KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
“VAY MUBAREK” MANTIĞINDAN “HADSİZ ELEŞTİRİ”YE
Serdar EFE - 16/07/2008 - 16:55
Orta yolda olmaktı beceremediğimiz. Kimseyi putlaştırmamalıydık, herkesin insan olduğunu, hata yapabileceğini bilmeliydik. Ama bu hataları saygılı, düzgün bir üslupla, delilleriyle götürmeliydik büyüklerimize.

-Benim şeyhim insanın aklından geçeni biliyor.

 

-Vay mubarek!

 

-Benim hocam sabah namazını Mekke’de, öğleyi Mescid-i Aksa’da kılıyor.

 

-Vay mubarek!

 

-Benim  üstadım hiç hata yapmaz, benim hocaefendim sürekli Rasulullah’la istişare ediyor.

 

-Vay mubarek vay!!!

 

Bu “mubarekleri” abartma işi gele gele buralara kadar geldi. Bazı kesimlerce adeta dinin kaynağı olarak görülen zatlar “gaybı biliyorum” diyorlarsa elbette doğruydu! Zaman ve mekan üstü olduklarını iddia ediyorlarsa haklıydılar! Hatasız oldukları aşikardı, çünkü biz onların hata yaptığını hiç görmemiştik! Vefat etmiş olan ve diğer tüm ölenler gibi hesap gününü bekleyen Rasulle görüştüklerini söylüyorlarsa inanacaktık. Bütün bunlar Kur’an’a aykırıymış, kimin umurunda. Daha doğrusu kim farkında. Zaten Kur’an’ı da “Mubarekler”in anlattığı kadar biliyorken nasıl olur da eleştirebilirdik onları. Hem bunlar işin Kur’an, kitap boyutunu çoktaaan aşmışlar. Doğrudan Allah ve Elçisiyle bağlantı kuruyorlar. Gözlerinin içine bile bakamadığımız, aklımızdan geçenleri bildiklerinden emin olup, karşılarında el pençe divan durduğumuz bu zatlar bize ahiret garantisi de veriyorlardı ki başka ne isterdik. Onların şefaatleriyle doğrudan doğruya cennete!

 

Vay mubarekler vay!!!

 

Kur’an’la tanışıp, dini aracısız kavrayıp yaşayabileceğimizi fark ettiğimizde; bunların ipliği pazara, foyaları meydana çıkmıştı. Artık gözümüzde beş paralık değerleri kalmamıştı. Allah’ın apaçık ayetleriyle “mubarekler”in çoğunun kendilerini ve çevrelerini ateşe sürüklediğini anlıyor ve kulak verenlere anlatabiliyorduk artık. Gerçi “vay mubarek” mantığından insanları sıyırmak kolay değildi. İslam’a aykırı pek çok hareketlerini gösterseniz bile insanlar bu gördüklerinin “zahir” olduğunu iddia ediyorlardı. “Batın”da kim bilir bu mubarekler ne haldeydi (!). Onları içki sofrasında görseler bile, akıllarına kötü şeyler getirmemeliydiler. Verdikleri emirlere “ölünün yıkayıcısına teslim olması gibi” bir teslimiyetle itaat etmeliydiler.

 

Her neyse… En azından bizler kazın ayağının böyle olmadığının farkındaydık. Bizim gibi düşünen insanlarla bir araya gelip Kur’an üzere cemaatler oluştururken biz böyle yapmayacaktık. Bizlerde “mutlak itaat” söz konusu bile olamazdı. Ne kadar bilgili olursa olsun, İslami mücadelede ne kadar eski olursa olsun biz iki kitap, üç ayet okuyunca allame olup onları kıyasıya eleştirebilirdik. Abisiz, üstadsız, hocasız bir cemaat… Lüküs hayat, oh ne rahat! Şeyhlerinin yanında ayakta bekleyen, otursa bile iki dizi üstüne oturanlara inat, biz, beraber Kur’an öğrendiğimiz büyüklerimizin yanında sırtımızın üstüne oturduk, yayıldıkça yayıldık. Geleneksel cemaatlerdekiler hocalarının gözlerine bakamıyorlardı ya, biz hocalarımızın gözlerini çıkartmaya çalıştık. Kimsenin görüşüne katılmak zorunda değildik, bizler farklıydık ya (!) her konuda kendi görüşlerimiz vardı ve her konuya muhalefet etmek zorundaydık.

 

Bütün bunları yaparken kendimizi Kur’an üzere sanıyorduk ama ne kadar tepkisel davrandığımızın, ne kadar kitaptan uzaklaştığımızın farkında değildik. Bizden fazla “bir bilen”in olabileceğini, konuşulan ortamda daha bilgili birisi varsa susmamızın hayırlı olacağını kavrayamadık. Kimselere söz hakkı vermeden atıldık ortaya. Bizden önde olanları eleştirirken yapıcı olmayı denemedik, “kör kadı, kör gözüne parmağım” oldu metodumuz. Bizden sonra gelenler, yani bizim öğrencilerimiz de bize aynı şeyi yaptılar.

 

Sonra da hep dert yandık: “Bize ne oluyor da, sayımız azıcık artınca hemen bölünüyoruz” diye. Körü körüne itaati reddederken, bizim asıl derdimiz “körü körüne” kısmıylaydı. Fakat nedense hep “itaat” ile uğraştık. Neye itaat ettiğini bilmeyen insanları değiştireceğiz derken, hiçbir şeye itaat etmeyen gruplar çıktı ortaya. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk. İfrattan tefrite sıçradık. Gerçi bir kısım Müslümanlar Kur’an’a dönüşle birlikte eski alışkanlıklarını da bırakamadılar. “Hocamı eleştirmem ve eleştirtmem!” diyerek, Kur’an okuyan modern şeyhler ürettiler.

 

Orta yolda olmaktı beceremediğimiz. Kimseyi putlaştırmamalıydık, herkesin insan olduğunu, hata yapabileceğini bilmeliydik. Ama bu hataları saygılı, düzgün bir üslupla, delilleriyle götürmeliydik büyüklerimize. Onları bozmak, küçük düşürmek için değil, Allah rızası için uyarmalıydık. Vahye uygun işlerinde ise hoşumuza gitmese bile destek olmalı, hatta itaat etmeliydik. Eleştirilenler ise komplekse düşmeden eleştirileri kabullenmeli, hataları varsa kendilerini düzeltmeliydiler.

 

Bunlar ütopya mı diyorsunuz?

 

Zaten sorumluluktan kaçmanın kılıfı oldu her şeye “ütopya” demek.

945
YORUM LİSTESİ
mustafa çavdar 19-07-2008, 21:50:10
ben müslümanım diyenler için KURANI KERİMDEN barışmadan mümkünatı yok
 
fahri ergün 19-07-2008, 10:49:40
teşekkürler serdar hocam yine çok güzel bir konuya değinmişsiniz.kaleminize sağlık.
 
l orskaya 16-07-2008, 18:02:53
Serdar hocam
Bu yazıyı da anlayıp hayatımıza geçirebilrisek anlattığınız manadaki tüm sorunlar da çözülür. ama yazdığın yazıda vurguladığın noktaların muhatabı olarak kendimizi görmeyi yine ihmal edersek (ki bence öyle olacak) bu iş nasıl çözümlenir bilemiyorum. herşeyimiz Kur-an olmalı dememize rağmen muhatabı her ne hikmetse biz olmuyor üzerimize hiç alınmadığımız durumlar olmuyormu. o ayet kafirler için, o ayet fasıklar için, o ayet yahudiler için, şu ayet şunlar için, bu ayet ötekiler için derken bizler için kalan ayetlerde fazla bişey tutmuyor zaten. sakın bu yazdıklarında bahsettiklerin de diğer kimseler için olmasın... zira belirtmemişsinde.. Valla çok haklısın ne yazıkki kendimizi öyle bir kaptırıyoruz ki ne olmamız gereken yerdeyiz, ne söylememiz gerekeni söylüyoruz, ne yapmamız gerekeni yapıyoruz, ne olmaması gereken yerlerden kaçıyoruz... konuşmaya gelince hemen hemen her konuda mangalda kül bırakmıyoruz.. neden böyle? bence çok ama çok çok tembeliz, tahammülsüzüz, acımasız, anlayışsız, hepsinden önemlis de anladığımızı zannedip bir çok şeyi anlamadığımızın farkında bile olmadığımızdır.... söyler söyler dururuz da bu mudur olmamız gereken durum. her kes payına düşeni alsın ve kendi kurtuluşu, Allah'ın rızası için tüm hayatını kontrol etsin. ben bugün tövbe ediyorum... allah razı olsun kardeş uyarılarından dolayı.
 
DİĞER YAZILARI

08/12/2011 - 12:20 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER

22/07/2009 - 09:33 "SOYU KESİK" OLMAMAK İÇİN

01/07/2009 - 07:57 YAHYA VE İHYA

12/06/2009 - 20:46 KAYGI, MUSA, ASA ve BİZ

31/03/2009 - 12:03 KAZANAN DEMOKRASİ, KAYBEDEN KİM?

01/02/2009 - 23:37 KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLARLAR

01/12/2008 - 23:45 KURBAN ETMEK/ KURBAN OLMAK

19/09/2008 - 15:27 SİZİN KADİR GECENİZ NE ZAMAN?

03/09/2008 - 09:53 KUR'AN ALGIMIZI DÜZELTMELİYİZ

30/08/2008 - 11:40 AÇLIK AYI MI, TOKLUK AYI MI?

21/08/2008 - 09:32 UCUZ CENNET, İŞLEVSİZ DİN!

16/07/2008 - 16:55 “VAY MUBAREK” MANTIĞINDAN “HADSİZ ELEŞTİRİ”YE

12/06/2008 - 19:11 SEN VE RABBİN GİDİP SAVAŞIN!

03/06/2008 - 19:03 BİR GEÇSE!

13/05/2008 - 10:39 DÜŞÜNÜYORSUN... YOKSA HASTA MISIN?

29/04/2008 - 10:50 EY NUH, GEL ŞU GEMİYİ DENİZE YAKIN YAP!

15/04/2008 - 12:17 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat