildiler.

 

Allah’ın ayetleri karşısında duyarsızlığın ve onun da ötesinde laubali davranmanın tohumları, Hz. Peygamber sonrası dönemde yaşanan çeşitli sorunların doğurduğu fırkalaşmalar ve bu fırkalaşmalarla birlikte ortaya çıkmaya başlayan konjonktüre dayalı farklı itikadi yorumlarla Kur’ani öğretinin dışına çıkılmaya başlanmasıyla atılmıştır. Bu süreçlerde, Rabbimizin Kur’an’da sıkı sıkıya bağladığı iman ve amel bağı koparılıp amelsiz bir imanın makbuliyeti anlayışı ortaya atılmış, bunun yanı sıra kadercilik ve şefaatçilik anlayışları üretilerek insanların İslam’la olan bağı ciddi şekilde sakatlanmıştır. Rabbimizin Kur’an’da Nisa Suresi 17-18, Nisa 146, En’am 154, Nahl 119, Meryem 60, Furkan 71, Tahrim Suresi 8 gibi ayetlerde bildirdiği “makbul tevbe”nin sınırlarını gözetmeyip önceki ümmetlerde olduğu gibi “Nasıl olsa bağışlanacağız” şeklindeki duyarsızlaştırıcı anlayışa kaynaklık eden “kurtuluş kapıları” icad edilmiştir. Hiçbir pratik bağlayıcılık içermeyen bir iman iddiasını makbul gören ve sahibini cennetle müjdeleyen bu tür aldatıcı anlayışlar, beraberinde Allah’ın hükümlerine karşı ciddiyetsizliğin, duyarsızlığın ve daha da ötesinde laubaliliğin boy verip yaygınlaşmasını getirmiştir.

 

Günümüzde söz konusu ciddiyetsizlik, duyarsızlık ve laubalilik sorununun çok yaygın bir halde yaşandığı aşikardır. Milyonlarca namazsız, taatsız, İslam’a inanan ama İslam’la yaşamayan “Müslüman” var bugün yeryüzünde. Şayet, iman iddiasında olduğu halde İslam’ın kapısından geçmeyen, namaza-niyaza yanaşmayan bu “İslamsız Müslümanlar”ın hastalığına çare olmak, onların İslam’la tanışmasında ve sahiden İslam’ın insanı olmasında bir öncülük işlevi görmek istiyorsak öncelikle meselenin kaynağını teşkil eden ciddiyet sorununu çözmeye çalışmamız gerekir. Ciddiyet sorununu çözmenin ilk adımı ise, insanları kulaktan dolma/zanna dayalı iddiaların karanlığından, vahyi bilginin aydınlığına taşımak ve ciddiyetsizliğin kaynağı olan “Ateş bize sayılı günler dışında dokunmayacak”, “Nasıl olsa bağızlanacağız”, “İnandıktan sonra ne yaparsan yap eninde sonunda cennettesin” şeklindeki Kur’an dışı anlayışları bertaraf etmektir.  

1217
YORUM LİSTESİ
Orhan ALBAYRAK 23-07-2008, 12:56:41
şahsiyet ve müslüman kavramları birbirini anlamlı kılmak zorunda .Belki de bugün müslümanların en önemli zaafları da bu. Rabbimizin ayetleri bir oyun ve eglence degil bilakis hayatın içinde bizzat anlamlandırılması , yaşanması gereken ölçülerdir. Bu anlamda müslüman şahsın hayata karşı duruşu önemlidir. Gerek bireysel gerekse kollektif hayat içerisinde örneklik açısından müslümanlara çok ciddi sorumluluklar düşmekte. Ele almış oldugunuz konunun gerek önemi gerekse vurgusu dolayısıyla size teşekkür ediyorum.Selam ve sevgi ile...
 
mehmet akgül 22-07-2008, 19:02:01
yazınızın başta sona kadar okurken şahsen kendi inanç sistemimi sorgulamayı ve ne kadar ciddiyet ve samimiyet içersinde olduğumu düşündüm ALLAH cc bizleri affetsin bizler gerçekten de sadece namaz oruç hac ve zekat ile işi bitirdiğini sananlardanız . ALLAHIM kendi lutfu ve keremi ile bizleri hidayete ulaştırsın (amin) yazınız gerçekten çok ama çok şeyler anlatıyor anlayana sağol kardeşim
 
süleyman dilmen 20-07-2008, 12:49:30
Yazınızın tamamında vurgulamış olduğunuz allaha karşı ciddi kulluk biilinci için Allah sizden razı olsun. İnşallah ciddiyet bize sorumluluk duygusu katacak ve İslam yaşanılır hale gelecek hayatın her alanında ve her zaman ve her yerde. Ciddiyet bize Zuhruf suresi 44. ayetin mesajını kavratacak ve Kur'an'ın iki ayaklısı haline gelmek ve herkesi de getirmek için yaşamamı gerektiğinin idrakinde olacağız inşallah. Bizi Hakk'a sürekli çağırdığınız için Allah tekrar razı olsun
 
DİĞER YAZILARI

07/05/2012 - 22:04 MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK

21/04/2012 - 13:21 KULLANAN - KULLANILAN!

01/04/2012 - 14:55 FE EYNE TEZHEBÛN!

23/03/2012 - 22:15 TARİH NİÇİN TEKERRÜRDEN İBARETTİR?

18/02/2012 - 00:04 İDDİALARIMIZ VARDI BİZİM

02/02/2012 - 21:40 SURİYE DİRENİŞİ VE ÂDİL ŞAHİTLİK SORUMLULUĞU

14/01/2012 - 08:01 DERGİ DEĞİL MEKTEB: İKTİBAS

30/12/2011 - 09:55 HEPİMİZ “KORSAN”IZ, HEPİMİZ “KAÇAKÇI”!

23/12/2011 - 11:21 MÜSLÜMANLARIN KURUMLAŞMAKLA İMTİHANI

13/12/2011 - 00:10 KÜRESEL NEVZAT TANDOĞAN: NATO

03/12/2011 - 00:47 FETVA

18/11/2011 - 15:37 "ÇÖZÜM İSLAM'DA" HAKİKATİNE BURUN KIVIRMAK

23/10/2011 - 12:42 "İDEOLOJİSİZ ANAYASA" TALEBİ VE MÜSLÜMANLAR

12/10/2011 - 00:17 NİÇİN CİDDE VE KAHİRE?

21/09/2011 - 20:13 SUS PAYLARI VE MÜSLÜMANLAR

16/09/2011 - 15:57 BİLGİ FETİŞİZMİ

19/08/2011 - 05:05 AÇLIK SORUNU, İNSANİ YARDIM VE İSLAMİ MÜCADELE

16/08/2011 - 05:05 YÜZDE 81 DİNDAR, YÜZDE KAÇ MÜSLÜMAN?

25/07/2011 - 22:39 UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DİL: TEVHİDCE

20/07/2011 - 10:23 DİCLE, KURTLAR, KUZULAR VE MÜSLÜMANLAR

07/07/2011 - 12:36 NAMAZDA KUR'AN OKUDUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

30/06/2011 - 07:14 HUDEYBİYE İSTİSMARINDA SON NOKTA

22/06/2011 - 18:56 İSLAM COĞRAFYASI, TÜRKİYELİ MÜSLÜMANLAR VE ÜÇ TUTUM

13/06/2011 - 23:31 RAHAT KAÇIRAN ÂYETLER!

02/06/2011 - 05:58 SİSTEM İÇİ DEĞİŞİM MÜSLÜMANLARIN LEHİNE Mİ İŞLİYOR?

27/05/2011 - 17:29 İTİDAL KAVRAMI DOĞRU ANLAŞILIYOR MU?

10/05/2011 - 11:19 "MEÂL - TEFSİR" FORMU DOĞRU MU?

01/05/2011 - 13:20 "TÖRENLER CUMHURİYETİ" VE ÇOK KUTSALLILIK

15/04/2011 - 13:01 İSLAM TOPRAKLARI NİÇİN KOLAY BOMBALANIYOR?

10/04/2011 - 23:36 BDP ÇOK GEÇ UYANDI!

25/03/2011 - 11:41 SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

05/03/2011 - 00:27 BÖLGEDEKİ GELİŞMELER: "İSLAM'SIZ LÂ" NE GETİRİR?

28/02/2011 - 23:05 ÖLÜM, İLKELER, PRAGMATİZM

18/02/2011 - 18:20 ŞEHADET: ALLAH İÇİN OLMAK

12/02/2011 - 08:56 TUNUS VE MISIR DENKLEMİ

31/01/2011 - 12:11 “Tarihin sonu"ndan devrimler çağına

21/01/2011 - 22:56 BİN ALİ, NE ÖZENTİSİYDİ?

07/01/2011 - 08:58 SEYYİD KUTUB VE BİZ: GERİ DEĞİL İLERİ

11/12/2010 - 01:09 “SEYYİD KUTUB’U AŞMAK” SÖYLEMİ

27/11/2010 - 12:49 KAPİTALİST KUŞATMAYA KARŞI ÇARESİZ MİYİZ?

10/11/2010 - 23:46 BİR AĞAÇ GİBİ TEK BAŞINA, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇE

26/10/2010 - 00:35 MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN VELîSİ Mİ?

23/10/2010 - 12:46 DANİEL BEBEK

12/10/2010 - 23:28 İSLAMİ SİYASET, MUHAFAZAKÂR SİYASETTEN AYRIŞMAKLA BAŞLAR

24/09/2010 - 12:41 KUR'AN MI TEMEL BELİRLEYİCİDİR, HADİSLER Mİ?

13/09/2010 - 13:13 AHALİYİ KİMLİKSİZLEŞTİRME PARTİSİ

07/09/2010 - 11:50 SON OLARAK...

28/08/2010 - 16:48 TERAZİNİN AYARLARIYLA OYNAMAK

23/08/2010 - 14:18 PRAGMATİZM ÇIKMAZI

13/08/2010 - 11:24 ERCÜMEND ÖZKAN FARKI

06/08/2010 - 11:48 HANGİ KÜRT MESELESİ?

16/07/2010 - 10:51 DUAYI BİREYSELLEŞTİRMEK

07/07/2010 - 13:33 RASULULLAH NİÇİN HABEŞİSTAN’A HİCRET ETMEDİ?

21/06/2010 - 10:18 ZAYIFLATILAN İSLAM DEVLETİ PERSPEKTİFİ

11/06/2010 - 15:29 ŞEHİDİN ARKADAŞI OLMAK

03/06/2010 - 11:05 KAHROLUYORUM

21/05/2010 - 18:39 MÜ'MİN ZİHNİN TEMEL KODLARI

15/05/2010 - 19:46 İLİŞTİRİLMİŞ DUYARLILIKLAR VE AFGANİSTAN

27/04/2010 - 12:47 TEVHİDDEN BAĞIMSIZ ADALET SÖYLEMİ

21/04/2010 - 12:28 MÜSLÜMANLAR VE "SİSTEMİN YENİDEN İNŞASI"

19/04/2010 - 13:48 TERÖRİZMİ KINAMAK

12/04/2010 - 19:12 TEKNOLOJİ: NE MAHRUMİYET, NE MAHKÛMİYET

10/04/2010 - 13:56 PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALMAMALI

30/03/2010 - 22:35 KENDİ YERİMİZDE VE KENDİMİZ OLARAK...

26/03/2010 - 14:20 BUGÜNE KADAR HELAL MİYDİ?

12/03/2010 - 11:17 SOMALİ'DE "KORSANLAR VE İMPARATORLAR"

02/03/2010 - 17:59 MİNBERLER VE MİHRABLAR

19/02/2010 - 11:39 NATO'YA KİM "ONE MİNUTE" DİYECEK?

14/02/2010 - 19:26 SORGULANMAYAN VESAYET

06/02/2010 - 11:23 BAŞÖRTÜSÜ: ÇÖZÜM YAHUT ÇÖZÜLME

25/01/2010 - 14:13 DAVETTE YUVARLAK MASA MODELİ

19/01/2010 - 17:24 İSLAM RESTLEŞMEDİR!

09/01/2010 - 13:28 ÜÇ TARZ-I SİYASET

28/12/2009 - 20:03 BİZİM DE MUNTAZERİLERİMİZ OLMALI

17/12/2009 - 13:11 YOL AYRIMINDA İKİ PROJE

10/12/2009 - 19:02 O ZATEN KEFENİNİ GİYMİŞTİ

02/12/2009 - 09:53 İSLAM, KAPİTALİZMİN VİCDANI KILINAMAZ

26/11/2009 - 18:40 KURBAN

14/11/2009 - 17:50 GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DİNDARLIK

08/11/2009 - 14:32 KİRLİ ÇORAP - KİRLİ MAHYA İKİLEMİNDE DİYANET

31/10/2009 - 16:11 ZİKR: RİTÜELLEŞTİRİLEN HAYAT ÖLÇÜSÜ

22/10/2009 - 14:30 İSTİKRAR

10/10/2009 - 14:19 ÇÖP İŞÇİSİNİN ÖLÜMÜ

24/09/2009 - 12:04 'DİNDARLIK ANKETLERİ'NDE SORULMAYAN SORU

06/09/2009 - 11:44 HANGİ EHL-İ SÜNNET?

26/08/2009 - 14:11 NAMAZ KILMAYANLAR NİÇİN ORUÇ TUTAR?

10/08/2009 - 10:55 RAMAZAN NİÇİN ZAM AYI OLDU?

15/07/2009 - 19:42 SEN DE Mİ ADEM!

01/07/2009 - 08:09 İSLAM İHTİLALCİ DEĞİL İNKILABCIDIR

16/06/2009 - 14:18 İRAN'DA "CUMHURİYET MİTİNGLERİ"

30/05/2009 - 08:50 DİNİ PAYANDALAŞTIRMAK

16/05/2009 - 10:19 OBAMA'DAN "CAN ALICI" MESAJLAR

04/05/2009 - 22:51 NÖBET YERLERİMİZİ NE ÇABUK TERK ETTİK

19/04/2009 - 11:34 "KUTLU DOĞUM" NE ZAMAN?

03/04/2009 - 19:56 "BEN YAPTIM OLDU" UMURSAMAZLIĞI

26/03/2009 - 11:50 BULDUĞUMUZ DEĞİL UMDUĞUMUZ

19/03/2009 - 08:16 PUTİN RUSYASI ve İSLAM

11/03/2009 - 00:16 BEN “SEÇİM”İMİ O GÜN YAPMIŞTIM

28/02/2009 - 12:05 AK PARTİ 28 ŞUBAT’IN MUSA’SI MI, ÂSÂSI MI?

19/02/2009 - 22:50 BAŞÖRTÜSÜNÜ SAVUNMAYA VAR MISINIZ?

13/02/2009 - 09:51 GAZZE'NİN KİMLİK İHRACI VE ÇOCUKLAR

30/01/2009 - 11:06 BİR AYAKKABI DA ERDOĞAN’DAN

18/01/2009 - 11:28 KAZANAN GAZZE HALKI OLDU

05/01/2009 - 22:13 İNSANLIĞIN ÖĞRETMENİ ŞEHİD GAZZE

20/12/2008 - 17:07 ALLAH’TAN KORKMUYORSAN, HİZBULLAH’TAN UTAN!

11/12/2008 - 14:49 ARABESKİN EN TEHLİKELİSİ

28/11/2008 - 10:00 KURBAN ORTAKLIĞI

20/11/2008 - 08:30 BÜYÜCÜLER VE KEMALİSTLER

08/11/2008 - 11:01 OBAMA KİMİ KURTARACAK?

08/10/2008 - 16:34 KÜRT SORUNU: ÇÖZÜMSÜZLÜK MÜ, ÇÖZÜM MÜ?

18/09/2008 - 11:05 RAMAZAN, KUR’AN VE KADINLAR

07/09/2008 - 16:03 ANNE-BABAYA "ÖF" DEMEYEN BİR TOPLUM!

27/08/2008 - 21:10 RAMAZAN DENİNCE

19/08/2008 - 08:57 AKVARYUM MÜSLÜMANLIĞI

03/08/2008 - 12:38 PUTLARIN HAKKI DEVİRİLMEKTİR, ISLAH EDİLMEK DEĞİL!

17/07/2008 - 12:07 İSLAM’IN İLK ŞARTI CİDDİYETTİR!

08/07/2008 - 18:26 MÜSLÜMANLAR CAHİLİ SİSTEME KANAT OLMAMALI!

29/06/2008 - 18:24 ÇİZGİ FİLMLER NE KADAR MASUM?

20/06/2008 - 14:25 PROVOKATÖR İTHAMI ÜZERİNE

03/06/2008 - 07:03 DOĞRU CAMİLER AÇIK, FAKAT NEYE?

24/05/2008 - 17:08 YANGINDA İLK KURTARILACAK

14/05/2008 - 22:21 BOYKOTUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAYANLAR İÇİN BİR HABER

03/05/2008 - 20:49 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

19/04/2008 - 19:45 NE "HOŞKÖRÜ", NE ŞİDDET KÖRÜ!

05/04/2008 - 13:58 HATİM KAMPANYALARI

11/03/2008 - 20:02 KADIN-ERKEK: REKABET Mİ, VELAYET Mİ?

01/03/2008 - 10:40 “MÜCAHİD DENKTAŞ” İSLAMİ DEĞERLERE KARŞI!

23/02/2008 - 19:13 KUR’AN İLAÇ DEĞİL REÇETEDİR

07/02/2008 - 13:09 HERKES DİNİNİN SAHİCİ ADAMI OLMALI

26/01/2008 - 19:42 BU KADAR CEHALET İÇİN "AYDIN" OLMAK ŞART MI?

20/01/2008 - 14:49 BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI KEMALİZM-APOİZM İTTİFAKI MI?

06/01/2008 - 23:06 NAMAZLARIMIZI HIZDAN KORUYALIM

25/12/2007 - 20:03 HACCIMIZI GERİ İSTİYORUZ

04/12/2007 - 21:22 BU SENARYO, ALFRED HİTCHCOCK'A MI AİT?

19/11/2007 - 10:24 KUDÜS BULUŞMASI: RENKLER AYRI, DUYGU VE SLOGANLAR AYNI

01/11/2007 - 10:38 TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN YENİ GÖZDELERİ: NEOMENKIBECİLER

08/10/2007 - 17:22 TV ESİR ALIYOR; ESİR OLACAK MIYIZ?

01/10/2007 - 12:44 "NİŞANLILIK DÖNEMİ NİKAHI": KİTABA UYMAK YERİNE KİTABINA UYDURMAK

11/09/2007 - 12:37 BELEDİYELER VE RAMAZAN: GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!

01/09/2007 - 15:23 KAVRAMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM!

07/08/2007 - 10:53 “İSLAMSIZ İSLAM” SAPTIRMALARINI BOŞA ÇIKARMAK

27/07/2007 - 17:13 ULUSALCILARIN MUMU YATSIYA KADAR YANDI!

23/07/2007 - 12:59 İSLAMİ MÜCADELE BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

12/07/2007 - 10:35 YALANDAN KİM Mİ ÖLMÜŞ?

02/07/2007 - 11:31 JAKOBENİZMİN YENİ MEVZİSİ, YENİ MASKESİ: ULUSALCILIK

14/06/2007 - 18:33 ÇEVRESEL İFSADIN SONUCU: "SEKÜLER KIYAMET" BEKLENTİSİ

05/06/2007 - 18:20 LAİSİZMİN MERCAYUN'U, İSLAM'IN BİNT CİBEYL'İ

25/05/2007 - 13:16 İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR

12/05/2007 - 14:29 ÇÖZÜM; MEŞAKKATLİ FAKAT İSABETLİ OLAN NEBEVİ HAREKET METODUDUR

01/05/2007 - 20:38 HAYALCİ VE ERTELEMECİ SİYASETİN SONU: "TİYATROMUZ BURAYA KADARDI!"

27/04/2007 - 15:24 PROVOKASYONLAR, TEKTİPÇİ ULUS KİMLİK KURGUSUNDA DÜĞÜMLENİYOR

18/04/2007 - 20:14 “ILIMLI MÜSLÜMAN” KİMDİR?

11/04/2007 - 19:50 KAVMİYETÇİLİK, EMPERYALİZME KUSURSUZ HİZMETİNİ SÜRDÜRÜYOR

30/03/2007 - 11:55 İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK

22/03/2007 - 18:56 ESKİDEN BAKKALLARIMIZ VARDI

12/03/2007 - 13:32 “BÜYÜK BULUŞMA"DAN BÜYÜK TAHRİBAT

23/02/2007 - 16:14 “MUHAFAZAKAR DEMOKLES”İN KILICI İLKAV’IN TEPESİNDE

07/02/2007 - 11:30 KUR'ANI TAHKİR VE TEZYİF SUÇU

22/01/2007 - 17:03 İKİ YÜZLÜ MEDYANIN “ÇILGIN TÜRKLER”İ
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat