KNKM'de "Umre Yolculuğu" konuşulacak
Hamza Er, Edremit'te konuşacak
Kafkas sempozyumundan Rusya rahatsız oldu
İktibas'ın Mayıs sayısı okuyucuyla buluştu
Tebbet suresi’nin bize öğrettikleri
'Türkiye, sırtını Batıya dönmüyor'   |   Heniyye: Filistin topraklarında İsrail'e yer yoktur   |   Oğlumu iki metre toprak altından çıkardım   |   Obama: Radarın kontrolü NATO'ya devredilsin   |   "İran'a saldırı planı hazır"   |  
Ana Sayfa Künye İnternet Kullanma Kılavuzu Ziyaretçi Defteri İletişim
KUR'AN SİYER AKAİD FIKIH KAVRAMLAR RÖPORTAJLAR VİDEO İSLAM DÜNYASI GÜNCEL KÜLTÜR SANAT MEDYA OKUMA GÜNLÜĞÜ
Canlı Yayınlar
Kategoriler
KUR'AN
SİYER
AKAİD
FIKIH
KAVRAMLAR
RÖPORTAJLAR
VİDEO
ETKİNLİKLER
KARİKATÜR
İSLAM DÜNYASI
GÜNCEL
KÜLTÜR SANAT
SEÇME YAZILAR
MEDYA
E-KİTAP
İBRETLİK
ŞİİR
TAKVİMİMİZ
OKUMA GÜNLÜĞÜ
Şahit Olanlar
Okuma Günlügü
Kitaplar
Dergiler
Anket

Yönetici :..

Ak Parti en çok kimleri dönüştürdü?

Seçenekler
Sistemi
Sağcıları
Solcuları
Müslümanları

Sonuçları Göster

 
EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER
Serdar EFE - 15/04/2008 - 12:17
Müslümanlar olarak bu oyunların ne zaman farkına varacağız? Dişimizi kıran taşın, rengi pirince en çok benzeyen taş olduğunu, basit kazanımlar peşinde batıl düzenlerin kurtarıcılarını desteklerken, aslında şer bataklığının içine çekildiğimizi ne zaman kavrayacağız? Ne zaman at gözlüklerimiz çıkartıp hayrı göreceğiz, duygularımızın esiri olmayı bırakacağız?
Beyazın siyahı, yakının uzağı, haksızın haklısı, güzelin çirkini…
Bu tamlamalar ne kadar anlamsız ve saçma geliyor kulağımıza değil mi?
Hiç beyazın siyahı olur mu? İçerisinde siyah bulunan renk, artık beyazlıktan çıkmamış mıdır?
Ya haksızın haklısı!..
Ama bunlara çok benzeyen ve de çok sık kullandığımız bir deyim var dilimizde. “kötünün iyisi” diye. Alıştık, alıştırıldık bu tamlamaya. Hiç düşünmedik bir şey hem kötü, hem de iyi nasıl olur diye. Bakışlarımızı sadece şer tarafına çevirmemiz istendi; taktığımız at gözlükleri başka şeyleri örneğin hayrı görmemize engeldi. Bu şer çöplüğünde sıtma da vardı, ölüm de.
Ölümü gösterdiklerinde bize, sıtmaya razı olduk; sağlıklı bir ömrü aklımızın ucundan bile geçirmeden.
Gözümüz şer tarafına kaymış, burnumuzu bu pisliğin içine sokmuştuk ya işte bu şeytanın arayıp da bulamadığı bir fırsattı. Artık melek postuna bürünüp bizi kandırabilirdi, aynen Adem ve eşine yaptığı gibi. Hani nasıl da onlara dost görünmüş, sonsuzluk ve güç vaad ederek Allah’ın yasakladığı ağaçtan yedirmişti.(7/21) Deseydi ki “ Ben sizin düşmanınızım, bu ağaçtan yeyin ki Allah sizi cezalandırsın”, o ağaçtan yerler miydi hiç? Şeytan, Allah’a giden dosdoğru yolun üzerinde oturuyordu (7/16) ve bu yaklaşım da şeytanın sağdan yanaşmasıydı. (7/17), şeytanın Allah ile aldatmasıydı.(31/33,35/5)
Yüce Rabbimiz bütün bunlara karşı bizleri uyarmış ve buyurmuştu ki; “Hayırlarda yarışın” (2/148,3/114,5/48), “ Hayra çağıran, iyiliği emredip, kötülükten sakındıran bir topluluk olun “ (3/104), Hak ile batılı ( hayır ile şeri) karıştırmayın. (3/71) Gene başka bir ayette Rabbimiz hayır ve şerri belirlemede ölçümüzün vahiy olması gerektiğini söylüyor, hevamızı bu konuda öne geçirmememizi tavsiye ediyordu. (2/216)
Ve Kuran’ın mesajının nasıl hiç eskimediğini ve eskimeyeceğini ispatlarcasına şöyle buyuruyordu: “ Dünya hayatına dair konuşması hoşuna giden, en azılı düşman olduğu halde kalbindekine Allah’ı şahit tutarak samimiyetini ispatlamaya çalışan insanlar vardır. İktidara geldiğinde orada fesada, ekini ve nesli mahvetmeye koyulur. Fakat Allah fesadı sevmez.” (2/204-205)
Bu kadar girişten sonra sadede gelelim. Kuran’dan habersizliğimiz yüzünden yıllardır hep başkalarının oyunlarında figüran olarak katıldık. Anadolu’nun çocuklarını emperyalizme asker yapan, sistemin bekası için “koruma kanunları” çıkaranları, sırf Ezanın yeniden Arapça okunmasını sağladığı için hemen baş tacı ettik. İçeriği ile hiç alakası olmadığı, hatta içeriğine düşman oldukları halde öpüp Kuran’ı başına koyanları Allah’ın adamları gibi gördük. Yaşlıca bir akrabam şimdi gerçek yüzünü açıkça ortaya koyan bir siyasetçiyi desteklemekteki hatasını “Kuran’ı öpüp başına koyduğu için o kadar alkışladık ki eve döndüğümde ellerimin patladığını fark ettim. Maalesef hatamı yıllar sonra anlıyorum” sözleri ile ifade ediyordu. Cuma kılan, eşi örtülü siyasetçiler, faiz, kumar, içki hiçbir şeye dokunmasalar; hatta zinayı serbest bile bıraksalar bizim için kahramandılar. Çünkü onlar Allah diyorlardı, çünkü onlar ehveni şerdiler!
Hep en ucuzun peşinde olduk. Bedel ödemeden başarı vaat edenlerin arkasında “ucuz dünya mutluluğu, ucuz cennet” idi parolamız. Rasulullah ve sahabe gibi büyük bedeller ödemeye ne gerek vardı ki? Biz onların onda birini yapsak yeterdi. Hatta bizim evlerimizde oturmamız onların cihadından daha hayırlıydı! Onların mal ve canları ile yaptığı şahitliği, biz birkaç dua ile yapabiliyorduk. Onlar hayırlarda yarışıp, en hayırlılar olmaya çabalıyorlardı, biz ise içerisinde hayır kırıntıları bulunan şer olmayı tercih ettik. Cihad bilinci ile destekledik şerrin hayırlılarını(!) Başka şerlere galebe çaldığımızda sanki Bedir’den dönen mücahitler gibi hissettik kendimizi.
Biraz daha insaflılarımız ise mevzi kazanımlar peşinde kayboldu. Koskoca bir ormana talipken/talip olmak varken teker teker verilen birkaç ağaca razı oldular. Başımızda şerrin şerlileri olsa daha mı iyiydi! o zaman bunca faaliyetleri nasıl yaparlardı! Hiç bu kadar rahat nefes alabilirler, hareket edebilirler miydi?(!)
Aklımızla kalbimizin bağlantısını bir türlü kuramadık. Duygularımıza hitap edildiğinde, fikirden, düşünceden, ilkelerden eser kalmadı bizde. Hem zaten ilkeler normal durumlarda belirleyiciydi! Şimdi ise durum farklıydı! Duygu seline kapılmış kalabalıklarla birlikte olmak varken ne gerek vardı kelaynak muamelesi görmeye!
Müslümanlar olarak bu oyunların ne zaman farkına varacağız? Dişimizi kıran taşın, rengi pirince en çok benzeyen taş olduğunu, basit kazanımlar peşinde batıl düzenlerin kurtarıcılarını desteklerken, aslında şer bataklığının içine çekildiğimizi ne zaman kavrayacağız? Ne zaman at gözlüklerimiz çıkartıp hayrı göreceğiz, duygularımızın esiri olmayı bırakacağız?
En şer şerrin, ehven-i şer olduğunu ne zaman anlayacağız?
1024
YORUM LİSTESİ
Fahri ERGÜN 23-04-2008, 04:16:24
İnsanların Kurandan uzaklaşarak batıl ideolojilerin esiri olduğu bir ortamda gerçeği haykırmak!Tıpkı rahmetli Ercüment abinin 94 yılında yaptığı gibi .Tabi o zamanlar bu yolun yolcuları bu kadar pervasız değillerdi. O gün nasılda hepsi birden saldırıya geçmişlerdi. Parti ve particiliğin ehveni şer olduğunu savunanlara tokat gibi bir cevap.Kalemine, yüreğine sağlık Serdar abi.
 
Aysun ÇAĞDAŞ 22-04-2008, 21:35:02
Hakla batılın birbirine karıştığı, fesat ve fesatcı kavramlarının ait olmadığı yerlerde kullanıldığı böyle bir dönemde cehenneme giden yolların üzerindeki iyi niyet taşlarını kaldırmaya yetecek bir yazı (düşünen beyinler için).
Selam ve Dua ile.....
 
Fatma KILICLI 18-04-2008, 14:51:50
Popülist kültürün, hayatımızın her alanında şerde hayır aramamızı empoze ettigi, iman ve küfür arasındaki cizgiyi santim santim sildigi bir dönemde, bu cizgiyi Allah'ın boyasıyla tekrar belirginleştirme arzusuyla yazılmış güzel bir yazı...
Allah razı olsun...
 
Salih 17-04-2008, 19:37:23
gerçeği gizleme perdelerinin en başında olan bu tuzak söyleme ne yazıkki birçoğumuz yıllarca itibar ettik ve halen büyük bir kitle de ne yazıkki itibar etmektedir. canı tatlı çekenin birisi için acı birer sosu sunulmasına razı olması gibi bir durum. razı olanda o acı sosun içinde tatlılık bulduğunu düşünüyor ve her ne hikmetse onada inandıyor kendini. bu tamamen sorgulama gereği duymayan bir yapımız oluşundan. zira dinimizde sorgulamadan okumadan atamızdan öğrendiğimizle yaşamıyormuyuz. Yüreğine sağlık kardeşim bu palavrayı paçavraya çevirdiğin için...
 
lokman örskaya 17-04-2008, 15:35:07
İnsanları Kur-an'dan uzaklaştırmak için Kur-an'ın zor ve anlaşılmaz olduğu yalanını dayatan profesyonel senaristlerin uydurduğu ve yutturduğu bu masum ve şirin(!) deyim"ehven-i şer" in özünü (ölümle korkutup sıtma ile yaşamaya razı etmek) çok iyi anlatmışsın .Umarım birazcık düşünür ve aklederiz bu yazıyı okuyunca. Acının içinde tatlı aramamamız gerektiğini. Kardeşimizden Allah razı olsun
 
Şükrü Hüseyinoğlu 16-04-2008, 09:55:51
Selamların en güzeliyle
Allah'ın dinine inanan, fakat ne yazık ki Kur'an'la aydınlanma sürecini henüz yaşamamış olan kitleleri batıl sistemler ve tağutların payandası kılan bu "ehveni şer" saptırmasının maskesini indirmek gerekiyordu. Bu hayırlı iş Serdar Efe kardeşimize nasip oldu. "Ehveni şer" muhafazakar aklın çıkmazlarından sadece biri, ama hakikaten çok önemli bir saptırma enstrümanı. Bu büyük bir put ve devirmek gerekiyor. Kalemine ve yüreğine sağlık...
 
Murat İslam 15-04-2008, 13:39:57
Müslümanlar arası dayanışmanın, kardeşliğin en aza indiği, menfaatlerin ön planda bulunduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bireyselleşen ve dünyavileşen insan kendini ne kadar mutlu hissetsede, gerçeğin bu olmadığını herkez görüyor ve insan daha aciz kalıyor. Elinden hiç bir şey gelmediğine kendini daha çok inandırıyor.
Mutlak bilgi olan vahiyden uzaklaştıkca insan dini başkalarına pas ediyor. Kendisi doğruyu bilmediği içinde içinde doğru kırıntıları bulunan her şeyi makbul görüyor. Hele birde dünyalık menfaati varsa bu taşeronlardan, sırası mı şimdi bunları tartışmanın demezler mi?
Ancak; kendini müslüman olarak tanımlayan ve Kuran okuyan herkez daha çok çalışmalı. Topluma ıslaha daha çok önem vermelidir.
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." Al-i İmran 104 bu ayetine hepimiz muhatabız.
Geleneği sorgulayan ve doğru olanı da, yanlış olanı da bilerek tavrını koyan ve safını netleştiren bir toplum olmalıyız. Rüzgarın önündeki yaprak gibi olmamalıyız.
"Çünlü; Allah, bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez" (Enfal 53)
Bu ayeti de bir kez daha düşünmeliyiz/düşündürmeliyiz...
Allah razı olsun, bundan sonra da yazılarını bekliyorum.
 
DİĞER YAZILARI

08/12/2011 - 12:20 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER

22/07/2009 - 09:33 "SOYU KESİK" OLMAMAK İÇİN

01/07/2009 - 07:57 YAHYA VE İHYA

12/06/2009 - 20:46 KAYGI, MUSA, ASA ve BİZ

31/03/2009 - 12:03 KAZANAN DEMOKRASİ, KAYBEDEN KİM?

01/02/2009 - 23:37 KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLARLAR

01/12/2008 - 23:45 KURBAN ETMEK/ KURBAN OLMAK

19/09/2008 - 15:27 SİZİN KADİR GECENİZ NE ZAMAN?

03/09/2008 - 09:53 KUR'AN ALGIMIZI DÜZELTMELİYİZ

30/08/2008 - 11:40 AÇLIK AYI MI, TOKLUK AYI MI?

21/08/2008 - 09:32 UCUZ CENNET, İŞLEVSİZ DİN!

16/07/2008 - 16:55 “VAY MUBAREK” MANTIĞINDAN “HADSİZ ELEŞTİRİ”YE

12/06/2008 - 19:11 SEN VE RABBİN GİDİP SAVAŞIN!

03/06/2008 - 19:03 BİR GEÇSE!

13/05/2008 - 10:39 DÜŞÜNÜYORSUN... YOKSA HASTA MISIN?

29/04/2008 - 10:50 EY NUH, GEL ŞU GEMİYİ DENİZE YAKIN YAP!

15/04/2008 - 12:17 EN ŞER ŞER, EHVEN-İ ŞER
YAZARLAR
Fatih PALA
BAHADDİN YILDIZ VE KADİR KIYMET BİLMEK
Bünyamin ZERAN
ALİM OLMAK MI ENTELEKTÜEL OLMAK MI?
Mükerrem BULUT
DÜNYA; KALBİMİZDE Mİ ELİMİZDE Mİ?
Mustafa ATAV
DURDURUN TRENİ, İNECEK VAR!
Cemil ARSLAN
YENİ BİR DÜNYA KURMALIYIZ!
Mehmet PAMAK
MODERN PUTPERESTLİK: FUTBOL FANATİZMİ
Mehmed MAKSUT
GEZİ VE MUHASEBE
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
MÜLK KAVRAMINI DOĞRU ANLAMAK
Ömer KARAKAŞ
KOPARILAN İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜ BAĞI
Hikmet ERTÜRK
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞLANMAK
Ahmed KALKAN
4+4+4, MÜSLÜMANLAR İÇİN NE İFADE EDİYOR?
M. Kürşat GÜRSOY
BİR KONFERANSTAN İZLENİMLER
Fatma CEREN
BAŞLIKLI MASAL -3-
Şinasi ULUDOĞAN
AYAĞI YORGANA GÖRE UZATMAK!
ENÇOK OKUNANLAR
MEKKE VE MEDİNE`YE SAHİP ÇIKALIM
İSLAM SADECE ANLATILMAZ, YAŞANIR
MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI
MÜSLÜMAN OLMAK YETMİYOR MU?
TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE
İNTERNETİ MÜSLÜMANCA KULLANMAK
RADİKAL AYNA
TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE TABAKALAŞMA
NEYİ ANLATACAĞIZ?
SÜTÇÜ İMAM BUGÜN YAŞASAYDI NE YAPARDI?
GÜNÜN KONUSU
BİR AYET
BİR HADİS
BİR SÖZ
VİDEO
 
 
Copyright © 2009 İslam ve Hayat
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Evden Eve Nakliyat Evden Eve Nakliyat