KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
EY NUH, GEL ŞU GEMİYİ DENİZE YAKIN YAP!
Serdar EFE - 29/04/2008 - 10:50
Allah’ın ayetlerini eğip bükmeden söylediğinizde insanlar hemen sizin çok sert olduğunuzu belirtiyorlar. Bu şekilde sert olmak ile Allah’ın mesajının önüne geçtiğinizi, bu söylediklerinizi söylemenizin daha yumuşak, daha güzel bir yolu olduğunu söylüyorlar... Rahatsız olanlar aslında söyleyiş şeklimizden değil, söylediklerimizden rahatsız oluyorlar. Onlar sert olma derken aslında ‘net’ olma demek istiyorlar. Onları, Nuh’un gemisinin çok belirgin bir şekilde diğerlerinden farklı olması, diğer gemilerle karışma ihtimali olmaması rahatsız ediyor. Sitemle karışık bir umutla sesleniyorlar: “Ey Nuh! Ne olur gel sen şu gemini denize yakın yap!”

Başlığı okuyunca birçoğunuz şöyle düşünmüşsünüzdür herhalde: “Yahu kardeşim sen ne karışıyorsun, Nuh’un (a.s.) gemiyi nereye yapacağına. Hem zaten bu yeri tayin eden Nuh değildi ki, Rabbi bildirmişti geminin nasıl ve nerede yapılması gerektiğini.” Haklısınız ben de aynen böyle düşünüyorum zaten. Yoksa ne haddime böyle bir teklif!

Ama düşünmeden de edemiyor insan. Gerçekten de gemisini denize yakın, diğer gemilerinin yamacında bir yere yapsaydı, acaba ne olurdu diye. Herhalde daha az alay ederlerdi onunla. Yaptığı işin saçma, gittiği yolun sapıkça olduğunu düşünmelerine de gerek kalmazdı. Gemiye binmek isteyenlerin sayısı da bir hayli artardı. Sanırım Nuh "Titanik" kadar bir gemi yapmak zorunda kalırdı. Yok yok… Herkes gemiye binmeye (Yani Nuh’un dinine tabi olmaya) gönüllü olacağı için helak olacak kimse kalmazdı o bölgede. Eee… o zaman tufana da ihtiyaç olmayacaktı. Peki, ama bu durumda acaba Nuh’un gemisinin diğer gemilerden ne farkı kalacaktı? İnsanlar Nuh’un gemisini denizde veya denize yakın yerlerde yapılmış diğer gemilerle karıştırmazlar mıydı? Canım ne fark eder? Aynı yerde benzer şekilde yapılmış gemiler (dinler) olduktan sonra Ha Nuh’un gemisi (dini), ha diğerleri… Eyvah… Ne yaptık! Ortada ne Nuh kaldı, ne de gemisi.

Ey İbrahim! Sen putlarımıza düşmanlığını niçin bu kadar açık söylüyorsun? Bu kadar sert olmak zorunda mısın? Hele putları darmadağın etmen! Tamam, putlara düşmansın ama onları böyle parçalamak da neyin nesi? Biraz hoşgörülü olamaz mıydın?

Ya sen Lut… Temiz kalmak istediğini biliyoruz.(7/80–82) Ama keşke bunu daha yumuşak söyleseydin / hatta hiç söylemeseydin. Keşke pisliğimizi hatırlatmadan iletseydin vahyi… Başka yolu yok muydu sanki.

Ey Şuayip… Sana da inanabilirdik. Eğer mallarımıza ne yapacağımız konusunda ki sert tavrın olmasaydı. (7/85–87) Başka bir konuyu öncelesen olmaz mıydı?

Bütün bu örnekler sertlik konusu etrafında dönüyor dikkat ediyorsanız. Allah’ın ayetlerini eğip bükmeden söylediğinizde insanlar hemen sizin çok sert olduğunuzu belirtiyorlar. Bu şekilde sert olmak ile Allah’ın mesajının önüne geçtiğinizi, bu söylediklerinizi söylemenizin daha yumuşak, daha güzel bir yolu olduğunu söylüyorlar. Doğrusu insan düşünmeden de edemiyor. Gerçekten ben nefsime uyup da çok sert mi konuşuyorum diye. Eminim vahyi anlayıp, anlatmaya çalışan bütün kardeşlerimin de sıkıntısıdır bu. Peki, doğru tavır nasıl olmalı? Allah’ın elçilerini incelemeye devam edelim. Sırasıyla İbrahim (a.s), Musa (a.s.) ve Muhammed (a.s.)'a bakalım.

İbrahim’in mesajı babasına ulaştırırkenki tavrı gerçekten de önemli. “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olamayan şeylere niçin tapıyorsun? Babacığım! Bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Bana uy, seni doğru yola eriştireyim. Babacığım! Şeytana tapma, çünkü şeytan Rahman’a baş kaldırmıştır. Babacığım! Sana Rahman katından bir azap gelmesinden ve şeytanın dostu olmandan korkuyorum” (19/42–45)

Kavmine: “Atalarınızın ve sizin nelere taptığınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır..." (26/76)

Görüyoruz ki, çok yumuşak bir tarzla ama Allah’ın mesajı üzerine hiçbir müdahalede bulunmadan konuşuyor babasına karşı. Batıla karşı hoşgörü gayreti içerisinde değil kesinlikle.

Musa Firavun’a gönderilirken Rabbi diyor ki:
“Firavun’a git. Çünkü O azdı. O’na yumuşak söz söyle, belki öğüt alır ya da korkar da öğüt kendisine fayda verir." (20/44)
 
İbrahim gibi Musa da zorba krala hakaret etmiyor ama yaptıklarının yanlış olduğunu, Rab olarak Allah’ı kabul etmesi gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
 
Peygamberimize biraz taviz vermesini istemek için geldiklerinde Allah’ın vahyini açıklamak ve yaşamak konusunda en ufak bir yumuşama göstermemesi sanırım en güzel örnek bizim için. (68/9)
 
Sert olmakla net olmak konusu sürekli karıştırılıyor. Kimseye hakaret etmeden, kimseyi aşağılamadan, gerçekten insanları vahiyle buluşturmak, vahiy dışı kirliliklerden arındırmak için söylediğimiz sözler, davranışlarımız hemen sert olmakla itham ediliyor. Tabi ki insanların inançları yanlış bile olsa onlara ve düşüncelerine küfrederek hiçbir şeyi halledemeyiz. Ama bu demek değildir ki ayetler ışığında bunları eleştirmeyeceğiz. İnsanların bize inanması için onların istedikleri, hoşlarına gidecek şeyleri söylemek belki sayımızı arttırır ancak bir de bakmışız ki kulları razı edeceğiz derken Allah’ın rızasından olmuşuz.
 
Rahatsız olanlar aslında söyleyiş şeklimizden değil, söylediklerimizden rahatsız oluyorlar. Onlar sert olma derken aslında ‘net’ olma demek istiyorlar. Onları, Nuh’un gemisinin çok belirgin bir şekilde diğerlerinden farklı olması, diğer gemilerle karışma ihtimali olmaması rahatsız ediyor. Sitemle karışık bir umutla sesleniyorlar:
 
“Ey Nuh! Ne olur gel sen şu gemini denize yakın yap!”
945
YORUM LİSTESİ
lokman örskaya 06-05-2008, 15:54:52
Serdar kardeş, düzenin tekerine çomak sokmuşsun. ne mutlu sana ki bu düzenin arabası devrilirse bunda payın olacağı için. Herkesin körü körüne yaşadığı, sorgulama gereği duymadığı, her türlü değerlerinin hiçe sayıldığı hayatların tesis edildiği, rezilliğin eğlenceye dönüştürüldüğü bu uyuşturma ve uyutma merkezinin dışında bir yere, Hz Nuh ile işaret etmişsin. Allah razı olsun. Ne zaman bakar gözlerimiz senin örneğinde verdiğin Nuh ve diğer resullerin ışığını, görür ve anlarız ancak o zaman kurtuluş a yakınız demektir. Kurtuluş başkalrının tesis ettiği, dayattığı şeylerde değil Allahın elçileri ve onlar ile bize gönderdiklerinde dir. evet bu reçete diğerlerine çok "net " olduğu için "sert" gelecektir ve rahatsızlklarının olması bizim yolumuzun doğru olduğuna işarettir.
 
H.Hande 06-05-2008, 15:26:21
Ortamın bugünkü durumunu herkesin doğruluk gemisi inşa ettiğini iddia ettiği çok büyük, devasa bir tersanenin olduğu yere benzediğini şirin ve iç okşayıcı benzerlikten dolayı gerçeklerin neler olduğunu kolay kolay ayırt edemz olduğumuz ,ayırt etme ihtiyacı da duymadığımız bir duruma benzetmekteyim. bu pislik tersanesinin üstünü örtmüşler cicili bıcılı boyamışlar, insanlarada kurtuluş gemisi bu tersanede diye yutturmaktalar. gerçekler görünenin tam zıttında, aksi yönde olabileceği de neden düşünülmez acaba. kimseler doğrular ile farklı bir noktada gözükmemizi itemiyor. bu karanlığın içine dalıp o doğruları orada kamufle etmek, işe yaramaz, anlaşılmaz kılmak istiyorlar. bizlerde elimizdeki Kur-an ışığını o karanlıklara doğru uzatarak bir bakmalıyız. oranın ne olduğunu oralarda neler yapıldığını görmeliyiz. karanlıklara yönelttiğimiz Kur-an ışığının aydınlattığı yerde bulunan bir çok kimse burada o ışıktan rahatsız olacaktır. o ışık gözlerini alacak ve foyalarının ortaya çıkmasından korktukları için o ışığı derhal söndürmemiz istenecektir. Nuh, un gemisi de o ışığın kendisi değilmidir. Sağ olasın bu güzel yazı için...
 
Ömer İslam 01-05-2008, 18:46:01
Güzel bir yazı olmuş. Allah razı olsun. Bu konu uzun zamandır tartışılır durur. Bu yaklaşım bana rahmetli Ercüment Abi'yi hatırlattı. Allah ondan razı olsun. Tabi "doğru söz söylemek" önemli. Bir o kadar da "sözü doğru tarzda söylemek" önemli. Bu tarzı da bize Yüce Kuran, kıssalarında "hangi durumlarda, hangi konular ne şekilde gündeme getirilmeli" örnekleri ile açıklıyor zaten. "Şüphesiz Kuran, en doğru yolu gösterir" 17/9
 
Fahri ERGÜN 29-04-2008, 13:25:41
Kalemine ve yüreğine sağlık Serdar Hocam yine çok güzel ve doyurucu bir yazı yazmışsın.İnşaallah bunların devamı gelir.
 
DİĞER YAZILARI

08/12/2011 - 12:20 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER

22/07/2009 - 09:33 "SOYU KESİK" OLMAMAK İÇİN

01/07/2009 - 07:57 YAHYA VE İHYA

12/06/2009 - 20:46 KAYGI, MUSA, ASA ve BİZ

31/03/2009 - 12:03 KAZANAN DEMOKRASİ, KAYBEDEN KİM?

01/02/2009 - 23:37 KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLARLAR

01/12/2008 - 23:45 KURBAN ETMEK/ KURBAN OLMAK

19/09/2008 - 15:27 SİZİN KADİR GECENİZ NE ZAMAN?

03/09/2008 - 09:53 KUR'AN ALGIMIZI DÜZELTMELİYİZ

30/08/2008 - 11:40 AÇLIK AYI MI, TOKLUK AYI MI?

21/08/2008 - 09:32 UCUZ CENNET, İŞLEVSİZ DİN!

16/07/2008 - 16:55 “VAY MUBAREK” MANTIĞINDAN “HADSİZ ELEŞTİRİ”YE

12/06/2008 - 19:11 SEN VE RABBİN GİDİP SAVAŞIN!

03/06/2008 - 19:03 BİR GEÇSE!

13/05/2008 - 10:39 DÜŞÜNÜYORSUN... YOKSA HASTA MISIN?

29/04/2008 - 10:50 EY NUH, GEL ŞU GEMİYİ DENİZE YAKIN YAP!

15/04/2008 - 12:17 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat